|

Safları sıklaştırın çocuklar
TÜRKSOLU’nun geçtiğimiz üç sayısında işlediği “Kürt
istilası” temasına ve Türk çocuklarına yapılan uyarılara, bu hainlik
namussuzluk cephesinden saldırı gelmesi gerekiyordu. Çünkü hainler
ve namussuzlar, kendi ihanet ve namussuzluklarını, ancak böyle gizleyebilirler,
daha doğrusu gizlemeye çalışırlar. Mütareke basını, her direnişçiye
saldırmak, onu provokatörlükle, akılsızlıkla, ırkçılıkla suçlamak
zorundadır ki, kendi hainlik ve namussuzluğunu dengeleyebilsin.
Şimdi bizimkiler de öyle yapıyor. TÜRKSOLU’na saldıran Mütareke
basını, aslında TÜRKSOLU nezdinde halka uyarıda bulunmaktadır: Sus,
evinde otur, sokağa çıkma! Sen harekete geçersen ben de geçerim
ve tüm medya olanakları ile sana saldırırım.
Türkiye’de Türk milliyetçiliğinin en önemli düşmanı
baştan itibaren Kürt ağalığı olmuştur. Cumhuriyet idaresi boyunca
ayaklanan Kürtler aslında ağalık düzenini istemişlerdir. Kapalı
aşiret yapısını ise, şehre geldiklerinde bile bozmamışlardır. Şehre
hakim olan aşiret rejimi ise ekonomide başka bir olguyu ortaya çıkarmıştır:
Kürt savaş ağaları. Kürt savaş ağaları, iki yölü bir iktisadi çark
kurmuştur. Bir yandan Türk milletinin kaynaklarını kurdukları iktisadi
ağ ile ele geçirip PKK’ya aktarma, diğer yandansa PKK desteğini
arkasına alarak, tüm Türk ekonomisinde hakim olma.
Türkiye üzerinde esas oynanan oyun, Türkiye’ye Irak
modelinin
dayatılmasıdır. Bugünkü Irak nasıl, Sünni(Arap), Şii ve Kürt olmak
üzere üç parçalı bir etnik boğazlaşma sahası ise, Türkiye için de
benzer bir senaryo hazırdır. Senaryoya göre Türkiye Sünni(Türk),
Alevi ve Kürt olmak üzere üç parçaya bölünecektir. Bu nedenle ABD
ve genel olarak Batı, Alevi
kimliğine ve Kürt
kimliğine özgürlük
istemektedir. Biz çok açık bir şekilde Türkiye’yi bir iç savaşa
götürecek her tür etnik kimliğe karşıyız. Yok bu yaptığınız iç savaş
çıkarır diyorsanız, Türkiye’de zaten 20 yıldır PKK’nın ilan ettiği
bir savaş var deriz. Hem iç savaş çıkmasın diye savaşmadan bölünmeyi
kabul etmek aptallık olur. Böyle bir tercihte, iç savaşsız bölüneceğimize,
iç savaş çıksın öyle bölünelimi tercih ederiz!
Bugün hemen herkes bir iç savaş uyarısı yapıyor.
Ancak bu uyarılar iç savaşı önlemeye değil tersine iç savaşı hızlandırmaya
yönelik öneriler.
ABD Wilson Prensipleri’ni 1990’lı yıllarda yeniden uygulamaya koyarken
temel politikası etnik ve mezhepsel bölünme oldu. İlk operasyon
Yugoslavya’da yapıldı ve Yugoslavya bir iç savaşla bölündü. İkinci
operasyon Irak’a yapıldı ve Irak hala bir iç savaşı yaşıyor ve bölünmüş
durumda.
Türkiye ise bu etnik çatışma bölgesinin tam ortasında ve yeni iç
savaş bölgesi konumunda. Bu iç savaşı önlemenin tek yolu ise, çok
kimlikliliğin bölünmeye yol açtığı Yugoslavya ve Irak dersleri olmalı.
Türkiye’ye Türk’ten başka kimlik kabul ettirildiği an, iç savaş
çıkmış olacaktır!
|