| Okur Mesajları |
Sayın Gökçe Fırat; Merhabalar, benim uzun süredir düşündüğüm ve cevabını tam olarak bulamadığım soru da bu mücadelenin nasıl olması gerektiği, aydınların bayrak sallama dışında etkin olabileceği bir platformun ne olabileceğiydi... Ulusal muhalefeti toparlayacak bir parti yapılanmasının kısa vadede nasıl etkin olabileceğinin, her şeye dur diyebilecek gücü nasıl bulabileceğimizin cevabını gerçekten çok merak ediyorum. Ne yapmamız gerek, normal bir vatandaş olarak? Pelin Atik, İstanbul Sayın Ali Özsoy; Harika bir yazı, tebrik ediyorum sizi. ABD Kürt-İslamcı oyununu oynattığı bu AKP’ye dersini iyi vermiş gibi görünüyor. Fakat dikkatli olmak gerekir ki, bu emperyalist vatan hainleri herkesi kandırmak üzere bir yol izlemeye başladılar. Siz halkı buna karşı çok güzel uyarıyorsunuz. Ben diğer devrimci arkadaşlara da buradan seslenmek istiyorum. İnsanları bu AKP böceğine (Amerika’nın Türkiye’yi yönetmek için yerleştirdiği) karşı uyarmak gerekmektedir. Ben bu görevimi başarıyla yerine getirdiğime inanıyorum. Biraz fazla gencim fakat gerçekleri çok çabuk öğrendiğim için mutluyum. Sizler olduğu için mutluyum. Bu ülke sizin ve bizim gibiler sayesinde ilelebet payidar kalacaktır. Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Sinan Çavuş, Bursa Açıkçası sağın da solun da hayırsızlıkta birbirleriyle yarıştığı bu dönemde en güzel yaklaşımı içerdiğinizi belirtmek isterim. Teşekkürler... Başarılarınızın devamını diliyorum... Emine Göker, Konya Ben 8. sınıf öğrencisiyim. Yazdıklarınızın bir kısmını okudum. Çok güzel bir yazı. Bizi geçmişe götürüyor. Devrimciliği ile tanınan Deniz Gezmiş’i anıyoruz. Ben bu yıl onunla ilgili bir kitap okudum. Kim olduğunu ne yaptığını o kitaptan öğrendim. Sizin yazdıklarınızın bir kısmı orada vardı. Keşke ben de Deniz Gezmiş ve diğerleri gibi olabilsem! Keşke... Ceren Kardelen, Manisa Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan... Sizleri unutmayacağız... AKP’nin kırdığı bu kadar potu yüce milletimiz nasıl göremiyor anlamıyorum! Recep Tayyip Erdoğan şehitlerimize “kelle”, teröristbaşına “sayın” diyor. Faiz haramdır diye iktidar oldular, oğlu Merkez Bankası’nda çalışıyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın onları bekleyen tehlikeleri görünce nasıl yumuşadığını görebiliyoruz. Bu adam ve arkadaşları dinine bağlı olan vatandaşlarımızı din aracılığıyla sömürüyor. Ben ortaokul öğrencisiyim. Bunları görünce benim içim acıyor. Ben bile bu adamların hata yaptıklarını, pot kırdıklarını biliyorum, görüyorum; ancak yüce milletimiz görmüyor, bilmiyor. Bizler genç devrimciler olacağız, devrimi yaratacağız, yaşatacağız... Yusuf Berker Demirci, Ankara Sayın Okan İşbecer; Zaten bütün bu yalan dolanın altında iktidar yandaşı olan iletişim araçlarının, gazetelerin, kanalların parmağı var. İnsanlarımızın doğru bilgileri edinmeleri için bütün basın ve yayın araçlarını en iyi şekilde kullanarak her kesime gerçekleri ifade edelim. Ama onlar alışık hemen oradan oraya atlamaya. Zamanında ne idiler, şimdi ne oldular! Nesrin Bostancı, Denizli Sayın İnan Kahramanoğlu; Öncelikle fikirlerinize katıldığımı söylemek isterim. Tespitleriniz son derece doğru. Sorun Baykal olayı değildir. Bugün CHP’nin başına mezardan çıkıp Atatürk gelse sonuç çok fazla değişmez. Ben ortaokulu imam Hatipte okumuş, uzun yıllar o tarikat yuvalarının içinde bulunmuş biri olarak oralara akan paraların ne miktarının ne de gönderenlerin sayısının tahmin dahi edilemeyeceğini biliyorum. Ülkemin büyük çoğunluğu fakirliği çok acımasız yaşamaktadır. Yani açlar. Aç kalmayan insan çaresizliği bilmez. Sizin de bildiğiniz gerçekleri size-bize anlatmam bir şeyi değiştirmez. Bizler hafızlık çalışan Kuran talebesi değiliz. Şimdi hareket zamanı diyorsak haydi öyleyse! El mi yaman bey mi? Bir kişi olur bin kişi ama yılmak yok yola devam. İlk hedef varoşlar; eskiden bizim olan ve şimdi de bizim olması gereken. Nasıl mı? Çok basit. 1. Önce karınları doymalı, ekmek dağıtılmalı. Finansmanını Cumhuriyet mitinglerine BMW x5 ile gelen zengin cumhuriyetçilerimizden sağlayabiliriz. AKP de aynısını yapıyor; seccadesi gümüşten, ibriği altından hacılardan topluyorlar paraları. 2. İlerici, idealist, çalışkan gençlerimize market, minibüsçü, taksi, tesisatçı vb. dükkanlar, ticarethaneler açmalı. Zira böyle oluyor bu işler. Her esnaf kendi tebaasını yaratmalı. Markete gelenle 5 dakika devrim konuşmalı, taksiye binenle 5 dakika, kitapçıda 5 dakika, çay ocağında 10 dakika uzatabiliriz konuşmamızı. Devrim fikri yerleşmeli halkıma. Sonra yavaş yavaş “Hakimiyet şunundur”, “Huzur şuradadır” falan kalkmaya başlayacaktır camlardan. 3. Birbirimizi yemeyeceğiz. Atatürk de yemedi çünkü... Ne diyor zat: “Amaca ulaşmak için papaz elbisesi dahi giyiniz.” Ben demiyorum! Kim diyor? Fethullah... Hangi Fethullah? Kürtçü Fethullah... 4. Ciddiyet en önemli silahımız olmalı. Solculuk oynamıyoruz! Herkese Atatürk’ü ve devrimlerini anlatmalıyız. Yılmadan, usanmadan... Bu bile yüzde 40 almaya yeter. Toplum sonra ideale zaten dönüşür, şu anda İslam faşizmine dönüştüğü gibi. Bir hatırlatma da liboşlara, komprador solculara. İşleri bayağı zor. Hatırlayalım, İran’da mollalara özgürlük isteyen bizim komprador solcuların kankalarını mollalar iktidara gelir gelmez asmıştı demokrasi, özgürlük diye! Tayyip’in paçasına yapışan bu gafillerin işini de böyle giderse bizden önce herhalde Tayyip bitirecek. Bize pek fazla bir iş kalmayacak. Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Mehmet Uyar, İzmir Gerçekten yeni gelen nesle verilecek en güzel örnekleri veriyorsunuz. Cumhuriyetimiz siz ve sizin gibiler sayesinde gerçek bir biçimde yeni nesle aktarılacak. Teşekkürlerimi arz ederim... Fatma Alıcı, Tekirdağ Bugün gerçekleri tekrar tekrar gördüm. Ben öğrenciyim Van’da. O yüzden tüm çıplaklığıyla gördüm olup biteni. Terörü gördüm; ihaneti, hainliğin en alasını, namussuzluğun, satılmışlığın, kanın ve kansızlığın, yobazlığın, faşizmin, gaddarlığın, vicdansızlığın, üçkağıtçılığın, yalanın, dolanın, kompradorluğun, üç beş kuruşa satılan bedenlerin, ruhların, kimliklerin ve korkunun, isyanın, teröre lanetin, çatışma alanlarında kalan küçük kız çocuklarının ve terkedilmişliğin, yalnız bırakılmışlığın, çaresizliğin ve kırılmış sokak lambalarının ve tabelaların, günahsız kaldırım taşlarının, trafik ışıklarının, dükkan camlarının, hepsinin ama hepsinin alasını gördüm. Ve en önemlisi oynanan oyunları gördüm. Kökü dışarıda Amerikan uşaklarının yobazlığını gördüm. Evet, bugün bayramdı. Bahar bayramı. Hani küçüktük o zamanlar. Nevruz geldiğinde küçük bedenlerimizle küçük ateşler yakıp küçük atlayışlar yapardık o ateşin üzerinden geleceğe doğru. Umutlu. Ama büyüdük; zehir ettiler bayramımızı. Kendi kirli-satılmış oyunlarına alet ettiler. Kendileri gibi kirlettiler baharımızı.Kırmaya çalışıyorlar umudumuzu. Kirletmeye çalışıyorlar. Ama yılmak yok. Durmak yok. Çünkü durmamıştı Deniz ve Che. Ve yılmamıştı Mustafa Kemal. Çünkü umut bizim olduğu gibi, onlar gibi devrimcilerin de her şeyiydi. Selam olsun bütün gerçek vatansever, devrimci yoldaşlara! Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Emrah Şeliman, Kars Deniz Gezmiş’le ilgili yazılarınız çok güzel, tamamına katılıyorum. Doğru söylüyorsunuz; artık bu faşistlere dur demek lazım. Bir an önce harekete geçilmeli. Deniz’imizin kemiklerini sızlatmamamız gerekiyor. Zehra Kılıçaslan, Malatya Teşekkürler site için. Böyle olunca sesimizi daha fazla insana duyururuz... Emre Aydın, Mardin Ülkemizin bugün karşı karşıya kaldığı durumla ilgili tüm görüş, hareket ve eylemlerinizi takdir ediyor ve tüm kalbimle destekliyorum. Bu ülkede sizler gibi kendisini Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına ve bütünlüğüne adamış insanlar olduktan sonra ne emperyalist güçler ne gerici güçler ne de bölücü örgütler amaçlarına ulaşamayacaklardır. Bizler Atatürk ilke ve devrimlerinin bekçisiyiz. Atatürkçü bir genç olarak sizlere sonuna kadar destek veriyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Saygılar... Dilara Ege Arat, Bursa Bu siteyi fark edeli fazla olmadı ama konuları gördüğümde çok bağlandım. Che sayfaları, Deniz Gezmiş sayfaları çok güzel. Umarım onlar gibi nesiller yetiştiririz. Melis Kurt, Adana Sayın Gökçe Fırat; Ne diyebilirim! Biz gözümüzü kırpmadan ne Deniz’ler ne Hüseyin’ler ne Yusuf’lar astık. O cesur yüreklerin mücadelesini anlamadık. Atamızın, Deniz’imizin sızlamıyor mudur kemikleri mezarlarında? Dört dönmüyorlar mıdır? Ulusumuza sabır diliyorum. Allahım bu faşistlerden koru bizi. Atamızın, Deniz’imizin unutulmalarına izin verme. Onlara olan saygımız, sevgimiz hiç bitmesin; mücadele ruhumuz alevlensin. Tayyip ve takkelilerin kökleri kurusun. Ben koyu bir devrimciyim. Bir şeyler yapmak istiyorum. Damla Kozlu, Zonguldak Derginizde Deniz Gezmiş o kadar güzel ifade edilmiş ki, devrimciliğin ne demek olduğunu bir daha anlamış oldum. Dilara Su, Balıkesir Kesinlikle çok güzel bir gazete. Devrimci düşünceyi önde tutan herkesin bu gazeteyi okumasını tavsiye ediyorum. Deniz’ler hiç bir zaman ölmez. Bir Deniz gider, diğeri gelir. Bağımsızlığımız ebedi olacaktır. Cansu Batman, İstanbul Sayın Cem Yağcıoğlu; Bu yazı; “Devrimcilik nedir ki? Ne işe yarar sizi ölüme götürmekten başka?” diyenlere çok güzel bir yanıt olacaktır. Bu yazıyı ulaşabildiğimiz herkesin ve örümcek kafalıların hepsinin okuması gerekmektedir. Elif Sağlam, Ankara
|