|
Diğer Dünya yazıları:
Kuzey Fırat -
Büyük İsrail’den Büyük Kürdistan’a
|
Y:İsminizi söyler misiniz?
Saddam: Hüseyin el-Mecit. Irak Devlet Başkanı.
Y: Doğum tarihiniz?
Saddam: 1947
Y: Mesleğiniz? Irak Cumhuriyeti’nin eski devlet başkanı
mı?
Saddam: Ben hâlâ Irak Cumhuriyeti Devlet Başkanı’yım ve
Silahlı Kuvvetler’in Başkomutanıyım. Bu hâlâ benim resmi sıfatım
ve görevimdir. Ben hâlâ Irak’ın Başkanıyım ve Genel Komutanıyım.
Beni bu şekilde töhmet altında bırakmaya çalışmanız uygun oluyor
mu? Bu işleminiz Anayasa’ya ve kanunlara muhaliftir.
Y: İkametgâhınız?
Saddam: Her Iraklının evi ikâmetgahımdır.
Y: Annenizin adı?
Saddam: Sobha. Siz de kendinizi tanıtmak zorundasınız.
Y: Irak Merkezi Mahkemesi Başyargıcıyım.
Saddam: Öyle mi Mahkeme hangi yasayla kuruldu?
Y: Koalisyon güçlerinin aldığı kararla. |
Saddam: O halde işgalcileri temsil eden bir
Iraklısınız?
Y: Ben, Irak’ı temsil eden bir Iraklıyım.
Saddam: Şimdi anlaştık. O halde her Iraklının Irak yasalarına
uyması gerektiğini teyit ediyorsunuz. Bu yasanın halkın iradesini
yansıtması gerekmiyor mu?
Y: Kesinlikle öyle.
Saddam: O halde işgal güçlerinin aldığı karara uyarak çalışmamalısınız?
Y: Ben eski rejimde bir yargıçtım.
Saddam: İzin verin. İşi zorlaştırmak istemiyorum. Siz yargıçsınız.
Ve yargıçlar hukukun üstünlüğüne değer verir. Adalet görecelidir.
Bizim için Kuran ve şeriata dayanır. Ben Saddam Hüseyin için konuşmuyorum.
Ancak Saddam Hüseyin’i seçen Irak halkının iradesine saygı duyulması
gerektiğini söylüyorum.
Y: Buraya hakkınızdaki suçlamaları öğrenmek üzere getirildiniz...
Saddam: Burada sanık kim? Bir sanık mahkeme öncesi suçlamalardan
haberdar olmalı.
Y: Zaten soracağım. Devlet başkanlığı bir görevdir. Ama devlet
başkanı da vatandaştır. Ve yasaları ihlal ederse, yargı önüne getirilir.
Hakkınızdaki suçlamalar: Halepçe’de kimyasal silah kullanarak kasten
adam öldürmek. 1983’te çok sayıda Iraklıyı kasten öldürmek. Siyasi
parti liderlerini mahkeme etmeden kasten öldürmek. Birçok din adamını
kasten öldürmek. İran’la savaş ve Enfal’da suçsuz insanları kasten
öldürmek. Kuveyt işgaline önderlik etmek.
Saddam: Avukatlarım gelmeden bu suçlamalarınızla ilgili imza
atmayacağım. Sen 7. suçlamada Kuveyt’e girmekle beni suçluyorsun.
Oraya girmek için ben emir verdim. Çünkü bu köpekler, Irak kadınlarını
10 dinarlık fahişelere çevirmeyi amaçlıyorlardı. Kuveytliler, ABD
ile işbirliği yapan köpeklerdir. Sen şimdi beni nasıl bu konuda suçlayabiliyorsun?
Ülken işgal altındayken sen nasıl beni yargılıyorsun? Hangi yasalara
göre? Bu mahkeme, Bush’un seçimleri kazanması için bir tiyatro. Asıl
suçlu Bush. Bu bir işgal olmasa bile, yargı Saddamı Irak’ı koruduğu
için mi yargılayacak?
Y: Mahkemeye saygısızlığa izin veremem.
Saddam: O zaman resmi bir makamda oturan kişiye anayasanın
verdiği haklar göz ardı edilebilir mi? Benim yaptığım yasaları bana
karşı kullanıyorsunuz.
Y: Halepçe katliamı için ne diyorsunuz?
Saddam: Evet. Bunları ben de gazetelerden okudum.
Y: Bu tutanakları imzalayın, bunlar kayıtlara geçecek. Bu suçlamalara
cevap ver.
Saddam: Avukatlarım olana kadar hiçbir şey imzalamam.
Y: Siz bilirsiniz. Ama...
Saddam: Niye endişeleniyorsun ki! Avukatlarımla geleceğim.
Neden senin iğrenç kararlar almak için yaptığın baskıya boyun eğip,
hata yapayım ki!
Y: O zaman gidebilirsin.
 |
Görevli: Sen şimdi bizim misafirimizsin.
Şimdi sana bir şeyler sormak istiyorum. Rahat ol. Kendini öyle
sıkıntıya sokma.
Apo: Ben ülkemi severim. Annem’de Türk’tü. Eğer bir hizmet
gerekirse yaparız. Onun dışında bana bir şey sormayın.
Görevli: Bizim sorduğumuz sorulara cevap vermiş olursan,
hizmet yapmış olursun.
Apo: Türkiye’ye dönünce hizmet edeceğim. Fırsat verirseniz
ederim.
Görevli: Bak şimdi kayıt yapıyoruz...
Apo: Kaydedin, yayınlayın. İşkence etseydiniz... İşkence
etmediniz. Ama ben gerçekten söylüyorum. Türkiye ve Türk halkını
seviyorum. Onlar için iyi hizmet edeceğime inanıyorum. Fırsat
verilirse yaparım.
Görevli: Fırsat veririz de istediklerin ne? Ne istiyorsun
mesela?
Apo: Kendinizi de o kadar yormayın. Böyle şeylere gerek
yok.
Görevli: Yok zaten bir emniyet tedbiri.
Apo: Bir fırsat verilirse, bir hizmet imkanım varsa ki
inanıyorum vardır, hizmet yapabilirim. |
|