|
BU SAYIDA 23.06.2003 / Sayı:33 |
 |
Erkin Yurdakul |
|
Türkiye ABD ilişkileri neden düzelemez?
ABD’nin Irak ‘a saldırısında ABD’ye destek vermeyen,
hatta ABD tarafına göre açıkça Saddam rejimini destekleyen Türkiye ile
ABD ilişkilerinin eski müttefiklik günlerine dönmesi için Amerikancı
medya kampanya başlattı. Ancak Amerikancı medyanın bu kampanyası boş
hayalin ötesine gidemeyecek. Çünkü Türk devletinin çıkarları ile ABD’nin
istekleri birbirine tümüyle zıt.
|
 |
Güneş Ayas |
Atatürkçülere İran oltası
İran’da başlayan öğrenci eylemleri sonrası
Türkiye’de Şeriatı ve Şeriatçı partiyi savunan gazeteler, İran’da laiklik
talebiyle yayın yapmaya başladılar. |
 |
Salih Yavuz |
AB lobisinin Uzan "darbesi"
12 Haziran günü gündem, Uzan Grubu’na ait
ÇEAŞ ve KEPEZ Elektriğe sözleşme hükümlerini ihlal ettiği gerekçesiyle
Hükümet tarafından el konmasıyla sarsıldı. Sarsıldı, çünkü olaydan yalnız
bir hafta kadar önce PETKİM’in özelleştirilmesinde en yüksek bedel olan
605 milyon doları vererek ihaleyi alan yine aynı Uzan grubuydu. |
 |
Erkan Karaarslan |
Yunan hükümetini buldu
Geçmişe bakıp bir değerlendirme yapılırsa,
aslında Yunan tarafının bu “taciz” iddialarını her dönem ortaya attığı
bilinmekte. Ancak bu kez, çok daha köklü bir tartışma başladı. Bir yandan
da AB için Türkiye’ye yeni bir müdahale alanı açılmış oldu. |
 |
Cihan Dura |
|
Yeni Sevr antlaşmaları:İkiz sözleşmeler
Helsinki Zirvesi’nde Türkiye “aday üyeler
listesi”ne alındıktan sonra ikinci aşama “AB’ye katılım müzakerelerinin
başlaması” olacaktı. Ne var ki müzakerelerin başlatılması, Türkiye’nin,
Kopenhag ölçütlerini tam olarak yerine getirmesi koşuluna bağlanmıştır.
|
 |
Erol Manisalı |
|
Batıya bağlı sistem nasıl işliyor
Soğuk Savaş sonrasında ortaya çıkan Batı
kutuplu, daha çok Amerikan kutuplu dünya düzeni, Batı ile azgelişmiş
ülkeler arasındaki farkı, uçurumu derinleştirmiştir. Bu farklılık sadece
iktisadi olarak değil, siyasi, askeri ve kültürel olarak da ortaya çıkmıştır.
Bu düzenin işlevsel mekanizması da artık tanımlanmıştır.
|
 |
Osman Özbek |
|
Türk Ordusu, ulusuna bağlı, Atatürkçü, ulusalcı
bir güçtür
Son dönemde Türk Ordusu’na yönelik çeşitli
yıpratma kampanyaları yürütülüyor. Türk Ordusu çok iyi yetişmiş, ülkesine
ve ulusuna bağlı, Atatürkçü, ulusalcı bir güçtür. Ancak bu güce güvenip
bölünmek, rehavete kapılmak, tüketim toplumunun bireyi olmaya devam
etmek, toplantılarda poz verip halkın içine girmemek lüksüne sahip değiliz.
|
 |
Fethi Gürcan |
|
Parlamento, partiler ve çıkar gurupları gayri meşru hale gelmiştir
Türk halkının kaderi tarih boyunca aldatılmışlığın
bir serüvenidir. Tanzimat’ta hayatı değişmedi, Birinci Meşrutiyet onun
dışında bir hareketti. İkinci Meşrutiyet çilelerine yeni acılar ekledi.
Bütün bunlardan sonra Kurtuluş Savaşı, Türk milletinin bağımsızlık azminin
şuurlu şahlanışı ve Atatürk devri, halkın kendi kişiliğini idrake hazırlayış
yılları idi. Bunu, halkın yeniden aldatılışı olan çok partili devir
takibetti.
|
 |
Yekta
Güngör Özden |
| Safsata |
 |
Öner Yağcı |
| Roman okumak deyince |
 |
|