Başyazı Gökçe Fırat

Ortadoğu'da Türk Ufku

Ortadoğu’da
Türk Ufku

Oysa Öcalan’ın Türkiye’ye getirtilmesi, gerçek anlamıyla, ABD’nin Büyük Ortadoğu Operasyonu’nun ilk halkasıdır. Türkiye’nin sınırdışı operasyonları ABD’yi ürkütüyordu. Silahlı müdahaleye bu kadar alışmış, hele hele bunu tüm dünyaya da benimsetmiş bir Türkiye ilerde sınırı aşabilirdi. Buna bir de komuta kademesindeki ABD’den uzaklaşma eğilimi eklenince risk
büyüktü. ABD açısından alışveriş çok kârlıdır. Türkiye’nin sınırötesi harekat meşruiyetinin elinden alınması ile birlikte ABD Ortadoğu’da Kürt kartını açacak aşamaya gelmiştir.

Kaldı ki Irak’ta söz sahibi olma iddiaları oldukça komik kaçmaktadır. Buğün gerek ABD tarafı, gerek Türk tarafı Türkiye ABD ilişkilerini bir müttefiklik değil, üstü örtülü düşmanlık olarak nitelemektedir. Yani derinde bir çıkar çatışması vardır ama şimdilik bu çatışma göstermelik bir dostlukla örtülmektedir. İşte bizim yetkililerimiz böyle üstü örtülü bir düşmanla Türkiye’yi Irak’ta başbaşa bırakacaktı. Bu, düşmanla yatağa girmeye benzer. İstediğiniz kadar söz sahibi olun, o yatakta size düşen rol ortadadır!

İstikrarsız bölge yaratma ABD’nin Ortadoğu’da en etkili savaş ve işgal yöntemidir. İlk Körfez Savaşı’nda herkes ABD’nin neden durduğuna şaşırmıştı. Oysa ABD o gün durmasa topyekün ve büyük bir savaş
sonucunda, kazansa dahi “bütün bir Irak” kalacaktı. Oysa ABD için kısmi bir kazanç görülen ilk savaşın meyvesini bugün toplamaktadır. O istikrarsız bölge bugün Kürdistan olmuştur. İstikrarsız bölge stratejisi bir bakıma, gerilla savaşının “kurtarılmış bölge” stratejisidir. Ancak kurtarılmış bölge saldırıya açık bir alanken, istikrarsız bölge, çatışma alanı olduğu için
çevrelenememektedir.


TÜRKSOLU gazetesiyle ilgili görüşlerinizi yazabilirsiniz:



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:

İsim: 
 telefon numarası: ( 0 )
 e-posta:    

e-posta listemize kaydolun:

İleri Dergisi

Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu

BU SAYIDA  22.02.2005 / Sayı:76
Yön Kuzey Fırat
Üçüncü Dünya devrimciliği: UlusalSolculuk
Türk Devrimi’nin programı, Küba’nın da programıdır, Mısır Devrimi’nin de, Afrika Devrimleri’nin de ve bu program Atatürk’ün ortaya koyduğu programdır. Bu devrimlerin hepsi milliyetçidir, hepsi devletçidir, halkçıdır, laiktir... Devrimden sonra izlenen yol bu programa uygundur. Bu program ne Marksizme uyar ne de Leninizme. Çünkü bu fikirlerin ortaya çıktığı coğrafya farklıdır. Avrupa’nın hakim düşüncesinin dışındadır. Avrupa’dan kopulduğu için bu fikirlere ulaşılmıştır. Kadrocuları yetiştiren Galiyef’in, döneminin dışında, hakim olan sosyalizm ve sosyalizm mücadelesinden farklı şeyler önermesinin nedeni budur. Kendisini Avrupa ipoteğinden kurtarmıştır.
Türkiye Özgür Erdem

Laikliği kim, kimden koruyacak?
Sanki Türkiye’de şeriatçı parti yokmuş, sanki tarikatlar kalmamış,sanki iktidardaki parti dahil pek çok parti din istismarı yapmıyormuş gibi, laikliğe yönelik tehditlerin ortadan kalktığını düşünmekgerçeklerle uyuşmuyor. Tersine, Türkiye’de laiklik AKP iktidarıyla birlikte daha fazla tehdit altında. Bu nedenle, Yargı da bu konudaki uyanıklığını arttırarak devam ettirmeli.

Tarih Ali Özsoy

Şeriatçıların ve ülkücülerin Amerikancı tarihinden bir sayfa
Şimdilerde ABD ve AB’ye karşı esip kükreyen Ülkü Ocakları için Atatürk’ün Nutuk’u hâlen kaynak kitap olamamıştır. Ancak Tevetoğlu’nun tüm kitaplarını kaynak kitaplar listesinde bulabilirsiniz. Necip Fazıl’dan, Türkeş’e, Said-i Nursi’den Erbakan’a tüm isimleri birleştiren, ortak bir paydadır ABD muhipliği. Bunun adına da “milliyetçilik-muhafazakarlık” koyarlar.

Yekta Güngör Özden Yekta Güngör Özden

Nereye gidiyoruz?
AİHM kararlarının dayandığı Anayasa Mahkemesi kararları, Danıştay kararı, Avrupa ülkelerinin çıkardığı yasalar, ödünsüz uygulamaları ortadayken sıkmabaşta ısrar etmek amaçbozukluğunun kanıtıdır.

Türkiye Cihan Dura

17 Aralık 2004: AB, Türkiye'yi nereye götürüyor?
AB’nin çıkarılmasını istediği yasalar nelerdir? Açıkça belirtilmemiş. Söz konusu yasalar yoluyla, Türkiye’den şunları gerçekleştirmesi istenmiş olabilir:
* Lozan’da azınlık olarak tanınmayan bazı dinî ve etnik toplulukların, azınlık statüsüne alınması,
* A. Öcalan’ın yeniden yargılanmasının sağlanması.

Dünya Yıldız Sertel

Dünyanın en büyük silahlı gücü
gerçekten Amerika mı?
Bir taraftan, “Ilımlı İslam” adı altında Türkiye’nin bu politikaya alet edilmesi isteniyor; bir yandan da, “İslami terör” adı altında İslam dünyasına bayrak açılıyor. Direnişle karşılaştığı takdirde, silahlı saldırıya geçecektir. Bu pahalı saldırıya, onun için gerek görüyor. Böyle bir saldırı, sadece ABD’ye mali ve ekonomik açıdan yıkım getirmekle kalmayacak, can kaybı ve barbarlık açısından insanlığa da çok pahalıya mal olacak. Şimdiye kadarki saldırılara ve Hitler örneğine bakılırsa, başarılı olacağı da çok şüpheli.

Türkiye Özgür Doğan Yaşar

Baykal kurultayı,
Irak seçimi ve 12 Eylül
Baykal ve ekibinin işgalindeki CHP’nin, 13’üncü olağanüstükongresi 29-30 Ocak 2005 Cumartesi/Pazar
günlerinde yapılmıştır. Irak seçimleri de 30 Ocak 2005 Pazar günü yapılmıştır. İkisinde de kavga çıkmıştır. Olağanüstü kongrede, Irak’taki gibi ölümlü olaylar yaşanmamıştır ama yaralanmalar olmuştur. İkisi de emperyalistlerin gölgesinde geçmiştir.

Türkiye Hüseyin Adıgüzel

Kimse söylemiyor bari ben söyleyeyim
Birkaç yıldır Avrupa’da ve diğer bazı ülkelerde Türkiye aleyhine konuşmak, Türkiye’yi eleştirmek, adeta bir moda haline geldi. Biz, bunun sebeplerini iyi biliyoruz. Unutulmaya yüz tutan Sebatayist Orhan Pamuk efendi de, bu modaya dahil olarak bir gündem yaratmak ve yeniden konuşulur hale gelmek için, bu zırvaları saçmalayıverdi. Ama bazılarını memnun etmeye çalışırken,milyonlarca Türk’ü üzeceğini aklına bile getirmedi.

Dünya Tamer Abuşoğlu
Okyanus ötesinden gelen kara büyü: Rice
Öner Yağcı Öner Yağcı

Kızmayalım anlayalım

Karikatür Karikatür

 

Atatürk Deniz Che