Gökçe Fırat Bak acı bir şey söyleyeceğim sana, belki işkencede direnmiş satmamıştın davanı ama böyle yaparak satmadın mı sence? Hani bizim kitabımızda “evde ağlayanların gözyaşlarını” düşünmeden, davaya adanmak vardı. Bak, sakın içimizden dönek olanları örnek gösterip de, kendi reformculuğuna bahane üretme. Bizi yıkan içimizden çıkan dönekler değil, sen ve senin gibilerin reformculuğu oldu. Dönekler hep azınlıktaydı, üç beş kişiydi. Ama binlerimiz reformculaştı. Açık konuşalım kendi rahatını düşündün daha çok. Evet çok bedel ödemiştin ve kendince bunların karşılığını görememiştin. Ama biz zaten karşılık beklemeden koyulmamış mıydık bu yola? Aslında davayı bırakmanın hiçbir mazeret yoktur, sen de biliyorsun. Aslolan devrimci olmak ve devrimci kalmaktır. Ölürken bile devrim için ölmektir, devrimci olarak ölebilmektir. Sen, davayı satanları ya da bize gereken desteği vermeyen halkı bir kenara bırak ve kendi hesabını ver? Verebiliyor musun?
İçindekiler - “Artık Susma Yorgun Demokrat” Şiirler - Ahmet Kaya-Artık Susma Yorgun Demokrat. 88 sayfa, 1. hamur kağıda, 10 YTL
|