 |
|
|
Bröveyi Değil
Genel Kurmay Başkanını Değiştirin
GENEL KURMAY BAŞKANIMIZ
AB YOLUNU AÇSIN!
Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait bröveden Atatürk’ün resminin çıkartılması ile birlikte Genel Kurmay Başkanı’na yönelik tepkiler arttı. Aslında Genel Kurmay Başkanı’nın görev süresinin başından bu yana Türk milleti içinde, özellikle Atatürkçüler içinde derin bir hayal kırıklığı yarattığı ortada.
Ancak demokratikleşen, hele hele AB yolunda ilerleyen bir ülkede, siyaset kurumuna olduğu gibi orduya yönelik tepkilerin de olması gayet doğal. Nitekim Sayın Genel Kurmay Başkanımız Hilmi Özkök bu tür tepkileri tam bir AB subayı gibi demokratik bir tebessümle izliyor. Gerçi kendisinin pek çok Atatürkçü yazara dava açtığı bir gerçek, ama sonuçta bir Genel Kurmay Başkanı’nın hakkını mahkemede aramasını da O’nun hukukun üstünlüğüne duyduğu saygıyla açıklayabiliriz ancak.
Fakat Genel Kurmay Başkanımızın AB yolundaki tüm demokratikleşme girişimlerine karşın AB İlerleme Raporunda Ordumuz hâlâ demokrasinin önünde bir engel gibi gösteriliyor.
İşte bu duruma son vermek ve AB’nin önündeki son engeli de kaldırmak görevi sanırız Sayın Özkök’e düşüyor. Sayın Özkök, bröveden Atatürk’ü çıkartacak kadar yenilikçi olduğu gibi, Ordu’da komutanın seçimle gelmesini sağlayacak kadar da yenilikçi ve devrimcidir.
Kendisinin makam mevki peşinde olmadığı aşikardır. Zaten görev süresinin bitmesine bir yıl vardır. Bu süre içinde Genel Kurmay Başkanlarının Ordu içinde seçimle işbaşına gelmesi yolunda bir kararı alarak demokrasimizi rahatlatacaktır.
Bu görevi ancak Özkök’ün yapabileceğini düşündüğümüz için de görev süresi dolmadan yapması gerekmektedir. Belki kendisi bu seçimi kaybedebilir ama sonuçta bir demokrasi kahramanı olarak tarihe geçecektir.
Tıpkı Adnan Menderes, Turgut Özal ve Tayyip Erdoğan gibi...

|
 |
Gökçe Fırat |
Evet, bu
ikinci Susurluk operasyonu
Aracın içinde bulunan, daha doğrusu
bulunduğu iddia
edilenlere gelince. Böylesi bir JİTEM operasyonu olamayacağı ortadadır. Tezgahı kuranlar neredeyse arabaya bir de TÜRKSOLU gazetesi bırakacaklarmış da insaf etmişler! Peki ama devletin istihbarat bilgileri nasıl olur da o arabaya, o şekilde yerleştirilmiştir?
PKK’nın bölgede görev yapan devlet görevlileri içinde adamları mı vardır? Hatta çok daha açık bir soru soralım. Hakkari’de askeri tesisler
bombalanacak, bir ayaklanma hazırlıkları günler boyu yapılacak ama devlet tüm bunları görmeyecek! Böyle bir şey pek mümkün
gözükmüyor. Bir Susurluk belki vardır ama tam tersten, devletin içine yerleşmiş bir PKK merkezi mi bulunmaktadır? |
|
TÜRKSOLU SÖYLEŞİLERİ |
Erol
Mütercimler
"Bu Vatan Böyle Kurtuldu"
27 Kasım 2005 Pazar 14:00
TÜRKSOLU Adana Bürosu
Cemal Paşa Mahallesi 5 Sokak No:42
Daire 12-13
Seyhan Adana
İrtibat: (0322) 453 48 40 |
Talat Turhan
"Derin Devlet"
3 Aralık 2005 Cumartesi 14:00
TÜRKSOLU İstanbul Bürosu
Sıraselviler Cad. No:113 Kat:4
Beyoğlu-İstanbul
İrtibat: (0212) 292 61 27 |
|
BU SAYIDA 21.11.2005/Sayı:95
|
 |
Ali Özsoy |
“Yeryüzünün Lanetlileri”nin
metropolü kuşatan ateşi
Eskiden mazlumların vatanına gelip, malına, ırzına, dinine, diline ve tüm değerlerine saldıran Batılı sömürgeciydi. Sömürgede ne denli büyük bir savaş ve katliam yaşanırsa yaşansın metropol sakin ve güvenliydi. Şimdi ise ezilenlerin kan ve alınterileri üzerine kurdukları o güvenli, temiz ve
parlak sokaklarında, Fanon’un deyimiyle “yeryüzünün
lanetlilerinin” yaktıkları ateşle irkiliyor ve korku içinde karşı şiddet
tedbirleri planlıyorlar. İşte bu sömürgeciyle sömürülen mazlum dünya arasında süren 500 yıllık amansız savaşın yeni bir
aşamasına işaret etmektedir. “Göçmenler niye
entegre olamadı”, “Avrupa’da işsizlik niye arttı”, “türban Fransa’da serbest kalsın mı kalmasın mı” tartışmalarını ise içimizdeki Fransızlara ve Batılılara
bırakıyoruz. Bize sadece Paris
sokaklarındaki
“lanetlilere” başarılar
dilemek düşer. |
 |
Kuzey Fırat |
Aslolan, haritadan silme kararlılığını gösterebilmektir!
Eğer bu gidişe dur denilmezse, yarın bu bölgede çıkacak isyanın büyük şehirlere
yayılmasını kimse engelleyemeyecektir.
Bu bölge, şimdilik PKK tarafından teslim alınmış gözükmektedir. Devletin benzer bir olayda, yine benzer bir şekilde
kendisini bu adamların insafına bırakması
sonunu getirecektir. |
 |
Yavuz Selim |
Rektör’den sonra
hedefte Ordu var
Erişilmek istenen hukukun üstünlüğü değil, Yücel Aşkın üzerinden, kendi önlerinde en büyük hedef olarak
gördükleri
üniversitelere ulaşmak. Tüm üniversiteler sindirildikten sonra geriye fethetmeleri gereken tek bir kurum kalacak: Ordu. |
 |
Yekta Güngör Özden |
Türkiye Cumhuriyeti İslâm Cumhuriyeti-
Cemahiriye değil!
Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın bröve değişikliği için haklı eleştiriler yapılabilir. Ama kamuoyunun
tepkilerine aldırış edileceğini sanmadığım için
biçiminden içeriğine, anlamından zamanlamasına değin söylenebilecekleri, kaktı, öneri ve dilekleri, duyarlık
ve özenimi saklı tutarak, belleğime kapatıyorum. |
 |
(E) Org. Necati Özgen |
Şemdinli'deki provaasyonun arkasında
dış güçler var
Asker, kesinlikle böyle bir şey yapmamıştır. Olayı sanki
oradaymışım gibi biliyorum. İl ya da ilçe jandarmadaki istihbarat elemanlarına bir takım duyumlar gelmiş. Biliyorsunuz Kasım başında bir takım patlamalar da olmuştu. Bunun için istihbarat
topluyorlar. O esnada orada kitapçının tahrip olma konusu var. Olayı sanki jandarma yapmış gibi galeyana getiriyorlar. 5 dakikada 10 bin kişi toplanıp gösteri yapıyor. Roj TV 3 dakika içinde canlı yayına geçiyor. Planlı bir provokasyon olmasa bunlar mümkün mü? 5 dakikada nasıl 10 bin kişi toplanacak? |
 |
Mehmet Horoz |
| Tek çizgi: Ya istiklâl ya ölüm! |
 |
Vedat Beki |
Başbakanın "uleması"
Fethullah Gülen olmasın
F. Gülen birden bire Süpermen’e dönüşüveriyor! Kötülüklere aman yok! Tıpkı Bush’un Irak’a ABD askerlerinin gitmesini “Tanrı’nın bana verdiği emri yerine getirdim” (!) zırvasına eşdeğer bir şekilde tamamlamaya çalışıyor! |
 |
Turhan Feyizoğlu |
Şemdinli’de bir kısım esnaf
bir camcıya(!)
bir TIR dolusu
cam siparişi vermiş(!)
1 Kasım’daki bombalama olayından önce, ilçe esnafı TIR dolusu cam siparişi vermiş. Aklımıza şu sorular geliyor:
- Şemdinli’de bir TIR dolusu cam siparişi verilecek bir inşaat yapımı söz konusu değil.
- Bomba patlamadan önce Şemdinli’de yaşayan bazı esnaflar (!), Mersin’de birilerine (!) bir TIR dolusu cam siparişi vermiş. P Bir TIR dolusu cam ne yapılacaktı acaba, hangi düşünceyle verildi bu bir TIR dolusu cam siparişi?
|
 |
Şener Üşümezsoy |
Ulusal kopuş için örgütlenme modeli |
 |
Hüseyin Adıgüzel |
Umuda yolculuk
Azerbaycan seçimlerinin sonuçları, Azerbaycan halkını ve tüm Türk halklarını umuda yolculuğa çıkaracak derecede bir olgunluğun ilk işaretlerini gösterdi. Sonuç elbette, kimileri için zafer anlamı taşırken kimileri içinde yenilgi ve üzüntü anlamı taşıyor. |
 |
Reha Ören |
Türkiye Cumhuriyeti
Devleti’nin savcıları nerede? |
 |
Güngör Türkeli |
| Dört yandan
kuşatılan ülke: Türkiye |
 |
|
|