| BU SAYIDA 03.05.2004 / Sayı:55 | |
| Yekta Güngör Özden | |
| Hiç Asla unutulmamalıdır ki, rumlar birleşmeyi istemedikleri gibi Türklerin adada bulunmasına da katlanamamaktadır. Megali İdea’dan, Enosis’ten vazgeçmeleri olanaksızdır. Plan nasıl olursa olsun kabul edeceklerini açıklamış, sonuçta yalnız, elleri boş kalmıştır. Rumların bile istemediğine razı olarak ezilip büzülmüştür. AB’nin, ABD’nin çabaları barış için değil, yeni haçlı seferinin başarısı içindir. |
|
| Şener Üşümezsoy | |
| Kıbrıs hâlâ kurtlar sofrasında Kıbrıs’taki sonuç, bizim baştan beri savunduğumuz gibi Türkiye’nin hem AB’ye, hem ABD’ye, hem de Rusya’ya hayır diyebilecek bir politika izlemesi gerektiğini göstermektedir. Yoksa AB ve Rusya’ya karşı Amerika’yla veya Amerika’ya karşı AB ve Rusya’yla birlikte yürümek Türkiye’deki ulusalcılığın terkedilmesi anlamına gelecektir. |
|
| Mustafa Aykut Akşit | |
| Hayaller üzerine kurulu
Avrasyacılık Avrasya Bloku kurma hayallerine kafa yorarken Avrasyacılık stratejisinin bir ayağının da din olduğunu, Ortodoks kilisesinin belirleyici rol oynamakta bulunduğunu görmüyor olmala rı imkansızdır. Karşımızda, eti, kemiği ve dini inançları ile Rus Milliyetçiliği bulunmaktadır. |
|
| Özgür Erdem | |
| CTP’yi Rusya besledi,
büyüttü, bu günlere getirdi... CTP’nin Kıbrıs’taki referandumda aldığı işbirlikçi tavır, parti geleneğinin bir yansıması olarak görülmeli. CTP’nin emperyalizmle işbirliği M. Ali Talat’la başlamadı, yıllar öncesine dayanıyor. 1988 yılında, dönemin CTP Genel Başkanı Özker Özgür, Sovyetler Birliği ile gayriresmi bağlar kurmuş. SBKP’den açıkça yardım dileyen Özgür, Rum Komünist Partisi AKEL’den referans almayı da ihmal etmemiş. SBKP (Sovyetler Birliği Komünist Partisi) tarafından “yoldaş” olarak tanımlanan Özgür, yardım almaya muvaffak olabilmiş. Anlaşılan Rusya’yı memnun edecek hizmetleri dokunmuş... |
|
| İÜ Rektörlüğü Rus faşisti
Dugin’i ağırladı Rus faşisti ve Avrasyacılığın ideologlarından Aleksandr Dugin, İstanbul Üniveristesi’nin konuğu olarak geldiği İstanbul’da Doğu Perinçek ile birlikte çeşitli konferanslara konuşmacı olarak katıldı. Bu iki marjinal siyasetçi, bir başka marjinal Rektör Alemdaroğlu’nun düzenlediği etkinlikte İstanbul Üniversitesi’nde tekrar bir araya geldiler. |
|
| Cemil Denk | |
| Türk Ordusu ve milli
egemenlik Ulusal Egemenlik denince çoğumuzun aklına 23 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı gelir. Oysa büyük Atatürk, “Ulusal Egemenlik” kavramını daha gençlik yıllarında yaşamına sokmuş ve onu daima aramış bir insandır. |
|
| Öner Yağcı | |
| Ne olacak? | |
| Cihan Dura | |
| Batının “iki yüzlülüğü”
üzerine yeni kanıtlar Yabancıların öğütlerine uyularak, bir vatanın, bir ulusun bağımsızlığı kurtarılamaz. Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir. Devletin ve ulusun böyle bir sona doğru yürümesine, “her şey bir yana, demokrasi bir yana” diyerek izin verilemez. Öyleyse, bu vatanı seviyorsanız, yalnız laiklik için değil, ekonomi için de taraf olun. |
|
| Turhan Feyizoğlu | |
| “Kendimi Türkiye’nin
bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum” Deniz Gezmiş (Yargılandığı mahkeme-20 Temmuz 1971): “Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum. Bağımsızlık düşüncesini mezara kadar götüreceğim.” |
|
| Deniz Gezmiş | |
| Deniz
Gezmiş’ten babasına: “Sana müteşekkirim çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni” |
|
| Karikatür | |