| BU
SAYIDA 01.11.2004 / Sayı:68 |
 |
Özgür Billur |
|
Üniversitede yeni dönem nasıl olmalı?
Artık Alemdaroğlu ve ekibinin gerçeği görmesi gerekiyor:
Onların devri bitti. İyice tecrit olan bir kadro var karşımızda ve artık
geri dönmeleri gibi bir ihtimal yok. Alemdaroğlu’nun destekleyeceği
rektör adayının alacağı oyu hepimiz göreceğiz. Peki yeni dönem nasıl
bir dönem olacak? İstanbul Üniversitesi’nin 1933’ten bu yana taşıdığı
tarihsel misyon devam edecek mi? Bu tarihsel misyon, Cumhuriyet’in ve
Atatürk Devrimlerinin bekçisi ve savunucusu olmaktır. Üniversite taşıdığı
birikimle her zaman Kemalist Cumhuriyete yönelik hareketlerinin karşısında
olmuştur.
|
 |
Yekta Güngör Özden |
Atatürk ve Cumhuriyet
Kötülükler giderek büyümüş, cumhuriyetin erdem
olduğunu kavrayacak olgunluğa erişemeyenlerle birleşen karşıtları Türk
Devrimi’yle kaynağı Atatürk ilkelerini kötüleyerek, takiyyelerle, yükümlülüklerini
yerine getiremeyen beceriksiz, sözde devletadamlarının aymazlıklarıyla
yönetimi elegeçirmişlerdir. Varlıklarını sürdürüp amaçlarına ulaşmak için
de Ulusal Kurtuluş Savaşı yenilgisiyle Lozan’ın yitiklerini unutamayan
batılıların elverişli aracı olarak onların buyruklarını yerine getirmeyi
görev bilmişlerdir. Batılıların korumasına girerek hem onların dediklerini,
hem kendi özlemlerini gerçekleştirmeye koyulmuşlardır. Bu olumsuzlukları
tepkisizlik, suskunluk ve donuklukla izleyenler de destekçi durumuna düşmüşlerdir. |
 |
Özgür Erdem |
Baskın Oran’ın yetiştiği
“Aydınlık okul”!
Son günlerde Türkiye’nin tartıştığı Azınlık
Raporu’nu hazırlayan Baskın Oran bu fikirlerini yıllardır Perinçek’in
dergilerinde yazıyordu. Zaten Türkiye’de bir üst kimlik olarak Türkiyelilik
kavramını ortaya atan ve Türkiye’de Türk ve Kürt olmak üzere iki millet
yaşadığı tezini savunan da aynı Perinçek. Bugün Apo’nun bile savunduğu
Türkiyelilik kavramı işte bu Aydınlık okul’un Türkiye’ye soktuğu bir kavram.
|
 |
İnan Kahramanoğlu |
Kürt istilacılığının
yeni hedefi Meclis
Türkiye bugüne kadar demokratikleşme, sivilleşme vb tartışmalarla uyutulmuş
ve ulusal güvenliği yok edilme noktasına gelmiştir. Bu andan itibaren
söylenecek her söz boşa gidecektir. Sözün bittiği yerde artık silahlar
konuşmalıdır. Herkese anladığı dilden gereken cevap verilmelidir. |
 |
Bedri Baykam |
| Avrupalı Yeşillere açık
mektup |
 |
Öner Yağcı |
Cumhuriyet'imizin 81. Yılında:
Her Şey Normal Seyrinde |
 |
|
Piri Reis’in Amerika
Haritası ve
Kristof Kolomb’un AB Kriterleri
Kristof Kolomb yola çıkarken şöyle bir belge
vardı elinde: “Bu gemide yola çıkanlar geri döndüklerinde hiçbir suçtan
dolayı hiçbir mahkemede yargılanmayacaktır.” Belgenin altında o dönem
Avrupa’daki kralların hepsinin imzası vardı. Evet. Daha o dönem Avrupa
Birliği kurulmuştu. Ve bu belge dünyanın en büyük çetesinin o dönem kurulduğunu
göstermektedir. Vuracaklar, yağmalayacaklar ama hiçbir suçtan dolayı da
yargılanmayacaklar. |
 |
Cihan Dura |
Neoliberalizm'in yalanları
Aydınlarımızın kronik “Batı hayranlığı” sayesinde Türkiye’ye yutturulan
bir yalan da Neoliberalizmdir. Joseph Stiglitz son kitabı “90’ların Yükselişi”nde,
Amerika’dan uygulanan “serbest piyasa ekonomisi”nin birtakım söylencelere
dayandığını ileri sürerek Neoliberalizmi eleştiri bombardımanına tutuyor. |
 |
Göktuğ Direk |
Türkiye’de gelişmelerin
yönü ve
doğru mevzilenme |
 |
Yusuf Yavuz |
| Sevgili inekler, Muhterem
öküzler! |
 |
|
| AİHM’den Talat Turhan lehine
karar |
 |
Ertuğrul Kazancı |
| “Avrupa Birliği” gerçeği |
 |
Erdem Daşçı |
| Sabrımız taşmıştır!!! |
 |
Karikatür |



|