Başyazı Gökçe Fırat
Amerikancılar ve Amerikan karşıtları!

Sağlı sollu siyasetteki bu Amerikancılık ve Amerikan karşıtlığı ayrımı son derece yapaydır. Karşıtlığın temeli, iktidardan uzak olmaktadır. İktidardan uzaklaşan Amerikan karşıtı olur, bu karşıtlığa oynayarak güçlenmeye çalışır, iktidara geldiği anda da Amerikancı oluverir. Sağlı sollu siyasetin zemini, iktidar olmak olduğu için, devrim yapmak olmadığı için işin doğası da budur. Oysa ki Türkiye’de tek Amerikan karşıtı hareket Atatürkçülüktür. Ancak ne hikmetse Amerikan karşıtlığına soyunan tüm siyasetçiler Atatürk’ü kullanmaya çalışır.


TÜRKSOLU gazetesiyle ilgili görüşlerinizi yazabilirsiniz:



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:

İsim: 
 telefon numarası: ( 0 )
 e-posta:    

e-posta listemize kaydolun:
BU SAYIDA  24.01.2005 / Sayı:74
Kapak Bedri Baykam

Baykal, Sarıgül ve Livaneli’de CHP kültürü yok

Kapak Tamer Abuşoğlu

CHP’deki CIA operasyonu

Yön Kuzey Fırat

Yalçın Küçük ve Doğu Perinçek’in
misyonu ne?
Yıllarca Apo’ya “Sayın Başkanım” diye hitap eden, Apo’nun Suriye’den kaçmasını sağlamakla övünen, bir dönem PKK’nın teorisyenliğini üstlenen Yalçın Küçük ile Apo’yla defalarca yüzyüze görüşen ve PKK’ya bir dönem adeta yasal platform sağlayan Doğu Perinçek Kuvayı Milliye karşıtlığında tekrar bir araya geldiler. Şemdin Sakık’ın da dediği gibi geçmişte PKK’yı meşrulaştırma misyonu taşıyan Küçük-Perinçek ikilisinin yeni misyonu ipe sapa gelmez teorilerle Kuvayı Milliye mücadelesini bulandırmak. Küçük’ün Sabetaycılık, Perinçek’in Avrasyacılık teorilerinin kökeni işte burada yatıyor.

Türkiye Özgür Billur

İÜ’de Atatürkçüler değil,
Alemdaroğlu kaybetti

Alemdaroğlu yandaşlarınınpropagandasına göre
üniversitede sadece Serter’e oy veren 334 öğretim üyesi Atatürkçü, gerisi şeriatçı. Buna kargalar bile güler.
İÜ rektörlük seçimlerindeki bu görüntünün sebebi,
Alemdaroğlu döneminin iddia edildiğinin tersine Atatürkçülüğün kalesi değil, istismarı dönemi olmasıdır.

Türkiye İnan Kahramanoğlu
Türkiye yeniden ABD-İsrail eksenine
çekilebilir mi?
Türk-Amerikan savaşı artık bir senaryo değil acilen değerlendirilmesi ve hazırlık yapılması gereken bir gerçekliktir. Tabii ABD ile savaşmamak gibi bir seçeneği de vardır Türkiye’nin. O takdirde Kuzey Irak’taki Kürt devleti de tanınacaktır, PKK’nın Güneydoğu üzerindeki emelleri de süreç içinde kabul edilecektir. Bu nokta Türkiye’nin ulusal güvenliğinin yok edildiği ve toprak bütünlüğünün ortadan kalktığı nokta olacaktır.
Dünya Özgür Erdem
Avrasyacılığın kaçınılmaz sonucu: Annancılık
Şimdi Avrasyacılığı Atlantik karşıtı bir ittifak olarak sunanlara soruyoruz:
- Temel ABD-AB karşıtı cephe olarak önerdiğiniz Şanghay Ekonomik İşbirliği Örgütü’ne katılmak için başvuran neden “Atlantikçi” Tayyip oldu?
- Ortadoğu’daki en büyük Atlantikçi güç İsrail ile Rusya’nın ilişkileri neden gelişiyor?
- Rusya’nın Türkiye üzerindeki baskıları neden ABD’ninkilerle ortak hedef ve temellere sahip?
- Türkiye tarihinde Rusya’yla en yakın ilişkiyi neden gelmiş geçmiş en Amerikancı Başbakan Tayyip kuruyor?
- Putin gerçekten ABD karşıtıysa, neden ABD’de Bush’u, Türkiye’de de Amerikancı Tayyip’i destekliyor?
Yekta Güngör Özden Yekta Güngör Özden
Hababam siyaset
Öner Yağcı Öner Yağcı
Demirtaş Ceyhun ve
“Edebiyatımı Geri İstiyorum”
Türkiye Hüseyin Adıgüzel
Misyonerlik çalışmaları
Türkiye İsmail Akyürek
İmamlıktan devlet başkanlığına
Türkiye Talat Turhan
CIA’nın CHP’yi tasfiye planı
Türkiye Özgür Doğan Yaşar
Yalçın Küçük’ün Musul çarpıtması
Türkiye Nedret Ebcim
Milli Mücadele’de Fenerbahçe
Karikatür Karikatür

İleri Dergisi

Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu

Atatürk Deniz Che







Kapak Kaya Ataberk

Yok mu Altı Ok’u savunacak?

Yok mu Altı Ok’u savunacak?

CHP’de Atatürkçülüğün hakim olması, Altı Okun program olarak savunulması 29 Ocak Kurultayı öncesinde yeniden acil bir şekilde gündemdedir. CHP’nin içerisindeki Atatürkçü, Kuvayı Milliyeci
kesimler bir araya gelmeli ve ABD operasyonuna karşı durmalıdır.

Baykal, İl Başkanlarıyla yaptığı toplantıda CHP’nin bir çok kez ihanete uğradığını ancak tüm ihanetlerin aşıldığını söylüyordu. Biz de buradan gerçek ihanete işaret etmek istiyoruz: Baykal’ın da en önemli aktörlerinden biri olduğu Kemalizm’e ihanet sürecine. Gerçekten aşılması gereken bir ihanet varsa o da budur.