|
Azerbaycan
muhalefetinin
6 aylık ömrü var
TÜRKSOLU: Geçtiğimiz
haftalarda Azerbeycan’daydınız. Muhalefet liderlerinin neredeyse tamamıyla
görüştünüz, çoğuyla yıllar öncesinden başlayan kişisel bir dostluğunuz
da var. Azerbaycan izlenimlerinizi anlatabilir misiniz?
HÜSEYİN ADIGÜZEL: 15-20 gün önce Azerbaycan’a seçimlerle
ilgili özel bir ziyaret yaptık. Biz bu seçimlerle 2000 yılından beri
ilgileniyoruz. Ben 1990 yılında Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın
Bakü’de açmış olduğu Yüksek Menajerlik Mektebi’nin öğrencilerine Türkçe
Dilbilgisi dersleri vermek için ilk defa Bakü’ye gittim. O günden
bugüne de Bakü’ye devamlı gidip geliyorum. 3 yıl orada yaşadım. Rahmetli
Ebulfez Elçibey’le 1990 yılında tanıştım. Bu dostluğumuz ölene kadar
sürdü. Onun yardımcısı olan İsa Kamber, Ali Kerimli, Fazıl Gazanferoğlu,
Mir Mahmut Fettayev gibi şahıslarla da dostluğum o dönemden başlar.
İsa Bey Meclis Başkanı olduğu zaman da çok sıkı bir dostluğumuz vardı.
Müsavat Partisi Genel Başkanı olarak muhalefette bulunduğu dönemde
de bu dostluğumuz devam etti.
Rahmetli Elçibey öldükten sonra Azerbaycan Halk Cephesi
içinde başlayan kavgada birleştirici bir rol oynamak için taraflarla
en az 50-60 görüşme yaptım. Fazıl Mustafayev, Ali Nesimov, Mir Mahmut
Bey bir tarafta, Fuat Mustafayev diğer tarafta bunları barıştırmaya
çalıştık, ama mümkün olmadı. Halk Cephesi önce ikiye ayrıldı, bir
tarafta Ali Kerimli’nin liderliğinde Elçibey’in devamı olduğunu iddia
eden kesim, diğer tarafta da hükümetin kayda almamasına rağmen esas
Halk Cephesi olduğunu idda eden kesim. Daha sonra Hasan Kudret Guliyev
iki tarafı da birliğe davet ederek O da bir isyan bayrağı açtı. Tekrar
bir araya gelemediler. Şu an Azerbaycan’da kendisini Elçibey’in Halk
Cephesi’nin mirasçısı olarak gören üç kuruluş var ama bunlardan bir
tanesi kayda alınmış vaziyette. O da Ali Kerimli’nin liderliğini yaptığı
AHCP. Bu parti bölünmeden sonra parlamento seçimlerine katıldı. İktidar
partisinden sonra en fazla oyu alarak 6 milletvekilliği kazandı ve
parlamentoya girdi.
“Bir Türk de aday olmalı”
Parlamentoda üçüncü büyük parti 3 milletvekilliği
olan Vatandaş Hemreyliği Partisi. Onun da Genel Başkanı Sabir Rüstemhanlı’dır.
Kendisi Azerbaycan’ın yaşayan en büyük şairlerindendir. Son derece
milliyetçi bir insandır ve şu an da Cumhurbaşkanı adayıdır. Cumhurbaşkanlığına
daylığını koyarken gerekçe olarak da “Bir Türk de Azerbaycan’da Cumhurbaşkanlığına
aday olmalı” demiştir.
TÜRKSOLU: Diğerleri Türk değil miymiş?
HÜSEYİN ADIGÜZEL: Sabir Bey öyle diyor. Şu an Azerbaycan
muhalefeti paramparça. Şunu söylemekte fayda var. Şu an Azerbaycan’da
52 tane siyasi parti var. Bu siyasi partilerden Yeni Azerbaycan Partisi,
Anavatan Partisi ve Muasır Müsavat Partisi iktidar yönlüsü partilerdir.
Geri kalan 49’u muhalefettir. Tabi bunların büyük bölümü tabela partisidir.
Üye sayısı ancak kurucuları kadardır. Azerbaycan muhalefetinin bu
konumda olmasının temel sebebi bence Haydar Aliyev’in izlediği politikadır.
Haydar Aliyev iktidarda olduğu 10 sene zarfında muhalefete sınırlı
oranda özgürlük vermiştir. İstediği anda bir siyasi partiyi kapatabilir
veya mahkemeye verip mahkum ettirebilir. O sınırı hiç aştırmamıştır.
Bu yüzden muhalefet hep Aliyev’in çizdiği sınırlar dahilinde yapılabilmiştir.
Diğer Türk cumhuriyetlerine kıyasla tabi ki burası herşeye rağmen
daha demokratik. Çünkü diğerlerinde hiç yok.
Lale Şövket Türkiye tarafından mutlak surette
elde edilmeli
Lale Şövket Hanım da bir diğer aday. Kendisi 1995’in
sonuna kadar Aliyev’in yakın çalışma arkadaşlarındandı, Moskova’da
öldürmeye teşebbüs ettiklerinde Aliyev’i o kurtardı. Kendisi hem Tıp
hem İktisat profesörüdür ve geniş devlet tecrübesine sahiptir. İlham
Aliyev’i de elinde büyüttüğünü söylüyor. Lale Şövket Hanım daha sonra
Aliyev’den koptu ve Liberal Parti’yi kurdu. Yıllar boyu bize bu hanımı
Rus yanlısı olarak tanıttılar. Ama biz yaptığımız görüşmede tam tersi
bir tabloyla karşılaştık. Bizim için özel bir hazırlık yaptığını zannetmiyorum,
çünkü aynı gün randevu aldık aynı gün gittik. Evini ofis olarak kullanıyor
bu hanım. Duvarda çok büyük bir Türk Dünyası haritası var. Türklerin
bir merkez halinde bir yerde toplanması oklarla işaretlenmiş. Burayı
Ankara olarak gösteriyor. Bakü, Kazan, Bişkek gibi tali merkezler
kurmuş. Kıbrıs’ın mutlak surette tanınmasını istiyor. Lale Şövket
bana göre Türkiye Cumhuriyeti tarafından dikkatle takip edilmesi gereken
bir şahıs. Hatta daha açık söyleyeyim elde edilmesi gereken bir insan.
Çünkü Moskova’yı çok iyi tanıyor, Haydar Aliyev’in yaptığı işleri
çok iyi biliyor. Bu insandan faydalanmak gerektiğine inanıyorum ben.
Bütün muhalefet partilerinin liderleri Haydar Aliyev’in çocuklarıdır
diyor. İstediği zaman onlarla oyuncak gibi oynar, onları birbirine
düşürür, bir gün birisini tutar, diğer gün başkasını ve böylece muhalefetin
iktidara yönelik eleştirileri bir kenara gider, onlar birbirleriyle
mücadele ederler. Bu gördüğünüz adayların içinde diyor, Haydar Aliyev’in
oğlu olmayan tek aday benim. Bana parlamento seçimlerinde çok büyük
müşkülat çıkartılar, televizyonda ancak bir sefer yer verdiler, hatta
adaylığımı iptal etme yoluna gittiler, yüksek mahkeme durdurdu bunu
ve buna rağmen %15 oy alarak parlamentoya girdim diyor.
Birleşme gerçekleşmeyince Bush Aliyev’i tebrik
etti
Tabi muhalefetle ilgili iddiaları ne kadar doğru
bilemem. İsa Kamber ve Ali Kerimli bunları şiddetle reddediyor. Benim
tanıdığım kadarıyla da İsa beyin veya Ali beyin Aliyev’in oyuncağı
olması pek mümkün değil. Muhalefet partileri içinde esas görünen güç
Müsavat Partisi’nde gibi. Fakat İtibar Mehmedov’un başkanlığını yaptığı
Milli İstiklal partisi ve Ali Kerimli’nin başkanlığını yaptığı Azerbaycan
Halk Cephesi Partisi bir araya gelmiş gibiler. Ben Bakü’deyken yaptığımız
röportajda Ali Bey yazılmamak kaydıyla bu üç partinin tek başkan adayı
etrafında birleşebileceğini söyledi. Tarih 13 Ağustos. Biz çok umutlandık.
Çünkü bu üç parti dışında iktidar adayı yok gibi. Ama ayın 14’ünde
Ali Kerimli “maalesef olmadı ben feragat ettim ama diğerleri bu işe
yanaşmadı” dedi. Ve şu an muhalefet 9 Cumhurbaşkanı adayıyla seçimlere
katılıyor.
TÜRKSOLU: Bush’un İlham Aliyev’i tebrik etmesi de
bu başarısız birleşme toplantısından mı kaynaklanıyor yoksa?
HÜSEYİN ADIGÜZEL: Evet, bu nokta çok önemli. Bu buluşma
ABD tarafından beklenmiş. Vaziyet onu gösteriyor. Bush ayın 15’inde
İlham Aliyev’i tebrik etti. Oysa ki İlham ayın 2’sinde atanmıştı.
Bizim Başbakanımız Tayyip Bey ayın3’ünde tebrik etti. Yine yasalara
göre 15’inden sonra yeni bir Cumhurbaşkanı adayı belirlemek de imkansız
hale geliyor. Bu yüzden Bush o tarihe kadar bekledi muhalefette birleşme
meyili görmeyince tuttu Aliyev’i tebrik etti ve arkasından da ABD’ye
davet etti.
TÜRKSOLU: Peki İlham Aliyev’in atanması yasal mıydı?
Yine onunla bağlantılı bir soru, Haydar Aliyev’e gerçekte ne oldu?
HÜSEYİN ADIGÜZEL: Güneş Bey, bu konular ABD, Rusya,
Türkiye ve Azerbaycan devletlerinin gizliliği altında. Ne Azerbaycan
halkına ne de Türkiye halkına hiç kimse bilgi vermiyor.Dostlarımızdan
öğrendiğimiz kadarıyla Haydar Aliyev atama tezkeresini kendi şuuruyla
yazmamış. Lale Şövket Hanım’ın söylediğine göre de eski Başbakan’ın
istifa dilekçesinin altında derkenar yok. Yani meclise havale yok.
Bu yönüyle bakarsanız karar hukuki değil. Ama her Azerbaycan vatandaşı
gibi İlham Aliyev’in de başbakan olma hakkı var. Bu yönüyle de karar
hukuki.
Muhalefetin itirazı ise bu kararın Azerbaycan devletine
bir Monarşi görüntüsü vermesi. Yani muhalefetin yoğunlaştı şey hukuki
yanlış değil etik ve siyasi yanlışlar. Bununla beraber ABD’nin ve
Rusya’nın aynı anda İlham Aliyev’e destek olması iktidara seçimi kaybetse
bile kazanma olanağı veriyor.
ABD İlham Aliyev’den önce İsa Kamber’i değil
Resul Guliyev’i destekliyordu
TÜRKSOLU: Ancak gazetelerde Amerika’nın gittiği her
yeri parçalamasıyla meşhur Türkiye Büyük elçisi Yahudi Edelman’ın
İsa Kamber’i destekleyen bir açıklaması da yayınlandı. Aynen şöyle
diyor: “Biz İsa Kamber’i destekliyoruz. Çünkü o bizim İran’da işimizi
kolaşlaştıracak.”
HÜSEYİN ADIGÜZEL: Bence bunlar spekülasyon. İsa Beyle
yaptığım görüşmede bu soruyu sordum kendisine. Demokratik güçler bizi
destekliyor dedi. Ama seçimlerin son günü Bush’un açıklaması hiç de
Edelman’ın açıklamasına uygun değil. Belki ayın 15’ine kadar ABD İsa
Bey’i destekliyordu. Çünkü Haydar Aliyev sağlığında son Amerika gezisine
oğlunu da tanıtmak için götürmüştü ve ABD İlham’a sıcak bakmadığını
Haydar Aliyev’in yüzüne söyledi. Hatta Aliyev ailesinin Azerbaycan’dan
uzaklaşması gerektiğini söyledi Amerika.
Amerika’nın Aliyev’lere karşı kimi desteklediği sorulduğunda
ise ortaya İsa Kamber değil, Resul Guliyev çıktı. ABD Resul Guliyev’i
desteklemeye çalıştı. Haydar Aliyev Resul Guliyev’i kesinlikle Bakü’ye
sokmaz. Biz bunu iki sene önce yazdık. Çünkü aralarında kan davası
var. Aliyev onun bütün ailesini uzaklaştırdı, bütün mallarına el koydu.
Guliyev gelirse o da aynısını Aliyevlere yapacak. Aliyev buna göz
yumar mı? Koca SB’ni idare eden 4 kişiden biri olmuş bir insan kendi
eliyle sonunu hazırlamaz.
Bakü’da Amerikan büyükelçisi muhalefet liderlerine
bayram şekeri dağıtıyor. Lale Şövket bize aynen şunu söyledi: “ Büyükelçi
buraya oturdu, bakıyorum ofisiniz yok, televizyonlara çıkamıyorsunuz.
Biz size bir ofis ayarlarız, televizyonlara çıkmanıza yardım ederiz
gerekirse televizyon kurarız. Bizimle birlikte çalışır mısınız? Lale
Hanım büyükelçiye şöyle cevap veriyor: “Hayır Ben bu ofiste çalışırım,
gerekirse gazete de çıkarmam, televizyona da çıkmam ama sizinle beraber
hareket edip vatanımı satamam, lütfen derhal ofisimi terkediniz” O
anda büyükelçi “teşekkür ederim Lale Hanım ama artık Cumhurbaşkanlığını
unutun” diyor.
İlham
Aliyev kazanacak çünkü muhalefet paramparça
Sabir Rüstemhanlı’ya da aynı şekilde gelmişler o
da aynı cevabı vermiş. Tabi İsa Bey’le Amerika’da ne konuştuklarını
bilemem. Azerbaycan’ı kontrol altında tutmak ABD’nin çıkarınadır.
Çünkü Orta Asya’ya bir geçiş yoludur, ikincisi petrol ve doğalgaz
açısandan zengin bir ülkedir Amerikan şirketlerinin de bu ülkede büyük
yatırımları vardır. Bu yatırımların korunması gerekir. Üçüncüsü de
Rusya’ya karşı bir set oluşturmak istiyorsa Azerbaycan kritik önemde.
Şimdi bütün bunları dikkate aldığınızda ABD’nin Azerbaycan’da kim
güçlüyse onu destekleyeceği kesin. İster faşist olsun, ister komünist,
ister demokratik. ABD için farketmez. ABD Aliyev’i destekliyor çünkü
güç onda. İsa Kamber’de bu gücün toplanması için muhalefetin birleşmesi
gerekirdi ama bu olmadı. Bu seçim yöntemleriyle, bu koşullarda İsa
Bey’in iktidar olmaları mümkün değil. İsa Bey sandıkları koruyacağız
diyor, Aliyev iktidarı altında bunu yapmaları bile imkansız.
Son zamanlarda İlham Aliyev’in sertleştiğine dair
haberler alıyoruz. Muhalefetin afişlerine bile tahammül edemiyorlar.
Tüm bu nedenlerle ben kesin olarak söylüyorum bu seçim İlham Aliyev
tarafından kazanılacaktır.
TÜRKSOLU: İlham Aliyev Sabah gazetesindeki röportajında
“Gürcistan’la sıkı işbirliği içindeyiz, ABD stratejik müttefikimiz,
Irak’a 150 asker gönderdik, sonuna kadar ABD’nin yanındayız, Bush’un
beni tebrik etmesi en büyük şereftir” diyerek aslında politikasını
özetliyor. İsa Kamber’in de bu politikaları desteklediği görülüyor.
Peki Azerbaycan seçimlerinde bunun dışında bir seçenek yok mu? Bu
noktada seçimler Türkiye açısından ne ifade ediyor. Çünkü bildiğiniz
gibi Türkiye etrafında cidddi bir Amerikan kuşatması örgütleniyor.
Yunanistan, Gürcistan, Ermenisten derken şimdi de Kukla Kürt devleti.
Azerbaycan bunun neresinde olacak?
HÜSEYİN ADIGÜZEL: Sizin de dediğiniz gibi Türkiye
etrafındaki çember Azerbaycan’la tamamlanmaya çalışılıyor. Ama ABD
ve AB dışında seçenekleri savunanlar da var.
Sabir Rüstemhanlı’dan söz etmiştim. Tamamen Türk
milli politikasını uygulayabilecek bir insan. ABD’nin ortaklık teklifini
kabul etmiyor. Ancak eşit şartlarda olmak koşuluyla ABD’yle ilişkimiz
olabilir diyor. Buna benzer bir siyasi görüşü temsil eden dört parti
var. Sabir Rüstemhanlı’nın başında bulunduğu Vatandaş Hemreyliği Partisi,
Hasan Kudret Guliyev’in başında bulunduğu 3. Halk Cephesi Partisi,
Lale Şövket Hanım’ın başında bulunduğu Liberal Parti ve Yunus Oğuz’un
başında bulunduğu Vahdet Partisi. Bu dört parti zaten işbirliği yapmış
gibi. Ama Dört cumhurbaşkanı adayı var. Tabi bunlar çok da güçlü değiller.
Halk arasında daha çok Müsavat öne çıkıyor. Ama Sabir Bey’e de destek
verenler var. İtibar’ı isteyenler de var.
İsa Bey’in ABD’yi desteklemesini hazmedemiyorum
TÜRKSOLU: Partilerin İran politikası?
HÜSEYİN ADIGÜZEL: Bu konuda ben İsa Beyle Ali Beyle
ve Sabir Beyle konuştum. Hatta Çöhreganlı da oradaydı. O açık ve net
şunu söyledi: “Hiçbir şekilde hiçbir devletin piyonu olmayacağız.
ABD’nin değil halkımızın isteklerine göre hareket edeceğiz dedi. Ayrıca
şunu da ekledi: İran toprakları Farsların değil Türklerin ve bu topraklara
atılcak her Amerikan bombası Türklere atılmış olacak. Tabi bunu demek
yeterli değil Güneş Bey. İşler çok karışık.
Sabir Bey ve Lale Hanım açıkça İran’a saldırıya ve
Azerbaycan’daki Amerikan üslerine karşı olduklarını ifade ettiler.
İsa Bey bana bu konuda ikircikli bir cevap verdi. Aynı bizimkiler
gibi İran bizi ilgilendirmez ama yanımızda yangın olursa kayıtsız
kalamayız havasında.
Ben İsa Beyi yakından tanıyorum ve anlatıldığı kadar
olmadığını da biliyorum. Ama AKP’ye işbirliği yapmasını, AB’yi ABD’yi
desteklemesini hazmedemiyorum.
Örneğin Sabir bey AB’ye de ABD’ye karşı ve Türk birliğini
savunuyor. Sabir Bey ve eşi durmadan açıklama yapıyorlar Türkiye AB
sevdasından vazgeçsin ve gözünü Türk Dünyasına çevirsin diye. Ama
biz Tanzimat’tan beri her şeyi Batıda aradığımız için bu gerçeği göremiyoruz.
AB’cilerin bu işte bir çıkarı olduğu ortada ama olan Türk milletine
oluyor.
TÜRKSOLU: Peki Haydar Aliyev ismi hala kuvvetli bir
isim mi Azerbaycan’da?
HÜSEYİN ADIGÜZEL: Sovyet döneminde halka ne kadar
zulmedilse de Aliyev yine de halkın sevdiği bir liderdi. Neden? Çünkü
Sovyet yatırımlarının Azerbaycan’a yönlendirilmesini sağladı. Kurulan
bütün fabrikalar ve işletmeler o dönemin ürünüdür. Sonra Haydar Aliyev’in
döneminde istikrar sağlanmış. Adi suçlar azaltılmış. Aliyev döneminde
bağımsızlık tamamlanmış. Onların deyimiyle “möhkemleşmiş”. Ekonomik
istikrar sağlanmış. Yani istikrar isteyen Aliyev’i destekliyor.
Haydar Aliyev’in çok büyük bir politikacı olduğunu
bir kez daha kabul etmemiz şart. Azerbaycan’da hakimiyet peşinde koşan
üç büyük klan var. Nahçıvanlılar bunların en güçlüsüdür. Aliyev ve
Elçibey de Nahçıvanlıdır. İkinci grup 70’li yıllardan beri Ermenistan’dan
gelenler. Üçüncüsü de Kürtler. Cumhurbaşkanı’nın baş koruması Kürt
olduğunu açıkça söyleyen bir insan. Haydar Aliyev bu üç klanın desteğini
almış vaziyette. Üçünü de çok iyi idare ediyor. Hiçbirinin bir adım
ileri çıkmasına izin vermiyor. Örneğin Resul Guliyev Nahçıvanlılar’ın
lideriydi. Öne çıkmaya başlayınca kafasını kopardı. Ancak Haydar Aliyev
ismi etrafında birleşen bu üç klan İlham Aliyev ismi etrafında birleşir
mi işte o şüpheli.
Belki Haydar Aliyev öldü. Ama makineye bağlı olduğu
kesin. Beyin ölümü gerçekleşti diyorlar.Ölmüş olsun veya yaşamış olsun
farketmez. Bundan sonra sağlıklı olarak Bakü’ye dönmesi mümkün değil.
Ama halen Cumhurbaşkanı adayı. İlham’ı kendi partisi değil Nahçıvanlılar
aday gösterdi. Seçime bir iki gün kala Haydar Aliyev oğlu lehine adaylıktan
feragat edecek. Haydar Aliyev öldüyse bu seçimlerden 15-20 gün sonra
açıklanacak.
İktidar bloğunu Haydar Aliyev ismi birarada
tutuyor
TÜRKSOLU: Peki neden Haydar Aliyev hala aday?
HÜSEYİN ADIGÜZEL: Bu çok önemli bir mesele. Haydar
Aliyev’in eski komünistlerden oluşan bir takımı var. Bu takımla İlham’ın
takımı arasında çekişme Eski komünistlerden oluşan bu takım İlham’ı
içlerine sindiremezler. Bir cumhurbaşkanı adayı çıkartmamalarının
tek nedeni Haydar Aliyev’in aday olmasıdır. Bu takım 15 Ağustos’tan
önce Haydar Aliyev’in öldüğü açıklansaydı kesinlikle İlham’ın karşısına
bir aday çıkaracaklartı. Muhfis Elaskarov veya Ramiz Mehtiyev, hatta
Celal Aliyev bile aday gösterilebilirdi. İktidar cephesi Haydar Aliyev’in
ismiyle birarada durmaktadır ve Haydar Aliyev’in ölümü bu cepheyi
parçalayacaktır.
İktidar cephesini bir arada tutan ikinci sebep de
İsa Kamber’in oldukça sert bir muhalefet yapması. Seçim afişlerinde
“Monarşiye ölüm” lafları bile geçiyor, bunlardan hesap soracaklarını
söylüyorlar. Bu korku eski komünistleri de İlham’ın yanına sürüklüyor.
Tabi ayrıca Amerika’nın, Rusya’nın ve Türkiye’nin dış destekleri var.
Tüm bunların desteğini alan İlham muhalefetin parçalandığı bu ortamda
mutlak surette seçilecektir. Farzedelim ki muhalefet oyların %70’ini
aldı. Ne olacak? 9 tane cumhurbaşkanı adayına %8 bile düşmeyecek.
İlham Aliyev %30’la Cumhurbaşkanı olacak.
Peki İlham seçildikten sonra ne olacak. Haydar Aliyev
hem Azerbaycan’daki üç klanı, hem de Rusya, ABD ve Türkiye’yi idare
edebiliyordu. İlham edebilir mi? Bence, kesin olarak söylüyorum edemez.
O zaman ne olacak? İlham sertleşecek. Bu yüzden Azerbaycan muhalefetinin
seçimlerden sonra 6 aylık bir ömrü var. Sertleşmezse zaten kaybeder,
iktidarda kalamaz. Muhalefet seçimlerin sonucu ne olursa olsun sokağa
inecek gibi gözüküyor. Bunu bana Ali Kerimli şöyle ifade etti: “Belki
bugün birarada değiliz ama seçimlerden sonra hepimiz tek cephe halinde
sokağa inebiliriz.”
AHCP
İstanbul Temsilciliği Nezaret Teftiş Komisyon Başkanı, Milliyet gazetesi
Türkiye temsilcisi:
Orhan Hasanzade:
İsa Kamber ABD’ye
bir söz verdi mi?
TÜRKSOLU: Azerbaycan
muhalefetinin Türkiye’deki temsilcilerinden birisiniz. Şu an muhalefet
ne durumda?
ORHAN HASANZADE: Elçibey’in
zamanında Azerbaycan’da Halk Cephesi vardı. Partiye dönüşmeden önce
Halk Cephesi Azerbaycan Türklerinin ilk gözağrısıydı. Rus emperyalizmine
karşı bütün Azerbaycan halkı bu cephede biraraya gelmişti. Halk Cephesi
bir sene iktidarda kaldı. Büyük işler yaptı. Rus askerini kovdu. Rusya
ve Amerika ortaklaşa olarak Elçibey iktidarını yıktı. Yıllar sonra
cephe parti şeklini aldı. Bugünkü muhalefetin neredeyse tamamı Halk
Cephesindeydi.
AHCP esas olarak üç parçaya ayrılmıştır. Türkiye
temsilciliği ise bir partiden çok derneğe benzer. Rahmetli Elçibey’in
ocağıdır. Ankarada’ki dernek ise bugünkü Rusperest, ABperest, ABDperest
iktidarın yan kuruluşudur. Türkçülüğe karşıdır.
Acaba aylar önceden muhalefetin birleşmesi
için bir dış baskı var mıydı?
Dem Kongres diye bir kuruluş vardır Azerbaycan’da.
Bir kaç ay önce bu kuruluş “Bizim Azerbaycan Seçki Bloku” olarak çok
önemli bir adım attı ve Azerbaycan lehçesiyle söylersek “Vahit Namzet”
yani tek aday çıkardı: İsa Kamber. Daha sonra bir takım parti liderleri
konuştu ama anlaşamadı. İttifak çok kolay bir şey değil. Türkiye’nin
durumu da Azerbaycan’a benziyor. Bugünkü iktidar biraz daha devam
ederse koyu bir diktatörlüğe dönüşecek ama hala muhalefet birleşemiyor.
AHCP Klasikler grubu tek aday olarak İsa Kamber’i
desteklediklerini açıkladı. Bugün AHCP çok büyük bir parti ama üç
kısma bölünmüş durumda. Bunların ayrılıkları da tamamen kişisel siyasi
değil. En son Londra’da bir görüştüler ama yine de birleşemediler.
Bu noktada bir soru ortaya çıkıyor acaba aylar önceden bu partilerin
birleşmesi için bir dış baskı var mıydı?
İsa beyin ABD’ye davet edilmesi seçimin seyrini
değiştirdi
İsa Kamber’in ABD’ye davet edilmesi az önceki soruyu
yanıtlıyor. Biz daha çok ABD’nin Aliyev olmazsa yerine Resul Guliyev’i
destekleyeceğine inanmaktaydık. Zaten Guliyev partisini ABD’den yönetiyordu.
Ancak kritik bir anda ABD’nin İsa Kamber’i resmi olarak davet etmesi
bizi şaşırttı.
Son Anket sonuçları İsa Kamber’in önde gittiğini
gösteriyor. İsa Kamber 3.34, İlham Aliyev 1.86, Haydar Aliyev 1.57.
Muhalefet olarak dikkate alınacak liderler İsa Kamber, Ali Kerimli
ve İtibar Mehmedov. Diğerleri çok zayıf.
Bu tabloda yine de halkı kuşkulandıran tek şey var.
İsa Kamber Amerika’ya bir söz verdi mi? Seçim sonrası Azerbaycan’da
ne olacak? Bence büyük hileler olmadığı ve demokratik bir seçim yapıldığı
sürece İsa Kamber’in kazanacağı kesin. Ancak iş bundan sonra başlıyor.
Bizi kuşkulandıran tek şey İsa Bey’in Amerika’ya ne söz verdiği.
Yıllardır halkımızın feryadını duymayan Batı
bugün neden İsa Kamber’i destekliyor?
Bu soru İsa Beye çok yöneltildi. İsa Bey bu soruya
çok kısa bir yanıt veriyor. Amerika’daki görüşmelerini önümüzdeki
günlerde açıklayacağını söylüyor. Peki seçimlerden önce mi açıklayacak
sonra mı? Bizim için önemli olan bu. 2002’de de İsa Kamber’in şansı
çok yüksekti. Hatta kazanmıştı. Ama önemli olan oyları sayacak kişiylerdi.
Bu yüzden İsa Kamber kaybetti. Azerbaycan insanı bunlardan bir tecrübe
edindi. Azerbaycan hapishaneleri Türk profesörlerle, önemli halk önderleriyle
ve hatta Karabağ savaşının kahraman askerleriyle dolu. Tüm bu vatansever
halkımıza vatan haini damgası vuruldu.
Bence seçimin seyrini değiştiren gelişme İsa Kamber’in
ABD’ye davet edilmesidir. Yine yabancı basında Aliyev aleyhine çıkan
yazılar da diğer bir göstergedir. Çünkü bundan önce Aliyev aleyhine
bir yazı bulamazdınız yabancı basında. Örneğin Financial Times gazetesi
Aliyev’lerin yolsuzluklarını açıkladı, Rusya’nın en büyük gazetelerinden
biri İlham Aliyev’in suçları hakkında bir liste çıkardı. Bu listede
İlham Aliyev’in bir kumarbaz olduğu kanıtlanıyor.
Haydar Aliyev’in ölüm döşeğine düşmesi muhalefetin
işine yaradı. Hem dünyada duyulmasını sağladı hem de Batı’nın Aliyev
döneminin bittiğini görerek desteğini çekmesine yol açtı. Unutmayalım
geçtiğimiz seçimlerde İsa Kamber’i destekleyen bir Amerika yoktu.
TÜRKSOLU: Yani
sizin özetle söylediğiniz şu: Batı bloku ve Rusya desteğini Aliyev’den
çekerek Kamber’e yöneltti. Bu noktada Edelman bu tercihi “İsa Kamber
bizim İran’da işlerimizi kolaylaştıracak” diye açıklıyor.
ORHAN HASANZADE:
Zaten bizim araştırdığımız ve korktuğumuz nokta da buydu. Niye bugüne
kadar Aliyev diktatörlüğü altında inleyen Azerbaycan halkının, muhalefetin
sesini duymuyordunuz da şimdi İsa Kamber’i destekliyorsunuz? Haydar
Aliyev’in ölümünden emin oldukları ve İlham Aliyev’in de cumhurbaşkanlığı
yapacak güce ve yeteneğe sahip olmadığını bildikleri için İsa Kamber’i
destekliyorlar.
Seçim sabahı diye korktuğumuz şey İran konusudur.
İran’ı vurmak için Amerika’nın A planı Nahçıvan’ı kullanmaktır.
Elçibey’in resimlerini taşıyorlar ama bakalım
fikirlerini uygulayacaklar mı?
TÜRKSOLU: Peki
İlham Aliyev de Amerikan planını savunmuyor mu?
ORHAN HASANZADE: İlham
Aliyev şimdiye kadar hep ABD’nin yanında yer aldı. Bu malum. Azerbaycan
halkı Türkiye’nin düştüğü duruma 10 sene önce düşmüştür. Amerika’nın
emirleriyle devleti yönettiler. Elçibey’in ise bir ülküsü vardı: bağımsız
bir Azerbaycan. İsa Kamber de onun öğrencisi olduğu için kendisinden
de aynı şeyi bekledik. Ama bizi rahatsız eden bir şey var. Azerbaycan
muhalefeti ve İsa Kamber bugün mitinglerde Elçibey’in resimlerini
taşıyor. Ama acaba O’nun fikirlerine uyacak mı? Çünkü Elçibey’in fikirlerini
uygulayacağını söylese bu ABD’nin çıkarlarına son derece ters olurdu.
En basitinden Elçibey Azerbaycan petrolünün %30’unu Türkiye’ye satacağını
açıklamıştı. Zaten bundan sonra düşürüldü. Şu an %4’ü satılıyor Türkiye’ye.
Bugün bizim korktuğumuz tek şey İsa Kamber’in Amerika’ya
vermiş olabileceği sözlerdir. Bugün İran’da 30 milyon kardeşimiz var.
Kerkük’teki kardeşlerimize sahip çıkamadığımız gibi İran’daki Türkleri
de mi ABD’ye yem edeceğiz? Amerikan katliamlarına yine seyirci mi
kalacağız? Karabağ’da katledilen kardeşlerimizi hatırlayalım. İsa
Kamber’i destekleyelim. Ama İsa Kamber’in işbirliği yaptığı Amerika,
üslerini Azerbaycan’a yerleştirip İran’daki 30 milyon Türk’ü bombaladığı
zaman seyirci mi kalacağız? Bugünden önlem almalıyız.
|