 |
İnan Kahramanoğlu |
Atama, vatanıma, bayrağıma sövdürtmem!
301 yetmez,
İstiklâl Mahkemesi paklar!
301. maddenin
kaldırılması devletin Türklüğe, Cumhuriyete, Orduya küfredilmesine bile seyirci kalması anlamına geliyor.
Zaten amaç da bu,
yoksa Türklüğe hakaret etmek ve Cumhuriyete sövmek bunlar için
akşam yatıp sabah
kalkmak kadar doğal bir şey.
301. maddenin olduğu yerde Türk devleti rejimini, ordusunu ve devletini bu hukuk kurallar çerçevesinde koruyacaktır. Ancak bu hukuk yolunun kapanmasıyla Türk’ün bu hakkından vazgeçeceğini ve onursuzca teslim olacağını düşünenler fena halde yanılmaktadırlar. 301. maddeyi ortadan kaldıranlar İstiklal Mahkemesi’nin yolunu açmaktadırlar.
Türk’ün bayrağına, vatanına ve Ata’sına dil uzatanlar ateşle
oynadıklarını bilmelidirler. Türk’ün bugünkü
suskunluğu kimilerini cesaretlendiriyor olabilir. Ama uyuyan dev uyandığında kendinize kaçacak delik arayın.
Her ne pahasına olursa olsun vatanımızı ve
milletimizi savunacağız.
|
 |
Gökçe Fırat |
Derin devletimi geri istiyorum...
Kontrgerillanın temel hedefi ayaklanmaları bastırmaktır. Türkiye’nin bölünmesine karşı şahlanan ulusal uyanış, elbette bir ulusal
ayaklanmaya
dönüşecektir. Milletin ayağa kalkmasından korkan ABD, kendi
elindeki Amerikancı “sivil kurumları”
devreye sokarak, bu
ayaklanmanın silahlı unsuru olarak gördüğü Ordu’yu pasifize
etmektedir. Çünkü ABD’ye bağlı ordular eğer hizadan çıkarsa, kontrgerilla şemasına göre paramiliter unsurlar görevlendirilir. Bugün olan budur. Kontrgerilla merkezi olarak kurulan Özel Harp Dairesinin işlevini bugün bu sivil uzantılar yerine getirmektedir. |
|
BU SAYIDA 16.01.2006/Sayı:99
|
 |
Hüseyin Adıgüzel |
Sen eşek olursan
semer vuran çok olur
Neresinden bakarsanız bakınız, şu üç yüz birinci madde, Türkiye’nin namusu olmuştur. Türk milletini sevmeyebilirsiniz, Türk devletinden nefret
edebilirsiniz ama Türk
milletine ve Türk devletine hakaret edemezsiniz. Sizin ne kadar, düşünce ve ifade özgürlüğünüz varsa, bizim de en az o kadar milletimizi ve devletimizi koruma hakkımız vardır.
|
 |
Ali Özsoy |
Latin Amerika’nın asil damarları
20.yy’da Galiyev Türkler için, Nâsır Araplar için, Che Latin Amerika ulusları için Kıtasal Birliğin emperyalizmden kurtuluş için kaçınılmazlığını vurgulamıştı. Ancak yüzyıl boyunca verilen Ulusal Kurtuluş Savaşları ulusal bağımsızlıktan ulusal birlik aşamasına geçemeden gerilemeye başladı. Artık sadece Latin Amerika’da değil, Ortadoğu ve Orta Asya’da da Ulusal Kurtuluş mücadelelerinin karşısına, Kıtasal Birlik için tüm emperyalist kutuplara rest çekmek görevi öne çıkmaktadır. Salt bölgesel kurtuluşun uzun vadede kuşatılma olduğu ortaya çıkmıştır. Türk Birliği, Arap Birliği, Afrika Birliği ve okyanusun ötesinde Kızılderililik öncülüğünde Amerika Kıtası’nın Birliği (ki bu birlik Kıta’yı Latin ve Amerika isimlerinden de kurtaracaktır) amacı hayalci düşüncelerin ürünü değildir. Tersine antiemperyalist mücadelenin bir numaralı gereği ve hedefi olarak tarihte hiçbir zaman olmadığı kadar gündeme yerleşmektedir. |
 |
Özgür Erdem |
Avrasyacılık Türk milletini,
kış soğuğunda açıkta,
geceleri karanlıkta bırakacak
1999 yılında, Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Niyazov (Türkmenbaşı) dönemin Enerji Bakanı Cumhur Ersümer’le bir tartışma yaşamış. Ersümer’i uyaran Türkmenbaşı, Rusya’nın Türkiye’ye aslında Türkmen gazını sattığını söylemiş ve Hazar Denizi üzerinden Türkiye’ye bir boru hattı inşasını önermiş. Ancak ne o dönemki hükümet, ne de günümüzün AKP iktidarı böyle bir boru hattına yanaşmıyor. Neden?
Çünkü Rusya da ABD de Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleriyle ilişki
kurmasını istemez.
|
 |
Nur Arslan |
“Bombacı kız Leyla”
nasıl Pınar Selek oldu?
7 Kişinin ölümü ve 127 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan ve PKK eylemi olduğu ispatlanan bir davanın sanığını savunmak Cumhuriyet gazetesi’ne,
kod adı “Leyla” olduğu
iddia edilen, PKK’nın kadın teröristi olmakla suçlanan Pınar Selek’i savunmak Şükran Soner’e kaldı.
Cumhuriyet gazetesi, Apo’nun gazetesinin
yayın yönetmenini
aklamak için kullanılan
bir araç haline getirildi. |
 |
Özgür Billur |
| Turuncu tehlike Suriye’de |
 |
Yekta Güngör Özden |
Işık ve umut var mı?
|
 |
Turhan Feyizoğlu |
"22 ülkenin sınırları, sistemleri değişecek"
|
 |
Şener Üşümezsoy |
| Zaza "kim"liği ve Alevilik |
 |
Nedret Ebcim |
| Atatürk'ten günümüze Futbol Federasyonu |
 |
Fazlı Cemil Akmansoy |
Şarlo'dan günümüze "günah" sayılan solculuk
|
 |
Şenol Dedeoğlu |
| Atatürk diye diye |
 |
Ünver Sel |
| Kırım Tatarlarının "Milli Devletçilik" mücadelesi |
 |
Cihan Dura |
| İngiltere merdiveni ne zaman itti? |
 |
|
|