| Celal İmren |
Bunu da mı görecektik! Algılamada sorun yaşayanlar, örneğin Cumhuriyet, AB’cilerin sözleri için tehdit değerlendirmesi yaptı. Cumhuriyet yazıişleri saldırı tanımlamasını yapmak için toplu tüfekli bir taarruz bekliyor olmalılar. Merak etmesinler ki, böyle yanılsamalar sürerse o da gerçekleşir! Saldırganlar belli: AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barraso, AB Dış Politika ve Savunma Yüksek Temsilcisi Javier Solana, AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ve İkinci Cumhuriyetçilerin eniştesi Lagendijk. Onlara en son ABD’nin CIA ajanı, büyükelçilere özenen Almanya Büyükelçisi Cuntz da katıldı. Hem Cumhuriyet’in kurumlarına saldırılar sürüyor, hem de bu saldırganlardan ikisi Türkiye’ye bekleniyordu. Kulakları çınlasın, Sorumlu Yazıişleri Müdürümüz sevgili Özgür Erdem’in yazım için “Perşembe günü saat 14:00” tahdidi ve tehdidi olmasa saldırganların ülkemizde ilk gün işledikleri suçlarla ilgili de yazabilirdim. Saldırganlar gelmeden, Avrupalı gizli servis ajanları faaliyete geçti ve Atatürk’ün TBMM’sinde “güvenlik” araştırması yaptı. Buna da bir kulp bulan onun-bunun medyası, arama haberini “güvenlik krizi” diye verdi. Avrupalı ajanları Meclis’e sokanlar, elbette onları kulaklarından tutup dışarıya atma iradesini gösteremezdiler! Meclis’e saldırı da “kriz” denilerek yenildi, yutuldu. Yoksa, elin gavuru Meclis’te Ergenekon mu aradı? “Olmaz!” deme, olmaz olmaz! Geçtiğimiz hafta gözümüzün içine baka baka ve kafamıza vura vura söylenenler ve yaşananlar geleceğe de ışık tutuyor. Ne diyor Barraso? “Umarım mahkeme (Anayasa Mahkemesi) AB’ye uyar.” Sormazlar mı adama? Hey Barraso, sen kimsin? Ve ne hakla sen Anayasa Mahkemesi’nin kararı üzerine AB ipoteği koymaya kalkıyorsun? Üstelik bunu da Türkiye gezin(!) öncesinde yapıyorsun! Kimsin sen, kim? Sen Türk Milleti adına karar veren yargıdan üstün bir yaratık mısın, kurum musun? Türk’ün Anayasa Mahkemesi’ni AB’nin mahkemesi mi sanıyorsun? AKP’nin kapatılmasına sen mi karar vereceksin? Hey Barraso! Sen ve sizler haddinizi bilin! Sizlerin karşısında el-pençe divan duranların, duracakların sayıları Türkiye’de çok azdır. Ayrıca Türkiye’de dört mevsim yaşanır ve baharı beklerken bir bakarsınız güvendiğiniz dağlara kar yapmış… Hoş, güvendikleriniz de dağ değil ya… Bunu, hem siz, hem onlar anlayacaklardır elbet… Yaşayan görür Barraso, yaşayan görür. Yeter ki Allah ömür versin.
|