| Celal İmren |
Deniz’in devrimci tavrına karşı EMEP’in teslimiyetçi tutumu Hiç ummadığım bir TV kanalı, ondan hiç beklemediğim bir haberi, Deniz'lerin anmasını görüntülü bir şekilde veriyordu. Bıyıkları yeni terlemeye başlamış 16-17 yaşlarındaki gençler ellerinde Türk bayraklarıyla Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını anma törenine gidiyorlardı. Deniz'ler bu gençlerin doğumundan 20 yıl önce idam edilmişlerdi. Ve gençler de 36 yıl sonra onları saygıyla ve mücadelelerini anlamaya çalışarak anıyorlardı. Tabii, başka ananlar da vardı. Örneğin EMEP Tunceli İl Örgütü yöneticileri ve üyeleri... Parti merkezine Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın birlikte oldukları bir pankartı asmışlar, polis de “suçu ve suçluyu övmeye yönelik” bir suç (!) işlendiği gerekçesiyle bu pankartı indirmişti. Haber basında yer bulmuş, gazete sayfalarında EMEP yöneticilerinin bu konudaki savunmaları da şu mealde yer almıştı “Ölen kişilerin sabıka kayıtları silinir. Bu nedenle bizim yaptığımız şey suç değildir!” Yani, Deniz'ler idam edilene dek, suçlu ve sabıkalıydılar, ancak öldükleri için sabıkaları silinmiştir, demektir bu! Bu ayrıca idam fermancılarının diliyle konuşmaktır, kimse kusura bakmasın! Ne hazindir ki, bu parti, şu veya bu şekilde Deniz'leri sahiplendiğini iddia etmektedir. Suç ve suçlu... Suç: İkinci Kurtuluş Savaşçısı olmak. Suçlu: Deniz Gezmiş ve arkadaşları... THKO savaşçılarının ortak savunmasında giriş bölümünden bir cümle: “...Amacımız, aleyhimize verilecek cezayı önlemekten çok, doğruluğuna inandığımız doğa ve toplum kanunlarının insanlık tarihine nasıl yön verdiğini açıklamaktır.” Yani onlar, bu sözleriyle savunmalarını kendi mahkemelerini kurarak verdiklerini ve Türk halkını yoksulluğa, sefalete, esarete mahkûm eden emperyalizmi ve işbirlikçilerini burada yargıladıklarını ilan ediyorlar; EMEP'liler ise suçlularının sabıka kayıtları silindiği için suçu ve suçluyu övmek fiilinin gerçekleşmediği savunmasını yapıyorlar! İşte bir devrimci tavır, bir de teslimiyetçi tutum… Deniz'lerin savunması, anti-emperyalist, milliyetçi, batı karşıtı Ulusal Sol bir mücadelenin ürünüdür. Ve savunmanın sonunda ne demişti onlar “Bu arada sırası gelmişken, iddia makamındaki kişiye birkaç sözümüz var: Sayın Savcı, 1. Amerikan emperyalizmi gayri millidir. 2. Ona ortaklık edenler ulusumuza ihanet etmişlerdir. 3. Emperyalizme karşı mücadele suç değildir, silahlı mücadele ise Anayasayı ihlal değildir. 4. Gayri milli olan emperyalizm ve ortaklarının sömürüsü, Anayasaya aykırıdır. Buna göre iki şey var: 1. Eğer belli bir hata sonucu, iddianame ve mütalaayı hazırladınızsa, dikkatli olunuz; idamını istediğiniz kişiler kasaplık koyun değildir ve siz savcısınız… 2. Yok eğer yaptığınızın bilincinde iseniz; yolunuz açık olsun.” Ey EMEP'liler, 1. Deniz'ler gayri milli olan emperyalizme karşı mücadele etmişlerdir. Emperyalizme karşı mücadele suç değildir. 2. Kürtçülerin kuyruğuna takılmak suretiyle emperyalizme hizmet edenler ulusumuza ihanet ederler. 3. Deniz'lerin mücadelesi Anayasayı ihlal değildir. 4. Gayri milli olan emperyalizm ve ortaklarının sömürüsü, emperyalizmin kışkırttığı bölücülüğün yedeğine düşmek Anayasaya aykırıdır. Siz Deniz'ler öldüğü için suç ve suçluyu övme fiilinin olmadığını söylüyorsunuz. Buna göre iki şey var: 1. Eğer belli bir hata sonucu böyle bir savunmada bulunuyorsanız dikkatli olun; suçlu ilan edilen gençler devrimcidir, vatanseverdir. 2. Yok eğer yaptığınızın bilincinde iseniz; yolunuz açık olsun!
|