Gökçe Fırat - Alçaklığın ulusal tarihi
TÜRKSOLU
Anasayfa  |  Gazete  |  Dergi   |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv: 
 
 
GÖKÇE FIRAT
Mehmetçiğe cenaze töreni, teröriste bayram karşılaması
GÖKÇE FIRAT
Alçaklığın ulusal tarihi
 
Terörist karşılamaya basından büyük tepki
ALİ ÖZSOY
Azerbaycan'ı savunmak Türkiye'yi savunmaktır
ESER ÖZALTINDERE
Kürtçü "barış grubu" skandalı
 
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
Nerden nereye
 
TÜRKKAYA ATAÖV
Lâtin Amerika'da değişime doğru
 
ERGİN KONUKSEVER
12 Eylül - 6
Kenan Evren'in "sivil" günleri
 
KAYA ATABERK
Türk'ü satan AKP Filistin'i mi savunacak?
OKAN İŞBECER
Yalçın Küçük de
ishal olmuş
 
TUĞRUL ÇELİK
Hitler ölmemiş, medya gizliyor
 
TEVFİK KAYMAZ
Kıtalararası
virüs füzeleri
 
UMUT YALIM
...Ve ömrümüzün
en güzel günleri (11)
 
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Malazgirt'ten Kurtuluş Savaşı'na Kürtler
EYKAN CAN
Parsel Parsel
 
KEMAL AKDOĞAN
Lâikliğin temel anlamı ve tarihçesi
 
 

Gökçe Fırat

Alçaklığın ulusal tarihi

İşgal altındayız

PKK’lı terörist grubunun Türkiye’ye girişi sizce ne anlama geliyor?

Tek bir anlamı var bunun:Türkiye artık işgal altındaki bir ülkedir!

Düşman “birliği” ülkeye girmiş, törenlerle karşılanmış, davul zurna çalınmıştır.

Kurtuluş Savaşı öncesinde Yunan askerlerini davul zurnayla karşılamak ne anlama geliyorsa, bugün PKK’lı teröristleri karşılamak da aynıdır.

Dün Osmanlı Padişahı, Osmanlı Genel Kurmay Başkanı, Osmanlı Başbakanı’nın yaptığı acizlik değil alçaklıktı.

Bugünkü muadilleri ise yaptıklarına “demokratik açılım” diyor!

“Barış” diyor!

Oldu olacak dağdan indirdiğiniz “kınalı kuzularınızı” evinize alın.

Evinize almakla yetinmeyin yatak odanıza alın.

Yatağınıza alın.

Alın ve rahatlatın yavrucakları.

Hep şehit aileleri mi fedakârlık yapacak!

Onlar oğul acısı çeksin, gözyaşı döksün bağrına taş bassın ama yine de “vatan için canım feda” desin. Siz de dönün onlara şimdi “boşverin, unutun” deyin...

Biraz da sizin kadınlarınız barış fedakârlığı yapsın.

Yapsın ve rahatlatsın barış elçilerinizi!

Açılımı onlar tamamlasın!

İzlemek de alçaklık

Ne yapmış peki bu dağdan inenler?

Niye çıkmışlar dağa ve neden inmişler?

Terör örgütü istediği için dağa çıkmışlar ve yine terör örgütü istediği için inmişler!

Çıkışları da terör suçu, inişleri de yani.

Peki neden serbest bırakıldılar?

Çünkü artık devlet teröre teslim olmuş.

Devlet için asker değil terörist daha değerli olmuş.

Devlet kendi halkına sırtını dönmüş, kendi askerine sırtını dönmüş, şehidine sırtını dönmüş ve ülkede büyük bir utanmazlıkla teröristlerin havai fişekli gösterisi izleniyor.

Bu gösteriyi düzenlemek alçaklıktır ama izlemek de o kadar alçaklıktır.

Farkında değiliz belki ama yurdumuza bir işgal gücünün elini kolunu sallayarak girişini izleyerek işgale ortak oluyoruz.

İşbirlikçi oluyoruz.

Alçalıyoruz.

Alçaklaşıyoruz.

Namussuzlaşıyoruz.

Vahdettin’lerden, Ali Kemal’lerden bir farkımız kalmıyor.

Ve daha da acısı, bunu kimse barış için yapmıyor, herkesin tek derdi var, rahatının bozulmaması.

Kimse yarınını düşünmüyor, yalnızca bugününün derdinde.

Yarın öbür gün bu ülkenin gelecek kuşakları dönüp anne babalarına soracaklar;

“Baba bu düşman kuvvetleri ülkeye girerken sen ne yapıyordun?”

Ne cevap verecek anneler, babalar...

İşime gidiyordum...

Marketten sana süt alıyordum...

Televizyon izliyordum!

Bir Kurtuluş Savaşı’nın kahraman insanına bakın, bebeğini değil top mermisini bataniyeye saran insanımızı...

Bir de şimdiki insanımızı...

Sahi neden böyle bozulduk biz?

Neden bu kadar vatansızlaştık, bu kadar alçaklaştık.

Farkında mıyız; alçaklığın ulusal tarihini yazıyoruz şu anda ve gelecek nesillere bunu miras bırakacağız.

Neden sessiziz böyle?

Sessiziz çünkü o teröristler bizim evladımızı öldürmedi.

Bu kadar basit!

Bu ülkenin 6 bin asker şehidi var, demek ki yakın aile ve akrabaları ile en fazla 600 bin kişi eder canı yanan.

70 milyonumuzdan gerçekten ama gerçekten canı yanan bu kadar.

Boşuna dememişler “ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar” diye.

Evet, biz geri kalanlar, hayatta kalanlar ve onların aileleri yalandan ağlıyoruz.

Şu Cem Gariboğlu’na bile ulus olarak daha fazla tepki gösterdik PKK’dan!

Cem bir cinayet işlemiş tamam ama diğer tarafta bir cinayet şebekesi var, bir terör örgütü var ve onlar elleri kolları serbest gezecekler aramızda.

Ama onları linç etmeye kalkan olmayacak.

Oysa birimizin yakınını, oğlunu, kızını öldüren bir katil gördük mü, hemen adliye önünde saldırıyoruz nasıl da.

Çünkü canımız yanıyor.

Ama vatanımız ve şehitlerimiz için yanmıyor o kadar da.

Ateş düştüğü ocağı yakıyor kalan ocaklar yaşamaya aynen devam ediyor.

Senin karına, kızına tecavüz etselerdi de affedecek miydin?

Şimdi bu teröristlere “eve dönün” çağrısı yapan yetkili ağızlara, onları serbest bırakanlara bir soru soralım.

Mesela okul çağında bir kızınız var.

Okulda da bir uyuşturucu çetesi.

Bu çete kızınızı uyuşturucuya alıştırmış ve tecavüz etmiş.

N’apardınız bu çete üyelerini?

“Daha fazla uyuşturucu satmasınlar, bu işten vazgeçsinler” der serbest bırakır mıydınız?

Evet çok basit: Kızınıza tecavüz edenleri “barış için” serbest bırakır mıydınız?

Evet diyorsanız biz susalım ve sineye çekelim.

Ama biliyorsunuz evet değil cevabınız.

Bu teröristler başkalarının oğullarını öldürdü, sizin değil!

Başkalarının hemşire, doktor, öğretmen kızlarnı öldürdü; sizin değil!

Başka aileleri parçaladı, sizinkini değil!

Bu Türkiye sizin vatanınız değil diye belki ülkenin bölünmesi umrunuzda değil, bu ülke bölününce de o PKK’lılarla birlikte göbek atarsınız belki.

Biliyoruz, tanıyoruz sizi.

Hepinizi.

Ama başkalarının oğullarının katillerini siz affedemezsiniz!

Böyle bir hukuki yetkiniz yok.

Katili serbest bırakan da katil kadar suçludur ve aynı cezaya çarptırılır.

Ama hukuğu ele geçirdik diyorsanız, bilin ki hukuk rafa kalktıysa, cezanızı millet kendisi verir.

Sen hazmedeceksin

Hazmet diyor bir de hazmet!

Neyi hazmedeceğiz?

Oğlumuzun katillerinin serbest bırakılmasını mı?

Hazmet diyen hazret cevaplasana:

Senin oğlunu öldürselerdi n’apardın?

Vatanımıza değil de senin karına, kızına tecavüz etseydi bu köpek sürüsü, yine affeder miydin?

“Hepiniz inin dağdan” der miydin?

Söyle hazmeder miydin?

Sindire sindire mi hazmederdin, birden mi hazmederdin!

Herkes oyunu bıraksın.

En namussuz devirlerin bile bir namus düzeyi olmalıdır!

Kabullenme o zaman

Bir ülkede ordunun başkanı bunu seyredebilir mi?

Sen ki sınırları korumakla görevli bir yasal kuruluşsun.

Sınırdan PKK’lı geçerken onu durdurmak senin görevin değil mi?

Gümrük görevlilerinin işi mi bu, senin mi?

Teröristi gördüğün yerde onu yakalamak sana kanunla verilmiş görev değil mi?

Neden görevini yapmıyorsun?

Bir de açıklama yapıyorsunuz, “bu olay kabullenilemez” diye!

Kabullenme o zaman!

Hem kabullen, sus, seyret; hem de açıklama yap “kabullenilemez” diye!

O kadar basit mi sizin için?

Ne yüzle o sınıra asker dikeceksiniz bundan sonra söylesenize?

Siz niçin varsınız, bu millet sizi neden besliyor sorsanıza kendinize!

İsyanın ve cesaretin saati yakın

Sonuçta bugünler uzun sürmeyecek.

Bir yıl göbek atarsınız, iki yıl atarsınız.

Sonra AKP gidecek.

Amerika da pılını pırtını toplayıp Kuzey Irak’tan gidecek.

O zaman göbek atamayacaksınız.

O zaman işgal ettiğiniz mahallelerimizde rahat uyuyamayacaksınız.

O zaman Mersin’de, İzmir’de, İstanbul’da, Musul’da, Kerkük’te, Erbil’de saklanacak delik arayacaksınız.

Dağdaki köpekleriniz de sizi kurtaramayacak.

Sahi ne yapacaksınız?

Bu toprakların da bayram günü gelecek.

Türk de uyanacak ve ayağa kalkacak.

Kalkacak ve bu açılımı kapatacak.

Fatih nasıl İstanbul’u alıp bir çağı kapattıysa.

Atatürk nasıl emperyalizmi yenerek yeni bir çağ açtıysa.

Bu toprakların kurtuluşu da yakın.

Her alçaklık koynunda bir isyan besler.

Her korkaklık içinde bir cesaret gizler.

Günü geldiğinde alçaklık ve korkaklık saati biter; isyanın ve cesaretin günleri başlar.

Tarihi alçaklar değil Türkler yazar...

Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 

 

Eline diline yüreğine kalemine sağlık.Her kelimesine bütün hücrelerimle katılıyorum empreyalistler ve uşakları bir gün mutlaka bu ülkeden defolacaklar.O günler çok yakın

Ben yanmasam
Sen yanmasan
Karanlıklar nasıl çıkar aydınlığa
Mehmet
Tanrı Türkü korusun

İsmail Akgül, Antalya
6 Haziran 2010


işte böyle sözünü erkekçe söyleyen liderlere ihtiyacımız var! o gün artık gelsin.
yeni bir kurtuluş savaşında bu vatana canım feda.
TÜRKİYE TÜRK'LERİNDİR.

Ceyhan, İstanbul
23 Kasım 2009


Sayın gökçe FIRAT,
ağzınıza yüreğinize sağlık,ne kadar güzel,ne kadar doğru söylediniz yürekten sizi kutluyorum.İçinde bulunduğumuz bu hainlerin kuşatmasında sizin gibi cesur ve doğruyu söyleyen bir vatandaşımı görmek ne güzel,ne kadar özlemişiz sizin gibi gerçek bir vatanseveri görmeyi,ne kadar özlemişiz sizin gibi doğruyu söyleyeni heleki TÜRKLÜĞÜMÜZLE dalga geçilen ve hakaret edilen bu günlerde,ne olur devam edin yazılarınıza ki insanlarımız bu gaflet rüyasından uyansınlar.Ben sağcı birisiyim ama sizin söylediklerinize tamamen katılıyorum ve saygıyla sevgilerimi gönderiyorum

Vatanım, İzmir
10 Kasım 2009


Sayın Gökçe FIRAT kardeşim yüreğine sağlık diyeceğim...Sizi yaklaşık 6 yıldır takip ediyorum eski bir reis ve her zaman Türk milliyetçisi bir ülkücü olarak ve duygularınızı ve düşüncelerinizi en derin samimiyetimle paylaşıyorum...Bir vatansever olarak memleket için okuduk, yazdık, çizdik ve terör kurşunlşarına da hedef olduk, kurşunda sıktık...Tam bağımsız Türkiye ülküsü için mücadele veren herkesi ve söyleyemediklerimizi söylediği için Türk Soluna ve dolayısı ile sayın GÖKÇE'ye selam ve saygılarımla...
TANRI SİZİ KORUSUN.

Ataorkun, Konya
9 Kasım 2009


Gerçekten güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık. İnsanların bilinçli bir şekilde hareket etmesi için çalışıyoruz çalışacağız. Saygılar sunuyoruz.

Özgür Koçak, Aksaray
03 Kasım 2009


Türkiye Türklerindir bu alçaklar yaptıkları ihanetin bedelini yeniden kurulacak olan istiklal mahkemelerinde verecekler.

Saygın, İzmir
03 Kasım 2009


EMEĞİNİZE SAĞLIK

Ethem, İçel
03 Kasım 2009


Bu vatanın tüm aklıselim evlatları gibi bekliyorum.Eğer ordu ve devlet gereğini yapamıyacak ise işte o zaman sıra biz yurtseerlere gelecek...Ve inanıyorum ki tarihte örneklerine sıkça rastladığımız destanlarımıza bir Türk Destanı daha eklenecek.Evlatlarımıza bırakacağımız en büyük miras bu olacak Yeni Kutlu Türk Destanı.

Menderes Kasap, Antalya
03 Kasım 2009


Sayın Gökçe Fırat yazılarınızı büyük bir ilgiyle okuyorum. yazılarınız sayesinde cesaretimizi yeniden kazandık. bizim tarihimizi yeniden yazacak, asil kanı kanı taşıyan Türk sizsiniz.. hepimizin gururusunuz... İyi ki varsınız.

Filiz, Eskişehir
02 Kasım 2009


Sol demek, Emperyalizm'e karşı çıkmak demektir.  Küresel şirketlere karşı, IMF'ye karşı vatanı savunmaktır SOL... Gericiliğe, bölücülüğe ve işbirlikçiliğe taviz vermemektir. Türk solu, Atatürk'ün çizgisini benimsemiştir. Bu konuda Türksolu dergisi çalışanlarını ve yazarlarını tebrik ederim. Atatürkçü sosyalist düşünce, Amerikan dış politikasına esaslı bir tavır koymaktan kaçınan AB / Soros destekli sol türevi (gerçekte sol olmayan) akımlara karşı ülkesinin bağımsızlığını savunur. Buna ise liboş fikirli bazı cahillerin zannettiği gibi faşizm denmez, tam tersine Antiemperyalizm  -yani, sömürgeciliğe karşı duruş-  denir.  Bugün Türksolunun yaptığı ve aslında tüm Atatürkçülerin, vatanseverlerin, milliyetçilerin yapması gereken budur. Gerçek devrimcilik bunu gerektirir. Oysa kürtler, geçmişte olduğu gibi bugün de Batılı devletlerin oyunlarına alet olmaktadırlar. Batı, Büyük Ortadoğu hayalini gerçekleştirmek için BOP'u devreye sokmuş, bu çerçevede kürtleri piyon olarak kullanmaya b
 aşlamıştır. Bunları görmemek için ya aptal olmak gerekir, veyahut da bu işten çıkarı olmak...  Kürtler hainliklerinden, kalleşliklerinden bir an önce geri dönmelidir. Aksi takdirde kendi açtıkları lağım çukurlarında kendileri boğulacaklardır. Türk milleti hainleri ve yardakçılarını asla affetmez. Bu yolun girişi vardır, çıkışı yoktur!

Melih, İstanbul
01 Kasım 2009


Alçaklar satılmışlar, hainler mutlaka hesap verecek! İinanmayanları tarih okumaya davet ediyorum.

Şenol Güngör, Tekirdağ
01 Kasım 2009


Sn. Gokce Fırat  dedıgın gıbı tarıhı  alcaklar degıl turkler yazar ve ne mutlutu turkum dıyenlerle beraber her yerde  ataturkun evlatları olarak bu ulkeyı kımseye ne boldurtur ne bırakırız toprak bızım bayrak bızım ordumuz bızım bız oldukca cumhurıyet her zaman yasayacaktır  bunu herkez bılecek saygı gosterecek

Ertaç, İstanbul
31 Ekim 2009


Türk milleti bayramını yine kutlayacaktır.Haklısınız, bu topraklarında bayram günü gelecek!

Onur, Çanakkale
31 Ekim 2009


Meslektasım eline sağlık kalemının güzel daima mert olsun satılmasın duygular kalple birlikte yağdetsin Bu millet vatanına el uzatanın elini kırar merak etme.

Ercan Beklenic, Adana
30 Ekim 2009


Sonuna kadar destekliyorum Ben su anda amerikadayim inssalah yakinda gelecem ulkeme sizleri sonuna kadar takip ediyoruz ve destekkiyoruz gun gelecek bu serefsizlere hesap soracagiz.

Kasım F. Şahin, Yurtdışı
30 Ekim 2009


Çok güzel, inandırıcı ve etkileyici bir yazı olmuş. Yorumların da hepsini beğenerek okudum. Ancak sorunun temeli bilinçli ve cesur yurtseverler yetiştirememiş olmaksa cevabını da Antalya'dan Aslıhan hanım vermiş. İşte Türk kızlarının ağzından bu sözleri daha sık duymak isteriz. Çünkü onlardır bir ülkenin geleceğini belirleyen.  Onlardır bir ülkenin bağımsız ve gönenç içinde olmasını sağlayanlar. Kahramanları da alçakları da onlar doğurur ve yetiştirir.
Osmanlıyı yıkarken de vardı bunlar şimdi de var. 
Bunun önüne Aslıhan hanımın dediği gibi Türk kızları-anaları yetiştirerek geçebilirsiniz. Gerisi küçük kalır bunun yanında. Bu alçakların anaları onlara vatanın, milletin, toprağın, bağımsızlığın, namuslu yaşamanın, cesur ve fedakar olmanın temel bilgilerini zamanında vernmiş olsalardı kendileriyle birlikte ülkeyi de ateşe atmazlar; aşağılık durumlara düşürmezlerdi. Her şeye rağmen bir tek sevmeyi öğretselerdi vicdanlarının sesini dinleyip yanlışlarından daha çabuk dönebilirlerdi.
Batı, rakip ülkelerde alçak yaratmanın, namuslu ve vatanseverleri yok etmenin üniversite düzeyinde okullarını açıyor. Bizim alçaklar da onların yazılı anlaşmalara bile uymadıklarını göre göre sözlü anlaşmalarında umut arıyor.
Peki bu alçakları ben mi getirip koydum oraya? Hayır girip çıkanı anlamayan oy sahipleri getirdiler koydular.  Ancak ne kadar küçük olursa olsun ışığın gücü karanlıktan büyüktür. Güvenmemiz gereken bu ışıklardır. Kör karanlığı yarıp geçecek bu ışıklar.
Işıklarımızın çoğalması gayreti ve umuduyla...
Aslıhan hanımı tekrar kutlamak isterim. Ne diyordu:
"Utanç yılları bunlar!!! Doğuracağım  çocuklara bu yılları harf harf anlatabilmek ve bilinçli çocuklar yetiştirebilmek için bir "Türk Kızı" olarak üzerime düşen görevi yapabilmek için Türksolu okuyorum, her şartın karşısında "Atatürkçülüğümü" koruyorum. Ve bu kahredici utanca rağmen ülkemi çok seviyorum...

Kudret, Uşak
30 Ekim 2009


TÜRK SOLU Dergisini tebrik ederim!!!Çok güzel bir kapak koymuşsunuz!!İstila Belgeseli de çok güzeldi,gerçekler ortada!! Bazıları bu gerçekleri görmezlikten geliyor ama biz bilinçli Türk Milliyetçileri olarak bunları biliyoruz!! ATATÜRKÇÜ PARTİ iktidara gelecek ve vatan hainleri İmralıdaki teröristbaşı başta olmak üzere RTE, ABDullah Gül ve işbirlikçi hainler asılacak!!! Her zaman yanınızdayım!! TÜRK SOLU Dergisine binlerce selam!! ZAFER ATATÜRKÇÜLERİN OLACAKTIR!! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!

M. Serhat Akman, Muğla
29 Ekim 2009


DEĞERLİ KARDEŞİM SAYGIDEĞER İNSAN GÖKÇE FIRAT
BİZ VATANPERVER YURTSEVERLERE TERCÜMAN OLDUN SENİ SENDEKİ KOCAMAN YÜREĞİ "ALLAH' KORUSUN. YÜREĞİNE,BEYNİNE GÖNLÜNE SAĞLIK.
BU SÖZÜM ONA MÜSLÜMAN MÜSVETTELERİNE GEREKEN DERSİ VE HATIRLATMAYI UYARIYI PEK DE GÜZEL VE NET YAPMIŞSIN TEKRAR YÜREĞİNE SAĞLIK .
LAKİN ONLAR SENİ YANİ BU UYARILARI ANLAYAMAZLAR, DAHASI ANLAMAZLAR ÇÜNKİ İŞİN BAŞINDA KAÇ PARA VERECEĞİNİ DEDİKLERİNİ YAPSALAR KAÇ KURUŞ SEBEPLENECEKLERİNİ BELİRTMEMİŞSİNİZ.
BUNLAR KENDİLERİNİ OY VEREREK SEÇENLERE DE AYNI TARİFEYİ UYGULAMADILARMI ,
NEYLE  BESLEMİŞLERSE ONUN LA BESLENİR BUNLAR .
KALDI Kİ BUNLARIN NAMUS ANLAYIŞI BİR BEZ PARÇASINDAN İBARETTİR .İNANÇ ANLAYIŞLARIDA AYNI. BUNLARIN TEK GERÇEKLERİ VE BEYİNDE VE KALPTE KABUL ETTİKLERİ  PARA DIR, GERİSİ TEFERRUATTIR.

Salih Tosun, Konya
29 Ekim 2009


Sayın Gökçe Fırat,
Daha önce şöyle demiştiniz: KANLA ARINIRDIK, KANLA KİRLENİYORUZ!
İşte bugün yaşadıklarımızla birlikte yine çok doğru tespit ettiğiniz gibi "ALÇAKLIĞIN ULUSAL TARİHİ"ni yazıyoruz.
Nasıl mı?
SUSARAK!
Türk=Barbar diyen Batılının kafasıyla düşünen ve onun bellettiği gibi tarihine küfretmeyi "İLERİCİLİK" sayan kesmin anlayacağı şeyler değil tabi ki yazdıklarınız.
İstanbul işgal edilirken de işgalci subayları alkışlayan vardı ya, işte o hesap...
Ama bayrağını eline alıp, dağdan inen eli kanlı teröristin davulla zurnayla karşılanmasını kabullenemeyen "alçalmayı kabul etmeyecek" Türkler meydanlara indi artık!
Ve karşılandılar da...
Türk'üm diyemeyenler bugün teröristleri affediyorlar. Türkler adına....
Dün, Türk'ü aşağılamayı marifet sayanlar ve ondan ekmek yiyenler Ermeniler'den özür dilemişlerdi. Yine mensubu olmayı reddettikleri Türk Milleti adına...
Yani hep TÜRK düşmanları konuştu TÜRK'ün adına...
Ama artık...
Vakt irişti!
"DAĞA ÇIKANI DA, DAĞA ÇIKARTANI DA, DAĞDAN İNDİRENİ DE ASACAĞIZ" susturulan milletin içindeki isyanıdır. Ne eksik ne fazla! Türk'ün sesidir!
Tabi hemen saldırıya uğradı...
"Barış"ı zedelermiş bu fikirler... Ne Barışı ya?
Bu milletin PKK ile barış yapmak gibi bir talebi yok ki!
Tayyip'in varsa bize ne?
Pankartı taşıyan TÜRKSOLUna da helal olsun!
Diyecek bir şeyi olmayanlar da ona da saldırıyor oturdukları yerden.
Neymiş böyle sol olur muymuş?
Onlar soldan anlamıyorlarsa TÜRKSOLU'na ne?
Bu topraklar bizim, TÜRKLERİN. Ve TÜRKLER solcu millettir! O yüzden de TÜRKSOLU!
...
Memleket toprağındadır kökü,
Bedrettin gibi taşır yükü.
...

Neyse...
ALÇAKLIĞI KABUL ETMEYECEĞİZ!
TÜM TÜRKLERE KOLAY GELSİN!

Temuçin Timur, İstanbul
29 Ekim 2009


Sayın Gökçe Frat gerçekten cok güzel bi yazı ellerinize,yüreğinize sağlık.NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE..

Melih, İstanbul
29 Ekim 2009


Türk'ün Türkten başka dostu yok. Yürüyün koçlarım. Destek bizden.

Anonim, İstanbul
28 Ekim 2009


Elerine sağlık şu şerefsizlerin yağlı urganda salanışlarını izlemek için her şeyimi verirdim...

Emrah Kutlu, İstanbul
28 Ekim 2009


İçimden geçenleri kaleme alsam ancak bu kadar yazabilirdim. Aklınıza, fikrinize, elinize sağlık.. Fütursuzca bu ülkenin değerleriyle oynayanlar, şehit kanları üzerinde halay çekenler asla bu yaptıklarınız yanınıza kar kalmayacak. Şu an yaptıklarınız sadece nefretimizi bileyliyor. Sevgili arkadaşımın dediği gibi bu topraklarında bayramı gelecek... Asla ümitsiz değiliz, bu olanların hepsini yazıyoruz ve hesabını vereceksiniz.

Gürsel Özkan, İstanbul
28 Ekim 2009


Sakın aldanmayın ihanet edenlerin görünüşte galip olduklarına. Her alçağa karşı bir kahraman, her bencil politikacıya karşı kendini adamış bir lider vardır.

Önder, Tekirdağ
28 Ekim 2009


Sayın Gökçe Fırat sizi tebrik ediyorum ellerinize sağlık.

Bülent Dinçsoy, İçel
28 Ekim 2009


Kesin ve tek bir cümle ile vermiş olduğunuz uyarıcı ve sert sulubunuzdan dolayı sizleri canı gönülden tebrik ediyrum. yeni fark etdiğim kuruluşunuzu artık inşallah sürekli takipçisi olacm.

Sinan, Bolu
28 Ekim 2009


Gerçekten helal olsun çok güzel yazmışısınız bu vatan kolay kazanılmadı kolay verilsin.

Ali, Ankara
28 Ekim 2009


TEŞEKKÜRLER GÖKÇE FIRAT. DUYGULARIMIZA TERCÜMAN OLDUN. BENİM ŞEHİT ANALARINA YAKINLARINA SÖZÜM VAR; UNUTMASINLAR Kİ, YALNIZ DEĞİLLER BİZLER ONLARIN ÇOCUKLARINI ŞEHİT OLDUKTAN SONRA KENDİ ÇOCUĞUMUZ SAYDIK.ONLAR İÇİN GÖZ YAŞI DÖKEN SAHİPLENEN BİRİYİM. KENDİNİ YURTSEVER SAYAN HERKES DE BÖYLE HİSSETMELİ. O ANALAR YALNIZ DEĞİLLER O ATEŞİN DÜŞTÜĞÜ YER SADECE ONLARIN EVİ DEĞİL. ATEŞİN DÜŞTÜĞÜ YER  VATAN TOPRAĞIDIR VE BU VATAN BENİMDE VATANIMDIR DEMEKKİ ATEŞ BANA DA DÜŞMÜŞTÜR. HEPSİNE RAHMET DİLİYORUM. ONLAR ŞEHİT DÜŞTÜLER EY AYMAZ SÜRÜ TAKIMI UYANIN. TOPRAK UĞRUNDA ŞEHİT DÜŞÜLÜRSE VATANDIR AKSİ HALDE HİÇ BİR ŞEYDİR. SELAMLIYORUM HEPİNİZİ.. YÜRÜYÜŞÜNÜZ DE GÜZEL OLMUŞ. UMUTSUZLUK YOK SORUN VAR ÇÖZÜM VAR BİZİM YOL GÖSTERİCİMİZ  ATATÜRK...

Ali, Ankara
28 Ekim 2009


İçtenlikle katılıyorum namus davasından mahmus damlarında insanlar çürüyor teröristlerede af çıkıyor içim içimi yiyor ama sadece yazmakla kalabiliyorum yazıklar olsun aleme şirinlik olsun diye idam kalkarsa daha neler olur taksim meydanında sallandıracan üç beş tane bak sen ozaman bir şeyler düzelmeye başlar eyer bu ülkede rahatça her istedigin naneyi işliyorsan çok özgürsün demektir demekki özgür olmakta dağa çıkmayı gerektiriyor.  Başka daha ne diyeyim geçmişte ve bu günde ol koca şehitlerinin degerini bilmeyen minsanlar böyle ezilmeye mahkum olurlar bir an önce kendimize gelmmemiz gerekir.

Şenel, Çanakkale
28 Ekim 2009


Uyanmak için daha ne bekliyoruz? Ey Türk titre ve kendine gel...

Anonim, Kastamonu
28 Ekim 2009


Hep beraber partimizi bekliyoruz ve bunun için ne medyaya ne zengin liboşa nede evinde tuzu kuru oturup şapşal şapşal  televizyon izliyen insana nede boş boş kahvelerde orda burda atıp tutan insanlara  ihtiyacımız var.İhtiyacımız olan damarlarımızda mevcut. Ama tertemiz saf ve yüzdeyüz Türk kanı. Herkez görecek ve diyeceklerki bu insanlar bukadar çokmuydu ve biz bunları ufak birşey zannediyorduk. Ama okadar büyüğüz ki dünyalara sığmayız ve sığmıyacaz bunuda herkez görecek. Herkez Türkün safına. Bütün Türksolu'na Abilerime Kardeşlerime selamlar.

Emrullah, Manisa
28 Ekim 2009


İşte devrimci duruş. Saygılar Gökce Başkan.

Bahri Güner, İstanbul
28 Ekim 2009


Yazınız gerçekten mükemmel olmuş! Ne Mutlu TÜRKÜM Diyene!!!

Serkan Gül, Aydın
28 Ekim 2009


Çalışmalarınızda başarılar diliyorum Türk solu gazetisini yeni farkettim türkiyenin ihtiyacı olan türk dostu iyi bir basın. Bbiz türkler birbirimize kenetlenirsek ve ülkemize sahip çıkarsak kimse bişey yapamaz ülkemize.

Cemal, Samsun
28 Ekim 2009


ELLERİNİZE SAĞLIK .

Muzaffer, Bursa
28 Ekim 2009


Dağa çıkanıda dağdan İNDİRENİDE HEPSİNİ ASACAĞIZ.
Türkiyem ancak bu şekilde düze çıkar...
Memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler.
GÜNÜMÜZDE YAŞANAN İHANET TABLOSUNU ''MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN ATAMIN'' SÖZLERİN DEN DAHA GÜZEL NE ANLATABİLİRDİKİ.?
Türk solu emekçileri hepinize kucak dolusu sevgi ve selamlar
''YANINIZDAYIZ.''

Zafer Şahin, Kayseri
27 Ekim 2009


Bende başta sol'a kötü gözle bakıyordum ama sizlerin yazılarını takip ettikçe artık takdir ediyorum bizim yapamadığımızı yapıyorsunuz,tanrı bu kutlu yolda hepinize güç versin. ben de bu yolda sizlere elimden gelen desteği yapmaya hazırım.

Ahmet Yılmaz, stanbul
27 Ekim 2009


Güzel günleri bekliyoruz. Yeri gelir ölür yeri gelir öldürürüz vatan için...

Anonim, Balıkesir
26 Ekim 2009


"Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
         Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

Emre Fırat, İstanbul
26 Ekim 2009


Atatürkçü partiyi, Türk'ün partisini artık daha büyük bir sabırsızlıkla bekliyoruz. Hesap sormak ve Türk'ün kim olduğunu cümle aleme göstermek için. 90 yıl önce de Anadolu'nun bir kısmında ve İstanbul'da işgal orduları davul-zurna ile karşılanıyordu. Türk milletinin büyük çoğunluğu ise inanacağı bir lider bekliyordu. O lider ise İstanbul'da, düşman zırhlılarını gördüğünde sinirden bıyıklarını kemirerek "Geldikleri gibi giderler" diyordu. O sırada yanında olan arkadaşı bile belki ona inanmamıştı ama tarih, O'nun dediği gibi yazıldı. Gerçi gidişleri pek gelişleri gibi olmadı ama ziyanı yok. Türk'ün partisinin başlatacağı mücadele de işte böyle bir mücadele olacak. Türk tekrar tarihi yazmak için kalemi eline alacak. İste o zaman bugün dav ulla zurnayla karşılananlar da 90 yıl öncekiler gibi bu sınırların dışına nasıl atıldıklarını anlayamayacak ve bir daha hain lik yapamayacaklardır.

Gün Ay Yıldız, İstanbul
26 Ekim 2009


Utanç yılları bunlar!!! Doğuracağım  çocuklara bu yılları harf harf anlatabilmek ve bilinçli çocuklar yetiştirebilmek için bir "Türk Kızı" olarak üzerime düşen görevi yapabilmek için Türksolu okuyorum, her şartın karşısında "Atatürkçülüğümü" koruyorum. Ve bu kahredici utanca rağmen ülkemi çok seviyorum...

Aslıhan, Antalya
26 Ekim 2009


Elinize sağlık

Yıldırım, İstanbul
26 Ekim 2009


Yüreginize saglik ,kaleminize saglik hocam utancimdan yazabilecek tek seyim kuvvayi milliye ordusunda sehit olmaya hazir oldugumdur.

Oğuz Uzun, Yurtdışı
26 Ekim 2009


Ne mutlu turkum dıyene!

Anonim, İstanbul
26 Ekim 2009


İsyanın ve cesaretin günlerini sabırsızlıkla bekliyoruz ve güveniyoruz. zaten bize umut veren de bu toprağın insanının alçaklığının altında beslediği isyan, korkaklığının altında beslediği cesaret değil misdir. Nazım ustanın da dediği gibi Onlarki toprakta karınca
suda balık
havada kuş kadar
çokturlar,
korkak
cesur
cahil
hakim
ve çocukturlar
ve kahreden
yaratan ki onlardır,
destanımızda yalnız onların maceraları vardır.

Onur, İstanbul
26 Ekim 2009


Mükemmel bir yazı olmuş yürekten tebrik ediyorum,aslında hakikaten halkımız kızışmış durumda aynen kurtululuş savaşı öncesi dönemi gibi insanlarımız üç beş kişi kıyıda köşede hep biyerlerde yorumlar yapıyor şahlanıyor birden işde o an elinden tutucak hadi yürüyelim diyeceği 'mustafa kemalin ışığıyla vatan millet sakarya 'diyen bir grup olsa ellerinden tutup gider.Halkımız aslında uyuyor değil herkez ayıldı ama sersem bir şekilde ne yapacağını nerden başlayacağını bilemiyor bide yadsınamaz bir gerçek varki bu nesil kurtuluş dönemindeki nesil kadar şerefli bir nesil değil malesef ben toplu sohpetlermizde herzaman ,ben dahil olmak üzere nekadar şerefsiz bir nesil olduğumuzu hatırlatırım ,siznde yazınızda anlattığınız nedenlerden dolayı,, dağdan adamlar iniyor bir kahraman edasıyla bizim resmi makamlarımız önlerinde el pençe duruyor allah aklımızı korusun ...
işin aslı ben ve çevrem tek bir şey için duva ediyoruz; öyle bir grup olsun ki örgütlenmeye hazır ülkemizin vatandaşlarının içindeki kıvılcımı ateşlemeyi bilsin her yerde şahlanmaya hazır milyonlarca genç yaşlı insanımız var önemli olan tek şey birilerinin içlerdeki kıvılcımı ateşlemesi ya allah demesi lazım birinin belkide biyerlerde yapılıyor bu çalışmalar biz bilmiyoruz ama öyle olmasını diliyoruz ve ben diyorumki daha büyük mitingler düzenlenmeli 28 ekimde yapacakları kutlama onlara dar edilmeli milyonlarca nifus çembere almalı adamları , ve diyorumki o kandilin sınırlarına o diyarbakıra milyonlarca nüfus olup gitmeliyiz , umarım bu yazmı gerçekten durumun acilliğinin farkında olan biri okuyordur lütfen bunu bilin halk çoktan uyandı sadece mevcut partilerin ve yöneticilerin dışında gönlünü bu işe koymuş birilerini ve onların yön göstermesini bekliyor ...

Şafak, İzmir
26 Ekim 2009


İşgal gemileri İstanbul'a demir attığında işgal subayları şaşırmış. neden kimse karşı koymuyor diye,işimiz kolay olacak demiş. Ama içimizden biri alçaklığımızdaki isyanımız korkaklığımızdaki cesaretimiz Mustafa Kemal onları defetmek için Kavımızı ateşleyen kıvılcım olmuştur.Türk'ün boş laflara ihtiyacı yok öndere ihtiyacı var.
Türk yurdu İstanbuldan Selamlarla..

Bayram, İstanbul
26 Ekim 2009


Bağrıma ..yanan bağrıma buz gibi su döktünüz.
DOĞACAKTIR SANA VADETTİĞİ GÜNLER HAKKIN,KİMBİLİR BELKİ YARIN BELKİ YARINDANDA YAKIN

Cumhur, Çorum
26 Ekim 2009


Türk milleti alçaklığı asla ve asla kabul etmeyecektir!
Şehitler ölmez vatan bölünmez!

Ali İhsan Öz, Ankara
26 Ekim 2009


 
 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40
 
j