12.05.2008/Sayı:186
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Okur Mesajları Okur Mesajları

Okur Mesajları

Sayın Ali Özsoy;
"Tüm Kızılderili Kıtası ve emperyalizme direnen Güney Atatürk'ünü arıyor" sözü çok anlamlı. Emperyalizm ortak düşmanımızdır ve yalnızca halkın onurlu direnişiyle önlenebilir.

Sait Yamak, Karabük


Selamlar. Hani tabiri caizse duvarda asılı Adnan Menderes fotoğrafları ile büyüdüm. Babam Demokrat Partiliydi zira. Dedem sanırdım onu ilk başlarda. Sonra kim olduğunu, ne olduğunu anladım babamın anlatımıyla. Benim için çok önemli bir kişilik olan, hayatım boyunca hep örnek aldığım, rahmetli olduktan sonra mezar taşına "bugün kazandığım değerler senin eserindir" yazdırdığım rahmetli babamla ilk ve tek ayrılıktı siyasi görüşümüz. Lise 1.sınıfa gidiyordum sanırım solculukla tanıştığımda. Kitaplar, kasetler, dergiler; arkasından üniversitede perçinlendi solculuğum. Ve yıllar geçti. Sen solcu musun faşist misin diyenlerde oldu milliyetçiliğimden, Türklüğümü öne çıkarıp Türklüğümden gurur duyduğumdan. Zaman zaman ben de sorguladım kendimi. Özellikle faşist Kürtler yüzünden. Her gün şehit olan canlarımız yüzünden. Senin gibilere solcu değil ülkücü diyorlar kardeş diyenlere her daim verilecek cevabım oldu. Ama etrafımda ya Kürtçü bölücüler ya da faşistler vardı. "Yok mu benim gibi düşünen?" diye sorgularken elime geçti bir derginiz. Şimdi devamlı sitenize girip takip ediyorum her yazınızı. Ve müthiş bir keyif alıyorum bundan. Benim gibi olan, benim gibi insanların arasında olmaktan. Bu yüzden sonsuz teşekkürler size, paylaşımınızdan ötürü. Devrimci, Atatürkçü, ulusalcı tüm dostlara selam.

Mahmut Gürkan, Kocaeli


Ben 16 yaşında güzel sanatlar lisesi resim bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Bu dava için her türlü projenizde yer almak isterim. Ben de AKP hükümetine karşıyım. Ülkemizi laikliğin yolundan çıkarıp karanlık bir zindana itmek isteyenlere inat, Mustafa Kemal'ciyiz ve devrimciyiz.

Berrin Us, Tekirdağ


Sayın Yunus Yılmaz;
Yazı çok güzel olmuş. Zaten dönemin sözde büyüklerinden de bu beklenirdi. Çok şaşırmadım. Bunlar ne yapsa şaşırmam. Zaten şimdiki büyüklerimizde farklı değil ki. Tek tek satıyorlar vatanı. Satılmayan toprağımız kalmadı. Deniz'ler ölmedi ölmeyecek. Atatürk'ten Deniz'lere, Deniz'lerden bizlere geçti bayrak. Tekrar tebrikler. Sorumlu ve dürüst yayınınızın devamı dileklerimle.

Lisan Tufan, Kocaeli


Sayın Okan İşbecer;
Bu Üç yazıyla ilgili yorumlarımı şöyle sıralayacağım:
1- AKP hükümeti iktidara geldi geleli bilindiği üzere basın-yayın organlarına sansür uygulayarak, kendileri hakkında zıt görüşleri dile getirenler hakkında ya tazminat davası açmışlar ya da gazetecileri gazetelerinden attırma yoluna gitmişlerdir (Emin Çölaşan örneğindeki gibi). Bazılarını da Ergun Poyraz gibi değişik suçlamalarla tutuklatmışlardır.
Artık bunlara gerek kalmasın diye de şimdide halkın cebinden aşırdıkları paraya Katar şeyhini de ortak ederek gazete ve TV satın alarak "Yurttan Sesler Korosu" oluşturma çabalarında son aşamaya gelmişlerdir.
2- Ayaktopundaki ABD destekli, gözü yaşlı, burnu sümüklü hoca örgütlenmesi, 2002 Dünya Kupası'nda "çok milliyetçi" teknik direktör sayesinde ortaya çıkmıştı. Sonrasında bu yapılanmayı değiştirmek istediği için Ersun Yanal'ın başı alınarak bu iş sonuçlandırılmıştır. Ama en ünlü Fethullahçı hala şampiyonluğa koşan büyük bir takımda etkinliğini sürdürmektedir. Artık Cumhuriyeti savunan güç-lere bu konuda büyük sorumluluklar düşmektedir. Unutmayalım ki İran'da Şah'a karşı olan bazı unsurlar zamanında ABD Sömürgeciliğine karşı olduğu düşüncesiyle düştükleri tarihsel yanılgının bedelini kanlarıyla ödemişlerdir.
3- Kişiler üzerinde yaşadıkları torakların üzerinde olanları iyi tahlil edemezse hak adı altında bazı asılsız şeyleri savunmanın gülünçlüğüyle ya sömürgeciliğe destek çıkarak gülünç duruma düşerler ya da bazı yaftaların arkasına sığınarak işbirlikçi durumuna gelirler. Unutmayalım ki tarih her iki türdeki bir çok örnekle doludur. Umarız Ufuk da kısa süre de içinde bulunduğu esriklikten kurtularak ayakları üstüne basmaya başlar.

Ali Adnan Erbiş, İçel


Sayın Gökçe Fırat;
Nasır tutmuş ellere selam! Kızarmış gözlere, yaralı gönüllere, devrimle yanıp tutuşanlara selam olsun. yakın sınıfların, sınırların yıkılması, yakılması. Sen ey elleri nasır tutmuş insanım dayan, az kaldı... Bunlar yazınızı okuduktan sonra içimden geçenlerdi.

İlkgül Yardım, İçel


Sayın Gökçe Fırat;
Gerçekten çok güzel bir yazı. Aynen dediğiniz gibi bizim evde de Atatürk ve Deniz'in resmi yan yana.
bu ülke ne Menderesler ne Şeyh Saitler gördü ama onları bugün hatırlayan yok. Önemli olan tek bir fert dahi olsak tek bir ordu gibi savaşmalıyız. Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Kahrolsun emperyalizm!

Uğur Can Yıldız, Konya


Gün doğmadık hangi sabah oldu ki? Yurdunun tam bağımsızlığı için ödünsüz savaşım veren yiğitlerini bu topraklar elbet gün gelecek ders kitaplarında da yazacaktır. Bu kara günü resmi yas da ilan edecek, adlarına başkentin en bilindik yerinde anıt mezarlar yapıp, meydanlara isimlerini verecektir. O gün işte, büyük usta Nazım'ın vasiyetinde söylediği, o günden evvel dediği günler gelecektir. İnancım her 6 Mayıs'ta bu pırıl pırıl gencecik yüreklerin her yıl daha da çoğalarak arttığını gördükçe kuvvetleniyor. Denizleşen yüreklerin bir olup çırpınışı, Kemalist öğretinin devrimci ruhundandır.

Uğur Çınar, Çorum


Türkiye,29 Ekim 1923'ten beri halkın kendi kendini yönettiği, demokratik bir rejime sahip. Osmanlı Devleti'nin yıkılmasının ardından kısa bir sürede kurulan Türkiye Cumhuriyeti, 84 yıllık koca bir çınardır. Bu çınarın doğuşunda büyük bedeller ödeyen, yüz binlerce şehit veren Türk Milleti, Mustafa Kemal'in emanetine ilelebet sahip çıkacaktır. Ama ne yazık ki; Mustafa Kemal'in önderliğinde yedi düvele kafa tuttuğumuz, dünyanın en zengin, teknolojik imkanlara en fazla sahip olan devletlerini mağlup ederek, onların şaşkın bakışları arasında kurduğumuz Türkiye Cumhuriyeti, 84 yıl sonra emperyalizmin mandasına girmiştir. Ulusal Kurtuluş mücadelesinde topraklarımız işgal altındayken bile Erzurum Kongresi'nde manda ve himaye kabul etmeyen atalarımıza layık olamadık. Onların bize bıraktıkları Türkiye Cumhuriyeti'nin meyveleri niteliğindeki devlet kurumlarını teker teker sattık. Cumhuriyetimizi kısırlaştırdık. Hiçbir kurumu kalmayan çırılçıplak bırakılan Türkiye Cumhuriyeti acaba bu şekilde varlığını bir 84 yıl daha sürdürebilecek midir? Bağımsızlığımızı elimizden alan Amerikan emperyalizmi Cumhuriyetimizi ne zaman elimizden alacaktır? Amerika'nın Cumhuriyetimizi elimizden alacağı günü bekleyemeyiz. Türkiye Cumhuriyeti'ni Amerika'nın kirli ellerine bırakamayız. Ve kurtuluş için Atatürk'ün yeniden dirilmesini de bekleyemeyiz. Önemli olan 70 milyonluk bir ülkede yeni Mustafa Kemaller yaratmaktır. İyi ki bu günleri görmedin Atam. Cumhuriyetimizi 84 yıl koruduk ama onu omuzlarımızda yükseltemedik. Affet bizi senin bize tertemiz bıraktığın bu vatanı 84 yıl bağımsız yaşatamadık. Bu ülkeyi tekrar Tam Bağımsız Türkiye yapmak bizim sana boynumuzun borcudur. Özür Dileriz Atam.

Efe Uyar, Tokat


Sayın Gökçe Fırat;
Solun iktidar olma zamanı geldi de geçiyor bile. Devrimci Parti saflarında görev almak beni oldukça sevindirir.

Kadir Bezci, Aydın


Sayın Yunus Yılmaz;
Bu şahsiyetlere söyleyebilecek tek bir söz dahi bulamıyorum. Çünkü bunlar iyi ya da kötü hiç bir sözü hak etmiyorlar. Üç fidanı gözlerini kırpmadan astılar. Astılar da ne oldu? Bizler onların arkasından, onların izinden geliyoruz. Bakalım bu kadar büyük kitleyi nasıl durduracaklar? Yaşasın tam bağımsız Türkiye, kahrolsun emperyalizm!

Farahnaz Özayan, İstanbul


Rahmetli amcam, geçmişin Köy Enstitüsü mezunu, uzun seneler öğretmenlik yapmış ve ATATÜRK çizgisinden çıkmamış, aydın öğretmen olarak öğrencilerini yetiştirmeye çalışan bir öğretmendi. Bana anlattığına göre, Cumhuriyet kurulduğunda Atatürk ve İsmet İnönü o dönemlerde Kürtlerin gelecekte tehlike yarabilecek olanlarının %75'ini Türkiye'nin her yerine dağıtıp Türkleştirileceklerdi. Menderes iktidara geldiğindeyse Amerika'dan Marshall yardımı alırken, Amerika bir kaç madde şart koşarak Menderes hükümetinin kabul etmesini sağlamıştır. Bu şartlar, Köy Enstitülerinin kapatılması, dağıtılan Kürtlerin kendi yaşam bölgelerine dönmeleri, NATO'ya girip Kore'de kobay gibi savaşmalarını ve daha buna benzer maddelerdi. Menderes hükümeti o yıllarda Atatürk'ün ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye'mizi o zamanlar satmışlardır. Şu an PKK'lı Kürtler Amerikan uşaklığı yaparak karşımıza çıkmışlardır. Buna el birliği ile mücadele ederek direnmeliyiz. Saygılarımla.

Ali Sadık Alp, Çanakkale


Deniz Gezmiş, bu ülkenin Atatürk'ten sonra en bağımsızlık mücadelesini veren tek kahramandır.

Murat Yorulmaz, Antalya


Deniz Gezmiş vatanı için emperyalizme karsı olan bir Türk yiğididir. Hepimiz vatanımızı onun kadar sevip koruyalım ki, vatanımız Amerikan uşaklarına mesken olmasın. Yasasın tam bağımsız Türkiye! Yasasın Deniz Gezmiş!

Ahmet Mercan, Aydın


Sayın Gökçe Fırat;
Zamanında emperyalizme karşı savaş veren bu ağabeylerimizi unutmadık, unutamayız. Ben 17 yaşında bir Türk genci olarak yazdıklarınızdan çok duygulandım. Kaldı ki, şu an benim yaşımdaki çoğu genç Deniz Gezmiş ismini ancak televizyonlardan duymuştur. Ben şanslı olduğumu düşünüyorum. Yazınızı çok beğendim. Kaleminize sağlık.

Doğuş Çiçekli, İstanbul


Türkiye'nin bağımsızlığı herşeyden önce gelir. Onun için ülkemizin bağımsızlığını korumalıyız ve yeniden Denizler gibi bu mücadele içine girmeliyiz. Verilen mücadeleye devam etmeliyiz ki karanlıkları bu ülkenin üzerinden atalım, faşizmi ezelim, kapitalizmi yıkalım. Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Kahrolsun faşizm! Yaşasın işçiler ve köylüler, yaşasın sosyalizm!

Kemal Aydın, İçel


Sayın Yunus Yılmaz;
Atatürk ve Denizler ezilenlerin umudu olmaya devam edecekler. Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Kahrolsun işbirlikçi, iki yüzlü sahtekarlar!

Caner Deniz, Aksaray


Ben Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan bir saniye dahi olsun ayrılmayan Türk Gençliğinin bir neferiyim. Devrimlerin ve Cumhuriyetin bekçilerinden biriyim. Size çok teşekkür ediyorum beyinlerden silinmeye çalışılan ulu önder Atatürk'ü ve bize ait değerleri yaşattığınız için. Gün be gün artıyor tarihe, kahramanlarımıza ve antiemperyalist mücadeleye karşı vefasızlık. Ama siz ve ardınızdan gelen biz gençler buna izin vermeyeceğiz.

Gizem Özkaya, Hatay


Sağcılar Deniz Gezmiş banka soydu diyorlar ama şimdiki hükümet cahil halkın akıl sağlığını ve oylarını kandırmaca ile alıyor. Biz ölmeden evvel bile "Yaşasın tam bağımsız Türkiye!" diye haykıran bir devrimciden bahsediyoruz. Devrim hırçın okyanuslarda yüzen bir gemiye benzer, bazıları onu batacak zanneder ama bilmezler ki o Deniz Gezmiş'tir.

Gülnihal Tüzün, Antalya


Sayın Gökçe Fırat;
Gerçekten mükemmel bir yazı olmuş. Öncelikle emeği geçenlerin eline sağlık. Gerçekten Atatürk'ten sonra ülkeye mal olmuş en büyük devrimcilerden birisinin hayatı ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Gerçektende son cümlelerde olduğu gibi hiç bir sağ görüşlü Deniz Gezmiş'in yaptıklarının hiç birine cesaret edememiştir. Çünkü Deniz bu yolun ölüm yolu olduğunu en başından beri biliyordu ve ona göre hareket ediyordu. Bir dönemin aydınlığıyla, ileri görüşüyle, devrimciliğiyle, çağdaşlığıyla en büyük fikir haritası olmuştur. Hiç şüphe edilmemelidir ki, Denizler ve devrimciler asla ölmedi. Bir devrimci ölürse bin devrimci doğar. Bu ülke hiçbir zaman emperyalistlere, yobazlara, laiklik karşıtlarına, Atatürk düşmanlarına kalmadı ve kalmayacak. Güneşimiz her zaman doğacak ve güzel günlerin hayalini gerçekleştirmek için çalışacağız. Devrimci fikir ve görüşlerimizden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.

Derviş Hüseyin Güner, Kütahya


Bizler, şimdiki Türk gençleri, bende dahil hepimiz diyoruz; solcuyuz, devrimciyiz. Birimiz de çıkıpta uygulama yapıyor mu yok. Hep ağzımızda. Ama Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan gibi vatanseverler yapmışlar. İşte bu nedenle onlara diyorum ki; sizler ölmediniz asıl sizi öldürenler öldü. Rahat uyuyun.

Bora Çetin, Muğla


Sayın Gökçe Fırat;
Evet devrimciler devrimcilerin yanına konur. Deniz Gezmiş, Atatürk'ten sonra gelen en büyük devrimciydi ve Atatürk'ün resminin yanına çok yakışıyor. O'nu ve arkadaşlarını saygıyla anıyoruz ve biliyoruz ki asıl vatansever onlardı. Onları asla unutmayacağız.

Damla Canberk, Kayseri


Sayın Gökçe Fırat;
Çok güzel yazı ve siz böyle Deniz'in tam bir Atatürk evladı olduğunu anlatmışınız. Selam olsun Denizlere, Yusuflara, Hüseyinlere ve nicelerine.

Can Bakitel, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;
Ben bugün okulda bir arkadaşımla tartışmaya girdim. Girmemin sebebi ise arkadaşımın Deniz Gezmiş'in fotoğrafını yırmasıydı. İşte ona tek cevabım bu yazıyı okuması. Çok güzel bir yazıydı.

Özge Toprak, İstanbul


Bu vatan bize, hepimize emanet. Bu vatanı o örümcek kafalılara vermeyeceğiz. Gerçektende tek yol devrimdir. Ben devrim hakkında ya da o faşistler hakkında pek fazla bilgi sahibi değilim. Ama okuduklarım kadarıyla tek yolun devrim olduğunu anladım. Ben devrim hakkında herşeyi öğrenmek istiyorum ve bu yolun ışığında yürümek istiyorum. Yaşasın Devrim kahrolsun Faşizm! Yaşasın işçiler ve köylüler, kahrolsun emperyalizm! Ayriyeten bu gazeteyi çok beğeniyorum. Tüm yaşananları en ufak ayrıntısıyla ve en doğru şekilde anlatıyor. Biz de yakında bu ülkenin genç Denizleri olacağız.

Şeyda Şeker, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;
Dün Deniz, Hüseyin ve Yusuf abimizin ölüm yıldönümüydü. Çok ağladım keşke yaşasaydı ve şuan ülkemizin ne durumda olduğunu görseydi diye. O 1968 yılındaki gençlik şimdi yine olsa bu ülkeyi kimse tutamaz. Deniz abimi, Yusuf abimi ve Hüseyin abimi çok özledim. Bu ülke sizinle gurur duyuyor ve Deniz abi sana söz veriyorum, bir erkek çocuğum olursa adını Deniz koyacağım. Bu ülkede devrimciler olmasaydı şuan çoktan ülkemizin 4/3ü elimizden gitmişti bile. Sokaklarda Amerikan askerleri Türk solunu savunan kardeşlerimizi acımasızca copluyor ve belki de şanlı bayrağımızı, ulu Atamızı zedeliyor olacaklardı. Ama başaramadılar. Emperyalizmin köpekleri, unutmayın ki bir devrimci ölmez şehit olur ve yerine binlerce devrimci daha gelir. Kahrolsun emperyalizm, yaşasın tam bağımsız Türkiye! Kahrolsun faşizm! Tek yol devrim!

Ali Özçelik, Kocaeli


Sayın Gökçe Fırat;
Deniz'im diyorum, çünkü o benim tek ama tek idolüm. Keşke o zamanda olabilseydim ve bu durumda yanlarında olabilsem. Ama nerde... Keşke Deniz'in olamayan tek sevgilisi olabilseydim. Benim adım da Deniz. Onun adını taşımaktan gurur ve onur duyuyorum. Yolumuz devrim ve Deniz yolu. "Biz şerefimizle bir kere ölüyoruz, siz, bizi asmanın şerefsizliyle her gün öleceksiniz."

Deniz Coşkun, İstanbul


Denizler yaşar yaşar, ölürler. Sonra yine doğar, engin derinliklerinde gizlenir, hoyrat dalgalanırlar. Kıyıya taşa toprağa inat...

Meryem Kılıçarslan, Sakarya


Eğer Deniz’i ve arkadaşlarını asarak onları yok ettiklerini düşünenler varsa ve bundan dolayı mutlu oluyorlarsa gerçekten çok acırım. Çünkü onlar asla ölmeyecek. Öyle bir işlemişler ki kanımıza, beynimize, yüreğimize, asla yok olmayacak devrimci gençlik. Asla bağımsızlığını kaybetmeyecek bu vatan. Vatanlarını satanlar ancak vicdanlarına hesap vermekle uğraşsın. Bu vatan size kalmayacak!

Hatice Kaydu, İçel


Merhaba!
Öncelikle gazetenizi yakından takip etmeye çalışan biri olarak, sizin ne kadar cesur ve yürekli olduğunuzu belirtmek isterim. Ülkemizin içinde bulunduğu karşı devrim sürecinde, emperyalizmin köpekleri çeşitli yollardan Kemalizm'e saldırmaktadır. Hal böyle iken; sizlerin özellikle milliyetçilik konusunda göstermiş olduğunuz kararlılık, takdire şayan bir davranıştır. Kürt-İslam faşizmine geçit vermeyeceğiz! Er ya da geç faşizmi yeneceğiz!

Murat İşler, İzmir


Sayın Gökçe Fırat;
Elinize gönlünüze kaleminize sağlık. Biz her zaman yaslıyız. Deniz abimin ve diğer bütün devrimci kardeşlerimin ardından her gün yaslıyız. Ama bu yasımız davamıza daha sıkı sarılmamızı sağlıyor. Ancak; bugün onlar kadar yürekli devrimcilere rastlamak hepinizin bildiği gibi zor. Geçmişte onlarla aynı ortamı paylaşan devrimcilerden eser yok şimdi. Bizler gençler olarak davamızın sonuna kadar arkasındayız. Bu vatanı ne Amerika'ya ne de Amerika'nın satılık uşaklarına bırakmaya niyetimiz yok. Acımız büyük, doğru fakat; deniz ağabeyimin de dediği gibi ölenler ölür, önemli olan geride kalanlarla mücadelemize kaldığımız yerden devam etmektir. Bugün Deniz ve arkadaşlarının ruhları rahat mıdır acaba? Ne kadar mücadele veriyoruz? Her yerde, her şekilde, her durumda etkin olmamız gerekiyor. Bu düzen değişmeli. Altı Ok'tan sapan Amerikan uşakları tüm halkın gözü önünde hesap vermeli. Geçmişteki gizli saklı olaylar bugün yavaş yavaş aydınlığa kavuşuyor. Bizler de salak değiliz; anlıyoruz herşeyi. İpleri çekiliyor bunların artık bence. Yok yeni parti kuracaklarmış, yok laik olacaklarmış. Yerim onların partisini de laikliklerini de. Yok böyle bir şey. İnsanların gözlerine baka baka oynuyorlar. Herşey zamanla ve yerinde olmalı. İşte devrim zamanı. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi! Kahrolsun Amerikan uşakları; yaşasın tam bağımsız gerçek demokratik Türkiye! Devrimciliğin olağanca ateşiyle tüm kardeşlerime selam olsun! Üzülmeyin elbet bir gün karanlıktan aydınlığa çıkacağız. Sonuna kadar haklı davamızdaki mücadeleye devam. Biz Mustafa Kemal gençleri olarak bu yola baş koyduk. Önderimiz Kemal Atatürk; rehberimiz onun inkılapları; ışığımız Denizler ve amacımız tam bağımsız Türkiye.

Selda Demir, Kocaeli

 


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe