01.08.2005/Sayı:87
Anasayfa
Başyazı
Yön
Türkiye
Dünya
Özgün
Karakutu
Ünlem
Karikatür

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye
 
Atatürk Deniz Che

Öner Yağcı

Öner YağcıNereden mi çıktı Vahdettin?

Emperyalist politikalar ışığında ülkemizin dolu dizgin bir yandan sömürgeleştirilmeye, bir yandan da “Ilımlı İslam”a götürüldüğü artık yalnızca yurtsever aydınlarca bilinen bir gerçek olmaktan çıktı.

Yıllar öncesine dayayan bu gidiş sırasında, dünyada yaşanan ve ülkemizin geleceğini de ilgilendiren proje ve dayatmalara, yönetim ve uygulamalara baktığımızda dönem dönem bazı olguların öne çıkarıldığını görüyoruz. Eğer, hiçbir şeyin birdenbire ve kendiliğinden olmadığını, her şeyin adım adım ve planla geldiğini aklı-mızdan çıkarmazsak, “gündem” diye birileri tarafından sunulanların niçin başımıza getirildiğinin yanıtını kolaylıkla verebiliriz.

Gündemdekileri yıllardır yaşıyoruz zaten. Yıllardır Mustafa Kemal düşmanlığından “mandacılık” örtülü emperyalist işbirlikçiliğine, Osmanlı hayranlığından “Ulu Hakan Abdülhamit Han” söylemlerine, Sevr düşlerinden Lozan karşıtlığına, laiklik hazımsızlığından Cumhuriyet düşmanlığına masallarla iç içe yaşıyoruz? Devrimci politikalardan uzaklaştıkça bunlarla karşılaşma dozu hep yükseliyor. Cumhuriyetimizi yıkmaya çalışanların ardı ardına karşıdevrimci saldırılarıyla geçen yakın tarihimiz, aynı zamanda bu söylemlere karşı mücadeleyle de doludur hep. Yaşadığımız günlerde bu saldırılar en yoğun aşamasındadır. Böyle dönemlerde yıllardır söylenen masalların ısıtılıp ısıtılıp yeniden gündeme taşınması hiç de rastlantı değildir.

Ulusalcı güçlerin düşüncelerini ve bilinçlerini yükselterek ulusal bağımsızlığın ve Cumhuriyet’in belgesi olan Lozan’ın savunulması aşamasını yaşadığı günlerde eski masallardan birinin, üstelik saygın bilinen bir “Atatürkçü” politikacı tarafından gündeme taşınmasını bu genel gidiş içinde değerlendirmeliyiz. (Buradan bir kez daha anlıyoruz ki “Demokratik Sol” başbakanlarımız da aynı değirmene su taşımışlar!) Ecevit’in ve ardından sökün edenlerin Vahdettin’i aklama çabası, Mustafa Kemal’i ve onun yarattığı Cumhuriyet’i karalama çabasından başka bir şey değildir.

30 Ekim 1918’deki Mondros Mütarekesi’nden 13 gün sonra işgal İstanbul’unda, İngiliz The Daily Mail gazetesinde 24 Kasım’da yayımlanan demecinde “En fazla İngiliz milletinin hoşuma gitmesi, ona hayranlığım bana babamdan miras kalmış-tır.” diyen; İngiliz Karadeniz Orduları Komutanı General Milne’ın 16 Aralık 1919 tarihli raporunda, “Padişah, İngilizlerin Türkiye’nin idaresini mümkün olduğunca çabuk ellerine alması için istirhamda bulundu... İç kısımlara İngiliz subaylarının gönderilmesini ve idareye yardımcı olmalarını rica etti... Kafkasya’daki Türk askerini, İngilizlerin buyruğuna vermeye, istenmeyen subayları görevlerinden almaya ve birlikleri İngiliz subaylarının komutası altına vermeye hazır.” dediği bir padişah işbirlikçi ve hain olabilir mi hiç!

İngiliz Yüksek Komiseri Chalthorpe’un Londra’ya gönderdiği gizli mesajında, “Padişah bütün umudunu İngiltere’ye bağladı. Her istediğimiz kimsenin tutuklanıp cezalandırılmasına razı. İngiliz hükümetinin Halifelik makamında kalması için kendisine yardım edip etmeyeceğini soruyor.” dediği bir padişah işbirlikçi ve hain olabilir mi hiç!

Sevr’in imzalanmasına onay veren; İstanbul Divanı Harbi’nin Mustafa Kemal ve birçok Ulusal Kurtuluşçu önder hakkında verdiği idam kararlarını; Kuvayı Millîye’ye katılan subaylara verilen hapis cezalarını onaylayan; Kurtuluş Savaşı’na karşı Aznavur İsyanı’na katılanları ödüllendiren bir padişah işbirlikçi ve hain olabilir mi hiç!

Sadrazamı Damat Ferit’in “Kürtleri Mustafa Kemal’e karşı kullanalım.” önerisini ve İngilizlerden Ulusal Kurtuluşu önlemek için 15 bin asker ve 25 bin jandarma isteğini onaylayan; onun İşgal Komutanlığı’na “Padişahın ve kendisinin bütün umutlarının önce Tanrıya, sonra İngiliz hükümetine bağlı olduğunu” söylemesini; onlara “İngiliz mandası olmak önerisini” sunmasını isteyen bir padişah işbirlikçi ve hain olabilir mi hiç!1

Okuma Önerileri: İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele (Sina Akşin, Cem Yayınevi), Kurtuluş Savaşı Günlüğü (Zeki Sarıhan, Türk Tarih Kurumu Yayınları), Vahidettin, Mustafa Kemal ve Millî Mücadele (Turgut Özakman, Bilgi Yayınevi).