Ve MHP sokağa indi. Yıllardır AKP’nin Türk düşmanı uygulamalarına karşı Türk milletini itidal çağrılarıyla pasifize eden MHP sonunda harekete geçerek AKP’ye isyan bayrağını açtı. Geçtiğimiz hafta sonu Mersin’de miting düzenleyen MHP, AKP’yi çok sert eleştirdi. Seçimlerden beri AKP’ye her konuda yardımcı olan MHP, hatırlayacağınız gibi Abdullah Gül Çankaya’ya çıksın diye elinden tutmuş, türbanın serbest bırakılması için meclis’ten karar çıkmasında birinci derecede etkili olmuştu. Kendilerini kınamak isteyen emekli Türk subaylarını döverek gerçek yüzlerini ortaya koyan MHP’lileri biz de eleştirmiştik.
Ama bu son mitinglerine diyecek bir şey bulamadık. Hele mitingin içeriğini öğrenince tabiri caizse küçük dilimizi yuttuk. Çünkü MHP’nin Mersin’de düzenlediği mitingin adı “Balık çiftliklerine hayır” mitingiydi. Mersin’in Anamur ilçesinde düzenlenen mitinge MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ile MHP Mersin Milletvekilleri Behiç Çelik, Kadir Ural ve Akif Akkuş katıldı.
Mitingde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın balık çiftliklerini Mersin’de kurma girişimi protesto edildi. Ülke gündemi her gün alt-üst olurken MHP’nin çevre sorunlarına gösterdiği duyarlılık gözlerimizi yaşarttı.
Radikal yazarı Perihan Mağden’i bilmem tanır mısınız? Tanırsınız tanırsınız. Kendisi ikinci cumhuriyetçi, liberal solcu, Kürtçü, devlet ve ordu düşmanı, anti-Türk ama en önemlisi de Atatürk ve Cumhuriyet düşmanıdır. Bütün bu sıfatları bünyesinde toplayan bir zat-ı şahaneyi tanımamak zaten bir insan için “hayat damarlarından birinin kopmasıyla” eşdeğerdir (Atatürk’ten yapılan alıntı tamamen Mağden’i gıcık etme amaçlıdır). Atatürkçüleri ve milliyetçileri Türkiye için birinci tehdit olarak algılayan Perihan Mağden, bütün ömrünü milliyetçilere karşı mücadeleye vakfetmiştir. Öyle ki, hemen her yazısı hakaret unsuru içeren Mağden, 301. Maddeden defalarca yargıç önüne çıkmıştır.
İşte bu zat-ı şahane, son zamanlarda yaptığı Türk düşmanlığı beğenilmiş olacak ki, gazetenin en son sayfasında bulunan köşesi, dördüncü sayfaya alınmış. Her neyse, bu Perihan Mağden 1 Nisan tarihli yazısında AKP’ye kapatma davası açılmasını kabul eden Anayasa Mahkemesine ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına ateş püskürüyor. Yazının bir yerinde de diyor ki; “Ben mesela dindarla da, dinciyle de yaşarım. Kemalist başıbozuklarla yaşayamam oluyorum”.
Sevsinler seni, Kemalist başıbozuklarla yaşayamazmış!
Sanki Kemalistlerde senin gibilerle yaşamaya çok meraklıydı.
Sadece şunu söyleyeyim eşeklerle (Mağden üslubuyla EŞŞEKLERLE!!!) bile OLUNUR ama seninle OLUNMAZ!
Eşeklerin en azından gözleri güzel!
AKP gerçekten çok ilginç bir parti. İlginçliği şuradan ki, çok farklı kesimler bu partiyi öyle yada böyle destekleyebiliyorlar. Türkiye’deki bütün azınlıkların desteğini alan AKP, Yunanistan’ından Kıbrıs Rum Kesimine, ABD’sinden AB’sine, Afrika’nın adını bile duymadığımız ülkelerinden Barzani ve Talabani’ye kadar pek çok kesim bu partiye bir şekilde arka çıkıyor. Hadi ABD ve AB’yi anladık. Ne de olsa AKP, bunların tüm dediklerini Allah kelamı belleyip yerine getirmeye çalışıyor. Kürtçüsünü, Ermeni’sini, Rum’unu anladık. AKP iktidarı onlara yarıyor. Yunan’ını, Barzani’sini anladık. AKP’nin uygulamaları Türk devletini bunlara karşı zayıflatıyor. Son günlerde AKP’ye öyle bir kesim destek oldu ki biz bile ilk gördüğümüzde şaşırdık kaldık.
AKP hakkında açılan kapatma davasına Perihan Mağden’den sonra en sert tepkiyi travestiler gösterdi. Ankara’da kurulan travesti ve transseksüel derneği “Pembe Hayat” üyesi İclal Işıl, düzenlediği bir basın açıklamasıyla AKP’ye karşı açılan kapatma davasını protesto etti.
Basın açıklamasında AKP’yi desteklemediğini özellikle vurgulayan Işıl, “AK Parti’nin kapatılması olayını doğru bulmuyorum. Daha çok gerginlik olabileceğini düşünüyorum. Türkiye’nin şu an gergin olmayan bir ortama ihtiyacı var. Bu durumda kesinlikle bunu kabul etmiyorum. Yakışmıyor yani. Yani ben AK Parti’yi desteklemesem bile böyle bir olayı desteklemiyorum” diye konuştu. Anlaşılan travestiler 22 Temmuz seçimlerinde destekledikleri Baskın Oran’ı meclise gönderemeyince akacak başka mecra buldular.
|