| BU
SAYIDA 31.05.2004 / Sayı:57 |
 |
Gökçe Fırat |
Etnik sorun ulusal sorun
mu?
Modern anlamda millet, içinde farklı ‘ırksal’,
etnik, dilsel, dinsel kökenlerden halk topluluklarını barındıran ama tüm
bu farklılıkların yüzyıllar içinde, tek bir coğrafyada, birarada yaşayarak,
bir medeniyet yaratarak eritildiği, tek bir bütün yaratıldığı halk topluluğuna
verilen addır. Milliyetçilik ise bu milletin kendi kimliğini, benliğini,
geçmişini savunması ve geleceğe yönelik varolma arzusudur. Dolayısıyla
millet ve milliyetçiliği açıklarken, tarih, kültür, medeniyet gibi kavramlar
ön plandadır, ırk ve etnisite gibi kavramlar geridedir.Dahası, millet
ve milliyetçilik çok eskiden beri varolan kavramlar olmalarına karşın,
ırk ve etnisite, dolayısıyla ırkçılık ve etnikçilik, ancak iki yüz-üç
yüzyıllık kavramlardır. |
 |
Yekta Güngör Özden |
Onur savaşımı
Ayakta kalabilmek,tutunabilmek ve ülkenin
kaynaklarını kendi doğrultularında kurutmak için her yolu, herşeyi geçerli
sayan bu iktidar Irak, Filistin kıyımlarını, vahşet ve rezaletini kınamaktan-belki
de ABD korkusuyla kaçınmışlardır. Başbakan’ın kişisel tepkisiyle yetinmeyi
uygun bulmuşlar, TBMM’nin ağırlıklı görüşünü sağlayamamışlardır. |
 |
Şener Üşümezsoy |
1944 Kırım sürgünü ve
Kırım’daki devrimci gelenek
Kırım’dan tüm Tatarların sürülmesi Kırım’ın Kıbrıs gibi ekonomik ve politik
bir askeri üs özelliği taşımasındandır. Günümüzde de bu bölge geçmişte
Alman ve Rus emperyalizmi arasındaki makastayken bugün Ukraynalılar ile
Ruslar ve Almanlar arasında gene kurtlar sofrasındadır. |
 |
Bedri Baykam |
Ordu köşeyazarı değildir,
söylediklerinin arkasında durması gerekir
Türk Ordusu’na sesleniyorum. İmam Hatip konusunda çok sert bir mesaj verdiniz.
Fakat bu demecin arkasında durmak için ne yapacaksınız, gereğini nasıl
yapacaksınız, bunu ben vatandaş olarak merak ediyorum. Çünkü Ordu sadece
bir görüş bildiren köşe yazarı değildir. Ordu’yu o konuma düşüremezsiniz. |
 |
Reha Ören |
Çoban ateşleri...
Gayri bizim için zaman kalmadı. Böyle süklüm
püklüm yaşamak ‘ar’ değil mi yoksa size? Kocamış karılar gibi homurdanarak
sohbetlerde, konferanslarda laf ebeliği yaparak ömür tüketmektense Çanakkale’de,
Sakarya’da, bu vatanın her karış toprağında şehadet mertebesine ulaşmış,
şayak kalpaklı Mustafa Kemal Paşa’nın neferi bir Türk gibi, ölebilmenin
zamanı, şimdi değil de ya ne zamandır? |
 |
Mustafa İzberk |
| Kıbrıs hiç Yunan olmuş
mu “Acaba?” |
 |
Öner Yağcı |
| 27 Mayıs |
 |
Karikatür |
|
|