Arama: 
21.03.2005/Sayı:78
Anasayfa
Kapak
Başyazı
Yön
Türkiye
Tarih
Yekta Güngör Özden
Öner Yağcı
Karikatür

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye
 
Atatürk Deniz Che
Öner Yağcı Öner Yağcı

Öner YağcıSon provayı yırtıp atmak

Emperyalizmin ülkemiz için uygun gördüğü gömleğin kumaşı ve ölçüsü alınmış; kumaş biçilmiş, kesilmiş, gömleğin son dikişleri atılmaya hazırlanıyor.

Yaşadığımızın son prova olduğunu düşünüyorum.

Sömürgeci ülkeler yandaşlığıyla başlayıp “Dış borç” batağıyla ve “Düyunu Umumiye” uygulamasıyla “Hasta Adam” yapılan Osmanlı’dan alınan bir deli gömleği mirası bu. Sevr’le noktalanan gömlek giydirme operasyonu, Kurtuluş Savaşı’nın başlaması ve zafere ulaşmasıyla, ardından Cumhuriyet’in devrimci atılımlarıyla son bulmuştu. Yırtıp atmıştık emperyalizmin deli gömleğini.

1940’lı yıllarla birlikte yaşadıklarımızla ve Cumhuriyetimizin temel politikalarının değişikliğe uğramasıyla emperyalizmin planları yeniden işletilmeye başlatılmıştı.

Cumhuriyet’i kuran partinin çözülmesiyle başlayan ve DP’nin ardı sıra gelen yıllar boyunca AP, 12 Mart, MC’ler, 12 Eylül, ANAP, DYP politikaları emperyalizmin değirmenine su taşıyarak 2000’lere getirmişti ülkemizi.

Şimdi yaşadığımız, tüm bu karşıdevrimci birikimin oluşturduğu “en iyi ve en köklü işbirlikçi benim” tavrıyla oluşan AKP yapılanmasının tarikatlara dayalı politikası, 60 yıllık ekimin hasadını toplama operasyonundan başka bir şey değildir.

Emperyalizmin yüz yıllık düşünün gerçekleşmesi ve Türkiye topraklarının emperyalist yağmanın tam merkezine oturtulması operasyonu nokta konulma aşamasına getirilmiştir artık.

1920’lerde Lozan’la durdurulan saldırıların 1940’lardan itibaren Marshall Yardımı, IMF ve Dünya Bankası, Soğuk Savaş, Hür Dünya, Yeşil Kuşak, Ilımlı İslam politikalarıyla beslenen emperyalist işbirlikçisi yapılanmaları güçlendirmesiyle birlikte geldiğimiz 2000’li yıllar; artık Yeni Dünya Düzeni, Küreselleşme ve ardından piyasaya sürülen Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile doruğa çıkmış olan emperyalist politikaların kendi açısından son noktanın konulacağı yıllar olarak belirlenmiştir.

Her ne kadar:

- Yaratılan “Metal Fırtına”larla psikolojik savaşın yöntemleri uygulanarak hemen teslim olmamız yolunda ürperten adımlar atılsa da; en büyük aydın, en büyük gazeteci, en büyük bilim adamı ilan edilenlerin kendi ülkelerine düşmanlığı artık iyiniyet sınırını çoktan aşmış olsa da;

- AB yanlısı ve özgürlükçü görünülerek çıkarılan yasalarla her türlü zenginliğimizi ve yaratımımızı emperyalizme peşkeş çekmenin boyutları vatan satma derecesine yükselse de;

- Yargıya çöreklenmede önemli adımlar atılmış olsa da;

- Diplomatik nezaket kuralları hiçe sayılarak politikamızı belirleme küstahlıkları büyük kesimce hoş karşılansa da;

- İşbirlikçiliğinde sınır tanımayan medyanın bile yabancı sermayeye peşkeş çekilmesi karara bağlanmış olsa da;

- Medyanın programları aracılığıyla korkunç bir değer yitimine sürüklenmiş olsak da;

- Ülkemizdeki yaşam biçimine ve değerlerine düşman olanlar, düşüncemizin temelini oluşturan dilimizin çürütülmesinde çok önemli kazanımlar sağlamışlarsa da;

- Cumhuriyet’in tüm temel ilkelerinin adım adım ve artık sinsi olmaktan çıkarak açık açık tersine çevrildiği koşullarda, Cumhuriyet’i ve ilkelerini korumak durumunda olan tüm kurumların ellerinin kollarının bağlanması için her şey yapılmış olsa da;

- AB dayatmalarının Kıbrıs gibi yaşamsal konular başta olmak üzere ulusal onurumuzu yaralayıp tüm savunma refleksimizi etkisiz kılma yolunda önemli başarılar kazansa da;

- Kendilerini sol ve sağ olarak tanımlayanların yurtseverlik ve ulusal değerleri koruma yolunda iyi sınav vermediklerini yaşasak da;

- Yükselen Ulusal sol birikimin temel politikalarını belirleyip bütünleşme ve doğru örgütlülük, doğru önderlik yapma konusunda üzerlerine düşeni yapmadıkları, yapmadıkları bilinse de...

Geleneğimizin, birikimimizin, değerlerimizin son provaya geçit vermeyecek; son provayı yırtıp atacak bilinçle dolu olduğunu unutmamak zorundayız.