Okur Mesajları |
Merhaba TÜRKSOLU. Ben daha 15 yaşında lise 1’e giden bir kızım. TÜRKSOLU dergisi ile yaklaşık 1 hafta önce tanıştım ve çok çok etkilendim. Çoğu kişiler benim daha küçük olduğumu ve hiçbirşey anlamadığımı düşünüyor olabilir ama bu böyle değil. Deniz Gezmiş'in haksız yere asıldığını, Kürtlerin ülkemizi işgal etmeye çalıştığını tabi ki ben de anlıyorum. Fakat elim ayağım bağlı. Türkiye'nin “Kürdiye” olmasını izlemek istemiyorum, birşeyler yapmak istiyorum ama yapamıyorum. Ah Atatürk! Kemikleri sızlıyor olmalı. Atamızın ülkeyi emanet ettiği gençler tüm gece internet beşında oyun oynuyor, dillerine yabancı kelimeler katıp bunu marifet zannediyor. Atatürk yaptı, çok şeyler başardı. Deniz Gezmiş de yapabilirdi ama yaptırmadılar, engellediler. Daha doğrusu engellediklerini zannettiler. Halbuki, O’nu asarak unutulmaz bir kişilik yaptılar. Zaten unutulamaz bir kişiydi. Neyse, eğer biz birşeyler yapmaya çalışırsak bizi de engellemeye çalışacaklar. Ama bu boş boş durmaktan iyi bence. Başarabiliriz, yaşasın devrim! Öznur Erturan, İstanbul Sayın Özgür Billur; Bu yazının daha büyük kitlelere ulaştırılması gerektiğine inanıyorum. Bu gerçeklerin mutlaka halka anlatılması gerekiyor. Şu anda AKP’li olmayanların bile başbakana kahramanmış gibi baktıklarını biliyorum. Yazı çok güzel, tebrik ediyorum. Hale Maral Kır, Kocaeli Ben 9 yaşında bir öğrenciyim. Derginizi çok seviyorum ve başlıklar çok ilgimi çekiyor. Ben kola içmiyorum çünkü Amerikan malı. Amerika bizim düşmanımız. Bence ey Türk evladı Türklüğüne sahip çık! Son olarak birşey eklemek istiyorum; Kahrolsun faşizm, kahrolsun emperyalizm; yaşasın tam bağımsız Türkiye! Umut Avcı, Eskişehir Sayın Gökçe Fırat; Bu vatan uğruna çok canlar yandı ve hala yanmaya devam ediyor. Ama yukardakiler işi götürüyor ve Türkiye gittikçe bataklığa batıyor. Bunlara dur demeliyiz. İşte bunun için her zaman birlik içinde olmalıyız. M. Ali Alptekin, Burdur Sayın Özgür Billur; Doğru söze ne denir. Bu hareketin yerel seçimlerle ilgili olduğu konusunda ben de sizin gibi düşünmüştüm. Bunu çevremdekilere anlatıyorum; bana “yuh!” diyorlar. Daha ne yapsın diyorlar. Yazık! Bana ve benim gibi düşünen sizlere çok uçuksunuz diyorlar. Peki onların inandığı yani AKP’nin gerçekten İsrail’e tavır aldığı uçuk olmuyor da bizim inandığımız mı uçuk oluyor? Geçenlerde yine TÜRKSOLU’nda okuduğum bir haber; Adalet Bakanımız, kendisi Mehmet Ali Şahin olur, İsrail’e esmiş gürlemiş. Ama bakmışsın Manavgat suyunu da İsrail’e satıvermiş. Peki bu nedir şimdi? Böyle uçuk şey olur mu? Uçuktan kastım söyledikleriyle yaptıklarının tamamen zıt olması ki, her zaman böyle oldu. Zaten Davos’un gerçekleşmesini isteyen, bunu teklif eden de Tayyip değil mi? Sizin yazdığınız şeylerin en azından mantıklı açıklaması var. Onun için uçuk değil, gerçeğin ta kendisi. Ben de diyorum ki, AKP yerel seçimlerde bir şeylerin yolunda gitmediğini gördü ve böyle bir hamle yaptı. Ve bana göre çok önceden düşünülmüş bir şeydi. Dediğim gibi doğru söze ne denir. Latif Yenikomşu, Kahramanmaraş Bu düzen bizi nereye götürür bilemem, nereye kadar sürer bu devran. Evet, Sayın Mustafa Kemal sağ olsaydı gerçekten çok şaşıracaktı. Bakınız ak bıraktıgı ülkeyi karaya mahkum ettiler, hem de “ak” simgesiyle hizmet edenler. Bu ülkeyi tek savunanlar varsa onlarda bizleriz, TÜRKSOLU’na gönül verenlerdir. Elbet gün gelecek bu ülkeyi bu hale sokanlar cezasını bulacaktır. Saygılarımla. Selçuk Toker, Kayseri Sayın Yekta Güngör Özden; Her zaman olduğu gibi duru ve öz türkçeniz ile olayları bir nakış gibi işliyorsunuz. Ne diyeyim ki ellerinize sağlık. Ülke yararına kalem oynatan bütün vatanseverlere binlerce teşekkür. Eriş Güler, İstanbul Gerçekten fikirlerimle tam uyuşan bir yayın olduğu için çok mutluyum. Gerçek milliyetçi Kemalist gençler olduğunu gösterdiğiniz için sağolun. Daha da başarılı olmanızı diliyorum. Murat Koçyiğit, İstanbul Sayın Özgür Erdem; Sizin de belirttiğiniz üzere Che ile Fidel çok iyi arkadaşlardı. Bu insanlar kendilerini devrime adamış çok mukadder insanlardır. Ben, kendi benliğimle ve ruhumla devrime inanıyorum. Che ve Fidel'i benimsiyorum. Onların devrim için yaptığı her türlü sistemli çalışmayı doğru buluyorum. Onlar faşizmin kölesi olmak yerine kendi kişiliklerini devrimle gün ışığına çıkarmışlardır. Herkes ama herkes devrim yapmak için harekete geçmeli ve emperyalistlere karşı yorulmadan, bıkmadan, usanmadan mücadele etmeliler. Aksi taktirde kötü günler kaçınılmaz olacaktır. Ayrıca TÜRKSOLU’nu yaptığı çalışmalardan dolayı kutlarım ve başarılarının devamını dilerim. Mustafa Yalçın, İstanbul Sayın Gökçe Fırat; Deniz’le ilgili yazınız bir fikri benimseyen ama onun için bişey yapmaya çekinenlere, çekinen değil resmen korkaklık yapanlara, belki de en iyi derstir. Güneşe varmanın yolu onun için savaşmaktan geçer arkadaşlar. Birleşelim ve asla susmayalım. Yazıda da dediği gibi en azından Deniz’ler kadar yürekli olalım. Onlar hiç tereddüt etmediler, ölüme başı dik gittiler, korkmadılar... Özge Kalkan Sakarya Unutmayalım ki, cesurlar bir kere korkaklar bin kere ölürler. Önemli olan insanın böyle bir toplumda bir mezar taşı gibi suskunluk simgesi haline dönüşmemesi. Şimdi değerli Mumcu’nun kulaklarımıza fısıldadığı birkaç sözü hatırlatmak isterim: “Ben Atatürkçüyüm, ben cumhuriyetçiyim, ben laikim, ben, antiemperyalistim, ben tam bağımsız Türkiye’den yanayım, ben özgürlükçüyüm, ben insan hakları savunucusuyum, ben yobazların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. Ben sapına kadar Kemalistim. Mustafa Kemal’i savunmak, her devrimcinin namus borcudur. Mustafa Kemal’i küçümseyen, hor gören bir devrimci ile bizim işimiz olmaz (Uğur Mumcu).” Büyük yol göstericimizin söylemleri söylemlerimizdir. Gericiler, ırkçılar, faşistler, emperyalistler bu ülkeyi bölemez, böldürtmeyiz. Son bir damla kanımız kalsa dahi damlalar ırmak olur göllere dönüşür. Göller, çağlayan olur, denize dönüşür. Denizler de okyanuslara dönüşür. Sen kabrinde rahat ol Uğur Mumcu, bizler cumhuriyet torunlarıyız. Bizler çünkü devrimciyiz ve Mustafa Kemal Atatürk’ün izindeyiz. Ali Berham Şahbudak, Ankara Sizleri canı gönülden kutluyorum. Bence Atatürk de gerçek bir sosyalistti. Atatürk’ü ve Kemalizmi anlayamadığımız için ülkemiz bugün bu noktadadır. Hepimiz kapitalist sistemin tuzağına düşmüşüz, ekmek kavgası, sınıf atlama merakı yüzünden kimliğimizi, insanlığımızı kaybetmişiz haberimiz yok. Bugünlere gelinmesine göz yumduğumuz için yazıklar olsun bizlere. Behire Katmer, İstanbul Sayın Gökçe Fırat; Söyleyebileceğim tek şey, yazı çok güzel yazılmış. Ve ben 16 yaşında bir genç olarak okurken hem hırslandım hem de Adnan Yücel’in şiirini okurken duygulandım. Sanki kendimi bir zamanlarki o devrimin büyük ateşi içindeki kavgadaymış gibi hissettim. Üstelik birden kendimi sorgular oldum. Yaşım küçük olmasına rağmen devrimleri savunan bir lise öğrencisiyken gelecek hayalleri kuran, iş ve araba hayalleri kuran küçük bir bencil bir insanmışım. Şimdi mi? Diyebilebileceğim şu ki, Haykırıyorum: Yaşasın devrimci mücadelemiz, yaşasın Atatürkçülük! Muharrem Gül, Erzincan Sayın Ali Özsoy; Yazdıklarınıza yüzde yüz katılıyorum. Bu tıpkı geçmişte Osmanlıya karşı kışkırtılan Arapların "İngiliz prensi müslümanmış ve İslâmiyeti koruyan tek lider" dedikodusuna benziyor. Adamlar işlerini biliyor. Hem sömürgelerini hem de kendi içlerindeki azınlıkları hizada tutmak için bir kukla "afrika asıllı gizli müslüman" başkan seçtiler. Stratejilerine olan hayranlığım ABD’ye ve emperyalizme karşı olan nefretimi azaltmıyor. Elinize dilinize sağlık. Kaan Yekter, Aydın Sayın Gökçe Fırat; Okuduklarım, benim gibi bir cahilin bile anlayabileceği şeyler. Hepsine bütün kalbimle inanıyorum. Tek dileğim bu toprakları seven Atatürkü’müzün çizdiği doğru yolda, cumhuriyetçi, laik devrimcilerin gözlerinin açılması. Türk’ün Türk’ten başka dostunun olmadığının, satılmışların vatan hainliğinin görülmesi ve ulusal kimliğimizin öne çıkmasıdır. Yusuf Telek, İçel Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan'ı ve diğer devrimcileri, “Ne mutlu Türküm diyene!” diyenleri idam edenler, bizi bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum edenler amerikan uşağı işbirlikçi sağcılardır. Onlar, bu ülkenin bağımsızlığından başka birşey istemeyen Deniz’leri astıkları için Deniz’in de dediği gibi şerefsizlikleriyle her gün ölmeye mahkum olanlardır. Alaattin Gevrek, Afyon
|