| Öner Yağcı |
|
7 Kasım 1980; Türkiye’nin karartılmasında önemli bir adım olan 12 Eylül döneminin başlarıydı. ABD yöneticilerinin “bizim çocuklar” dediği Kenan Evren cuntası, Mamak’ta İlhan Erdost cinayetine de imzasını atmıştı. Muzaffer Erdost, o döneme kadar olduğu gibi, o dönemden sonra da bir yandan Türkiye’nin karartılmasına karşı savaşımını yurtsever ve devrimci bir aydın olarak sürdürürken bir yandan da adına kattığı adıyla kardeşi İlhan’ı yaşatmaya devam etti. O, Muzaffer İlhan Erdost olarak 12 Eylül dönemi sırasında ve sonrasında (“Türkiye Sosyalizmi” ve Sosyalizm, Türkiye Üzerine Notlar adlı iki özgün çalışmasına kattığı ve hepsi de Onur Yayınları’nca yayımlanan) Bilim ile Yazın Arasında, Üç Şair: Nâzım Hikmet-Cemal Süreya-Ahmed Arif, İkinci Yeni Yazıları, Ey Karanlık Mavi Güneş, Havada Kalan Güvercin, Onu Anlat İşte, Adam İçin Türevler, Bir Fotoğrafta Altyazı gibi edebiyat yapıtlarının yanında; İlhan İlhan, Kapitalizm ve Tarım, Osmanlı İmparatorluğu’nda Mülkiyet İlişkileri, Şemdinli Röportajı, Demokrasi ve “Demokrasi”, Ulus-Uluslaşma-Demokratikleşme, Kanı Kanla Yıkamak, Faşizm ve Türkiye adlı kitaplarıyla ve birçok dergide yazdığı yazılarla aydınlığımıza aydınlıklar katmayı sürdürdü. Erdost’un son yıllarda ülkemize dayatılan yapılanmalarla ilgili örnek tavrı ve asıl hedefin, asıl düşmanın tanınması yolundaki çabası, bir yandan ABD ve AB tarafından kıskaca alınan, bir yandan da işbirlikçi iktidarların adımlarıyla karartılmaya çalışılan ülkemizin sorumluluk duyan insanlarının umutlarını çoğaltan bellek tazelemesi ve bilinç birikimidir. Onun, her birimizin başucu kitapları olması gereken, ulusalcı ve devrimci insanları uyarma görevini ve sorumluluğunu yerine getiren özgün çalışmaları adlarından da anlaşılacağı gibi yaşamı, insanı, bağımsızlığı, laik Cumhuriyeti savunan; bu değerlerin önemini vurgulayan ve sahiplenmemizin zorunluluğunu anımsatan, yapıtlardır: Türkiye’nin Yeni Sevr’e Zorlanması Odağında Üç Sivas, Küreselleşme ve Osmanlı “Millet” Modeli Makasında Türkiye, Yeni Dünya Düzenine Zorlanması Odağında Türkiye, Pandora’nın Bir Başka “Kutu”su. 2 Temmuz 1993 Sivas katliamının ardındaki gerçekleri araştıran, küreselleşme yani emperyalizmin teorisyenlerinin ulus devlet yapımızı ortadan kaldırma girişimlerini kendi ağızlarından sözlerle sergileyip inceleyen, eleştiren ve onlara tavır koyan, ABD ve AB emperyalistlerinin Türkiye’ye yönelik planlarını açığa çıkarıp irdeleyen bu kitaplarında bağımsızlık ve yurt sevgisini elden bırakmadan insanın özgürleşmesini savunuyor Erdost. Emperyalist saldırının kökenlerini ve ülkemiz üzerindeki oyunlarını, tezgâhlarını dünden bugüne getirerek bilince çıkarırken; bilgiyi ve belgeyi yoğuruyor, yaşamı anlamanın ve değiştirmenin bir silahı haline kılmayı çok iyi biliyor. Onun yapıtlarında, tarih bilincinin yönlendirdiği berraklıkla emperyalist politikaların açığa çıktığını görüyoruz. Emperyalistlerle işbirliği yapanları sergilerken ne yaptığını bilen ve yaptığı işin ciddiyetiyle titizliğini bütünleştiren Erdost’un özgün ve somut çözümlemeleri ve saptamaları bilinç dağarcığımızı zenginleştiriyor. Bu zenginleşme, Türkiye’nin Kararan Fotoğrafları ile yeni bir ufuk açıyor önümüze. Bu yeni yapıtında Erdost; Uğur Mumcu’nun ve İlhan Erdost’un öldürülmesinden anadil ve eğitim dili sorununa, Deniz Gezmiş’lerin avukatı Halit Çelenk’ten ABD’nin Irak’a saldırısıyla ilgili bizim “tezkere” olayımıza ve savaş konusuna, ABD’nin Ortadoğu’daki oyunlarından “Çekiç Güç”ün yediği nanelere, Sevr dayatmasından Fuller’in, Henze’nin, Fethullah Gülen’in ülkemizin geleceğine biçtiği giysilere, Chomsky cambazının satır aralarında verdiği mesajlardan 2 Temmuz Sivas katliamındaki emperyalist iradeye, dinin siyasallaşması ve dinci şiddetten ülkemizdeki şeriatçılığın örgütlenmesine ve eylemlerine, Ermeni “soykırımı” dayatmasından ulus-devletlerin yok edilmesine, emperyalizmin kültür saldırısından “inanç-kültür-siyaset kıskacındaki” Alevilere, ABD’nin Ortadoğu’daki planlarından Hizbullah’a uzanan bir halkalar toplamıyla emperyalist egemenliğin politikalarını açığa çıkarıyor. Erdost’un değerlendirmelerini okurken bilgi edinmenin ötesinde bir bilinç donanımıyla karşı karşıya olduğumuz duygusuyla doluyoruz. Yaşadıklarımızı ve Cumhuriyet’in kuruluşundan beri süren kıskaçları tarihsel derinliğiyle birlikte görerek algılamamızı sağlayan ve güncel olayları şaşırtıcı bir biçemle politik süzgeçten geçirerek yorumlayan Muzaffer İlhan Erdost’un Türkiye’nin Kararan Fotoğrafları adlı kitabı, örnek bir aydının karartılan Türkiye’den sunduğu fotoğraflar olarak okunmayı bekliyor. |