| Gökçe Fırat |
|
Helikopterleriniz mi güçlü, Amerikan emperyalizminin son 48 saati ABD’nin Irak’a saldırısı başladı. Şu an saldırının üzerinden yaklaşık 60 saat geçmiş durumda. Neredeyse tüm televizyon kanalları dakikası dakikasına gelişmeleri yayınlıyor. “Son dakika” anonsuyla verilen haberler ve bunlar üzerine saatler ve geceler boyu süren yorumların kaçırdığı bir şey var; içinden geçmekte olduğumuz çağ. “Son dakika” gelişmeleri bir kenara bırakırsak eğer, bugün dünyada neyin değiştiğini çok daha iyi anlayabiliriz: Hakim emperyalist güçlerin dediği gibi, gerçekten de yeni bir dünya düzeni kurulmaktadır. Ancak, bu düzen hiç de onların sandıkları gibi onların egemenliğinde olacak bir düzen değildir. Düzen değişmektedir ama düzenin egemenleriyle birlikte. ABD Başkanı’nın Saddam Hüseyin’e verdiği son 48 saat, aslında ABD emperyalizminin kendi kendine verdiği bir süreydi. 48 saatin ardından gelen ABD saldırısı, ABD emperyalizminin ve ona bağlı dünya düzeninin yıkılmasının hızlandığı ve artık engellenemeyeceği bir dönemi başlatmıştır. ABD emperyalizmi, 11 Eylül’le birlikte girdiği yıkılma sürecinde, tüm emperyalist zorbalar gibi, saldırarak bu duruma engel olmaya çalışıyor. Kuduz köpekler gibi saldırıyor ve kuduz köpekler gibi ölecek Ama herkes bilir ki, kuduz köpek, sadece sonu geldiği için kudurmaktadır; yoksa çok güçlü, çok parçalayıcı olduğu için değil. Dün Afganistan’a, bugün Irak’a saldırı, bu kuduz köpeğin son saldırılarıdır. Bu köpek, kendinden güçsüz bazı uluslara diş geçirmeye çalışıyor. Dün Afganistan’ı ısırmıştı, bugün Irak’ı ısırıyor. Kuduz köpek, ısırdığı her masum ve mazlum ulusta, kudurarak geberdiğinin izlerini bırakmaktadır. ABD’nin kuduz yöneticileri, dünün sömürgecilerinin, İngilizlerin, Fransızların, İtalyanların bu Ortadoğu coğrafyasında bıraktıkları ize bir baksa, bunu çok iyi görecektir. Ortadoğu’nun ezilen coğrafyasında varolan her ulus, emperyalizmin bu saldırısından nasibini almıştır, ama bu kuduza bağışıklık da kazanmıştır. Bugün, Irak’ta süren direniş, bu bağışıklığın bir sonucudur. Dün diğer sömürgecilere mezar olan Ortadoğu, bugün Amerikan sömürgeciliğine mezar olacaktır. Amerikan emperyalizmi, Irak halkına çok büyük bir teknolojik üstünlükle, çok gelişmiş silahlarla saldırıyor. Bu, insanlık açısından, ezilen uluslar açısından büyük bir çaresizliktir. Yüzyılların medeniyet beşiği güzelim Bağdat, emperyalist haydutun bombalarıyla alevler içinde kalmış durumda. ABD’li haydut, Bağdat’a değil tüm uygarlığa, ezilenlerin yarattığı medeniyet birikimine saldırıyor. ABD’nin şu dünyada topu topu 200 yıllık bir geçmişi var ama binlerce yıllık Bağdat, bugün bu haydut tarafından yıkılmaya ve teslim alınmaya çalışılıyor. Eğer son dakikaları izliyorsanız, o son dakikaların bu bombalardan nasıl da zevk alan insanlar tarafından sunulduğunu da görüyorsunuz. Bir ulusun, bir medeniyetin bombalanmasından böylesine zevk alan, ağızlarının suyu akan bu stratejistyen, gazeteci, yorumcu kılığındaki yaratıklara iyi bakın; bunların da o Bush’a nasıl benzediğini, o büyük kuduz köpeğin nasıl da kopyası olduğunu göreceksiniz. Bu kuduz köpekler, yanan ve yıkılan bir medeniyeti değil, ölen ve yaralanan masum insanları değil, atılan bombaların özelliklerini size sayıp duyuyorlar. Bunlar, 20. yüzyıla ait bir tür sapkın, fetişist toplum dışı yaratıklardır. Uçaklarla yatar, bombalarla sevişir, her sortide zevk çığlıkları atarlar. Uçak sevicidirler, bomba sevicidirler, füze sevicidirler. Bu sapık zihniyet, bu medeniyet dışı sapkınlık da, tıpkı emperyalist haydutlar gibi, kudurarak öleceklerdir. Onların ağızlarından akan salya onları mutlu gösteriyor, buna çok kızmayalım, ağızlarından dökülen her salya, bu kuduz köpeklerin de son günlerinin işaretidir. Sonunuzun geldiğini anladığınızda ölmüş olacaksınız Emperyalizm, gücün, silahın, kabadayılığın hakim olduğu bir düzen kurdu. Şimdi bu düzeni, bu gücüne dayanarak devam ettirmek ve yeryüzünün her yanına yaymak istiyor. Ama buna imkan yok, bunu bilmiyorlar. İngiliz haydutlar, Fransız ve İtalyan müttefikleri ile birlikte Anadolu’ya geldiklerinde, Çanakkale’de sadece süngü ile durduruldular. Amerikalı haydutlar Vietnam’da kendi silahlarını alan Vietkong gerillalarına yenildiler. Bugün Irak’ta, iki gündür süren direniş, ezilen dünyanın aynı mücadele ve direniş gelneğini sürdürdüğünü göstermektedir. Irak’taki direnişin her dakikası tüm ezilen dünyanın moralini yükseltmekte, haydutlara olan hıncını bilemektedir. Direnişin uzun sürmesi, direnişin zafere dönüşmesi tüm ezilenlerin temennisi ve duası. Bu dualar bugün gerçek olmasa da yarın olacak. Başlayan direniş, haydutun yenileceğinin göstergesidir. Bırakın haydut, çok güçlü olduğunu, yenilmez olduğunu, dünyayı eyle geçirdiğini düşünsün. Ezilenler varoldukça, dünya bu haydutlara kalmaz. Ve o hayduta bir gün, tıpkı 1919’da oluduğu gibi hiç ummadığı bir tokat atılır. Bugün, Irak ne zaman düşecek diye, dişini sıkmış bekleyenlere şunu hatırlatalım, sizin saldırınız apaçık, beklediğimiz, hazırlıklı olduğumuz bir saldırı, öleceğimizi bilerek karşılayacağımız bir saldırı. Biz varlığımızı da sonumuzu da biliyoruz. Ama siz, sadece varlığınızı biliyorsunuz ve sonunuz geldiğinde bunu ancak anlamış ve ölmüş olacaksınız. Ezilenin cevabı geç olur ama pek güçlüdür. Helikopterleriniz mi güçlü çocuklarımız mı? Amerikan haydutu, bu saldırısında yapayalnızdır. Diğer haydutları bile karşısına almıştır. Bu, onun ne kadar da sıkıştırıldığının bir kanıtıdır. Bu haydut, bu yüzden büyük bir darbe yiyecektir. Ama darbenin büyüğü, ezilenlerden gelecektir. Bakın, bu saldırının büyük bir hayrı da olmuştur. 50 yıldır stratejik müttefik diye yutturulan “dost Amerika”nın aslında bizim düşmanımız olduğu ortaya çıkmıştır. Aman Türkiye ile ABD arasındaki ipler kopmasın, dostluk bozulmasın diyenler, artık bunun için çok geç kalındığını görmeliler. Bush’un, Irak’a verdiği 48 saat aynı zamanda Türkiye’ye de verdiği 48 saatti ve Türkiye hayduta teslim olmadı. Türkiye direndi ve ilk defa ABD’ye bu kadar açıktan tavır aldı. Bu tavır, üstelik savaş esnasında alınmış bir tavırdır. Türkiye artık ABD’nin müttefiki olmadığını göstermiştir. Bu bağ yeniden kurulur, dostluk yeniden kurulur diye kendini avutanlar, çok kısa sürede tıpkı Irak gibi ABD’li haydutla savaşacağımızın farkında değiller. İşte o gün, bugün Irak’ta olmanın, bugün Bağdat’ta olmanın ne demek olduğunu göreceğiz. İşte o zaman, emperyalistin bombalarının, hiç de o kadar güçlü olmadığını göreceğiz. İşte o zaman, televizyondan, emperyalist bombalarının değil, bu emperyaliste karşı savaşan direnişçinin haberini almak isteyeceğiz. O zaman, düşürülen her Amerikan helikopterinde, her Amerikan uçağında, öldürülen her Amerikan askerinde sevineceğiz. Türkiye, 60 yıldır yaşadığı bu haince yabancılaşmadan kurtulmak üzeredir, şükürler olsun. Türkiye artık ezilen dünyanın yanına geçmektedir, şükürler olsun. Türkiye, artık İncirlik’ten Bağdat’ın siperlerine geçmektedir, şükürler olsun... Son söz: Çağın değiştiğini anlamayanlara, emperyalizmin kazandığını sananlara, tek bir görüntüye bakmalarını tavsiye ederiz: Dün Irak’ta düşürülen Amerikan helikopterinin enkazına çıkıp oynayan aç, bilaç çocuklara bakın: Helikopterleriniz mi güçlü yoksa çocuklarımız mı?
Türkiye güçlüdür, bu saldırıya dur diyebilir! |