07.04.2008/Sayı:181
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Özgün

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Özgün Yekta Güngör Özden

Yekta Güngör ÖzdenNeler neler

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görevinin gereği açtığı olağan bir dâvaya karşı haksız ve abartılı tepkilerle geçen günlerden sonra şimdi Türk Ceza Yasası’nın 301. maddesinin ele alınma evresi açıklandı. TBMM Genel Kurulu’nda tartışılan, emekçi kesimin protestolarıyla karşılaşan Sosyal Güvenlik Yasası’ndan sonra Meclis’e gönderileceği bildirilen değişiklik tasarısı gerçekleşirse Türklüğe yönelik saldırılar sayfalar dolduracaktır. Dâva nedeniyle “onursuzluk” suçlaması yaparak kendi onursuzluklarını açıklayan yabancıların demedikleri kalmayacaktır. Kendi yaptıklarını unutup Türkiye’yi karalamaya çalışanların dostluk, ortaklık, tarihsel bağlar savlarının içtenlikli olmadığı her gün daha iyi anlaşılıyor. Siyasal iktidarın sönük, cılız kaldığı, hattâ sessiz izleyerek katıldığı karalamalar kınamalarla karşılanmalı idi. Ama Avrupalıların kendi amaçları için çok uygun bulup kullanmayı yeğledikleri iktidar, verdikleri destek nedeniyle karşı çıkmamaktadır.

Saçmalayanlar

Joost Lagendijk ve Olli Rehn’in Türkiye’yi sömürgeleri sanarak yaptıkları yersiz konuşmalardan sonra AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Durao Barroso da Türkiye’ye gelerek görüşmeler yapmaya kalkışmıştır. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü Hollandalı Ria Oomen-Ruijten de kendince kapalı sözlerle ve önerilerle eleştirilere katılmıştır. Newsweek’te yargı işleminin doğallığı yadsınıp “darbe” nitelemesi ağırlıkla kullanılmıştır. 301. madde değişikliğinden sonra bırakınız dışarıdakileri içimizdekilerin neler yaptığını-yazdığını ibretle izleyeceğiz. Hakaret edilmeden yazı yazılmazmış gibi usdışı bir anlayışın tetikçileri hemen saldırıya geçeceklerdir. Avrupa’nın hoşuna gitmek, AB üyeliği konusundaki tutarsızlıklarına karşın desteklerini sürdürmek için iktidar bu değişikliğe de öncülük etmektedir.

Yalnız bu kadar mı?

ABD’nin yönlendirmesi doğrultusunda Irak’lı kürt liderlerle görüşmeler süreci başlamıştır. Irak Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Barzani’nin adamları yakında Türkiye’ye gelecek. Türkiye Özel Temsilcisi Murat Özçelik’in görüşmeleri, Barzani’nin de Talabani gibi Türkiye’ye çağrılması AKP iktidarının çelişkili davranışlarından kimileridir. Kapatma dâvasını “..demokrasi karşıtı olaylar zincirinin bir halkası ya da son kazıktır” diye niteleyen medyadaki destekçileri körükledikçe daha nelerle karşılaşılacak kimbilir? Türkiye’de güvenilir yargı olmadığını sıkılmadan ileri süren Avrupa Parlamentosu Raportörü’ne gereken yanıtı vermeyenlerin utanması gerekir. Avrupalıların istediği reform, iktidarın mazlum ve mağdur rolünü fırsat bilerek işlerine gelecek biçimde Anayasa değişikliğini geçirmektir. Başsavcımızın pabucu bile olamayacakların Başsavcıya saldırmaların hafifliği kimilerinin düzeyini ve niteliğini açıklayan kanıtları oluşturmuştur.

Bu arada Kuveyt Emiri’nin ikili özel karşılanması kamuoyunun dikkatinden kaçırılmıştır. Suudi Arabistan Kralı da kendi resimlerinin asıldığı otelde ziyaret edilerek ayrıcalık uygulanmıştı. Kişisel ya da partisel yakınlıklar devlet görevini etkilememelidir.

İktidar ve yetkili-sorumlu makamlar medya terörünü önlemekte yetersiz kalıyor. Cumhuriyet gazetesine kışkırtmalar sonucu önceki hafta atılan molotof kokteyli sanıklarının anlatımları tehlikeyi göstermektedir. Hedef gösterme çirkinliği, alçaklığı, onursuzluğu ve ilkelliği Başsavcı’ya ve lâik Atatürk Cumhuriyeti’ni korumaya çalışanlara kadar uzanıyor. Yinelemek gerekiyor, insan olmayan dindar olur mu? Vicdanı, gözü, dili, eli, kalemi temiz olmayan, duygu ve düşünce soyluluğu olmayan adam sayılır mı? Nereye baksanız aydınlık doyurmuyor.

Başkent Üniversite Stratejik Araştırmalar Merkezi yararlı etkinlikler düzenliyor. Toplumu ışık tutarak önderlik etmede kimi üniversiteler gibi örnek çabalarda bulunan Başkent Üniversite son kez Vakıflar Yasası’nı masaya yatırdı. Geleceğimiz yönünden önemli aykırılıklar içeren Yasa’nın yargı denetimi sonunda sakıncalardan arındırılması umudu besleniyor.

TÜRKSOLU’nun 6. yaşı

Hiçbir karşılık beklemeden, hiçbir akçalı ve hukuksal ilişki olmadan altı yıldır çabalarını yazılarımla desteklediğim TÜRKSOLU gazetesi ilgilileriyle anlayış içinde ilişkimiz sürmektedir. Kimilerinin gerçekdışı anlatımlarıyla yaymaya çalıştıkları bir yarar ilişkisi, gizli bir bağ, hukukdışı bir bağlantı yoktur. Çalışmalarına katkı olarak bağışladığım kitaplardan da tek kuruş almıyorum. Atatürkçülük, lâik cumhuriyet, gerçek demokrasi yolunda iyi niyetli çabalarına, yürekli çıkışlarına beğeniyle yaklaşıyorum. Onlar benim yazılarıma asla karışmıyorlar, ben de onların tutumlarına elatmıyorum. Tam bir bağımsızlık, özgürlük içinde gazete-yazar ilişkisi sürmektedir. Birbirimizin her görüşüne katılmak koşulu da yoktur. Anlayış, görüş ve kimi zaman tutum, yöneliş ve değerlendirme-algılama ayrılıkları da olabilir. İki yan anlaşıp uyuşamadıkları zaman ayrılabilir. Yurtsever ve Atatürkçü kişiler olarak bir gazetede buluşmak güven işidir. Türk olduğunu söylemekten, “Ne mutlu Türk’üm!” demekten kaçınanların devlet katlarında bulunduğu bir dönemde ırkçılık-turancılıkla asla ilgisi olmayan Atatürk milliyetçiliğinde birleşmek de mutluluktur. Bu yoldaki birlikteliğimizin altıncı yılındayız. Gençleri TÜRKSOLU’nun altıncı yayın yıldönümü nedeniyle kutluyor, başarılarının artarak sürmesini diliyorum. Dergi ve gazete çıkarmanın, yayıncılık yapmanın güçlüklerini bilen biri olarak çabalarının önemini anlıyorum. Okuyucularıyla bütünleşerek haksızlıklara karşı çıkma, gerçekleri anlatma, toplumu aydınlatma işlevlerini umutla izliyorum. Nice sayılara, nice yıllara!


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe