12.09.2005/Sayı:90
Anasayfa
Başyazı
Yön
Türkiye
Dünya
Tarih
Özgün
Ünlem
Karikatür

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye

Nedret Ebcim

“Atatürk’ün Yarbayı”
Talat Turhan 81 yaşındaTalat Turhan

2 Eylül 2005 tarihinde araştırmacı-yazar Talat Turhan 81. yaşına girdi. Oldukça haraketli, çalkantılı ve mücadele dolu yaşamında Talat Turhan, anti-emperyalist, Atatürkçü anlayışı ile birlikte her bakımdan düzgün, ahlaklı, dürüst kişiliğiyle örnek bir insandır. Talat Turhan her bakımdan üstün meziyetleri olan olağanüstü bir kişiliktir. Daha sonra da özelliklerini anlatacağımız gibi bırakın ülkemizi dünya da bile benzeri az bulunan ve soyu tükenen bir insandır... Bu makalede O’nu biraz anlatabilirsek yani okyanusta onunla ilgili bir damla yaratabilirsek ne mutlu bize.

Talat Turhan, 2 Eylül 1924 tarihinde Rize’li yargıç babasının görevi nedeniyle annesinin memleketi Elazığ’da dünyaya geldi. Babasının görevi nedeniyle de ilk ve ortaokulu Türkiye’nin çeşitli illerinde tamamladı... Talat Turhan asker olmak istiyordu. İlk olarak Kuleli Askeri Lisesi’nde okumaya başladı. Sonra sırasıyla 1944 yılında Kara Harp Okulu’nu ve 1946 yılında Topçu Okulu’nu bitirdi. Son olarak 1958 yılında Kara Harp Akademisi’ni bitiren Talat Turhan, kurmay olduktan sonra Yüksek Komuta Akademisi’ni tamamladı. Oldukça parlak ve başarılarla geçirilen meslek yaşamında 27 Mayıs 1960 devriminden sonra iki sene boyunca Milli Savunma Bakanlığı kara emir subayı ve vekaleten Özel Kalem Müdürlüğü’nde görevini sürdürdü.Bu tarihten itibaren Atatürk devrimlerini korumak için yapılan 27 Mayıs Askeri harekatının karşı devrime dönüşmesiyle Atatürkçü Talat Turhan için zor günler başladı. Türk Ordusu’nun 1940’lı yıllardan başlayarak geleneklerinden kopup ABD ve Batılı emperyalist güçlerin altında kalmasıyla Atatürk ve Atatürkçülük adeta suç haline gelmişti. 27 Mayıs 1960 devriminin bir süre sonra hayal kırıklığı yaşatması nedeniyle ordu da Atatürkçü haraketlenmeler oldu. Tarihte ‘22 Şubat’ (1962) olarak bilinen kalkışmada Harp Okulu Komutanı Topçu Kurmay Albay Talat Aydemir ön planda yer aldı.O dönemde Talat Turhan Milli Savunma Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’nde görevli idi. 1960 yılında Talat Aydemir ile tanışan Talat Turhan, çok sevdiği arkadaşının bu kalkışmada başarılı olamayacağını biliyordu. Çünkü ortam müsait değildi. Buna rağmen Talat Turhan ‘22 Şubat’ harekatına katılmamasına rağmen, yandaşıydı. ‘22 Şubat’ olaylarından sonra Talat Turhan olayların içinde olma bahanesiyle emekli edilmek istendi. Ancak o dönemdeki Milli Savunma Bakanı İlhami Sancar, ‘Bana sormadan benim sağ kolumu nasıl emekli edersiniz? Silahlı Kuvvetler’in tümüne imzalatabilirsiniz ama ben Talat’a imza atmam.’1 diyerek Talat Turhan’ın emekliliğini önlüyordu. Emekliye sevkedilen Talat Aydemir bu kez ‘21 Mayıs’ (1963) diye bilinen kalkışmasında yine başarılı olamayıp idam edilmişti. Talat Turhan, yakın arkadaşı Talat Aydemir’in bu hareketten önce de ikna etmeye çalışıyor ama başaramıyordu. Hatta Talat Aydemir’in eşi ve oğlunu uyarmış ama netice elde edememişti... CIA’nın kontrolündeki NATO Türk Ordusu içerisindeki hummalı faaliyetleri sonuç vermiş Atatürkçü devrimler engellenmişti. Talat Turhan ‘22 Şubat 1962’ olaylarında payı olduğu gerekçesiyle Afyon’a sürülmüştü. ‘21 Mayıs 1963’ olaylarından üç gün sonra da ‘27 Mayıs 1963’ tarihinde tutuklanarak Mamak hapishanesine götürüldü. Bu olayların ayrıntılı biçimde anlatıldığı Talat Turhan’ın yazdığı ve İleri Yayınları’ndan çıkan ‘Genç Kemalistler Ordusu’ kitabında okuyabilirsiniz.

Genç Kemalistler Ordusu davasında savunma yaparkenGenç Kemalistler Davası devam ederken hiçbir gerekçe gösterilmeksizin 42 sayılı yasayla emekliye sevk edildi. Mesleğinde en parlak kıdem bakımından da kurmay subaylar içerisinde birinci sırada bulunan Talat Turhan ileride gelebileceği önemli ve kilit görevleri nedeniyle karanlık güçler tarafından kırk yaşında emekli edilmişti. Talat Turhan’ı pasifize ederek yüzsüz duruma düşürülebileceğini umanlar kısa bir süre sonra yanıldıklarını anlayacaklardı. 1965 tarihinden itibaren Talat Turhan entellektüel birikimini yazıya döküyordu. 6 Aralık 1965 tarihinde Akşam Gazetesi’nde ilk yazıısı Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Cemal Tural’a açık bir mektup idi. Böylece bu yılı Talat Turhan’ın doğumunu 81. yılı ile yazarlığının başlangıcının ise 40. yılı olarak da kutluyoruz.

CIA, NATO ve ona bağlı satılmış iç düşmanların tekeline çomak sokmak egemen güçleri rahatsız etti. Bu yüzden de Talat Turhan ortadan kaldırılmalıydı. 12 Mart 1971 tarihinde askeri bir muhtıra oldu. Sıkıyönetim ilan edildi. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ise ‘şapkasını aldığı gibi’ görev yerinden uzaklaştı. Atatürkçü, ilerici, yurtsever ve devrimciler için zor bir dönem daha başlıyordu. Talat Turhan’ın evi 4 Temmuz 1972 sabahı CIA’nın uydusu Kontrgerilla tarafından basıldı. Tam 35 kişi... İşgal ordusu Talat Turhan’ı önce Ziverbey köşküne (Zihni Paşa Köşkü) getirmişti. Burada sözde ‘Boğaz Köprüsünü bombalayacak’ diye suçlanıyordu. Bir ay boyunca en ağır işkenceye maruz bırakıldı. Ondan sonra Selimiye Askeri Cezaevi’nde 3 ay çianların, akreplerin, farelerin cirit attığı yerde kalan Talat Turhan’ı sindirmeye çalıştılar. Bomba davasının bir numaralı sanığı Talat Turhan idam ile yargılanıyordu. 1974 yılındaki Af Kanunu ile sözde af edilecekti. Onur ve haysiyetine çok düşkün olan Talat Turhan, Af Kanunu tartışmaları sürerken mahkeme başkanlığına dilekçe vererek affı kabul etmeyeceğini bildirdi. Talat Turhan’ın dilekçesinin ana fikri şu idi:

‘Beni ya asacaksınız ya da beraat ettireceksiniz’2. Tam 5000 sayfa savunma ve beş klasörden oluşan dosyasında gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyordu. Ancak 1974 Af Kanununun son maddesi affı reddetmeyi reddediyordu. Talat Turhan Ocak 1986 yılında tamamen kendi imkanlarıyla çıkardığı ‘Bomba Davası Savunma’ kitabında bizim bir kaç satır olarak açıkladığımız olayları geniş bir şekilde anlatmıştır. Bu arada ‘Bomba Davası’ kitabı o dönemde çok büyük ilgi görmüş, önemli bir satış tirajına ulaşmıştı. Bomba Davası-Savunma1 yargılayanları yargılıyorum kitabı Sorun Yayınları tarafından Eylül 2004 tarihinde 3. baskı olarak çıkmış ve ilgi görmüştür.

Talat Turhan meslektaşı (subay, araştırmacı gazeteci) Güngör Türkeli tarafından ‘ufku görebilen bir stratejist’ olarak adlandırmıştı3. Gerçekten de Talat Turhan öngörüleri şaşmaz biçimde tek tek gerçekleşmiş yeni öngörüleri ise gerçekleşmeyi beklemektedir. Kontrgerilla örgütünü ortaya çıkardığı zaman birçokları önemsememişti. Ama sonradan herkes bu gerçeği kabul etti. Tümzamanlar Yayıncılık tarafından 1993’de 1. baskısı, 1994’te 2. baskısı yapılan Talat Turhan’ın yazdığı Kontrgerilla Cumhuriyeti kitabı adeta bir kaynak kitabıdır.

Gayrinizami Kuvvetler’i (ST 31-15) yurtdışında ve yurtiçinde herhalde Talat Turhan kadar ince eleyip sık dokuyan bir araştırmacı yoktur. Gladio, Gal vb. gibi örgütleri bunların dünyadaki faaliyetlerini en ince ayrıntısına kadar ortaya çıkartan Talat Turhan gerçekten düşmanları tarafından çok tehlikeli birisiydi. Öngörü tabi iki, kendi kendine oluşan bir şey değildir. Talat Turhan en az 50 yıldan beri kişisel olarak dünyada bir benzeri olmayan arşive sahiptir. 500’e yakın klasörün içinde 700’e yakın çeşitli olaylarla ilgili konular bulunmaktadır. Gazete ve dergi küpürleri, kitap vb. materyallerden oluşan bilgi deposu her gün en az üç gazete, haftada en az üç derginin okunup, kesilip ve yapıştırılmasıyla bu arşiv günümüze kadar getirmiş ve devam etmektedir. Ayrıca yazarın kütüphanesinde birbirinden değerli kitapları bulunmaktadır. Kısacası Talat Turhan’ın öngörülerinin gerçekleşmesi bu yaptığı çalışmasının bir neticesidir...

Talat Turhan 2004 tarihinde doğumunun 80 yılı nedeniyle sekiz kitap birden hazırlamıştır. Bu kitapların 6 tanesi 2004 tarihinde iki tanesi ise 2005 tarihinin başlarında çıkmıştır. İleri Yayınları tarafından 2005 tarihinde çıkan Küresel Çete ve Mont Pelerin (Küresel Sermayenin Beyni) kitapları, uluslararası güçlerin dünyayı nasıl yönettiklerini, egemen güçlerinin ipliklerinin pazara çıktığı çok yararlı çalışmalardır. Küresel Çete kitabında 1776’da Almanya’da kurulan çok gizli Mason Locaları, 1800’lü yıllarda ABD’de kurulan Business Round Table (İş Dünyası Yuvarlak Masası)’ın faaliyetleri, şimdiki ABD Başkanı Bush’un üye olduğu sapık Skulls-Bones Society (Kurukafa ve Kemikler Topluluğu), The Royal Institute of International Affairs (RIIA)-Chantam House (Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü-Chantam Evi) Britanya ve The Council on Foreign Relations-CFR (Dış İlişkiler Komisyonu) ABD. Kitapta siyonist-masonik kapitalist örgütlerin en önemli ayaklarından birisi olan Bilderberg örgütüde ayrıntılı olarak anlatılmıştır. The Trilateral Commission ABD-Avrupa-Japonya ülkelerinin yani üç kıtanın finans ve devlet liderlerini bir arada tutan emperyalist bir örgütlenme olduğunu yine bu kitapta öğrenmekteyiz. Emperyalist örgütlerin dünyayı istedikleri gibi yönetme, şekillendirme konusunda neler yaptıklarını Talat Turhan çok açık ve geniş bir biçimde kitaplarında anlatmaktadır.Bu örgütlerin içerinde şu anda en önemlisi olan küresel sermayenin beyni olarak nitelendirilen ve İsviçre’nin Mont Pelerin kasabasında olduğu için ‘Mont Pelerin Cemiyeti’ ile anılan örgüt Talat Turhan’ın İleri Yayınlarından çıkan Mont Pelerin kitabında yeni bir bilgi olarak okuyuculara aktarılmıştır.

Ülkemizde son yıllarda mantar gibi üreyen sözde bazı sivil örgütler bu ve bunun gibi uluslararası örgütler tarafından palazlanıp siyonist-masonik ve kapitalist örgütlenmelerle ulusları parçalayıp bölmektedirler. Talat Turhan bu tehlikeyi 80’li yıllardan itibaren görmüştü. Bu satırların yazarı da dahil olmak üzere bir çok iyi niyetli insanlarımız sivil örgütlenmeyi demokrasinin vazgeçilmez bir parçası olarak görmüştü. Hâlbuki kazın ayağı öyle değil.

Atatürkçü Talat Turhan’ı anlatmak bir kaç sayfa ile olacak değil ancak onun kitaplarını okuyabilirsek anlayabiliriz. Talat Turhan 2004 tarihinden beri hayatının en mutlu ve en verimli zamanını kullandığını yakın bir komşu olarak söyleyebilirim. Talat Turhan, TÜRKSOLU kadrosuna katıldığından itibaren çok umutlu ve mutludur.

Talat Turhan’ın doğumunun 81. yılı yazarlığının ise 40. yılını kutluyorum. Ona nice yıllar ve bol kitaplı günler dilerim.

Dipnotlar:

1) Talat Turhan, Bomba Davası- Savunma 1, 1986
2) Talat Turhan, Bomba Davası- Savunma 1, 1986
3) Atatürk’ün Yarbayı, İleri Yayınları