| Cihan Dura |
|
AB’ye üye olan ülke Türkiye’de bir “dogma” sürekli yineleniyor: Avrupa Birliği’ne üye olan ülke zenginleşir, ulusal geliri artar. Türkiye’nin gelişmesi de ancak Avrupa Birliği’ne üyelikle mümkün olur. Bu; TÜSİAD, İKV, ANAP ve kimi uydu ekonomistler gibi Avrupa Birliği (AB) fanatiklerinin tezi. Bunlara göre AB bir “sihirbaz”dır; bir ülkeye değneğiyle dokunduğu anda, o ülke değişir; cennete döner (Türkiye’yi Gümrük Birliği’ne sokarken de böyle konuşmuşlardı, aradan bunca yıl geçti; işte, ekonominin durumu ortada). Acaba bu sav doğru mu? Anlamak için, ne TÜSİAD’a, ne filan politikacıya, ne uydu iktisatçılara bakılır. Bilimsel gerçeklerde hakem, doğrudan doğruya doğadır, reel dünyadır; eş-deyimle olguların ta kendisidir. İşte ona, o büyük ve tek hakeme sorulur. Tabii, “hipotez” şeklinde... AB fanatiklerinin savını yansıtan hipotezler şunlar: - Birinci hipotez: Bir ülkenin ekonomik gelişmesi, AB’ye üye olunca hızlanır. - İkinci hipotez: AB üyesi ülke, üye olmayan ülkeye oranla daha hızlı gelişir. Ülkelerin ekonomik gelişmesini (zenginleşmesini), kişi başına gelirin gösterdiğini kabul edelim.1 1) Önce birinci hipotezi alalım: Bir ülke AB’ye girerse, daha hızlı büyür. Ekonomi biliminde bir önerme; TÜSİAD öyle dedi, İKV böyle dedi diye değil, eğer realite öyle diyorsa doğru kabul edilir. Öyleyse ona soralım: “Söyle ey realite, şu TÜSİAD’ın dediği doğru mudur, yoksa değil midir?” Hipotez 1’i sınamak için, AB üyesi her ülkenin AB’ye girmeden önceki 10 yıllık döneme ait kişi başına gelir artış oranı (ri) ile, AB’ye üye olduktan sonraki 10 yıl içinde sağladığı kişi başına gelir artış oranını (Ri) hesapladım. Şu önermeyi doğru kabul ettim: Eğer bir ülkenin “AB’ye üye olduktan sonraki kişi başına gelir artış oranı, AB’ye girmeden önceki kişi başına gelir artış oranından büyükse” (Ri>ri ise), ilgili ülkenin gelişme hızı AB’ye üye olması sayesinde artmıştır. Aksi durumda azalmıştır. Gelir artış oranlarını (Ri ve ri ) nasıl karşılaştırdığımı somut bir örnek üzerinde anlatayım: Örneğin Yunanistan (y) Birliğe 1981’de üye olmuştur. Bu tarihte kişi başına geliri 4974 dolar, bundan 10 yıl önce (1971) 1762 dolar, 10 yıl sonra (1991) 8658 dolardır. Yunanistan’ın kişi başına geliri üye olmadığı 1971-1981’de yüzde 182.2 (ry) artmış, buna karşılık üye olduğu 1981-1991’de yüzde 74 (Ry) artmıştır. Eş deyimle AB’ye üye olduktan sonra Yunanistan’ın kişi başına gelir artış oranı düşmüştür. Demek ki ry > Ry, hipotezi (TÜSİAD’ın ve İKV’nin savı) Yunanistan için doğrulanmamıştır! Ri > ri hali yalnızca 5 ülke için geçerli: İngiltere, İrlanda, Danimarka, İsveç ve Finlandiya. Hipotezin doğrulandığı ülke sayısı çok az... Buna karşılık çok daha fazla sayıda ülkede, yani geri kalan 10 ülkede hipotez doğrulanmıyor. Bu ülkeler şunlar: Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, İtalya, Yunanistan, Portekiz, İspanya, Avusturya. Şimdi 15 ülkenin üye olduktan sonraki gelir artış ortalaması (R) ile üye olmadan önceki gelir artış ortalamasını (r) karşılaştıralım: RB yüzde 67, rb ise yüzde 80,5. Eğer üye olduktan sonraki gelir artış ortalaması, üye olmadan önceki gelir artış ortalamasından büyük (RB > rb) olsaydı hipotez doğrulanmış sayılacaktı, oysa tam tersi bir sonuç alıyoruz: Yüzde 67 < yüzde 80,5; genel bir anlatımla RB < rb . Bunun anlamı şu: Hipotez doğrulanmamıştır! Daha somut bir anlatımla, TÜSİAD’ın ve İKV’nın iddia ettiğinin tersine, ülkelerin ekonomik gelişmesi AB’ye üye olunca hızlanmıyor. 2) Sıra şimdi ikinci hipotezde: AB üyesi ülke, üye olmayan ülkeye oranla daha hızlı gelişir. Acaba doğru mu? Yine realiteye soralım, bakalım nasıl bir yanıt alacağız. Hipotezi sınamak için belli bir dönem içinde AB üyesi ülkelerin kişi başına gelir artışları ile üye olmayan ülkelerin kişi başına gelir artışları karşılaştırılmıştır. Dönem 1990-2000’dir. Ülkelerin kişi başına geliri olarak, analiz döneminin ortanca yılı olan 1995 yılı geliri alınmıştır. AB üyesi olmayan diğer 15 ülke belirlenirken, bu ülke grubunun, gelir düzeyi bakımından olabildiğince AB ülkeleri grubuna benzer olmasına dikkat edildi. Bu koşul, AB ülkeleri en yüksekten aşağıya doğru hangi gelir gruplarında ise, üye olmayanların da aynı gelir gruplarında olmaları sağlanarak yerine getirildi. AB üyesi olan ve olmayan 15’er ülke şu gelir gruplarına dağıtıldı: - Kişi başına geliri 25.000 dolar ve üzerinde olan ülkeler - Kişi başına geliri 15.000-25.000 dolar arasında olan ülkeler - Kişi başına geliri 15.000 doların altında olan ülkeler Hipotez, kişi başına gelir artış oranları grup düzeyinde karşılaştırılarak sınanmıştır. Hipotezin doğrulanma koşulu hi > hj’dir. Yani “AB üyesi grupların gelir artışları ortalaması (hi), üye olmayan paralel grupların gelir artışları ortalamasından (hj) çoğunlukla daha yüksek” olmalıdır. Bu amaçla, hi > hj halinin kaç grup için geçerli olduğuna baktım. Eğer grup sayısı en az iki ise hipotezi doğrulanmış, aksi halde doğrulanmamış sayıyorum. Hipotezi nasıl sınadığımı bir örnekle açıklayayım: 15.000-25.000 dolar kişi başına gelire sahip ülke grubunda, her iki ülke kategorisinden yedişer ülke yer almaktadır. Bunlardan AB grubunda yer alan Fransa’nın kişi başına geliri 1990 yılında 19.490 dolar, 2000’de 24.090 dolardır. 2000’de kişi başına gelir, 1990’a oranla yüzde 23,6 artmıştır. Fransa ile birlikte aynı grupta yer alan, örneğin Belçika’nın kişi başına gelir artışı yüzde 57,9, İtalya’nınki yüzde 19,7’dir. Grupta yer alan toplam yedi üye ülkenin kişi başına gelir artışları ortalaması yüzde 29,7’dir. Aynı gelir grubunda olup AB üyesi olmayan ülkelerin kişi başına gelir artışları ortalaması ise yüzde 55,6’dır. Yani bu gelir grubunda AB üyesi olmayanlar, gelirlerini, AB üyesi olanlara kıyasla daha hızlı artırmıştır. Sonuç şu: Hipotez 15.000-25.000 dolar gelir grubunda olan ülkeler için doğrulanmıyor! Aynı durum öbür gelir grupları için de geçerli: i) 25.000 dolar ve üzerinde gelire sahip ülkeler grubunda gelir artışı AB alt grubunda yüzde 30,3; AB üyesi olmayan ülkeler grubunda yüzde 48,7. ii) 15.000 doların altında gelire sahip ülkeler grubu içinde gelir artışı AB alt grubunda yüzde 100,1; AB üyesi olmayan ülkeler grubunda yüzde 104,1. Türkiye’deki büyük sermayenin tezi ( hi > hj ) yine doğrulanmadı, hem de her üç ülke grubunda da!... Başka bir deyişle AB üyesi grupların ortalama gelir artışları (hi), üye olmayan paralel grupların gelir artışlarından (hj) hiçbir halde daha yüksek çıkmamıştır. AB üyesi olmayan ülkeler, AB üyesi olanlara göre kişi başına gelirlerini çok daha fazla artırmıştır. Başka bir deyişle TÜSİAD’ın, İKV’nın ve bunların uydusu iktisatçıların ileri sürdüğünün tersine AB’ye üye olmayan bir ülke de pekâla hızlı bir ekonomik büyüme sağlayabilir, hattâ AB üyesi olan ülkelerden çok daha hızlı gelişebilir. Asıl önemli olan ise şu: Gerek TÜSİAD, gerek İKV ve bunlara bağımlı iktisatçılar halkı yine yanıltmaktadır. Geçmişte 1995’de Gümrük Birliği konusunda yaptıkları gibi!... Ve daha da önemlisi, kişisel çıkarlarını yabancıların politik emelleriyle birleştirenlere dikkat!r ------------------- 1-Bu araştırmada kullanılan istatistik veriler, yöntem, bulgu ve yorumlar; Yeniden Müdafaa-i Hukuk (Antalya) dergisinin Kasım 2002 sayısında ayrıntılı olarak yayınlandı. Gerekli istatistiklerin bulunması ve verilerin hesaplanması aşamasında yaptıkları değerli katkılardan dolayı, iki araştırma görevlisi arkadaşıma, sırasıyla Oğuzhan Türker ile Zerrin Kaan’a teşekkür ederim. |