24.03.2008/Sayı:179
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Özgün
Tarih
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Cem Yağcıoğlu

Sen kendi derdine yan!
(kısa bir süre…)

Sen kendi derdine yan! Uzunca zamandır aynı DNA’ların yönettiği ülkemin geleceğinden kaygı duymuyorsan, sen kendi derdine yan!

Şimdi ne olduğun önemli değil. İster kadın, ister erkek ol. Dindar veya ateist ol. Sömürgecinin ağız kokusuyla haşır neşir yaşarken, ister demokrat ol, ister Hipokrat.

Sen hiç bir şeysin. Ucuz ayaklarınla kilometrelerce yürüsen ne fayda! Gideceğin bir yer yok. Sen bir hiçsin be arkadaş!

Hürriyet en pahalı değer.

Sen esir yüreğinle demokrat yaşa!

Her şey senden yana; güneş sana doğuyor, ay ışığı pencerende. Gizlerin krallığı seni önemsiyor. Devler liginden sana iltifat var. Kurduğun cümleler edebiyat, dudaklarından dökülen nağmeler opera oluyor. Çağdaşlığın merkezinden ödüller hep sana!

Düşün bakalım niye?

Irak’ta bir milyon insan öldü.

Sen Nobel peşinde!

Bu çağ kahpe bir çağ; bizim harcımız değil. Sen değersizliğinle yaşa! Kim bilir… Bir bakarsın olmuşsun paşa!

Kahramanlık senden yana… Ne garip!

Kısa bir süre, kısa bir süredir. Hepsi o kadar. Gerisi laf-ı güzaf…

Bugün pazarlıklar ucuz, sözler ve kelimeler kifayetsiz. Sen kendi derdine yan!

Tarih bunun farkında!

“Ey işbirlikçi! Sözüm sana
Biz bu memleketi yolda bulmadık
Öyle yürürken ayağımıza takılmadı
Birileri çıkıp al sana memleket demedi.
Memleket bunun farkında!”

Zaman ilacıdır tüm yalanların.

Devrimin ışığı vurduğunda yurduma; sen, kim bilir nerede olacaksın…

Biz burada…

Sen kendi derdine yan!

Ölümle korkutma bizi! Eski dost düşman olmaz. Binlerce kere ölmedik mi?

“İnsanı severiz, insan olduğumuz için
Kılına zarar gelse bir serçenin
İçimiz titrer, daralır yüreğimiz
Her şeyi affederiz, biri hariç
İhanet!
Aşk bile ihaneti affetmez
Vatan eder mi? A cahil!”

Dedim ya…Sen kendi derdine yan!

Mesela bana medeniyetten bahset. Hani şu ballandıra ballandıra ve hatta nefes almadan savunduğun Batı var ya…

Kızılderililerin soyunu kurutan yankilerden bahset mesela!

Mesela Yahudileri fırında yakan Almanlardan…

Veya ne bileyim, şu fok balıklarının kafasına çivili sopalarla vuranlardan, AIDS belasını Afrika’ya musallat eden Hipokratlardan… Nagazaki’den, Hiroşima’dan bahset…

Ne bileyim işte, anlat bir şeyler…

Zencileri köpek yerine koyanlardan bahset!

Medeniyet demiştik…Sustun birden!

Osmanlı’dan bu yana seni dinliyoruz. Camide, kilisede, havrada… Adaletten bahsediyorsun, güçlüden yana vaaz veriyorsun. Fakirlikten yakınıyor, transatlantiğe biniyorsun. Ve ne yazık ki Müslümanlıktan bahsedip, Yahudiliğe hizmet ediyorsun!

Allah bunun farkında!

Naçizane biz de…

Medeniyet; başka halkların kanlarıyla varolan bir şey değildir. Önce bunu kafana sokacaksın. Yani, fabrikalar veya devasa alışveriş merkezleri inşa etmek de değildir. O senin bahsettiğine biz teknoloji diyoruz. Medeniyet o değildir.

Medeniyet nedir bilir misin? Medeniyet insan olmaktır. Fillerin soyunu kurutup, sonra onlarla ilgili belgesel yapmak değil.

Filler bile farkında (kalanları)!

Sen kendi derdine yan!

Zaman gelir geçer. Ne yaparsan yap ölürsün. Değmez dersin. Hiçbir şey için savaşmaya değmez.

Birileri gelir otellerini alır, bakan çıkar turizm patladı der… Turizm patlamıştır!

Birileri gelir fabrikalarını alır, bakan çıkar üretim patladı der…Üretim patlamıştır!

Birileri gelir bankalarını satın alır, bakan çıkar borsa patladı der… Borsa patlamıştır!

Ve Talabani gelir… Ve gün gelir Barzani gelir…Herkes bunun farkında… Kısa bir süre…


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe