| Celal İmren |
Abbas Tuncay:
TÜRKSOLU’unda defalarca yazmış ve internet üzerinden örgütlenme, CHP’ye iltihak veya parti kurma gibi söylem olarak içi boş girişimlerde Abbas Tuncay’ın iyi niyetli olmadığını vurgulamıştık. Sonuç? BizKaçKişiyiz dümenine takılan ve sayıları 1 milyon 200 binlerle ifade edilen esas iyi niyetli kişiler bir kez daha hüsrana uğradı. Ortak ruh hali şok! “Şok olduk” diyorlar. Oysa Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliydi! Cumhuriyet mitinglerinde inisiyatifi alarak, solcuları CHP’ye, sağcıları MHP’ye çağırırken ABD’nin B planına hizmet ederken... Kanaltürk’te AB parasıyla program yaptırırken, mitinglerdeki konuşmalarında “Fethullah yılanı” ifadesini kullanırken... Ergenekon rüzgarında; “Uçağa binip geliyorum. Cumhuriyet’in bahçesinde olacağım, beni de alın!” sözleriyle ucuz kahramanlıklar yaparken... CHP kurultayını canlı yayınlayıp, boyundan büyük laflar ederken... “Unakıtan’ın memurları kanalı basıyor, kapıda bekliyor” diye feryat ederken... BizKaçKişiyiz’nin internet sitesinde “Akın Var Akın” diye başlık atarken... Meğer aslında o ve kankası Kerimcan, Kanaltürk’ü pazara çıkarmış da müşteri kızıştırıyorlarmış!.. “Abbas Tuncay yolcu! 15 Mart’ta kanaldan ayrılıyorum Kerimcan; sen de burada Ertuğrul Özkök’le program yaparsın” derken Aydın Doğan’a zarf atıyormuş meğer... Turgay Ciner’e mektup yolluyormuş... Fethullahçılara selam gönderiyormuş... Saf, temiz kalpli insanlar; “Tuncay yine aslanlar gibi kükredi” diye düşünür ve ona destek için canhıraş mesajlar çekerken, o müşteri kızıştırıyormuş... “Bir ideal uğruna kanala yatırdım” dediği ama nereden bulduğu belli olmayan her şeyini, 17 milyon dolarını kurtarmakmış derdi... Tuncay kurnaz, Tuncay’ın gözü açık... Tuncay’ın ağzı laf yapıyor, Tuncay becerikli... Önce, yüzde 90’lara vuran ABD karşıtlığını kullanmak için kurduğu kanalının adında “Türk”ü kullandı, sempati topladı... Deneyimli gazeteci Cüneyt Arcayürek ile program yaptı, çok zaman önce terk ettiği gemisi Cumhuriyet’le ilişkilerini geliştirdi... Laik Cumhuriyet’in tehdit altında olduğunun farkında olan ama çıkış çözüm yolu göremeyen iyi niyetli insanları internet üzerinden örgütledi ve milyon dolarlar topladı... CHP’den kimsenin hesabını veremediği ama kimine göre 3.5, kimine göre 5 milyon doları götürdü... Ve sonundaaa... Kanaltürk’ü bir Fethullahçıya, o yılan benzetmesini yaptığı Fethullah’ın has adamına sattı... Evet gerçek ortada: “Ulusacıların kanalı” Kanaltürk, bir Fethullahçıya yar oldu... Rivayet muhtelif: 25 milyon dolar... 40 milyon dolar... 50 milyon dolar... Koza-İpek 25 milyon dolar verdi, Tuncay’ın borçlarını da ödemeyi üstlendi... Eski MİT’çi Mehmet Eymür, pazarlık yapılırken aracı oldu... Biz bu yazıyı yazarken, Koza-İpek borsaya bildirim yapmadığı için Tuncay’ın fiyatını bilmiyoruz. Ama gerçek ortada: Tuncay, Kerimcan ve Adnan malı götürdüler... Onların 8 ay maaş vermeden ve sigortalarını asgari ücret üzerinden ödedikleri Kanaltürk’ün çalışkan personelinin aylıklarını da Akın İpek ödeyecek... Bir zamanlar memleketin düştüğü duruma üzülüp kamera karşısında tıpkı Fethullah gibi salya sümük ağlaşan Tuncay, Kerimcan ve Adnan bir gökdelende ya da bir aile ortamında buzlu içkilerini yudumlarken ve “Güzel iş yaptık” diyerek kahkahalar atarken... Bir zamanlar “İyi ki varsınız!” dedikleri ve 1 milyon 250 bin kişi olduğunu söyledikleri “isimli” ve isimlerinin nerelere verildiği bilinmeyen BizKaçKişiyiz kahramanlarının ve Memleket Sevdalıları’nın yıkılan umutlarının bedelini kim ödeyecek? 1 milyon 250 bin kişiyi internette örgütleyen ve oradan oraya koşturan Tuncay; “Bize kimse sahip çıkmadı. Yalnız, çaresiz bırakıldık” demiş ve Kanaltürk’ten ağlayarak ayrılmış son günde. Anadolu’da evlenmeye çok hevesli kız, baba evinden ayrılırken; “Hem ağlar hem giderim, bir adettir ederim” dermiş... Tuncay’ınki de o hesap!.. Alın size tam da Tuncay’ı tanımlayan bir halk türküsü; “Ben bir yeşil fenerim,
Ey BizKaçKişiyiz’ci arkadaşlar! Ey Memleket Sevdalıları olan kardeşler! Gördünüz mü? Tuncay kimseyi yar bilmezmiş! Tuncay’dan kimseye yar olmazmış! Yani... Tuncay’dan “bir b...k” olmazmış! Biz TÜRKSOLU’nda, iyi niyetli olan sizleri defalarca uyarmıştık. Bizi, Tuncay’ı savunma uğruna eleştirmenizi, sitemlerinizi saygıyla karşıladık. Küfürleri duymazdan geldik. Ama bıkmadık, usanmadık; gerçekleri yazdık. Ne edelim, zaman bizi haklı çıkardı. Ne yazık ki, umutları yıkılan siz oldunuz. Güzel düşlerden uyanınca acı gerçeği de gören sizlersiniz. Daha önce sizin adınıza üzüldüğümüzü yazmıştık, şimdi sizin için gerçekten üzüldük. Her şeye, bütün olumsuzluklara rağmen yaşam sürecek. Mücadele de... Yılanlar, engerekler, çıyanlar hep olacak! Tuzaklar yine çıkacak önünüze! Kurt kapanları da kurulacak! Ama mücadele sürecek... Bu kez başkaları çağıracak sizi. Hatta başladılar bile. Kimler mi? Biz onları da çok iyi tanıyoruz. Ama izninizle gelecek sayımızda yazalım.
|