21.07.2008/Sayı:196
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Söyleşi
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Özgün Yekta Güngör Özden

Yekta Güngör ÖzdenBulanıklık

Yaz aylarının ağırlaşan sıcaklığı gündemi de etkiliyor. Kene saldırılarıyla terör saldırıları toplumu yaralamayı sürdürürken yorumu güçleşen değişikliklere de tanık olunuyor. Kurucularından olduğu AKP'den ayrılan Abdüllatif Şener'in neler yapabileceği, AKP'den kaç kişi koparabileceği tartışılıyor. ABD İstanbul Başkonsolosluğu'na düzenlenen saldırının gerçekte Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik olduğu, polislerin simge olarak seçildiği konuşuluyor. Yapay olup olmadığı yargılama sırasında ortaya çıkacak olan Ergenekon adlı Ümraniye olaylarına sarılan gerici medyanın tüm olumsuz ve sakıncalı olayları ve durumları gözaltına alınıp tutuklananlara bağlama çabasına anlam verilmeye çalışılıyor. Dahası, soruşturmanın ABD Başkanı Bush'la anlaşan RTE'nin isteğiyle başlatılıp yürütüldüğü söyleniyor. Gerçekler er-geç ortaya çıkacak, yararlı ya da yararsız olup olmadığı saptanacak, sonuçları değerlendirilecektir. İddianame mahkemece kabul edildiğinde dâva açılmış sayılacağından o zaman açıklama gerçekleşecektir.

Ceza Yargılaması Yasası'nın 145. maddesindeki yazılı çağrıya gerek duyulmadan 91. maddesindeki gözaltını uygulaması, 157. maddesindeki gizliliğe özen gösterilmemesi, 160/2. maddesindeki şüphelinin haklarının da Cumhuriyet Savcısı tarafından gözetilmesi gereğine uyulup uyulmaması ve başka yönleriyle işlemler, iddianame ve uygulamalar zamanı gelince eleştirilip irdelenecektir.

Üzerlerine atılan-yüklenen suçları işlediklerine inanılması güç kimselerin karşılaştıkları aykırılıklar hukuk ve yargı yönünden tüm koşulları, öğeleri ve kanıtlarıyla kamuoyunun bilgisine sunulduğunda gerçek anlaşılacaktır. Şimdi yalnız bilgi verilmiştir.

Başbakanın Irak'ta yaptığı konuşma, açıkladığı yakınlık "Türkiye'ye kedi bile vermem" diyen Talabani'ye sıcaklığı kürt devletini resmen tanıma yolunda bir adım mıdır, görülecektir.

Bakınız hele

Ülkemizde çelişkileri ve aykırılıkları gidermede bir arpa boyu yol almış değiliz. Siyasal övünmeler ve böbürlenmeler gerçeği kapatamıyor. Ümraniye Soruşturması kapsamında tutuklanan Kuddusi Okkır'ın ölümü, üzerinde durulması gereken önemli bir olaydır. Her yurttaş böyle bir durumla karşılaşabilir. Eşinin yakınmasında "İnsan hakları kurumları ilgilenmedi" ayrıntısı herkesi düşünmelidir. Kimi kuruluşların kendi ideolojik karargâhları olduğu, adlarındaki genel sözcüklerin çoğunlukla "Kürtçü, dinci, ırkçı" anlamına geldiği bilinmelidir.

Avrupa parlamentosu Yeşiller Partisi Milletvekili Cem Özdemir de suçlama ve kesin yargıyla damgalama kervanına katılarak "İdam cezası kalkmasaydı emekli komutanlar idamla yargılanacaklardı" demiş. Yurtiçindeki lâçkalık gibi yurtdışından da yargıya elatmalar, baskılar, dayatmalar kendi amaçları doğrultusunda çekinilmeden sürdürülüyor. AB'nin Türkiye karşıtlığı unutulup komutanların AB karşıtlığı ileri sürülüyor. Karşıtlığın gerçek olup olmadığı ortaya konulmadan. Varsa nedenleri belirtilmeden.

Ağrı Dağı'nda kaçırılan Almanlar konusu, ilginçliğini koruyor.

2007 yılında iki bin Türk'ün ABD vatandaşlığı aldığını bir haber olarak okuyup geçmek yeterli mi? Değerlendirmesini yapıp bir sorun olarak ele almak gerekmez mi?

TBMM Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu'nda dinlenen Almader (Alkol ve Uyuşturucuyla Mücadele Derneği) Başkanı İskender Erbay'ın "Uyuşturucu kullanan gençleri valiliğin desteğiyle Adıyaman'daki menzil tarikatına gönderip iyileştirdikleri" bilgisinin incelenip soruşturulması savsaklanmamalı.

Yabancıların toprak satımına belli koşullarla olur veren Yasa kabûl edildi. Yabancı gerçek ve tüzelkişilerin Türkiye'de yasanın öngördüğü biçimde taşınmaz ve sınırlı ayni hak sahibi olmalarının önü iyice açıldı. Ekonomik bağımlılığı toprak yoluyla büsbütün ağırlaştıran düzenlemenin anayasaya uygunluk denetimine sunulması beklenmektedir. Anayasa Mahkemesi kararına karşın iktidarın inadına yaşama geçiren yasa TBMM'nden geçmemeliydi. Cumhurbaşkanı da imzalayıp Resmî Gazete'de yayımlanması için Başbakanlığa göndermiştir.

Yukarda özetle değindiğimiz Ergenekon (Ümraniye) iddianamesini Ceza Yargılaması Yasası'nın 174. maddesi gereğince Mahkeme 15 gün içinde inceleyip eksiklik ve yanlışlık bulmazsa kâbûlüyle dâva açılmış sayılır. Mahkemenin iptal yetkisi yoktur. Ancak yasal gereklerle tamamlanıp düzeltilmesi için geri çevirebilir.

Lozan'ın 85. yıldönümü

24 Temmuz 1923'de siyasal kurtuluş savaşı niteliğinde geçen görüşmelerden sonra imzalanan Lozan Barış Antlaşması, Mustafa Kemal'in desteğiyle İsmet İnönü başkanlığındaki Türk Delegasyonu'nun başarısıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda büyük ve yadsınmaz payı olan sonucun bağımsızlığımızın dünya devletlerince tanınmasında uluslar arası bir dayanak olduğu açıktır. Bağımsızlık, özgürlük ve ulusal egemenlik savaşımının siyasal alanı Lozan, içimizdeki kimi işbirlikçilerle sapkınların sürekli tartışmaya kalkıştıkları tarih gerçeğidir. Anlaşmanın belgesi Antlaşma elbet karşılıklı kazanımlar ve yitirimler içerecektir. Türkiye kendine yaraşır biçimde görüşmeleri sürdürmüş, sonuçta en yararlı çıkan yan olmuştur. Lozan Barış Antlaşması'na aykırı davranan Yunanistan için tek söz etmeyenlerin gerçek dışı anlatımlar ve amaçlı yorumlarla karalamak istedikleri, Mustafa Kemal ve İsmet İnönü'dür. Sevr'in yenilenmesine çalışan Avrupa ve ABD'ni, Mondoros Ateşkesi'ni, Yunanistan'ın adaları silahlandırmasından Batı Trakya'daki Türklere davranışını göz ardı edip, gününün askeri, siyasal, toplumsal ve ekonomik koşullarını unutup Türkiye'yi, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını suçlamak tam bir aymazlık ve sapkınlıktır. AB'nin şimdi birer birer elimizden almaya kalktığı kazanımlar yaşamsaldır. Yalnız ekonomik kapitülâsyonları değil, adli kapitülâsyonları da sona erdirmek başlıca başarıdır. Hâlâ saltanat-hilâfet yandaşlığı güdenler "Türkiye'nin Tapu Senedi" denilen 143 maddelik Antlaşmayı okuyup anlamaya çalışmalıdır. 85. yıldönümünü, Antlaşmayı bize kazandıranları saygıyla anarak kutluyoruz. Yönetimin bu konudaki tutumu kimliğinin belirtilerinden biridir.

Dava henüz açılmadı

Ceza Yargılama Yasası'nın 175. maddesine göre dâva, İddianamenin mahkemece kabûlüyle açılmış sayılır. Bu aşamaya gelince söylenip yazılacak çok şey olacağı kanısındayım.

Kitap

1. Prof. Dr. Övsev Dörtlemez'in "Güzel Ülkemin İnsanları" adlı kitabı Bilgi Yayınları arasında çıktı. Yaşamının önemli izlerini topladığı, içtenlikli, yalın anlatımlı, yapıt ilgi çekecek içeriktedir. Okurlarımız da çok beğeneceklerdir.

2. Önceki Van Milletvekillerinden emekli Vali Mahmut Yılbaş'ın Müdafaa-i Hukuk Yayınları arasında çıkan "Durum" adlı kitabını okurlarımıza salık veriyorum. İçinden çıkmaya çalıştığımız sorunların nedenlerini, geçmişteki olayları ve meslek deneyimlerini okuyarak günümüzü daha iyi değerlendireceklerdir.


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe