| Hüseyin Adıgüzel |
İyi ki varsın TÜRKSOLU Türkiye’nin AKP iktidarının eline düştüğü yıllar, Türkiye’nin geleceği açısından karamsar tabloların çizilmeye başladığı yılların başlangıcıdır. Umutların her geçen gün azaldığı, insanların tutunacak bir dal aradığı, ama bulamadığı, denize düşenin yılana sarılacağı günler gelip çatmıştı. AKP’nin icraatları, yaptıkları Türkiye’de artık bir şeylerin tamamen değiştirilmesi için çalışıldığını açık olarak ortaya çıkardı. Gidişten rahatsız olanlar, çeşitli kurum ve kuruluşlarda boy gösterdiler. Kimileri nutuk attı, kimileri eylem diye bayrağa saygı yürüyüşü düzenledi. Kimileri çetecilik oynarken, kimileri askeri darbeye teşvik etti. Kimileri “nasıl olsa asker var” diye yan gelip yatarken kimileri Anayasa Mahkemesi’ne sırtını dayamaya çalıştı. Fakat, bu kimilerinin hiç biri, AKP iktidarını sarsacak hiçbir eyleme ön ayak olmadı. Aksine, AKP’nin yeniden iktidar olması için ortam hazırladılar, AKP’nin ekmeğine yağ sürdüler… TÜRKSOLU “Ülkemiz bir Kürt istilası ile karşı karşıyadır” dedi. Yaşanmaz hale getirilen şehirlerimiz bunun kanıtı değil mi? Nevruz bayramında yapılanları anımsayınız. “İstilayı durdurmanın tek yolu Atatürk politikalarına dönmektir” diye yol gösterdi. TÜRKSOLU “Kürt devleti Irak’ta resmen kuruluyor, önlem alın. Kırmızı çizgileriniz ne oldu?” dedi. Kürt devleti artık resmen kuruldu. ABD Başkan Yardımcısı, Başbakana, Cumhurbaşkanına “Kürdistan’dan ve Başkan Barzani’den” söz etti. TÜRKSOLU, Apo’nun yarın milletvekili, hatta başbakan olabileceğini söyledi. Önlem istedi. Leyla Zana üç gün önce meydanlarda; “Başkanımız 2010 yılında aramızda olacak” diyerek yapılan tespitin ne kadar doğru olduğunu gösterdi. Kıbrıs satılıyor diyen TÜRKSOLU, doğru tespitlerinden birini yaptı. Annan Planı’na karşı çıktı. Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye ile birleştirilmesinden başka çıkar yol olmadığını söyledi. Tablo önümüzde, artık ne kadar bağırsak ne kadar ağlasak; “Elveda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” demekten başka bir şey yapamaz durumdayız. TÜRKSOLU; “ABD ve AB’ye karşı olmak emperyalizme karşı çıkmaktır” dedi. Antiemperyalistleri tek çatı altına çağırdı. Emperyalizmin insanlığın düşmanı olduğunu savundu. Yapılanlar ortada… Bugün; “Bu çifte standart neden?” diye soranlara TÜRKSOLU, ilk günden emperyalizmin ne yapmak istediğini açık olarak kanıtladı. O günlerde bunu anlamayanların, emperyalizme çanak tutanların, bugün bu soruyu sormaya hakları yoktur. Uşaklar, beylerinin verdiğiyle yaşamak zorundadırlar. Ve her şeyden önemlisi, TÜRKSOLU, Türk ile Solu, barıştırmaya soyundu. Solu, Türk Milleti’ne düşman bir ideoloji olarak gösterenlerin maskelerini düşürdü. Onların birer ABD ajanı, uşağı olduğunu kanıtladı. Türk’ün yaşam felsefesinin sol ideoloji olduğunu tarihsel kanıtlarla ortaya koydu. Türk Milleti paylaşımcıdır, devletçidir, yardım severdir, kimseyi aç ve açık olarak bırakmak istemez, devletini, milletini, bayrağını, bağımsızlığını ve özgürlüğünü sever ve korur. Bu özellikleri ile Türk Milleti genetik yapı olarak solcudur. İlk Türk milliyetçilerinin büyük kısmı sol ideolojileri savundular: Sultan Galiyev, Turar Rıskulov, Neriman Nerimanov, Hüseyinzade Ali Bey, Ali Merdan Bey Topçubaşov gibi… Türk aydınları sol ideolojinin, milli sosyalizmin öncüleri oldular. Onların açtığı yol, Deniz Gezmiş’leri ortaya çıkardı. Uzun yıllardır küllendirilen ocağın üzerindeki külleri TÜRKSOLU temizledi. Ateşi yeniden yaktı, ocağı canlandırdı. Bugün bu ocağın kıvılcımları, Türklerin yaşadığı tüm coğrafyada, yeni ocaklar yakmak üzere çalışmaktadır. Ulusal Sol İdeoloji hızla yayılmakta, Türk’e özgü bir yönetim biçimi dillendirilmeye çalışılmaktadır. TÜRKSOLU, Atatürk ideolojisine bütünüyle sahip çıktı. Atatürk’ün paramparça edilen ilkelerini yeniden bir araya getirdi. “Devletçiyim, Cumhuriyetçiyim, Laikim, Halkçıyım, Milliyetçiyim, Devrimciyim!” diye haykırdı. Uyuyan ve bir yerlerden bir şeyler uman Atatürkçüleri göreve davet etti. Yorgun demokratları yeniden sahne almaya çağırdı. Atatürk solculuğunu, Atatürk milliyetçiliğini, değişen Atatürk anlayışını herkese ve her kesime anlatmaya çalıştı. Bayraktarlık, önderlik yaptı. Ulusal Sol İdeoloji’nin bayrağını yükseltmek için gece gündüz durmadan çalıştı ve çalışmaya devam ediyor. Amaç; “Demokratik, tam bağımsız, Atatürk ilke ve devrimlerinin sahibi, Türk Milleti’nden başka efendi tanımayan, devrimci bir yönetim kurmak”tır. Bugün ocak küllerinden temizlendi, kalan kıvılcımlardan yeni bir ateş yakıldı: Mustafa Kemal ateşi... Bu ateş hızla yurda yayılıyor. Elbet bu ateşten korkanlar, ürkenler, yolunu kesmeye çalışanlar olacaktır. Bunlar, ateşin gücü karşısında eriyip gitmeye mahkumdurlar. Bunları kaale bile almadan TÜRKSOLU yolunda yürüyor. Aydınlık bir Türkiye için, tüm geriliklerden kurtarılmış bir Türkiye için, tam bağımsız bir Türkiye için, devrimci bir Türkiye için yolunu aydınlatan ateşle birlikte yürüyor. Sizler, “Biz de varız!” diyenler! Bu kutsal yolun yolcuları sizleri de aralarında görmek istiyor! Hadi ne duruyorsunuz? Sizin her türlü maddi ve manevi desteklerinizi bekleyenlerin, sizler için mücadele ettiklerini unutmayın! Bugüne kadar sıtkınızı sıyıran sağ ve sol örgüt, dernek ve partilerden çok farklı olan TÜRKSOLU, her zaman doğruların, her zaman milletinin yanında, Atatürk’ün aydınlık ışığı altındadır. TÜRKSOLU’nu başkaları ile kıyaslamayın, TÜRKSOLU’nu başkaları ile karıştırmayın. TÜRKSOLU; Atatürk ideolojisinin, ilke ve devrimlerinin, tam bağımsız Türkiye aşkının tek temsilcisidir. İdeolojisini bu kadar açık ortaya koyan bir kuruluştur. Bu kuruluşa, dolayısıyla Atatürk ilke ve devrimlerine, Atatürk ideolojisine sahip çıkmak istiyorsanız; TÜRKSOLU gazetesini okuyun, okutun, yayın, abone olun, abone bulun! Çünkü komprador emperyalist sermaye TÜRKSOLU gazetesini yaymıyor, satılmasına engel oluyor. Sizlere ulaşmamızı dolaylı yollarla ortadan kaldırmaya çalışıyor. Sizler bizi bulunuz. İnternet sitemizden bize ulaşınız. Ulaşınız ki, bu karanlıkları aydınlatalım; ülkemizi gerici, Şeriatçı ve Kürtçülerin ellerinden kurtaralım. Bunun başka bir yolu yok!... Kürt-İslam çetesine muhalefetin, onları ülke yönetiminden uzaklaştırma çalışmalarının tek adresi TÜRKSOLU’dur. TÜRKSOLU’nda toplanalım, TÜRKSOLU’nda çalışalım, TÜRKSOLU’na destek verelim. Bayrağı yükseltelim. TÜRKSOLU Atatürk ideolojisinin kalesidir. Bu kaleyi yıkmak isteyenlere fırsat tanımayalım. Atatürk aydınlığını ülkemizden kovmak isteyenleri biz ülkemizden kovalım. Yorulanlar, yoruldukları, yıldıkları, korktukları için meydanı terk edenler! Bakın sizin bıraktığınız meydanları kimler dolduruyor? Ülkenin kaderine kimler hakim oluyor? Sen yeniden meydanlara dönersen, ki döneceğine inanıyorum, onları meydanlardan kovabiliriz, ülkemizin kaderine bizler hakim olabiliriz… Yeter ki, yorgunluğu, yılgınlığı, korkuyu at! Yeter ki, yeniden mücadele saflarına katıl, aramıza gel! TÜRKSOLU burada; yaptıkları, söyledikleri, yayınladıkları ve ideolojisi ortada… Peki siz neredesiniz? Bu mücadelenin dışında kalmak yenilgiyi önceden kabul etmek demektir. Bunu kabulleniyorsanız, bizim size sözümüz yok. Ama o zaman hiçbir şeyden şikayet etme hakkınız da yok. Oturun ve kaderinizi başkalarının belirlemesini seyredin, başınıza geleceklerden de sadece kendinizi sorumlu tutun! Başkalarından medet ummayın! İnsan ne yaparsa kendine yapar, başkasına zarar verdiğini düşünse bile, en büyük zararı kendisine verir. Yaşasın TÜRKSOLU’nun antiemperyalist mücadelesi! Yaşasın TÜRKSOLU’nun Atatürk aydınlığı! Yaşasın Ulusal Sol İdeoloji!
|