06.05.2003
Anasayfa
Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Ziyaretçi Defteri
Künye
 
Atatürk Deniz Che
 

TÜRKSOLU Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erkin Yurdakul’un
Taksim’de yaptığı basın açıklaması:

Maskeli terör örgütleri yine sahnede

Çatışma değil linç girişimi
Dün Yıldız Teknik Üniversitesi’nde ve üniversite çıkışında yaşanan olaylar, dün televizyonlarda tüm vatandaşlarımızın da gördüğü gibi insanları dehşete düşürecek derecede korkunç bir vahşet örneğidir.

Ancak gerek televizyonların, gerek bugün basının olayları yansıtış biçimi, Türkiye’yi bekleyen büyük terör tehdidini gizlemeye hizmet etmektedir. Olaylar iki farklı görüşteki öğrenci grubunun kavgası gibi sunulmak istenmektedir.

Ancak televizyonlarda çok net gözüktüğü gibi ortada kavga eden iki öğrenci grubu yoktur. 200 kişilik maskeli, satırlı, döner bıçaklı, bıçaklı ve demir çubuklu bir grup, kendilerini savunacak bir şeyi olmayan, 30 kişilik Atatürkçü öğrenci grubuna saldırmış, ikisini satır darbesiyle, ikisini bıçakla yaralamış, 20 öğrenci ise yine demir çubuk ve kesici aletlerle özellikle kafalarına aldıkları darbelerle yaralanmıştır. Saldırı sırasında toplam 24 Atatürkçü öğrenci yaralanmıştır.

Görüldüğü gibi ortada bir çatışma değil, maskeli bir terör grubunun Atatürkçü öğrencilere yönelik bir linç girişimi bulunmaktadır. Atatürkçü gençler, bu saldırı karşısında kendilerini savunmaya çalışmışlar, uzun süre saldırganları püskürtmüşlerdir.
Şimdi basının bazı aklıevvelleri bu nefsi müdafayı karşılıklı çatışma gibi göstermeye çalışıyor. Ne yani Atatürkçü öğrenciler kendi canlarını korumayıp orada linç mi edilselerdi? Bu saldırgan grubun arasında kalan iki Atatürkçü öğrencinin çok ağır yaralı olması her şeyi ortaya koymaktadır, Atatürkçü öğrenciler kendilerini savunmasalar orada öldürüleceklerdi.

Maskeli grubun Atatürkçü öğrencilere saldırısı
Bir öğrenci çatışması görüntüsü yaratmak ve bunları dakikalarca yayınlamak basınımızın çok hoşuna gitmektedir. Ancak herkesin şu soruları kendisine sorması gerekmektedir:

- Saldırganlar maskeli, saldırıya uğrayanlar yüzleri açık insanlardır.
- Saldırganlar hemen tümüyle illegal terör örgütlerinin ağına düşmüş gençlerdir, saldırıya uğrayanlarsa resmi Atatürkçü Düşünce Kulübü’nün üyesidirler.
- Saldırganlar 200 kişilik kavga için özel hazırlanmış ve tümüyle saldırı aletleri taşıyan gruplardır, saldırıya uğrayanlarsa pusuya düşürülen, sıradan öğrencilerdir.

Bizler Atatürkçü öğrenciler olarak, gerek okul yönetimlerini gerek emniyet görevlilerini, okullarda bu tür saldırıların olacağı konusunda uyardık ve güvenliğimizin alınmasını istedik. Ancak ne yazık ki talebimiz dikkate alınmadı ve Atatürkçü öğrenciler bu maskeli saldırgan gruba adeta yem edildi.

Bu maskeli terörü Türkiye çok iyi tanıyor
Burada Atatürkçü gençlerin saldırıya uğramasından çok daha önemli bir gerçeği daha ortaya koymak istiyoruz. Üniversitelerimizde yıllardır görmediğimiz, maskeli, satırlı terör örgütleri yeniden sahneye çıkmış bulunuyor. Bu, ülkemizin, yeniden 80 öncesi karanlık terör günlerine döndürülmesi için atılmış bir adımdır.

Ancak basının tavrı, saldırganların kimliğini saklamaya yöneliktir. Ortada yeniden dirilmeye çalışan terör örgütleri vardır, bunlar yeniden maskelerini takmış, satırları ellerine almış ve meydanda Atatürkçülere saldırmaktadır. Atatürk’ten ve Atatürkçülükten hoşlanmayan basınımızın, bu saldırının Atatürkçülerle sınırlı kalmayacağını bilmesi gerekir diye düşünüyoruz.

Türkiye özellikle 1 Mayıslarda bu tür görüntüleri yaşadı, en son savaşa hayır gösterilerinde dahi bu tür maskeli gruplar meydandaydı ve daha dün Bingöl’de deprem bölgesinde halkı provoke etmeye çalışıyorlardı.

Bu maskeli çete sadece Atatürkçülerin değil tüm Türk milleti için bir tehdittir. Nasılsa Atatürkçülere saldırdılar diye, olayı sol içi çarpışma gibi yansıtma çabaları bu maskeli çeteye sadece güç verecektir.

Nitekim basının bu tavrından hoşnut olan maskeli çete, bugün İstanbul Üniversitesi’ne yine, bıçaklarla, sopalarla gelmiştir. Bu 70 kişilik grubun hedefi neydi? İçerde buldukları Atatürkçü öğrencilere yine ne şekilde saldırmayı düşünüyorlardı?

TKP ve EMEP de saldırganların arasında
Bu saldırıya destek olan başta Türkiye Komünist Partisi, Emeğin Partisi, Sosyalist Demokrasi Partisi’ni de tavırlarından dolayı kınıyoruz. Ne zamandan beri resmi partiler bu tür terör örgütleriyle kolkola maskeli, satırlı insan avına çıkıyor? Onlarca TKP’li öğrenci şu an bu saldırı nedeniyle gözaltında tutuluyor. Bu partinin yöneticileri, Atatürkçü öğrencilere yönelik bu saldırının sorumluluğunu taşıyabilecekler mi acaba? Onca zaman komünizme meşruiyet sağlansın diye mücadele et sonra da adamlarını böyle satırlı saldırılara sok.

Yasal tüm partileri uyarıyoruz. Arkadaşlarımıza yönelik bu saldırı dolayısıyla sadece bu maskeli gruplar değil sizler de sorumlusunuz. Ve mahkemelerde sizin hakkınızda da şikayetçi olacağız. Yasal bir parti yasallık sınırının dışına çıkamaz eğer çıkarsa karşısında yasaları bulur. Bizler yasal haklarımızı sonuna kadar koruyacağız.

İstanbul Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi saldırganları korumaktan vazgeçsin
Bu arada dün de gerek İstanbul Üniversitesi gerek Yıldız Teknik Üniversitesi yönetimlerinin bu terör gruplarını desteklediğini ve koruduğunu söylemiştik. Bugün maalesef üniversitelerimiz bu terör örgütlerinin cirit attığı, öğrencilere saldırdığı, üsler haline gelmiştir. Üniversite yönetimleri ise bu grupların tepkisinden çekinerek bunlara karşı tavır almamakta adeta hoşgörmektedir.

Buradan üniversite yönetimlerini de uyarıyoruz. Bugün hastanede ağır yaralı olarak yatan arkadaşlarımızın içinde bulundukları durumdan siz de sorumlusunuz.
Sizlerden tek isteğimiz bari bundan sonra görevinizi yapmanızdır.

Buradan emniyet teşkilatına da çağrıda bulunuyoruz. Bu maskeli gruplara karşı öğrencilarin can güvenliğini korumak sizin sorumluluğunuzdur. Ancak dünkü olayda görüldüğü gibi emniyet güçleri olaya çok geç müdahale edebilmiştir. Emniyet teşkilatının bu kavgaları önlemeye yönelik çabası olduğunu biliyor ve bu çabayı biz de destekliyoruz. Ancak Emniyet’in bu saldırılarda daha çabuk müdahale etmesi ve mümkünse saldırı olmadan saldırıyı önleyecek tedbirleri alması gerekmektedir.

Saldırganları Atamıza şikayet ediyoruz
Son olarak Atatürkçü gençlerin bundan sonraki tavrının ne olacağını da açıklamak istiyoruz.

Bu maskeli grupların yaratmak istedikleri çatışma ortamından özellikle kaçınacağımızı, bu tür provokasyonlara gelmeyeceğimizi duyuruyoruz. Atatürkçü gençler kavga ortamına çekilmek istendiklerinde bundan uzak durmak için gereken tüm çabayı, her ne pahasına olursa olsun göstereceklerdir.

Doğrulara ancak fikir çatışmasının özgürce yaşandığı toplumlarda ulaşabileceğine inanıyoruz. Özgür fikir çatışması ortamının da Atatürk’ün yarattığı bağımsız, laik, demokratik Türkiye’de mümkün olabileceğinin bilincindeyiz.

Saldırganları, saldırıya destek olanları burada kınıyor ve Atamıza şikayet ediyoruz.

Büyük Atatürk, merak etme emanetin emin ellerde.

Atatürk gençliği görev başında!

ADKF
Basın Bürosu