26.09.2005/Sayı:91
Anasayfa
Başyazı
Yön
Söyleşi
Türkiye
Tarih
Özgün
Ünlem
Karikatür

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye

Emin Sami Arısoy

Türk milleti bir bütündür

Türk milleti bir bütündür; Türk vatanının üstünde, Türkiye’de, sözcük anlamıyla da söyleyerek belirtmek gerekirse ‘Türklerin ülkesi’nde yaşayan, yetmiş milyon dolayındaki Türk insanıyla parçalanamaz bir bütünlük taşır.

Hiçbir millet -her bir bireyiyle- saf bir soydan oluşmaz. Her milletin, ataları farklı soylardan yurttaşları vardır. Ama bu durum millet gerçeğini değiştirmez. Türk milleti, çok büyük çoğunluğuyla, ataları Türk soylu yurttaşlardan oluşsa da, Türkiye’de ataları farklı soylardan olan Türkler de yaşamaktadır. Elbette, bu durum da Türk milletinin millet gerçeğini değiştirmez.

Mustafa Kemal Atatürk’ün tanımı son ölçüde yalındır, açıktır: “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halka Türk milleti denir.” ve Türk, “Ne mutlu Türküm diyene.” diyebilendir.

Türk, “Ne mutlu Türküm.” diyebilendir. Türk kimliği, “Ne mutlu Türküm diyene.” diyebilenlerin kimliğidir. Türk tarihi, Türk coğrafyası, Türk kültürü ve Türk dili, Türk milleti ve Türk kimliğinin ayrılmaz parçalarıdır. Bu bağlamda, Ergenokon da bu kimliğin bir parçasıdır, Selimiye de; atası hangi soydan olursa olsun, Gevaş’taki ilköğretim okulu öğrencisi de Türk milletinin ayrılmaz bir parçasıdır, Çamlıhemşin’deki bağ-bahçe işçisi de. Türk olmanın, Türk kimliğinin, Türk milletinin ırk, etnik köken, kan grubu, kafatası yapısıyla bir ilgisi yoktur.

Türk olmak, kendini Türk hissetmektir. Türk olmak, Türkiye Cumhuriyeti topraklarında, Türk vatanı üstünde, Türklerin ülkesinde, Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olarak, tek millet içinde, tek devlet çatısı altında, tek vatan (Türkiye Cumhuriyeti), tek millet (Türk Milleti), tek bayrak (Türk Bayrağı), tek dil (Türkçe) arzusu, çabası ve bilinciyle “Ne mutlu Türküm.” diyebilmektir.

Yüce Türk milleti, bugüne değin içindeki hiçbir bireye, “Senin ataların farklı soydandı. Bu nedenle, sen farklısın.” dememiştir. Ancak, ataları Türk soyundan olmayan, başka soylardan gelen bazı Türk yurttaşlarının, sürekli “Ben farklıyım.” söylemi, günün birinde Türk milletini, “Peki; öyleyse sen farklısın.” noktasına getirebilir. Konunun en çarpıcı boyutu, ataları Türk soyundan olan, kendisini Türk milletinin parçası hissetmesi gerekirken Türk kimliğinden iğrenen, -Türkiye sözcüğünün Türklerin ülkesi anlamına geldiğini bilmeyerek ya da bilmezden gelerek- uydurma bir Türkiyelilik kimliğine sığınan, bazı sözde ‘Türk aydınları’nın (sözde Türk, sözde aydın), ataları Türk soylu olmayan Türk yurttaşlarına, sürekli “Sen farklısın.” desteğinde bulunmasıdır. Türk milletinin, bu, millet bilincini yitirmiş (soysuzlaşmış), ataları Türk soylu Türk yurttaşlarına da o zaman -elbette- söyleyecek sözü olmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti, bugün, başta ABD olmak üzere, emperyalist güçlerin yönetiminde, bir Türkler ve kendini Türk hissetmeyenler ayrışması, parçalanması, kavgası ve iç savaşına sürüklenmek istenmektedir. Bu ayrıştırma sürecinin, salt soy bağlamında olmadığı, yemek, müzik ve inanç farklılıklarına kadar birtakım kültürel dayatmaları olduğu da yadsınamaz.

Türk milleti oyunu görecek bilinçtedir ve oyunu görmüştür. Kendisini Türk hissedemeyen, Türk milletinin bir parçası olarak düşünmeyen Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, bu yanlış sanılarını saplantı boyutuna taşıyarak, Türkler, Türk milleti, Türk devleti ve Türk vatanını karalama, parçalama veya bölmeye çabalarsa, elbette Türk milleti; “Ben farklıyım.” diyenlere “Sen farklısın.” diyecek ve gerekirse bütün ayrıkotlarını ayıklayacak güçtedir.