| Aybars Turan |
İngiliz işgalcilarin deyimiyle “Dünyanın en yürekli ve İngiliz diplomasisindeki hatalar 2 Ağustos 1914’te Boğazların kontrolünü Almanlarla sağlayan Türk-Alman Antlaşması’nın imzalanması ile sonuçlanmıştı. Boğazlar Marmara Denizi aracılığıyla Ege Denizi’nden Karadeniz’e ulaşan dar ve uzun su yollarıydı. İngilizler tarafından kovalanan ve 13 Ağustos’ta İstanbul’a ulaşan Goeben ve Breslau adlı Alman savaş gemilerinin komutanı Tümamiral Wilhelm Souchon 15 Ağustos 1914’te Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na atandı. 27 Eylül’de Çanakkale savunmasından sorumlu Türk Komutan mayın tarlalarının tamamlanması amacıyla Boğaz’ı kapattı. Çanakkale Savaşları, I. Dünya Savaşı içinde ayrı bir özelliği bulunan ve tarihi değiştiren, yaşama hakkına onuruyla ulaşan bir ulusun kahramanlık destanıdır. Burada savaşan Türkler, kutsanmış bir kahramanlık göstermişlerdir. Türk Ordusu, saldırgana karşı dur demesini bilmiş; vatan için, Türk ulusunun özgürlüğü için canını vermekten çekinmemiştir. Çanakkale Boğazı’nı geçmek, İstanbul’u ele geçirmek, Osmanlı Devleti’ni savaşta çökertmek İtilâf Devletlerinin ilk amacıydı. Sonraki hedef ise Rusya’ya silâh ve mühimmat yardımında bulunmak, Rusya’dan ise gıda maddeleri sağlamaktı. Boğazların ele geçirilmesi ile Süveyş Kanalı ve Hint deniz yolu üzerindeki Osmanlı baskısı ortadan kalkacaktı. Böylece, Balkan devletlerinin de İtilâf Devletleri yanında yer almaları mümkün olacaktı. Çok yönlü olan bu planın uygulanması için Şubat 1915’te İngiliz ve Fransız donanmaları taarruza geçtiler. Boğaz’ın savunmasında esas güvenilecek hususun mayın tarlaları olduğuna karar verdi. Türkler Çanakkale Boğazı’na 3 Ağustos’tan itibaren mayın döşemeye başladılar. Türklerin başladığı mayınlama hareketi genişletildi ve 343 adet mayın döşendi. Mayınlar aralardaki kalelerdeki sabit ve hareketli toplarla korunmaktaydı. Önce Çanakkale’nin dış tabyaları topa tutuldu. 18 Mart 1915’te Boğazı zorla geçmeye çalışan düşman büyük kayıp verdi. Nusret Mayın Gemisi’nin döktüğü mayınlar ve topçu ateşi ile İngiliz ve Fransız donanmasının yedi zırhlı gemisi batırıldı. İtilâf Devletlerinin bu başarısızlığı bütün dünyada büyük bir yankı yaptı. Bunun üzerine İtilâf Devletleri, karadan işgal etmek amacıyla Gelibolu Yarımadası’nın güney kısmına çıkarma yaptılar. Genç tümen komutanı Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, büyük bir kararlılıkla yaptığı savunma, düşman kuvvetlerine ilerleme fırsatı vermemiştir. Donanmalarının güçlü desteğine sahip olan düşmanlar karşısında Mehmetçiğin azim ve iradesi çelikleşmiş, düşmanı olduğu yere çivilemiştir. Yarbay Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşlarındaki ilk büyük başarısı Arıburnu’nda gerçekleşti. Arıburnu sahillerinde düşmanı durdurdu. 19 Mayıs 1915’te albay olan Mustafa Kemal, bu defa 100.000 kişilik Kiçner ordusu karşısında Conkbayırı’nda ve Kireçtepe’de zaferler kazanmıştır. Düşman bütünü ile Gelibolu Yarımadası’nı boşaltmış ve geri çekilmeye mecbur olmuştur. Çanakkale Savaşları zaferle sonuçlanmış, düşman amacına ulaşamamış ve İstanbul işgal edilmekten kurtulmuştur. Bu savaşlar her iki taraf için de ağır kayıplara neden olmuştur. Çanakkale Savaşlarında üsteğmen olan Cosley’in (sonradan Avustralya Genel Valisi olmuştur) bir anısını sizlerle paylaşacağım. “23 Nisan 1915 günü Conkbayırı’nda Türkler ve Birleşik Devletler arasında korkunç siper savaşları oluyor. Siperler arasında 8–10 metre mesafe var. Süngü hücumundan sonra savaşa ara verildi. Askerler siperlerine çekildi. Yaralılar ve ölüler toplanıyor. İki siper arasında açıkta ağır yaralı bir bacağı kopmak üzere olan İngiliz yüzbaşı avazı çıktığı kadar bağırıyor. Ağlıyor, kurtarın diye yalvarıyordu. Ancak hiçbir siperden kimse çıkıp yardım edemiyordu. Çünkü en küçük bir kıpırdanışta yüzlerce kurşun yağıyordu. Bu sırada akıl almaz bir olay oldu. Türk siperlerinden beyaz bir iç çamaşır sallandı, arkasından aslan yapılı bir Türk askeri silahsız siperden çıktı. Hepimiz donup kaldık. Kimse nefes almıyor, ona bakıyorduk. Asker yavaş adımlarla yürüyor, siperler kendisine nişan almış bekliyordu. Asker yaralı İngiliz subayını okşar gibi yerden kucakladı, kolunu omzuna attı ve bizim sipere doğru yürümeye başladı. Yaralıyı usulca yere bırakıp geldiği gibi kendi siperlerine döndü. Teşekkür bile edemedik. Savaş alanlarında günlerce bu kahraman Türk askerinin cesareti, güzelliği ve insan sevgisi konuşuldu. Dünyanın en yürekli ve kahraman askeri Mehmetçiğe derin sevgi ve saygılar.” diyordu... Çanakkale kahramanları bu savaşı çok zor şartlarda kahramanca mücadele ederek kazanmışlardı. Bu vatanın nasıl kazanıldığını bilmeyenlere, anlamayanlara ya da anlamak istemeyenlere haykırmalıyız. 43. Alay 1. P.Tb. 1. Bölük’ün 1917 yılı savaş yılları yemek listesini sizlere sunuyorum:
Not: 21 Temmuz 1917’den itibaren Ordu emriyle ekmek istihkakı 500 grama indirilmiştir. Çünkü un ve ekmek kalmamıştır. O günlerden bu günlere bu toprakların nasıl kazanıldığını bilmeyen, bilmek istemeyen, para uğruna, çıkardıkları yasalarla ülke topraklarını satmaya çalışan AKP iktidarına karşı iyi ki Anayasa Mahkemesi var. Yanlışa dur dedi. Halkımdan tek bir ses dahi gelmedi. “Servet aptalların yegâne erdemi,
|