Arama: 
24.01.2005/Sayı:74
Anasayfa
Kapak
Başyazı
Yön
Türkiye
Yekta Güngör Özden
Öner Yağcı
Dünya
Karikatür

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye
 
Atatürk Deniz Che
Kapak Tamer Abuşoğlu

CHP’deki CIA operasyonu

Türk siyasetinde sivrilmenin yolu, doğadan gelme inancınız, parmak ısırtacak öngörünüz ve imrendiren birikiminizle değil, yaslanmacı ve birilerinden medet umarak yaptığınız oryantallerle mümkündür.

Hele hele ülkenin kaderinde mutlak karar merci olmuş durumdaysanız, bu durum biraz daha enternasyonal bir çaba gerektirebilir.

Türkiye’de bulunan işbirlikçiler vasıtasıyla spekülatörler size ait dosyalar tutarlar, onlar da potansiyel bir yatırım aracı havası yaratmışsanız, kazanacak at kabilinden size oynayabilirler.

Kimdir bunlar? “Sizin en iyi ihraç ürününüz askeriniz” diyebilen George Soros ve diğerleri.

Bunlar Beyaz Saray, Pentagon, Merkezi İstihbarat Örgütü üçgeninde Amerikan siyasetiyle birlikte dünya siyasetine de yön vermek isteyen yarıtanrı durumundaki günümüz patronlarıdır.

Önce Stratejik Etüdler Merkezi’ne gidecekseniz, orada gerekli izahatı aldıktan sonra rolünüze uygun yeni kimliğiniz için CIA’nın Ortadoğu masasına uğrayacaksınız.

Açılıp kapanan kapılar çoğaldıkça, size aşina tipler çoğalacaktır, muntazam Türkçe bilen gizli servis uzmanlarından, bir tercüman gerektirecek yeni tiplere kadar bu insan trafiğinden “olur” aldıktan sonra yeşil yeşil akan bir dolar musluğu size doğru kayacaktır.

Artık siz o Anadolu’daki o garip ve çilekeş Türk’ün değil Washington DC’deki yabancı lobilerin ve armatörlerin bir memurusunuz.

Bütün öyküler üç aşağı beş yukarı böyle başlar. Tıpkı Bülent Ecevit’in “ilk hatam” dediği Kemal Derviş vakası gibi.

Türk’ten gayrı herkese benzeyen Mr. Derwish ekonominin tek ve mutlak hakimi olarak IMF’nin emriyle geldiği Türkiye’de siyasal bozgunculuğun prensi oldu.

İsminden başka bize benzeyen hiç bir tarafı kalmayan Derviş ve onun Amerikalı ekibi önce DSP’yi ikiye böldü. Bölünen bir diğer parçayı doğal seyrine bıraktıktan sonra diğer parçayı da moleküllerine ayırmayı başardı. Bu başarı dolu operasyonla ulusal sol hareketi Türkiye gündeminden uzaklaştırmayı amaçlayan Amerikan siyaseti artık çetin yolları aşarak düz ve açık alanda paslaşabilecekti.

Kendinden menkul bu siyasal şahsiyet ne garip bir hikmettir ki, Baykal tarafından CHP’ye davet edilmiştir. DSP’de yaşananlar CHP’ye gerekli mesajı taşımamış ya da farklı hesaplarla Derviş’in isminden istifade edilmeye çalışılmıştır.

Ancak Derviş’in enternasyonal tecrübeye sahip bir hesap adamı olduğu gerçeği göz ardı edilmiştir.

AKP iktidarının alternatifi konumundaki CHP’yi bitirme ve Mustafa Kemalci rejimin izlerini silme operasyonunun, Truva atının karnında gizlediği Kemal Derviş’e ise en büyük ilgiyi Celal Doğan’ın göstermesi manidardır.

Mustafa Sarıgül’ü Direklerarası’ndaki “hayali küçük Ali” gibi perde gerisinden idare edenler, Baykal’a karşı gibi görünen aslında Amerikancı bir değişimin müdavimleridir.

İktidar partisi AKP bile CHP’deki bu operasyonda taraftır ve müdahildir.

Başbakan Erdoğan’ın Mustafa Sarıgül’le kapalı kapılar ardında yaptığı görüşme bu zamana kadar gizli kalmış, ancak Başbakan tarafından şimdilerde kamuoyuna açıklanmıştır.

AKP’li Grup Başkan Vekilinin, Sarıgül’ü Şişli’deki başarısıyla afişe eden konuşması siyasal cenahları farklı, fakat kafa yapıları bir olan bu organizasyonun Türkiye ayağı ile ilgili derin mesajlar içeriyor.

İstikbalde siyasal tarihe geçecek olan bu son CHP kurultayındaki asıl amaç Baykal değil, Amerika’nın bölgedeki hakimiyeti adına ulusal unsurlarla olan hesaplaşmasıdır.

Bu CIA menşeli darbe girişimine karşı bütün CHP’liler uyanık ve zinde olmalıdır.

Zira bu kurultay sonun başlangıcı veya yeniden dirilişin miladı olabilir.