29.08.2005/Sayı:89
Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Tarih
Özgün
Karakutu
Ünlem
Karikatür

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Öner Yağcı

Öner Yağcı

Öner YağcıKurmaca

Her kurmacanın bir amacı vardır. Kurmaca yapanlar; ele aldıkları sorunla ilgili kanıtlı-kanıtsız, doğru-yanlış, tamam-eksik olduğuna bakmaksızın ortaya attıkları sorularla ve bunlara bulup buluşturdukları yanıtlarla sonuçlara ulaşmaya çalışırlar. Vardıkları sonuçları sıralayarak “ayıkla pirincin taşını” dercesine köşelerine çekilirler. Tabiî onların vardıkları kimi sonuçlar insanların kafalarını karıştırmaya ve insanlar bilgilerinden kuşku duymaya başlarlar. Böylece başlayan kuşku, çoğu kez gerçeğin öğrenilmesinin bir aracı olarak değil de, kimi değerlere olan güvenin sarsılmasına ya da kimi değersizliklerin değer olarak bellenilmesine hizmet edebilir.

Son zamanlarda Cumhuriyet’teki köşesinde yazdığı yazılar ve bu yazılarındaki kurmacalar, birçok kişinin zihninde “Attilâ İlhan ne yapmak istiyor?” sorusunun oluşmasına yol açıyor.

“Osmanlı’nın batışı ile Cumhuriyet’in doğuşunun hangi sosyal ve beşeri koşullar altında gerçekleştiğini” araştırma kaygısıyla yazdığı Kurtuluş Savaşıyla ilgili dizisöyleşisini sürdüren İlhan, bu yazılarındaki akıl almaz kurmacalarıyla tarihi tersyüz etmeye çalışırken kimi Cumhuriyet düşmanlarını sevindiriyor, bir ulusalcı düşün adamı olarak kendisini sevenlerde ise düş kırıklığı yaratıyor.

Sorduğu sorularla güya “Resmi Tarih”in yazmadığı kimi gizleri araştırırken sorduğu sorulara yanıtlar bulmak için, kendisinin de okumadığını itiraf ettiği kimi yapıtların ya da güvenilirliği kuşku dolu olan kişilerin tanıklığıyla veya kesinlikle nesnelliği olmayan kimi belgelerle kafaları karıştırıyor.

Doğruların ve ufuk açıcı bilgilendirmelerinin yanına kattığı kimi bulanıklaştırıcı “tesbit”leriyle ulusalcı güçlerin değerlerini sarsıyor; emperyalizmle mücadelenin örnek önderi Mustafa Kemal’i bir yandan överken bir yandan da onun ve mücadelesinin hakkında kuşkular doğuracak sorularını ve yanıtlarını ardı ardına sıralıyor.

Atatürk, Osmanlı’daki yenileşme döneminden itibaren kendilerini var eden tüm aydınlardan ufkuyla, kararlılığıyla, emperyalizm karşıtlığıyla olağanüstü farklılıklar gösteren ve özgün kimlikli bir komutan ve devlet adamıdır. Bugün de karşı karşıya bulunduğumuz kuşatılmadan kurtulmamızda düşünsel ve eylemsel önderliğiyle yol gösterici önder olduğu gerçeği ortadayken ve emperyalistler onun bu gücünü ve etkisini yok etmek için ellerinden geleni artlarına koymazlarken Attilâ İlhan gibi Atatürk hakkında kitaplar yazan, Atatürk’le ilgili düşünce ve eylemlerinden kuşku duymayacağımız bağımsızlıkçı bir aydının şu tezlerinin-kurmacalarının kime hizmet ettiğini düşünmek gerekir:

- Çarlığı ve Osmanlı’yı Siyonistlerin yıktırdığı;

- Mustafa Kemal’in 19 Mayıs’taki Samsun’a çıkışının ardında Sovyetler’e karşı yeni politikalar üreten İngiltere’nin parmağı olduğu;

- İngilizlerin Yunanistan’ı sattığı (İngilizlerin Yunanistan’ı nasıl sonuna kadar desteklediklerini hiç değilse Şu Çılgın Türkler’den okusaydı ya!);

- Kurtuluş Savaşı’nı Osmanlı “Erkân-ı Harbiye-i Şahânesi”nin organize ettiği (aynı kurmayın tüm Ulusal Kurtuluşçu komutanları mahkûm ettiğini unutarak!);

- “Kahraman tek değil iki kişiydi” diyerek; Mondros’u imzalayan “Hamidiye Kahramanı” Rauf Orbay’ın da Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı, dolayısıyla Atatürk’ün “tek kahraman” olmadığı;

- Mustafa Kemal Paşa’nın “Almanlar’a ve İttihatçılar’a olan nefreti ve karşıtlığı bilinmesine rağmen Almanlar’la el altından işbirliğine girdiği”;

- (Hiç ilgisi olmadığı halde) Enver Paşa kanalıyla Rusya’nın da desteğinin alındığı...

- Atatürk’ün hem İngilizci, hem Almancı, hem Rusçu olduğu; dolayısıyla “Nutuk”un kimi yerlerinin doğru olmadığı...

Gibi kurmacalarla Bütün bunların söylenmesi ne anlama gelmektedir?

Kuşkusuz ki tüm bunlar, Attilâ İlhan’ın (Kurtuluş Savaşı ve Atatürk’le ilgili daha önceki ve sonraki tüm övgülerine ve doğru saptamalarına karşın) bir tarih tezi değil; zihinleri bulandırmak ulusal ve yurtsever güçlerin birbiriyle bütünleşecekleri, en değerli kaynak olan Kurtuluş Savaşı’nın ve Mustafa Kemal Atatürk’ün gözlerden, gönüllerden uzaklaştırılmasına yarayacak olan hazin kurmacalardır.