Arama: 
15.09.2003/Sayı:39
Anasayfa
Kapak
Başyazı
Yön
Türkiye
Dünya
Yekta Güngör Özden
Bedri Baykam
Öner Yağcı
Arka Sayfa
Karikatür

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Ziyaretçi Defteri
Künye
 
Atatürk Deniz Che
Arka sayfa Emin Sami Arısoy

Unutmak ihanettir!..
“Ey Türk Gençliği!..”
Asla unutmayacaksın!..

Ey Türk Gençliği!..” Asla unutmayacaksın!.. Çünkü, unutmak ihanettir!.. Unutmayacaksın: “Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” O ‘İstiklâl,’ bu toprakların yüz binlerce evladının, vatan ve milletinin uğruna canını veren yüz binlerce genç insanın kanı pahasına kazanıldı!.. O Cumhuriyet, Türk Ulusu’nun şahlanışıyla kuruldu!.. O İstiklâl ve o Cumhuriyet, değerini kavrayamayanların anlayamayacağı ölçüde kutsaldır!..

Asla unutmayacaksın!.. Türk istiklâli, şayak kalpaklı sarışın kurdun, Mustafa Kemal’in ‘istiklâl-i tam’ ülküsünün bayrağıdır; siyasal, ekonomik, askeri, kültürel ve diğer bütün alanlarda tam bağımsızlık demektir!.. Ve Türk Ulusu, bağımsızlığını, sömürgeci ‘batı’ devletlerine, ‘yedi düvel’e karşı gerçekleştirdiği anti-emperyalist bir tam bağımsızlık savaşı; İstiklâl Harbi sonunda kazanmıştır.

Asla unutmayacaksın; dünyadaki temel çelişki emperyalist, sömürücü, kan emici devletler ile ezilen, sömürülen ülkeler, uluslar arasındadır… Çıkarları için diğer ulusları sömürmeye, diğer ülkelerin insanlarını yok etmeye, öldürmeye çalışan, insanlık dışı yollara başvuran devletler sömürgecidir, emperyalisttir, kan emicidir!.. Emperyalizm insan soyunun, insanlığını yitirmiş bireylerce yönetilen devletlerin yüzkarası, insanlık dışı bir ayıbıdır. Emperyalist devletlerin yöneticileri insan olamaz!.. Emperyalist ülkeler birbirlerinden farklı olsa da özleri, soysuzlukları, bayağılıkları aynıdır. Dün Hiroşima’da, Nagazaki’de, Vietnam’da ABD neyse, Hindistan’da, Pakistan’da İngiltere neyse, Macaristan’da, Çekoslovakya’da Sovyetler Birliği neyse, bugün Filistin’de İsrail odur, Çeçenistan’da Rusya odur, Afganistan’da, Irak’ta ABD ve İngiltere odur!.. Emperyalist ülkeler mutluluğunu, zenginliğini, sömürdüğü, mutsuz ettiği, insanlarını, zenginliklerini, değerlerini yağmaladığı ulusların, aracı olarak kullandığı örtülü sömürge ülkelerin üzerine kurar.

Öte yandan, emperyalizme, emperyalist ülkelere dayanarak, bel bağlayarak yola çıkan hiçbir hareketin, hiçbir eylemin başarılı olma, mutlu sona ulaşma şansı yoktur, olmamıştır… Dün ABD’ye bel bağlayan Güney Vietnam’ın kaderi ne olmuşsa, bugün Kuzey Irak’taki ayrılıkçı kukla tiyatrosu soytarılarının kaderi odur, yarın Güney Kore’nin de kaderi o olacaktır… Çünkü emperyalizm, işi bitince, kendisine bel bağlayan, bu uğurda ulusunu, ülkesini satan işbirlikçilerine kaidesini siler ve onları tarihin çöplüğüne atar… Dün İran Şahı’na ne olmuşsa, bugün ‘bacınız’a, ‘mavi akım-beyaz enerji prensleri’nize ne olmaktaysa, yarın Avrupa Birliği trencilerimize, ihanet medyamızın sahibinin sesi süzme dönmelerine, her ‘özkök’ten bilumum altangillerine, ‘ulu(yan)engin’ kırmalarına, bize Osmanlı paşalarından kalıntı paşadede artığı, Cumhuriyet’ten kovulma şeddeli ‘angut’lara olacak olan odur… Yani emperyalizm işini bitirince bunlara silinir ve bunları tarihin kubur çukuruna atar…

***

Batılı Beyaz Adam, gözü dönmüş sürüler halinde, keşif yolculuklarından Haçlı Seferleri’ne, dünyayı yüzlerce yıl kana bulamıştır. Batılı Ulu Sahip’in el attığı, batılı beyaz adamın ayak bastığı her yerde kan, acı, gözyaşı denizleri oluşmuş; talan, kıyım, soygun, soykırıma uğrayan dünya halkları, ulusları Ulu Efendi’in uygarlık, özgürlük, kardeşlik çarmıhlarında yok edilmiştir…

Beş yüzyıl boyunca Dünya’nın tüm anakaralarını talan eden, Afrika’nın yeraltı ve yer üstü zenginliklerini soyan, madenlerini, ormanlarını çalan, kara derili insanı kadın erkek, çoluk çocuk esir pazarlarına süren batılı beyaz adamdı!.. Asya’da sömürge imparatorlukları kuran, Asya’nın binlerce yıllık renklerini ‘batı uygarlığı’ adlı sömürü çarkının karanlığıyla sıvayan yine aynı batılı beyaz adamdı!.. Amerika’da yerli halkların büyük imparatorluklarını yok eden, soyan, yağmalayan, bir yüzyıl içinde doksan milyon kızılderili insanı katleden de yine aynı mahluktu; batılı beyaz adam!..

Ulu Sahipler için önemli olan çıkarlarıdır; insan hakları, özgürlük, kardeşlik işin kılıfıdır… En Büyük Sahip ABD, Irak’a çıkarları için saldırmıştır, yoksa insan hakları, özgürlük, kardeşlik işin hikâyesidir… Emperyalizmin taşeronu İsrail, Filistin’e kendi çıkarı için, Rusya Çeçenistan’a kendi çıkarı için, ikide bir taş üstünde taş bırakmayacak şekilde saldırmaktadır… O topraklarda huzur ve sükûnu sağlamak işin hikâyesidir!..

Unutmayacaksın!... Emperyalizme dayanan hiçbir hareket, hiçbir halk, hiçbir ülke bağımsız olamaz, kendisi olamaz, mutlu bir sona ulaşamaz…Ulu Efendiler yalnızca çıkarları için el uzatır çünkü…

Asla unutmayacaksın!.. Türkiye Cumhuriyeti, dünya tarihinde ilk kez, ezilen, sömürülen, vatanı elinden alınmak istenen bir milletin, emperyalizme, batılı beyaz adama, Ulu Efendi’ye başkaldırması, kafa tutması, direnmesi ve onu yenmesi sonucunda, İstiklâl Harbi sonunda kuruldu… Mütarekenin çöpe atılması, işgalin yok edilmesi, Sevr’in yırtılması, emperyalizmin kuduz sürülerinin “geldikleri gibi gitmesi” ile biçimlendi ve ‘Altı Ok’ ile taçlandı…

Unutmayacaksın!.. Milli Mücadele, özünde Türk Milliyetçiliği, Türk Solu ve Kemalizm bilincinin iç içe birlikteliğiyle başarıya ulaştı. Emperyalizmin içine sindiremediği budur… Ulu Efendi’nin tasmalı kapıkulu ‘Kıbrıs’ı ver-kurtulcular’ın, Güneydoğu’daki etnik ayrımcılık borazanlarının, ihanet medyasının, İkitelli hanelerinin sermayelerinin, sömürge aydınlarının, besleme mandacıların, din pazarlayıcısı imam siyasetçilerin içine sindiremediği budur… Çünkü Milli Mücadele ve İstiklâl Harbi, Türkiye Cumhuriyeti, Kemalist bilinç ve Altı Ok’la taçlanmıştır!.. Çünkü, Kemalist Türkiye Cumhuriyeti’nde kazûrâta yer yoktur, emperyalizmin def-i hacetlerine yer yoktur ve bir gün hiç olmayacaktır da…

Emperyalizmin kuduz köpeklerinin, ihanet medyasındaki kazûrâtın, mütareke basınındaki def-i hacetin son dönemdeki azgınlığı bundandır… Bu ülkenin yönetiminde din ve inanç tüccarı imamlar olsa da, dümeninde küresel sermayenin oynaşı ihanet medyası bulunsa da, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Türk ulusunun her gün giderek artan sayıdaki her yaştan Mustafa Kemal genci, Türk vatanı üstüne oynanan oyunların, yeni Sevr planlarının, yeni Meşrutiyet döneminin, yeni mandacıların, sömürge aydınlarının, Batı devşirmelerinin daha bir farkına varmakta, giderek daha bir bilenmektedir…Kazûrâtın azgınlığı bundandır… O nedenle, elbette, boyalı matbuatın liboş sol (!) gazetesinin başyazarı İsmet Berkan, kendisinin sözcüğüyle ve gerçekten hiç ‘utanmadan’, “Türkiye’nin Türkçü-Turancılarıyla kendilerine utanmadan ‘sol’ adını veren birtakım Kemalist milliyetçileri bir araya geliyor.” diyebilecektir ve tescilli dönme Hasan Cemal Kuvayı Milliye bilincinden ‘angutluk’ olarak söz edebilecektir ve de ‘angut’ça…Ama şimdilik…

Unutmayacaksın, o günler bir kol uzanma mesafesine gelmektedir giderek: Türkiye Cumhuriyeti’nin şayak kalpaklı Mustafa Kemal Gençliği, ‘Ata’larının genlerine kazıdığı bilinçle tamamlayacaktır Kemalist Devrimi… Bugün Türk Milliyetçiliği’ne, Kemalizm’e, Türk Solu’na saldıran ve Altı Ok’un yok edildiği zehabına kapılan kazûrât, o gün geldiğinde, Kuvayı Milliye bilincini ayakta selamladıktan sonra ancak anlayabilecektir, aslında Altı Ok’un nereye yerleştiğini, kaidesinin üstüne oturamayınca…

“EY TÜRK GENÇLİĞİ!..”

ASLA UNUTMAYACAKSIN!..

UNUTMAK İHANETTİR!..