TÜRKSOLU Gazetesi İnternet Sitesi

Erkin Yurdakul
Susun
Sıra Neferi Uyusun
Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Yayınları
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye

 

  Müttefik Kuşatması
  Müttefik
  Kuşatması

  Kuvayı Milliye
  Kuvayı Milliye

Atatürkçülük ve Ulusal Sol
Atatürkçülük ve Ulusal Sol

 

 


TÜRKSOLU Gazetesi İnternet Sitesi
TÜRKSOLU Gazetesi İnternet Sitesi
Türk'ün Sabırla İmtihanı

“Kürt” varsa sorun var...

Çok basit bir şekilde ifade etmek gerekirse Kürt varsa sorun vardır, sorunun çözümü ise PKK’nın bitirilmesi değil, Türk milletinden bağımsız bir Kürt kimliğinin bitirilmesidir. Hem ayrı bir Kürt kabul etmek hem de bundan doğan sorunları çözmek, Türk devletinin kendi başına açtığı bir iştir. Eğer Türkiye Cumhuriyeti bir ulus devlet olarak kalacaksa, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan herkesin kendisine ben Türküm demesini isteyecek, Türkçe konuşmasını isteyecektir. Bu aynı zamanda tarihsel açıdan da bir gerçekliktir. Çünkü, bugün kendisine Kürdüm diyenlerin çok büyük bölümü Kürt değil, has be has Türktür, ama zorla Kürtleştirilmişlerdir.

Devamı>>

Türk oğlu, Türk kızı Türklüğünü koru!

      1- Her Türk, alışverişini mutlaka Türkten yapmalıdır. Kürde aktarılan para PKK’ya maddi destek demektir. Türk, bu maddi desteği kesmezse, hem Türklerin mali gücü olmayacaktır, hem de Kürdün altında ezilecektir.

      2- Her Türk, Türkçe konuşmalıdır. Bunu da İstanbul şivesi ile konuşmalıdır. Dil varsa millet vardır. Ancak şehri istila eden Kürtler kendi dillerini hakim kılmaktadır. Bunlarla temas içinde Türkler de şivelerini bozmakta, Türkçe konuşsa bile adeta Kürt şivesiyle Türkçe konuşmaktadır.
      TV’lerdeki Kürt dizilerinin, Kürt müziğinin, her adım başı Kürtçe müzik çalan barların, kasetçilerin, minibüslerin ortasına düşen Türk ister istemez lisanını yitirmektedir.
      Buna direnmek için: Türk, Kürt dizisi izlemez. Kürtçe müzik dinlemez. Kürtçe müzik çalan barlara gitmez. Kürtçe konuşulan minibüse binmez. Kürtçe kaset satan dükkandan alışveriş yapmaz.

      3- Türk, ancak modern şehir hayatında kendini ifade edebilir. Türk medeniyeti, köyden gelen etkilere kapatılmalıdır. Köy, her halükarda Kürtçülüğün yaşam alanıdır.
      Yıllarca İstanbul’da Sivaslı, Erzincanlı, Malatyalı, Tokatlı Alevi kitlenin yarattığı köy ortamı, Kürtçülüğü güçlendirmiştir. Türk’ü saza mahkum eden köylü kafası, bugün şehirleri Kürt kültürüne teslim etmiştir.

      4- Türkler, yemeklerine sahip çıkmalıdır. Türk’ün damak tadı, Kürt yemekleri ile yer değiştirmektedir. Türk’ü kebaba, lahmacuna mahkum eden anlayışla mücadele edilmelidir. Yemek, kültür savaşının bir parçasıdır. Mc Donaldslar ne kadar tehlikeli ise Kürt mutfağı da o kadar tehlikelidir. Başka kültürlerin yemeklerini yiyen kültürler asimile olur. O nedenle Türk, Türk mutfağına sahip çıkmalı, başka şeyler yememelidir.

      5- Her şeyden önce Türk üremelidir. Artan her bir Türk bebesi, bizi Ergenokan’dan çıkartacak bir kurtarıcıdır.

      Devamı için tıklayın.

Bedri Baykam'dan
A çık Mektup:
"Sizi Solculuktan ve Kemalistlikten Azlediyorum Sn. Perinçek"

Semih Tufan Gülaltay:
"Fethullah Müslüman Değil, Bahailerin lideri"

Prof. Dr. Cihan Dura - Satıldık Uyanın

Cihan Dura
Satıldık Uyanın
848 sayfa,
40 YTL

Prof. Dr. Cihan Dura - Sömürgeleşen Türkiye

Cihan Dura
Sömürgeleşen Türkiye
624 sayfa,
30 YTL

Semih Tufan Gülaltay - Fethullah Müslüman mı?

Semih Tufan Gülaltay
Fethullah Müslüman mı?
176 sayfa, 10 YTL

Başyazı Gökçe Fırat

Türk'ün Sabırla İmtihanı

“Kürt” varsa
sorun var...

Çok basit bir şekilde ifade etmek gerekirse Kürt varsa sorun vardır, sorunun çözümü ise PKK’nın bitirilmesi değil, Türk milletinden bağımsız bir Kürt kimliğinin bitirilmesidir. Hem ayrı bir Kürt kabul etmek hem de bundan doğan sorunları çözmek, Türk devletinin kendi başına açtığı bir iştir. Eğer Türkiye Cumhuriyeti bir ulus devlet olarak kalacaksa, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan herkesin kendisine ben Türküm demesini isteyecek, Türkçe konuşmasını isteyecektir. Bu aynı zamanda tarihsel açıdan da bir gerçekliktir. Çünkü, bugün kendisine Kürdüm diyenlerin çok büyük bölümü Kürt değil, has be has Türktür, ama zorla Kürtleştirilmişlerdir.

Başbakan PKK’yı durdurmak için Türklüğü gömüp Türkiyeliliğe geçmeyi önermektedir. Bir kısım saf aydınımızsa ısrarla Türk-Kürt kardeşliği mavalı okumaktadır. Oysa eğer iki kimlik varsa ve biz bunların gerçekten kardeşliğini istiyorsak, kardeşimize seçme hürriyeti tanımamız gerekir. Yani Türk-Kürt kardeşliği diyenler, Kürt kardeşlerine seçme hakkı tanımalıdır. O zaman Kürt kardeşiniz, teröre başvurmadan, iyi niyetle biz ayrılalım diyorsa ona ne cevap vereceksiniz! Görüldüğü gibi Türk-Kürt kardeşliği teorisi, aslında Türk’ten ayrı bir Kürt kimliği oluşturmanın teorisidir. Günümüzde PKK bölücülüğünden bile güçlü olan teori de budur.

İstanbul’da Kürt mafyası ve PKK milisleri
İstanbul'da Kürt mafyası ve PKK milisleri
İstanbul, uzun yıllardır Kürt bölücülüğünün en önemli hedefi oldu. Kürt mafyası, Beyoğlu, Aksaray-Laleli, Eminönü ve Kadıköy’de piyasaya hakim konumdadır. Kürt mafyasının ekonomik hakimiyeti ile birlikte, şehrin varoşları PKK’lı milisler tarafından ele geçirilmektedir. Yandaki haritada Kürt mafyasının denetlediği piyasa bölgesi yeşil bir çember içinde gösterilmektedir. Mavi noktalı semtlerde ise, sıradan vatandaş görünümünde PKK yandaşları yoğun bir şekilde yerleşmekte ve bir ayaklanmaya hazırlanmaktadır. Son bir haftadır tüm bu semtlerde Apo posterli gösteriler ve polisle çatışmalar gerçekleşmiştir.

Kürt mafyasının kıyılara egemen olma stratejisi
Kürt mafyasının kıyılara egemen olma stratejisi
Kürt mafyası, Türkiye’nin denize açılan Güney bölgesinde planlı bir şekilde denetimi ele almıştır. Ele geçirilen bölgeleri bir okla birleştirdiğimizde planın kapsamını anlayabiliyoruz. Gelibolu, Gökçeada, Ayvalık üçgeninde Çanakkale Boğazı’na hakim olmaya çalışan Kürt mafyası aynı zamanda İzmir ve Antalya limanını da denetlemektedir. Bodrum gibi bölgeler eğlence sektörü açısından bir planı gösterirken, özellikle Didim’de simgeleşen toprak alımları, tehlikenin bir başka boyutunu göstermektedir.

BU SAYIDA 12.09.2005/Sayı:90
Yön Kuzey Fırat

Asıl linç edilmek istenen Türkler
Bu sene neredeyse devlet törenleriyle düzenlenen 6-7 Eylül anmalarının amacı anlaşılan Ermeni Soykırım iddialarına ön hazırlık yapmaktır! Büyük olasılıkla yakında Ermeni olayların yıldönümünde, medya tarafından (Doğan Medya’sından Cumhuriyet’e kadar) benzer bir kampanya başlatılacak, Türkiye köşeye sıkıştırılmaya çalışılacaktır.

Dünya Özgür Billur

Telafer’de Türk soykırımı
Tamamı Türkmenlerden oluşan Telafer kenti ABD tarafından ikinci kez vuruldu. Geçtiğimiz yıl Eylül ayında ABD askerleri tarafından yapılan operasyonlarda yüzlerce Türkmen katledilmişti. Bu kez ilkinden daha kalabalık bir güçle (5000 asker) saldıran ABD, yanında 1500’den fazla Kürt peşgermeyle planlı bir soykırıma başladı.

Dünya Ali Özsoy

İsrail Türkiye’yi kullanarak
Türkiye’yi kuşatıyor
1 Eylül günü İstanbul’da düzenlenen bir toplantı Tayyip’in iktidarda daha fazla kalmak adına Türkiye’yi ne tür bir ihanete ve tehlikeye sürüklediğinin ibretlik bir örneği oldu. Bizzat Tayyip’in aracılığıyla İsrail Dışişleri Bakanı Şalom ve Pakistan Dışişleri Bakanı Kasuri İstanbul’da bir araya geldi.

Özgün Yekta Güngör Özden
Kanlı makas
Türkiye Vedat Beki
İçişleri Bakanı Aksu, “seyir halinde”(!)
Gazete sayfalarını okuduğumda, TV ekranlarına yansıyan görüntüleri izlediğimde puzılın önemli bir parçasının eksik olduğunu fazla bir zahmete girmeden fark edebiliyorum! Nedir bu eksiklik, diye soracak olursanız hemen yanıtlayalım! T.C.’nin İçişleri Bakanı ortalarda yok!
Türkiye Hüseyin Adıgüzel
Ali Bey adasında neler oldu?
Geçtiğimiz 26 Ağustos günü, Ayvalık’ın Ali Bey (Cunda) adasında, görünüşte basit, ortaya çıkardığı ve çıkaracağı sonuçlar bakımından çok önemli bir olay yaşandı. Olay, yerel basında ve bilhassa, etnik azınlığın, yani Kürtlerin sözcülüğünü yapan “Evrensel” ve “Özgür Gündem” ga-zetelerinde manşetten verilirken, Cumhu-riyet gazetesinde, iç sayfalarda küçük bir bölümde verildi. Olay neydi ve nasıl bu boyutlara taşındı?
Türkiye Reha Ören

Kürtlere özgürlük Türklere itidal

Türkiye Turhan Feyizoğlu

“Biz her gün çocuk yaşta suçlu ihraç ediyoruz, Ankara, İstanbul, İzmir’e”

Türkiye Tamer Abuşoğlu
Direnç kaleleri oluşurken
Türkiye Nedret Ebcim
Talat Turhan 81 yaşında
Talat Turhan’ı pasifize ederek yüzsüz duruma düşürülebileceğini umanlar kısa bir süre sonra yanıldıklarını anlayacaklardı. 6 Aralık 1965 tarihinde Akşam Gazetesi’nde ilk yazısı Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Cemal Tural’a açık bir mektup idi. Böylece bu yılı Talat Turhan’ın doğumunun 81, yazarlığının başlangıcının ise 40. yılı olarak kutluyoruz.
Tarih

Ergun Hiçyılmaz

Kara yağmur
Uzayıp giden çöller ile Osmanlı’ya kapı olan Kuzey’deki Arap topraklarındaki adı “Kara yağmur”dur… O topraklarda savaşıp da canını veren sayısı hesaba gelmez Osmanlı askerinin toprağa dökülen kanlarını örtebilecek kadar büyüktü “Kara yağmur”. Önce ateşe tapanların sembolü olmuş, sonrasında milletlerarası iktisadi ve siyasi kavganın zeminini teşkil etmişti.
Türkiye Şener Üşümezsoy
Tarih boyu Türk-Tatar süperetnosunun
Ruslar ile mücadelesi
Kazan’ın 1000. yıl dönümü kutlandı. Bu aslında tarihsel bir çarpıtmadır. Emperyalist güçler tarafından sömürülen halklara dikte ettirilen tarih kurgularına yeni bir örnektir.
Türkiye’de dayatılan Kürt tarihi olgusuyla, Kazan’da Tatarlara Rusların dayattığı tarih kurgusu bu anlamda benzeşmektedir.
Tarih

İklil Kurban

Kazan’ın 1000 yıllığı Tatarların bağımsızlık
savaşına karşı bir savaştır
Türkiye M. Cengiz Baştımar

Kurtuluş reçetesi: Atatürkçülük

Türkiye

Vedii Bilget

30 Ağustos’un içeriksel utkusu
Ünlem Öner Yağcı
Düğmeye kim bastı?
Karikatür

 


e-posta listemize kaydolun:
Eposta:

Atatürk Che GuevaraDeniz Gezmiş


TÜRKSOLU gazetesiyle ilgili görüşlerinizi yazabilirsiniz:


Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:

İsim: 

Soyisim: 
Telefon numarası: ( 0 )
 e-posta:    

 

Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu

İleri Dergisi