Arama: 
16.12.2003/Sayı:19
Anasayfa
Kapak
Başyazı
Yön
Türkiye
Dünya
Yekta Güngör Özden
Sunay Akın
Öner Yağcı
Arka Sayfa
Batı Express
Şiir

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Ziyaretçi Defteri
Künye
 
Atatürk Deniz Che
Kapak  

Cumhuriyet
ve demokrasi düşmanları (2)

Atatürk’ün 1905’te Bulgar Aralof’a açıkladığı özlemleriyle 1919’da Erzurum’da Mazhar Müfit Kansu’ya not ettirdiklerinin başında Cumhuriyet yönetimi bulunmaktaydı. 1922 sonu, 1923 başında çıktığı Marmara ve Ege bölgesi gezisi sırasında arkasından Ankara’da basılıp dağıtılan broşürlerle padişah ve halife olması istenmişti. TBMM’nin gizli oturumlarında Cumhuriyet karşıtlarının kuşkularını nasıl giderdiği bilinmektedir. Cumhuriyet’in kazandırdıkları düşünülmemekte, Cumhuriyet olmasaydı neler olabileceği üzerinde durulmamaktadır. Bugün Cumhuriyet’ten yararlanarak Cumhuriyet karşıtlıklarını azgınlık durumuna getirenlerin ulusa neler verebileceği kestirilmelidir. Tarihsel gerçekleri tersine çevirerek, düşün ve sanat sömürüsü yaparak, hak ve özgürlükleri kötüye kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti’ne saldıranların düşmanları yüreklendirmesi ibretle izlenmektedir. Tiksindiren iğrençliklerini çekinmeden, duraksamadan ve utunmadan sürdüren numaracılar için köktendinci ve etnik ayrımcı, bölücü terör de yoktur, tehlike de. Tehlikeli olan Atatürkçülüktür, istenmeyenler de Atatürkçülerdir. Tam bağımsızlığın değeri kalmamıştır küreselleşme, globalleşme yoluyla, ABD baskısı ve AB dayatması, IMF eliyle ve hiçbir eşitlik gözetilmeden her ödün verilmeli yeter ki AB’ne girilmelidir. İşte numaracı sahtekârların, laiklik paranoyası artık ve kuyruklarının önerilerinin özeti. ‘Türban’ yalanıyla dayatılan baş bohçalamasını kimlerin ne zaman, nasıl gündeme getirdiği, neye yaradığı, neyin simgesi olduğu unutturulmaya çalışılmaktadır. Yanlış alıntılar, amaçlı görüşler verilerek toplumsal barış bozulmakta, ciddiye alınması olanaksız görüşler ve değerlendirmelerle ulusal dayanışmanın yıkılmasına destek olunmaktadır. Bilinmeledir ki Atatürk olmasaydı, Cumhuriyet olmazdı, Cumhuriyet olmasaydı, demokrasi olmazdı. Türklük bilincini inancıyla dokuyu ulusal kimliğiyle mutluluk duymayan yurttaş olamaz. Şamata ve yaygara ile demokrasiyi kötüye kullanarak alabilecekleri sonuç ancak, kinlerine ve hırslarına yenilip getirecekleri karanlıkta yitmektir. Kişiliksiz, niteliksiz, düzeysiz davranışlarıyla Cumhuriyet’e yaraşır olmayan Tanzimat ve Meşrutiyet bağımlısı numaracılar, üstelik devletin olanaklarndan yararalanmakta, kimileri devlete ilişkin ün ve sanları kullanmaktan kaçınmamaktadır.

Türçeci geçinip konuşma ve yazıları Türkçe yanlışlarıyla dolu yazarlar, tembeller, çıkarcılar, sahtekarlar, bilimsel sosyalizmi Stalin düzeniyle yozlaştırıp dikta yönetimi kursaklarında kalanlar, geçmişini yadsıyarak bir uçtan bir uca geçen ve yeni yerinde kendini benimsetmek isteyen dönekler, aşağılık duygusuyla saldırıp ad yapacağını, yer kazanacağını sanan şaşkınlar, kurumları kavrayamamış, bilgi ve ahlak yoksunu kopyacılar, sözde siyasetçiler ve yanlışları, yanılgılarıyla kışkırtıcı duruma düşen sözde Atatürkçüler. Karşı devrim Cumhuriyet’in kurulmasıyla gizli- açık ne pahasına olursa olsun sonuç almaya çalışan bir kötü güçtür. Ayrıca, Cumhuriyet-demokrasi çelişkisi yaratıp yayarak çabalarını sürdürmektedirler. Cumhuriyet, demokrasi uygulamasıdır. Birbirine karşı değildir. Bizim Cumhuriyetimiz demokrasiyi ülkü edinmiştir. Başka ülkelerde Cumhuriyetsiz biçimsel demokrasilerin, demokrasiyi öngörmeyen biçimsel Cumhuriyetlerin olması bzi bağlamaz. Kötü örnek, örnek olamaz. Cumhuriyeti düşmanlarına, bağnaz ve aymazlara bırakmamak, sürekli yüceltmek insanlık ve yurttaşlık yükümlülüğümüzdür. Üç tür okuldan, beş tür mahkemeden, onbeş tür nikahtan, karanlıktan kurtaran Cumhuriyet yönetim ve hukuk birliğine kavuşturdu. Laik Cumhuriyetimiz en büyük Türk Devrimi olarak ulusal onurumuzu temsil etmektedir.

Değişik nedenlerle ve gerekçelerle Cumhuriyet’e karşı olanlar biraraya gelirler, birbirlerini tutarlar. Dayanışmaları kapsamlı ve verimlidir. Cumhuriyetçileri ”Jakoben” diye suçlarlar. Cumhuriyet olmasaydı tebaa olarak kalacak, sürüneceklerdi. Cumhuriyetçilerin tembelliği, uyuşukluğu ve umursamazlğı, karşıtlarının gücünü oluşturmaktadır. Cumhuriyetçiler anlaşamadıkça, ayrıntıda ayrılmak sayrılığından kurtulmadıkça Türkiye kurtulamaz. Cumhuriyet’i kullanarak, Cumhuriyet’ten yararlanarak amaçlarına ulaşmak isteyenler gözdağına, baskıyı, yıldırmaya, her yola ve yönteme başvururlar. Birbirilerine söz edemezler. İmamlarının emirlerine göz kırpmadan uyarlar. Devleti, huhuku değil, şeriatı önemseyen, girişimlerine karşı çıkılmaması, çıkılırsa yanlarında ve arkalarında olmaları için önceleri ağır eleştiriler yönelttikleri Batıya her ödünü duraksamadan verirler. Yeşil sermayeye destek olur, övgü yağdırırlar. Numaracıların gerici kesimden yararlandıkları kuşkusuzdur. Beslenmeleri kendileri için doğaldır. Cumhuriyet karşıtları kim ve nereden olursa olsun, onlar birleşirler, birlikte saldırırlar. Yalakalıkta üstlerine yoktur. Her tür oyuna hazırdırlar. İstedikleri sonucu almak için yapamayacakları şey yoktur. Herşeye katlanırlar. İlkesiz, ülküsüz olduklarından yarın tümüyle ters bir oluşumda ya da kesimde yer alabilirler. “gaflet, dalalet, hıyanet” çetesinin her dönem, herkese hizmet edecek militanlarıdır. Kimileri siyaset palyaçosu, ekonomi soytarısı, demokrasi tırtılı rolüne çıkabilir. Bunlar Cumhuriyet Çınarı’nın ağaçkakanları, pusudaki baykuşları, medyanın papağanlarıdır, kimi partilerin kargalarıdır. Yeni Bremen Mızıkacılarıdır. Atatürk ve laik Cumhuriyet karşıtı herşeye alkış tutan bilinen korodur.

Atatürk, Cumhuriyet’in erdem olduğunu söylemişti. Şimdiki kişilere ve olaylara bakılırsa üzüntü ve kuşku artar. Ama yılmak yok. Erdemli olmayanlar erdemden anlamazlar. Cumhuriyeti kendimiz için olduğu kadar çocuklarımız, geleceğimiz için de canımızı adayarak savunacak, koruyacağız. Demokrasiyi doyurucu düzeyde tatmak için Cumhuriyet’le gönendireceğiz. Bu görev, en büyük sorumluluğumuzdur. Sonsuza değin yaşatacağız.

Ölmek de yok, dönmek de yok!