| Celal İmren |
Abbas Tuncay’ın “Altın Kızlar”ı Abbas Tuncay Mart’ın ortasından sonra yolcuymuş... O da kim demeyin. Daha önce yazmıştım, Tuncay Özkan’ın kendine edindiği yeni adı. Kanaltürk’teki “şov” programında “Abbas Tuncay yolcu” demişti. Kankası Kerimcan onu şutlayıp, yerine Ertuğrul Özkök’ü programa çıkaracakmış (burada gülünecek). Abbas Tuncay’ın yolu CHP’ye çıkmayacak, bu kesin. Çünkü Deniz Bey koltuğunu tapuladı; bırakmaz. Tuncay’ı da liderlikten başka hiçbir mevki ve makam kesmez bu saatten sonra. Çünkü Aydın Doğan’ın, Mehmet Karamehmet’in TV’lerindeki, gazetelerindeki yöneticiliğiyle; mitinglerle, toplantılarla, “Bizkaçkişiyiz” oyunuyla liderlik hususundaki rüştünü ve bir zamanlar kimlerin değirmenine su taşıdığını ispatladı(!) o. Geçenlerde kanalında söyledi, çok güldüm: “Mitinglerde ‘Ne Şeriat, ne darbe’ sloganı atıldığı için e-posta bizeydi.” Anladınız mı şimdi Abbas Tuncay’ın büyüklüğünü! Koskoca Genelkurmay, e-posta yoluyla Abbas Tuncay’a “dikkat” çekiyor! Neyse, biz Abbas Tuncay’ın yolculuğuna dönelim. Abbas Tuncay’a; “CHP olmaz, sana başka parti verelim” denilmiş ki, hemencecik soyundu (bizce hâlâ bikiniyi giymeyen Ahmet Çakar, Abbas Tuncay’dan soyunma dersi almalı). Zaten Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli olur. “Bizkaçkişiyiz” oyununu başlattığı gün dervişin fikri de, zikri de belli olmuştu: Parti! Liderliğin iktidar öncesindeki durağı. Bu durağa doğru yola çıkılırken, “Bizkaçkişiyiz”in bir sorumlusu, Kanaltürk’te Parti’nin çekirdek kadrosunu açıkladı: “Altın Kızlar…” Belleğim beni yanıltmıyorsa bir TV dizisiydi Altın Kızlar… Yaşı geçkin ama hiç evlenmemiş üç kız kardeşin sulu zırtlak komiklikleri sergileniyordu. “Bizkaçkişiyiz” ekibi bu diziden mi esinlendi acaba? Olabilir, çünkü onların acayip esinlenme takıntıları var. Türkçe konuşanları görünce esinlenmişler ve kanallarında sitelerinin adresini verirken harbi Türkçeci kesilmişlerdi. Adrese bakın, örnek alın: “Çit ve, çift ve, çift ve, nokta bizkaçkişiyiz, nokta kom.” Oysa, kanallarında AB’nin yardımlarıyla program yapıyorlar ve programın adı da bir garip. Avrupaca düşünüp Türkçe konuşmak buna denir işte! Adları yabancı bir diziden esinlenerek kurulan “Altın Kızlar” çalışma grupları kapı kapı gezip Parti’nin temellerini atacaklarmış! Turhan Temoçin’in bir 12 Eylül ürünü olan Halkçı Parti’nin (HP) kuruluşunu konu alan bir kitabı var: “Parti mi Marti mi.” HP’nin sonu biliniyor. Parti değil marti kurarsanız, öyle bir son ile karşılaşırsınız. Hatta Türkiye 25 lira masrafla parti kuranları da gördü. Tayyar Şafak’ın “Davulu Delen Jaguar Partisi” 25 liraya kurulan bir partiydi. Ancak, bu partinin kuruluşunda bile bir mantık vardı: Özal’ın davulcu damat muhabbetine tepkiydi jaguarın davulu delmesi… Şimdi de Abbas Tuncay’ın, militanı “Altın Kızlar” olan Parti’si konuşuluyor. Anlaşılan üç yıl öncesine kadar çok zengin olduğunu ve 17 milyon dolarını bir ideal uğruna (ne idealiyse) Kanaltürk’e yatırdığını söyleyen Tuncay, bir 17 milyon dolar da Parti’si için bulmakta zorlanmaz herhalde. Türkiye’nin geleceğine ışık tutacak, hatta geleceğini belirleyecek bir parti ihtiyacı var. Ama bu ihtiyaç, devrimci programa sahip devrimci bir parti ihtiyacıdır. Parti kurmak çadır kurmaya benzemez ki… Cambazlar çadır kurarlar, parti değil. Devrimci Parti’yi ise devrimciler inşa eder, cambazlar değil…
|