|
|
|
“Bu ülkede ırkçılık esas Türklere karşı yapılıyor!” Başbakan ‘Kürt Sorunu Var’ diyerek halkı bölüyor TÜRKSOLU: Terör örgütünün yeniden kan dökmeye başladığını, savaşarak kazanamadığı mevzileri AB süreciyle kazandığını görüyoruz. Bölücü teröre karşı binlerce kayıp vermiş Türk milletinin temsilcileri olarak şehit aileleri ve gaziler bu gelinen noktayı nasıl değerlendiriyor? Demokratik açılım yapıldığı halde, bu kadar hak hukuk verildiği halde Güneydoğu’da terör yine azdı. Her gün şehit cenazeleri kalkmaya başladı. Bu arada başbakanın talihsiz bir açıklaması oldu. “Kürt Sorunu vardır” dedi. Bizim Kürt denen vatandaşlarımızla hiçbir sorunumuz yok. Biz kaynaşmış bir ulusuz. Başbakan böyle bir şey söyleyince bunlar kendilerinde hak buldular, dolayısıyla vatan evlatlarını daha çok öldürmeye yöneldiler. Bu da mı demokrasi oluyor? TÜRKSOLU: Devlet hata yaptı gibi bir değerlendirme yaptı başbakan. Hatta “şehit aileleri de yeni açılımımı destekledi” dedi. GÖNÜL ALPAYDIN: Devlet nerede hata yaptı? Güneydoğu’daki insanını tecrit mi etti? Hayır. Hayır oradaki insan da okudu. Mühendis, hakim, başbakan, cumhurbaşkanı oldu. Şirketlerin, devletin başına geçti. Biz Türk milleti ve devleti böyle bir ayrımcılık asla yapmadık. Bu suçlamayı reddediyorum. Şehit aileleri ve anneleri olarak da asla başbakanın açıklamalarını desteklediğimiz yönündeki yorumlara katılmıyoruz. Tersine içimiz kan ağlıyor. Bir “Kürt Sorunu”ndan bahsetmek çok abestir. Bu halkı ikiye bölmek demektir. Halkın arasına nifak sokmak demektir. Kürtlerin haksızlığa uğradığını söyleyerek, Türklerin ezilmesini ve teröre maruz kalmasını gerektirecekmiş gibi bir hava yaratılıyor. Bunu tekrar şiddetle reddediyorum. Biz bütün halkımızı seviyoruz. Vatanını milletini seven herkese eşit davranıyoruz. Okuyorlar mühendis, vali mi olamıyorlar? “Sen Kürtsün” diye bir yere gelmeleri mi engellendi. Hatta tam tersi kendileri gruplaşıp ayrımcılık yapıyorlar. Mesela pazarlarda Kürt esnafı görüyorum. Küçücük çocukların bile kafalarına bir şeyler sokulmuş. Kavga etmek için hep yer arıyorlar. Türk halkını provokatör diyerek suçlayamazlar TÜRKSOLU: Apo posterleri açanlara tepki gösteren Bozüyük halkı linççi ve provokatör ilan edildi. AB diye gele gele bugünlere geldik. Akan kanların
hesabını kim verecek? İnsan hakları diyorlar. Şehide gelince insan
hakkı yok da teröriste gelince mi insan hakkı var. Şehit anne, babalarının,
gazilerinin haklarını kim savunacak? Medyaya bakıyorsunuz terör örgütünün
liderleri, bu yüzden hüküm giyenler manşetlerden hiç inmiyor. Ama
şehit cenazelerine bir dakika bile görüntü ayırmıyorlar. ARMAĞAN BIÇAKÇI (Gazi): Halk tepki gösterince provokasyon çıktı diyorlar. Bu medyanın hep suçlaması oluyor bir yerde. Ben bu suçlamalara karşıyım. İnsanların içinde her zaman provoke olma durumu vardır. Provoke olmasınlar diye geçiştirmeyi ben çok yanlış buluyorum. Eğer birileri çıkıp da halkı provoke ediyorsa diğerleri harekete mutlaka geçer. Lafla peynir gemisi yürümez. Önemli olan bu provokasyonu yaptırmamak. Bunu yerinde engellemek. Ama yetkililer aslı burada yetersiz kalıyor. TÜRKSOLU: Kıbrıs’ı AB ve ABD istedi diye vermek istideler. Sırtımızda yük dediler. Şimdi de aynı söylemler Güneydoğu için de dillendiriliyor. Siz Kıbrıs gazisiniz. Arkadaşlarınızı şehit verdiniz. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Politikacılardan çocuğu şehit olan var mı? TÜRKSOLU: PKK’yı destekleyen dış güçler ortada. K. Irak’ta ABD tarafından ve AB ülkelerinde himaye ediliyor. Ancak devlet harekete geçemiyor. EBUBEKİR CENAN: Güneydoğu’da görev yapan askerlerimiz şu anda çok daha zor şartlarda görev yapıyor. Askerimiz mayına basıyor bacağını bazen hayatını kaybediyor. Ama artık elinde hiçbir yetki yok. Failleri bulamıyor. Bir köyü aramak istiyorsun ama arama yetkisi yok. Ben bölgede görev yaparken PKK’nın kendi yaktığı köylerden dolayı bizim devletimizi AİHM’de mahkum ettiler. Bir de üstüne tazminat ödüyoruz. Bugün izliyoruz Güneydoğu’da her gün şehit veriyoruz. Medya hiç oralı değiliz. Devlet büyükleri ve iktidardakiler de hiçbir soruna çözüm üretmiyor. Yetki sorununu çözemiyor. AB için pek çok yasa çıkardılar. Terörle mücadeleyi bıraktılar. Ben şuna da razıyım. Bir AB ülkesini alsınlar. Örneğin Fransa’daki yasa neyse teröre karşı onu getirsinler. Bizim ülke öyle bir yer ki terörist öldürüyor, kan döküyor, gelen hükümet bir af yasası çıkarıyor. Terörist “ben asker öldürdüm ama pişmanım” deyip dışarı çıkıyor. Terör yapmaya devam ediyor. Dünyanın neresinde böyle bir şey var. Dış güçler terörü azdırıyor. Bizzat operasyonlarda müttefikimiz denen ABD’nin teröre silah, kumanya sağladığını gözlerimizle gördük. K. Irak’ta Talabani’ye, peşmergeye bizim devletimiz maaş veriyordu. Bugün bakıyorsunuz o peşmergeler bırakın K. Irak’ı Irak’ın kukla yönetimini ele almış, ABD’nin izniyle Türkmenleri katlediyor. Batı bize karşı hiç savaş kazanamadı zaten. Hep aynı taktik. İçten bölerek zayıflatarak bizi yenmeye çalışıyorlar. Bugün zayıf ola işte bu Kürt kesimi. İleride projelerini gerçekleştirdikleri zaman kullandıklarını da atarlar. Hükümet kendi elliyle bunları güçlendiriyor. Kültür Bakanı para veriyor, Fransızlar Türkiye’nin yarısın “Kürdistan” gösteren belgesel yapıyor, bakan ise bardağa dolu tarafından bakmak lâzım diyor. Böyle tanıtım, reklam olmaz olsun. Bir bakan bunu nasıl söyler? O zaman bu şehitler canlarını, gaziler bacaklarını, kollarını niye verdi? Soruyorum: Bizim zenginlerimiz, iş adamlarımız, politikacılarımızı, milletvekillerimiz, bakanlarımız, başbakanlarımız arasında çocuğu Güneydoğu’da şehit düşmüş, gazi olmuş veya en azından askerlik yapmış bir kişi var mı? Bir tanesi çıksın göstersin. ABD, AB bizi hançerliyor, hükümet izliyor GÖNÜL ALPAYDIN: Bugün PKK’yı AB ülkeleri ve ABD’nin desteklediği artık beş yaşındaki çocuğun bile bildiği bir gerçektir. Bize bu kadar dost görünen, müttefikimiz olan, bazı anlaşmalarla NATO’yla beraber olduğumuz ülkeler bizi arkadan vururken, biz acaba bu AB ülkeleri arasına girerek, ABD’ye yaranarak ne elde etmek istiyoruz? Türkiye’yi yönetenler önce buna bir yanıt versinler. Türkiye hâlâ tüm Batı ülkelerinin topraklarına göz diktiği bir ülkedir. Geçtiğimiz günlerde İngiliz parlamenter Andrew Duff’ın “Atatürk resimleri indirilsin” ifadesi bizi hayretler içinde bıraktı. Bu adam kim oluyor? Onun haddine mi düşmüş? Biz Atatürk resimlerini, bayrağımızı indirerek, namusumuzu, dinimizi, imanımızı, şerefimizi bunlara teslim ederek bir yere varamayız. Türk milleti uyanıp kendine gelecektir. Hiçbir şeyimizi feda etmeden, kendi topraklarımızı ve zenginliklerimizi çalıştırarak, kimseye kaptırmadan Türkiye’yi ilerleteceğiz. Bu tuzaklara düşmezsek Türkiye bir dünya devi olabilir. Ama öncelikle ABD’den, AB’den hiçbir fayda gelmeyeceğini artık anlayıp kabul etmemiz lâzım. Her şey ortada. Bayrağımızdaki ay yıldızı beğenmiyorlar, dinimizi beğenmiyorlar hıristiyan yapmaya çalışıyorlar. Askerimizi. İdaremizi, hiçbir şeyimizi beğenmiyorlar. Bugün maalesef içimizde, medyadaki bazı satılık kalemler onlarla birlik olarak Türkiye’yi içeriden vurmaya çalışıyorlar. Ama unutmasınlar ihanet ettikleri ve sırtından vurmaya çalıştıkları bu halkın içinde yarın öbür gün kendi çocukları da vurulacak. Aldıkları para bir gün gelecek onların torunlarını kurtarmayacak. Medya Rauf Denktaş’ı hain ilan etti. O olmasıydı bugün Kıbrıs bir Haçlı adası, Batı’nın Türkiye’ye karşı uçak gemisi olurdu. Hıristiyan alemi bize karşı hep birleşir. Bizi hep dışlar. Biz bağımsızlığımızı ve kendi kimliğimizi sonuna kadar koruyacağız. ARMAĞAN BIÇAKÇI: Terörün tekrar hortladığını görüyoruz. Bunun tek bir anlamı vardır bana göre. Bu bugünkü hükümetin zaafıdır bana göre. Tek açıklaması budur. Irkçılık esas Türklere karşı yapılıyor TÜRKSOLU: Terör örgütü PKK’yla arabuluculuk yapma iddiasıyla “aydın girişimi” adı altında bazı isimler bir araya geldi. GÖNÜL ALPAYDIN: Onlar neye göre aydın? Kendilerini mi tayin etmişler aydın olarak? Bugün üniversitelerde Türkiye Cumhuriyeti’ni savunan, milliyetçi bir sürü profesör, akademisyen var. Aydın bunlardır. Ben bu medyanın aydınlarından daha çok aydınım. Vatanımı, milletimi, halkımı seviyorum. Avrupa’nın, ABD’nin maşası olan insanlar nasıl aydın olabilir? Aydın diyebilir miyim? Zinhar diyemem. Bu ülkede ben ölürsem, vatanını sevenler ölürse bu ülke toprakları ebedi istirahatgah olacak ama bu hain insanlara bu topraklar mezar olacaktır. TÜRKSOLU: Atatürkçü gençler TÜRKSOLU gazetesinde “Kürt Sorunu Yok, Kürt İstilası Var” dedi. Başta Doğan Medya olmak üzere tüm gazeteler Atatürkçü gençleri hedef gösterdi. Irkçılık, ayrımcılıkla suçladı, savcıları göreve çağırdı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? GÖNÜL ALPAYDIN: Ben de Türkiye Cumhuriyeti savcılarını göreve çağırıyorum. Ama kime karşı? Fatih Camii’nde şeriat çağrısı yapanları önce yargılasınlar. Türkiye Cumhuriyeti’ni savunanları yargılamaya kimse kalkamaz. Evet. Yalan değil doğru! Bugün İstanbul’un nüfusunun büyük bir kısmı Kürttür. Biz namuslu, dürüst, vatanını seven vatandaşlarımızı kabul ediyoruz. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” diyen herkesi bağrımıza basıyoruz. Türkler hiçbir zaman ayrımcılık yapmamıştır. Ama onlar da artık şehit ailelerine, bu ülkenin değerlerine saygı göstermeyi anlasınlar. Onlar önce çocuklarına silahsız, insanca yaşamayı öğretsinler. Bugün Kürtlerin hepsi iş, aş buluyor. Tersine şunu sormak zorunda kalıyorum: Acaba bu ülkede Türklerin hakkı var mı? Irkçılık esas Türklere karşı yapılıyor. Önce bu bayrağa saygı duymayı öğrensinler. TÜRKSOLU: “Vatandaş sakin olsun yoksa iç savaş çıkar. Aman itidal…” diyorlar. Sakin olalım da bizi bitirsinler GÖNÜL ALPAYDIN: Sakin olalım da bizi bitirsinler. MEHMET SAVAŞ: Zaten var iç savaş bana göre. Daha nasıl çıkacak ki?! İç savaş çıkmasın ülke bölünür diyorlar. Zaten kibarca ülkeyi böldüler. GÖNÜL ALPAYDIN: Ben sakin olacağıma devlet önlemini alsın. Devlet gücünü göstersin. Savcılarıyla, polisiyle devlet gücünü göstersin. Vatandaş artık endişe etmekten kurtulsun. Onlar her türlü hazırlığı yapıyorlar. Biz niye sakin olalım? Ben İçişleri Bakanı’nın yetersiz kaldığını düşünüyorum. Bunu lütfen aynen yazın. Niye çıkıp terörle ilgili tek bir demeç vermiyor? Niye halkın karşına çıkamıyor? Tek bir olumlu eylemleri yok. Açıklasınlar. MEHMET SAVAŞ: Kurdele kesmekten, nikah şahitliğinden fırsat bulamıyorlar ki adamlar. ARMAĞAN BIÇAKÇI: Hükümet görevlileri “cek”, “cak”la konuşmayı bıraksın artık. Kendileri yapacaklar. GÖNÜL ALPAYDIN: Bu hükümetle birlikte terörün azdığı bir gerçek. En küçük örnek başbakanın Diyarbakır’daki son konuşmasıdır. Maşaları azdırmıştır. Kendini haklı gören o bölgenin bazı hain insanları bunu fırsat bilip yine şehit cenazesi kaldırtıyorlar bize. Yine bizim askerlerimizi vuruyorlar. Teröristlerin annelerini gazetelere çıkarıyorlar. Önce çocuklarına katil olmamayı öğretsinler. İtidal çağrısının mercii biz değiliz. Savaşa taraftar olan onlar. MEHMET SAVAŞ: Böyle giderse bizler de Filistinliler gibi sapanlarla İstanbul’dan patrikleri, Ege’den Avrupalıları, Güneydoğu’dan İsraillileri kovalayacağız. Bize zorla yeniden Kurtuluş Savaşı verdirecekler. Artık AB’ye rest çekmeleri gerekiyor. TÜRKSOLU: Türkiye’de bir tek Türk milleti vardır diyenler ırkçılıkla suçlanıyor. Türkiye halkı ifadesi dayatılıyor. GÖNÜL ALPAYDIN: Türkiye halkı diye bir şey yok. Edirne’den Kars’a kadar bir tek Türk milleti vardır! Türkiye Türklerindir! Tersini söyleyenler esas ırkçılardır. Bu ülkenin ekmeğini yiyip, “Biz Kürdüz” diyen, bölücülük davasını hortlatıp duranlar asıl ırkçılardır. Güneydoğudaki halkımızda bu gerçeği zaten artık görüyor. |