 |
Özgür Erdem |
|

Atatürk ve
Ulusal Kurtuluş
Mustafa Kemal Atatürk: “Biz hakkımızı korumak, bağımsızlığımızı güven altına almak için, toptan bizi mahvetmek isteyen
emperyalizme karşı milletçe savaşmayı uygun gören bir doktrini izleyen insanlarız. Biz Batı
emperyalistlerine karşı bağımsızlığımızı korumakla kalmıyoruz. Aynı zamanda Batı emperyalistlerinin güçleri ve bilinen her vasıtası ile Türk ulusunu emperyalizme araç olarak kullanmak isteyenlere engel oluyoruz. Bununla bütün insanlığa hizmet ettiğimize inanıyoruz.
Şarktan şimdi doğacak olan güneşe bakınız!
Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün şark milletlerinin de uyanışlarını öyle
görüyorum. İstiklal ve hürriyetine kavuşacak olan çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşu,
şüphesiz ki terakkiye ve refaha müteveccih olacaktır. Bu milletler bütün güçlüklere ve bütün engellere
rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen geleceğe ulaşacaklarıdır. Sömürgecilik ve
emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerinde milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hakim olacaktır.”
2005 10 Kasımı Atatürkçülere daha fazla görev
yüklemektedir. 1938 10 Kasımından beri devam edegelen karşıdevrim, maalesef Atatürkçü bir yeni devrimle
yanıtlanamadı. Bunun en büyük sorumlusu, şüphesiz
kendisine böyle bir misyon yüklemeyen Atatürkçülerdi. Halbuki, Atatürkçülük durumdan vazife çıkarmaktır. İyi
vatandaş olmak gerekiyorsa iyi vatandaş olunur. Ancak Atatürk Türkiyesi tasfiye edilirken, Atatürk’ün yolundan sapılırken Atatürkçüye düşen Atatürk’ün yolunu izlemek olmalıdır: Atatürk kararlılığıyla devrim ve ulusal kurtuluş
mücadelesini yükseltmek. Ve bu görev vakit kaybetmeden yerine getirilmelidir. Çünkü Türkiye artık parçalanma ve ortadan kaldırılma noktasına gelmiştir.
10 Kasım 2005’in bugün biz Atatürkçülere daha fazla görev yüklemesinin nedeni de budur.
|
 |
Gökçe Fırat |
Dahili düşman
ve Cumhuriyetimiz
Bir insanın, bir devlet başkanının durup dururken, kendi ülkesini bir gün iç ve dış
düşmanların ele
geçirebileceğinden
bahsetmesi ve gençliği buna karşı uyarması normalde garipsenecek bir durumdur. Ama burada da Atatürk’ün uzakgörüşlülüğü ortaya çıkmaktadır. Atatürk, sanki bir şeyleri
bilmekte ve ona göre uyarılar yapmaktadır. Gençliğe Hitabe’den sonra Ordu’ya mesajda da aynı kelimeler dikkat çeker: Dahili ve harici tehlikeler! Hani harici tehlikeyi anladık ama bu dahili tehlike de
ne demektir?! |
|
|
BU SAYIDA 07.11.2005/Sayı:94
|
 |
Turhan Feyizoğlu |
Mustafa Kemal ve Afrika’da Ulusal Kurtuluş
Kenya’da İngiliz emperyalizmine karşı direnen Mau Mau’ların
liderlerinden Amolo Kamard, şu yanıtı
verdi:
“Türkiye,
emperyalizme karşı bayrak açan ilk
memlekettir ve Mustafa Kemal Atatürk, istiklallerine susamış bütün
milletlerin önderidir. Bu bakımdan, Türkiye’ye gitmek ve Mustafa Kemal Atatürk’ün kabrine bir çelenk koyarak silah ve fikir arkadaşlarıyla
tanışmak en büyük amacımdır.”
Mustafa Kemal’in
birinci Türk kurtuluş savaşında yaptığı hareket sadece Kenya’da değil milli kurtuluş savaşı yapan her ülkede “bayrak” oldu. Cezayir’de Fransız işgaline karşı direnen yurtsever Cezayirli direnişçiler de, ceplerinde Mustafa Kemal’in
resimlerini taşıyordu. Daha sonraki dönemde Che’nin fotoğrafının
taşındığı gibi. |
 |
Yekta Güngör Özden |
Şamata
Ne islâmiyet için ne de lâiklik için yararlı olmayan ılımlı islâm, ABD’nin Ortadoğu
dengelerini kendi çıkarına düzenleme amacıyla Türkiye’ye uygun bulduğu konumdur. Ümmetçilerin yurt, bağımsızlık, özgürlük gibi bir ilkeleri olmadığından dinden söz edilerek ne yapılırsa boyun eğmeye hazır duruşları, yabancıları umutlandırmakta ve sevindirmektedir. |
 |
Erol Mütercimler |
Gazi’nin stratejisi: Antiemperyalizm
Gazi Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’nı yaparken onun stratejisi tekti: O da antiemperyalizmdi. Yani emperyalizme karşı savaş ve zafer. Kurtuluş Savaşı bittikten sonra bu devleti inşaası noktasına geldiğinde yani devrimler aşamasında oradaki stratejisi de çok yalındı ve o da tam bağımsızlıktı. |
 |
Sadettin Tantan |
Para ve sermaye el değiştiriyor,
bölücü ellere geçiyor
Şu anda yaşanan paranın, sermayenin el değiştiriyor olmasıdır. Petrol kaçakçılığına, hayvan kaçakçılığına, insan ve uyuşturucu kaçakçılığına baktığınız zaman yaygın ve organize bir şekilde bu kaçakçılık faaliyetlerinden kaynaklanan yoğun bir sermaye birikimi, Türkiye’nin bölünüp parçalanmasını isteyen güçlerin eline geçiyor. |
 |
Cihan Dura |
Özelleştirmeler Üzerine
Özelleştirme Türkiye’yi yeniden sömürgeleştirmek için yapılıyor: Cumhuriyet’in ilanından bu yana halkımızın binbir özveriyle yarattığı ulusal varlıklarımız, hem de kelepir fiyatına birer birer yabancıların ve onların yerli ortaklarının eline geçmekte. Özelleştirmelerle sermayeyi tabana yayılmamış, tam
tersine sermaye birkaç
kuruluşun ya da birkaç kişinin elinde toplanmıştır. Onlar zenginleşiyor,
Türk halkı yoksullaşıyor. |
 |
Şener Üşümezsoy |
İdeolojilerin olumsuzlanması; ulusal sosyalist
strateji; merkezi örgüt ve cephe
İdeolojik grupların ideolojilerinin olumsuzlanması ve aşılması bilimin, bilginin ve gerçeğin sorgulanmasını gerektirir. Ulusu oluşturan etnik temeldeki etnik çelişkiler bu çelişkilerin uzlaştırılması ile değil, inkarın inkarı ile ve ulus kavramının yükseltilmesiyle aşılır. Keza inanç çelişkileri ise bir inancın diğeri ile uzlaşması veya entegre olması ile değil, laik seküler bir dünya görüşü ile aşılır. Keza sınıf çelişkileri, emek sermaye çelişkisi halkçılık kavramı ile aşılır. |
 |
Tuğrul Çelik |
Size ve bize dair
|
 |
Ünver Sel |
|
Kırım’da ve Kafkasya’da
Diasporik Kürdistan faaliyetleri
Emperyalist güçler her türlü yolu kendilerine mübah görmektedir. Bölgedeki bütün ülkelerin kayıtsız teslim
alınması için, eskiden olduğu gibi işbirlikçi siyaset yine
gündemdedir. Bu sıkıştırılmış siyaseti kırmak muhakkakki bizim kendi elimizde olacaktır. Emperyal güçlere karşı güçlü bir karşı duruşu simgeleyen teşkilatlanmaya ihtiyacımız vardır. Bölgemizde Türk nüfus sahasının birlikte hareket etmesi, doğal olarak
barışın da garantisidir.
|
 |
Fazlı Cemil Akmansoy |
Akdeniz çanağında
25 milyar dolarlık bir pazar |
 |
İklil Kurban |
| Rus yalanı ve
Rus güveni |
 |
Uluç Üstündağ |
| Kürt istilasının şark cephesi |
 |
Mustafa İzberk |
| Atatürk’ü de sırlara şifrelere gömmek |
 |
|
|