Latin Amerika’da savaş çanları

Kolombiya’nın saldırısının ardından Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa’ya ilk destek Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez’den geldi

Raul Reyes
|
|
Latin Amerika son yılların en büyük askeri ve diplomatik krizi ile boğuşuyor. Olayın baş aktörü ise ABD’nin bölgedeki en büyük işbirlikçisi olan Kolombiya hükümeti. Kolombiya ordusunun ABD desteğiyle yaptığı hava operasyonu ile Kolombiya Silahlı Devrimci Güçleri FARC’ın iki numaralı adamı Raul Reyes’in de aralarında bulunduğu 18 FARC gerillasını komşu Ekvador topraklarında öldürmesi ile başlayan diplomatik gerilim yerini yavaş yavaş sıcak savaşa bırakmaya başlıyor
Geçtiğimiz hafta Kolombiya ordusu tarafından Ekvador sınırı yakınlarındaki Putumayo bölgesine düzenlenen saldırı, ABD’nin casus uydularının Reyes’in yerini saptaması ve Kolombiya ordusuna bildirmesi ile başladı. Önce hava saldırısı ile başlayan operasyon, ardından temizlik amacıyla kara harekâtına dönüştü. Kolombiya hükümetinin yaptığı açıklamaya göre operasyonda 18 FARC gerillası öldürülürken, 1 Kolombiya askeri de yaşamını yitirdi.
Kolombiya Savunma Bakanı Juan Manuel Santos yapılan bu operasyonun FARC’a şimdiye kadar vurulan en büyük darbe olduğunu söylüyor. Operasyonda öldürülen ve asıl adı Luis Edgar Devia Silva olan 1948 doğumlu Raul Reyes, FARC’ın 7 kişilik sekretaryasının bir üyesiydi ve önceki hükümet döneminde barış görüşmelerini yürütüyordu. Juan Manuel Santos her ne kadar operasyon öncesinde Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa’nın bilgilendirildiğini söylese de, bölgedeki askeri tansiyon da saldırının arkasından ciddi biçimde tırmandı. Çünkü Rafael Correa bilgilendirilmiş olsa bile, kendi topraklarına yapılan böyle bir saldırıya şiddetle karşı çıkıyor. Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa, Kolombiya’nın bu saldırısının bağımsızlıklarının ihlali anlamına geldiğini söyleyerek Kolombiya hükümetini suçluyor.
Kolombiya Dışişleri Bakanı Fernando Araujo ise suçlamalar üzerine bir açıklama yaparak komşu bir ülkenin topraklarında operasyon yaptıklarından dolayı üzüntü duyduklarını, ancak bunun gerekli olduğunu savundu. Araujo bu açıklamasında; “Kolombiya hükümeti hiç bir zaman kardeş ülke Ekvador’un egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygısızlık veya tecavüz etmeyi istememiştir” dedi.
Fakat Arajuo’nun bu açıklaması Latin Amerika’nın diğer ülkelerine inandırıcı gelmemişe benziyor. Bunda kuşkusuz Kolombiya tarafından yapılan çelişkili açıklamaların büyük payı var. Kolombiya hükümeti operasyonunun ardından yaptığı ilk açıklamalarda Ekvador tarafından kendilerine ateş açılması yüzünden böyle bir operasyona mecbur kaldıklarını söylemişti. Fakat operasyonun son derece kapsamlı gerçekleşmesi ve önceden planlanmış olduğunun anlaşılmasının ardından Kolombiya hükümeti ilk açıklamalarından çark ederek Ekvador yönetimini FARC gerillarına destek vermekle suçlamaya başladı.
Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa ise olayın gerçekleştiği bölgeye yaptığı ziyaretin ardından bölgede herhangi bir “çatışma” yaşanmadığının anlaşıldığını söylüyor. Zira FARC gerillalarının çoğu saldırıya uykularında yakalanmış. diyen C“Görünüşe göre, kuşkusuz yabancı yardım kullanılarak, hayli gelişmiş teknolojik aletler ile FARC grubu geceleyin izlenmiş. Başkan Uribe ya yanlış bilgilendirildi, ya da Ekvador Başkanı’nın gözlerinin içine baka baka yalan söyledi” orrea, Alvaro Uribe’den yanlış bilgilendirildiğine dair bir açıklama yapmasını beklediklerini söylüyor. Kuşkusuz kendisinin de bildiği gibi böyle bir açıklama ise şu ana kadar gelmedi. Gelmeyecek de...
Saldırının ardından açıklama yapan Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez, gerillaları takip bahanesiyle Kolombiya ordusunun Ekvador’da olduğu gibi Venezüella sınırlarını ihlal etmesi durumunda bunu bir savaş nedeni sayacaklarını ve sert şekilde karşılık vereceklerini belirtti. Chavez ABD desteğiyle yapılan bu operasyonun “soğukkanlılıkla hesaplanmış korkakça bir cinayet” olduğunu söyleyerek, Kolombiya Devlet Başkanı Alvaro Uribe’yi “savaş çığırtkanlığıyla” ve “ABD emperyalizminin uşaklığını yapmakla” suçladı. “Başkan Uribe savaş deliliğini nereye kadar götürecek? Kolombiya Ekvador’u işgal etti, egemenliğini göz göre göre çiğnedi” diyen Chavez, Kolombiya hükümetini ayrıca bir savaş suçu işlemekle suçladı.
Chavez’in sert açıklamalarının ardından savunmaya geçme gereği duyan Alvaro Uribe ise Chavez’i FARC gerillalarına mali destek sağlamakla suçlayarak, Venezüella liderini Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde soykırım suçlamasıyla dava edeceklerini bildirdi! Kolombiya Emniyet Müdürü General Oscar Naranjo da, Raul Reyes’in bilgisayarındaki belgelerin, Chavez’in yakın zamanda Kolombiyalı gerillalara 300 milyon dolar para yardımı yaptığını gösterdiğini iddia etti. Chavez ise kanıt sunulmadan yöneltilen bu suçlamaları gülünç olarak niteleyerek, FARC’a karşı savaşan paramiliter sağcı örgütlere kimin destek verdiğini ve kimin gerçekten soykırım işlediğini sordu.
Uribe daha uzun zaman savunmada kalmak zorunda gibi görünüyor. Çünkü yapılan operasyon tüm Latin Amerika bölgesinde büyük yankı uyandırdı. Kıtanın hemen hemen bütün ülkeleri Kolombiya hükümetini yapılan bu operasyonun ardından kınadığını açıklayıp Ekvador’a desteklerini iletirken, birçok ülke de Kolombiya ile diplomatik ilişkilerini kesme kararı aldı. Kolombiya hükümeti koca kıtada neredeyse yalıtılmış bir duruma geldi.
Küba basınında yayınlanan makalesinde saldırının gerçek sorumlusunun ABD olduğunu söyleyen Fidel Castro, “Savaş borazanları güçlü bir şekilde duyuluyor. Bu, Yankee imparatorluğunun soykırımsal planlarının sonucudur. Yeni olan hiçbir şey yoktur. Bu öngörülmüştü” diyerek bunun zaten önceden planlanmış bir saldırı olduğunu belirtti. Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet ADN radyosuna verdiği demeçte Kolombiya’dan operasyon ile ilgili açıklama yapmasını beklediklerini ve durumdan dolayı kaygı duyduklarını belirtti. Ekvador, Brezilya ve Arjantin devlet başkanlarıyla görüştüğünü belirten Bachelet, bu tür bir durumun Kolombiya’nın Ekvadorlulara, Ekvador devlet başkanına ve bölgenin tümüne bir açıklama yapmasını zorunlu kıldığını belirtti. Arjantin hükümeti de bir bölge ülkesinin topraklarının ihlal edilmesinden dolayı çok kaygılı ve üzgün olduklarını açıkladı. Meksika Devlet Başkanı Felipe Calderon da El Salvador Devlet Başkanı Tony Saca ile görüşmesinin ardından, egemen bir ülkenin topraklarına yapılacak her türlü eylemi reddettiklerini açıkladı. Peru ve Brezilya da Kolombiya’yı saldırıdan dolayı kınadıklarını duyurdu. Ekvador, Venezüella ve Nikaragua ise Kolombiya ile artık tüm diplomatik bağlarını kestiklerini açıkladı. Bogota’daki büyükelçisini geri çeken Venezüella, Kolombiya’nın Caracas’taki büyükelçisini de sınırdışı etti.
Kolombiya ile diplomatik bağlarını kesmesinin ardından Venezüella ve Ekvador olası yeni bir saldırıya karşı da sınır bölgelerine asker yığmaya başladı. Kolombiya sınırında askeri seferberlik ilan eden Venezüella, Ekvador gibi sürpriz bir saldırıya uğramamak için her biri 600 askerden oluşan 10 taburu sınır bölgesine gönderdi. Paramaracay üssünden hareket eden yüzlerce asker, helikopterler eşliğinde Lara eyaletine doğru yola çıktı.
Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa da sınıra asker gönderdiklerini ve tüm askeri birliklerin artık alarm durumunda olduğunu açıkladı. Kolombiya’nın özür dilememesi durumunda bundan sonra kendilerini savunmak için gereken her şeyi yapacaklarını belirten Correa, son saldırının çok ciddi olduğunu ve bölgeyi yeni bir Ortadoğu durumuna getirebileceğini belirtti. Correa açıklamasında; “Latin Amerika tarihinde ilk kez böyle bir şey olmuştur. Hatta Orta Amerika’da, Nikaragua’da, Salvador’da, Guatemala’daki gerillalarla ya da Peru, Brezilya, Arjantin ve Uruguay’daki gerillalarla bile hiçbir hükümet çatışmayı böylesine bölgeselleştirmemiş ve dost bir ülkeyi bombalamaya cesaret edememişti” dedi. Ekvador Savunma Bakanı Wellington Sandoval da Kolombiya sınırına yakın bölgelerde herhangi bir dış saldırıyı püskürtmek için tüm birliklerin alarm durumuna geçirildiğini teyit etti.
Tüm bölge ülkeleri tarafından istenmeyen komşu ilan edilen ve koca kıtada tek başına kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Kolombiya’ya tek destek ise en büyük müttefiki olan ABD’den geldi. ABD Başkanı George W. Bush yaptığı açıklamada; “Cumhurbaşkanına ABD’nin Kolombiya demokrasisine tam destek verdiğini söyledim. Bölgeyi istikrarsızlaştırabilecek tüm saldırganlıklara katı bir şekilde karşıyız. Kendisine Amerika’nın Kolombiya’ya şiddet, terör ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelesinde destek vermeye devam edeceğini belirttim” diyerek Uribe’nin arkasında olduklarını gösterdi.
Kolombiya hükümetine uyuşturucuyla mücadele adı altında her yıl 600 milyon dolarlık askeri yardımda bulunan ABD daha önce de Reyes’in başına 5 milyon dolarlık bir ödül koymuştu. Kolombiya’ya koşulsuz destek veren ABD yönetimi bölgedeki tansiyonun tırmanmasından ise her zamanki gibi Venezüella’yı sorumlu tutuyor. İşin daha ironik yanı ise dünyadaki hemen her sorunda taraf olan ve askeri çözümler öneren Beyaz Saray’ın, yaptığı açıklama ile sorunun bölge ülkeleri arasında çözülmesi gerektiğini söylemesi. ABD gibi bir ülkenin böyle bir açıklaması kimi ne kadar inandırır, orası gerçekten düşündürüyor.
|