| Celal İmren |
Benim özeleştirimdir TÜRKSOLU Bundan altı yıl öncesi, Türk devrim tarihinde önemli bir gün yaşanıyor. 1960-1970, 1971-1980 altüst oluşlarının ardından solun durgun gölüne bir taş düşüyor, altı yıl önce. Ve dalgalanıyor, durgun olan ama devinim için sabırsızca bekleyen gölümüz. Dalgalanıyor deniz gibi… Çırpınıyor Karadeniz gibi… Islak bir alev yükseliyor sonra. Fırtına öncesinin kara bulutlarına doğru. Islak bir alev yükseliyor: TÜRKSOLU… Yırtılıyor karanlığın perdesi. Küçücük yüreklerdeki devrimci ülküler büyüyor. Devrimci ülkülerle yürekler de büyüyor; mangal gibi. Kor kor ateşlerin sıcaklığı sarıyor bedenleri. Bedenler büyüyor… Bundan altı yıl önce ben, 30 yılını bölen-çarpan bir hareketin içinde geçirmiş, ülkülerle değil ama tütsülerle yaşamakta olan biriydim. Alt-üst oluşları değil ama gel-gitleri yaşıyordum, başkalarının sayesinde. Başkaları düşünüyor, ben konuşuyordum. 30 yılımı böyle geçirmiştim. Şablonların tutsağı gibi… Türkçe konuşuyor, Çince düşünüyordum. Bir büyük, bir kutsal mücadelenin, Türk’ün ateşle imtihanından çıkan Nutuk varken, bir el kitabı yön veriyordu adetâ, geleceğime. Atatürk varken… Atatürk’ün 6 Ok’u varken… Bundan altı yıl önce… Göle atılan bir taşın dalgalarıyla geleceğin müjdecisi. Bugünün ve yarınların müjdesi, TÜRKSOLU’nun ilk sayısıyla veriliyordu. Altı yılın dördüncüsünde tütsülerin verdiği derin uyku halinden kurtulabildim. Çünkü TÜRKSOLU vardı artık benim için de, benim içimde… Bir yorgun demokrat olmamalıydım. Reformcu bir çizgiye sığınarak günümü gün edemezdim. 36 yılımı yitirmenin ezikliği, ömrümün bundan sonraki kısa bölümünü zehredemezdi, etmemeliydi… Öyleyse… Doğru fikirlerle, büyük mücadelelerin içinde olmalıydım. Çünkü Türk’üm… Atatürkçüyüm… Milliyetçiyim… Solcuyum… Ve vatanım var… İçeriden hainlerin, işbirlikçilerin Kürt-İslamcıların, komprador solcuların yıkmak istediği… Dışarıdan müttefik(!)lerin kuşattığı vatanım… “Ölüme evet ama vatansız yaşamaya hayır!” dediğim için TÜRKSOLU’nu sevdim. Sevdiğim için TÜRKSOLU’nda yazıyorum… 36 yılımı yitirmiştim ama kazandığım onurlu bir gelecek vardı. Dilerseniz bu yazımı bir özeleştiri olarak kabul edin. Benim özeleştirimdir TÜRKSOLU…
|