| Cüneyt Göksu |
|
ABD’nin, Soğuk Savaş dönemlerinde, özellikle de Latin Amerika ülkelerinde yetiştirdiği “ABD yapımı” ajanlarla, diğer ülkelerin iç işlerine karışması ya da operasyon düzenlemesi sıkça kullandığı bir yöntemdi. Bu tür faaliyetlerde görev yapmış ajanların bazıları, deşifre olduktan sonra, yapılanları anlatan ürünlerle kendilerini iyiden iyiye ifşa ederken, bazıları da inkar etmeyi ve kaçmayı hâlâ sürdürüyor. Geçtiğimiz Mayıs ayının başından beri, böyle bir ajanın teslim alınması, Küba ve Venezüella’da, en önemli gündem maddelerinden biri olarak yeralıyor. Küba doğumlu, Venezüella vatandaşı ve CIA ajanı, Luis Posada Carriles, hakkında bulunan onca kanıta karşın, yaptıklarını inkar etmeyi ve kaçmayı başarıyla sürdürüyor. Che’nin 1967’de Bolivya’da öldürülmesinden, JFK suikastine kadar uzanan yolda, El Salvador’da, Nikaragua’da, CIA ve karşıdevrimciler için çalışan “ABD malı” ajanlardan biridir Posada. Yine anımsayacaksınız, 1997 yılının Nisan - Eylül ayları arasında Havana’da bir çok otel bombalanmış, Hotel Cohiba Meliha’daki patlamada Fabio di Celmo adlı, 32 yaşındaki İtalyan bir turist ölmüştü. Küba bu olayda Posada’yı suçladı. Posada, 1998’de New York Times’la yaptığı bir söyleşide bombalama olaylarını organize ettiğini kabul etmişti. Ancak, daha sonra Miami Herald’da yayınlanan başka bir söyleşisindeyse, bombalama olaylarını ne kabul, ne de reddetmişti. Yalnızca “Olanları tarihe bırakalım.” demekle yetinmişti. Küba özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra, ABD’de başlatılan uluslararası terörizm karşıtı harekete paralel olarak, bu uluslararası teröristin yakalanıp yargılanması için yaptığı girişimleri hızlandırdı. Bugün 77 yaşında olan, kırk yıldır Castro Hükümeti’ni düşürmek için suçsuz insanları öldürmekten çekinmeyen, ABD tarafından eğitilmiş eski CIA operasyon görevlisi Posada, Nisan 2005’de Meksika üzerinden ABD’ye giriş yaparak, George W. Bush Hükümeti’nden sığınma talebinde bulundu. 13 Mayıs 2005’de Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, ABD ve ülkesi arasındaki “suçlu değişim programı”na dayanarak, Posada’nın yargılanmak üzere ülkesine iadesini istedi. Aynı gün, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda görevli Roger Noriega, Posada’nın ABD’de olmayabileceğini, Venezuela’nın yaptığı suçlamaların gerçek olmadığını açıkladı! Halbuki, 1976’daki bombalama olaylarının hemen ertesindeki CIA raporları ve daha bir çok rapor, Luis Posada ve Orlando Bosch’un, patlamadan 4 ay önce yaptıkları çalışmalarla, bu olaydan sorumlu olduklarını gösteriyordu. 17 Mayıs 2005’de Miami Herald gazetesi, Güney Florida’da Posada ile yeni bir söyleşi yapmış, aynı gün Associated Press ve Miami Herald, Posada’nın tutuklandığını ve iltica isteğini geri çektiğini açıklamıştı. Bu yazıyı derlediğim günlerde; Küba, Meksika’dan, bütün dünyada aranan ve 1976’daki uçak suikastının baş sorumlusu bu suçlunun, Meksika’dan ABD’ye nasıl geçtiğini açıklayan bir rapor isterken, Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez de ABD’den, 73 kişinin ölümünden sorumlu Posada’nın, resmi olarak, yargılanmak üzere iadesini istiyor, bu uluslararası suçlunun Caracas’a iade edilmediği taktirde ABD’yle ilişkilerin yeniden gözden geçirileceğini açıklıyordu. Başka bir deyişle, Küba ve Venezuela, 40 yıldır bütün dünyada aranan bu kişinin yargılanmak üzere iadesini istemektedir. Bu iki ülkenin istekleri basit, yasal ve hukuksal geçerliliği olan isteklerdir. Öyle görünüyor ki, Posada hâlâ ABD’deyse, her fırsatta “uluslararası terörizme” karşı olduğunu ifade eden ABD’nin üç seçeneği var: Posada’yı mülteci olarak kabul etmek, ülkeye kanunsuz giriş yapmaktan mahkum etmek, veya Venezuela’nın iade isteğini kabul etmek. Che’nin ölümünden sorumlu Felix Rodriguez, Posada gibi ajanları eğiten ve kullanan ABD için durum oldukça karmaşık. ABD’nin Posada olayından nasıl sıyrılacağını merakla izleyeceğiz. |