| Hakkı Koca |
Emperyalizmle uzlaşma olmaz
Küstahlığın sınırı yok. Masa başında, omzundaki yıldızlara ve bayraklarındaki 50 küsur yıldıza güvenerek, birbiri ardına direktif verme yarışına giren büyük generaller ve emperyalist gücün sarhoşluğundaki laf ebeleri. Utanmazlar serisi! Bundan bir süre önce Amerikalı Korgeneral Ray Odierno, PKK’lı hain terörist güruhu ile pazarlık masasına Türkiye Devleti’nin oturması gerektiğini söyleyerek flaş bir açıklama yaptı. Henüz bu şok geçmeden 6 Mart 2008 tarihli medya haberlerine yeni bir açıklama bomba gibi düştü. Yakındoğu bölgesinden sorumlu Amerikan Merkez Komutanlığı CENTCOM’un komutanlarından Oramiral William Fallon, yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuzey Irak’ta PKK terörist güruhu ile “bir çeşit uzlaşma” sağlaması gerektiğini Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’nin oturumunda şu şekilde söyledi. “Oramiral Fallon, bir milletvekilinin TSK’nın operasyonunda ABD’nin işbirliği yapıp yapmadığını ve harekatın başarı derecesini sorması üzerine, şöyle konuştu: ‘Türk askeri istihbaratına dolaylı destek sağladık; anladığım kadarıyla operasyonun taktik başarı kazanmasına yardım ettik. Ancak sanırım burada kilit mesele, Türklerin PKK konusuyla yüzleşmesi için bir yol bulunması, Türklerin (PKK’yı) sadece askeri yönden tasfiye etmesi değil.’ Oramiral Fallon; ‘Onlar (PKK), kesinlikle Türkiye’de birçok soruna, can kaybına yol açtı. Ancak bana göre bunun durması için gerçek çözüm, bu grupla bir çeşit uzlaşmaya varılması’ dedi. Kuzey Irak’tan ‘Kürdistan’, PKK’dan da ‘KGK’ (Kongra Gel) diye bahseden Oramiral Fallon, Kuzey Irak’taki ‘bu tip bir istikrarsızlığın ve hareketliliğin, ABD’nin Irak’taki operasyonlarına potansiyel olarak istikrarsızlık ve zarar verebileceğini’ kaydetti. Fallon; ‘Biz, Türklerin, bu grubun yasadışı ve terörist faaliyetlerinden duyduğu acıları kesinlikle anlıyoruz. Ancak uzun dönemli çözümün, bir çeşit uzlaşma, KGK’nın bazı sıkıntılarının giderilmesi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla biz onlara (Türklere) verebileceğimiz yardımı vereceğiz ve onları burada siyasi bir çözüm bulunması yönünde güçlü şekilde cesaretlendiriyoruz’ dedi ve uzun dönemde bunun bir çözüm olacağını belirtti.” Ne kadar güzel; kendilerine göre çözümü çoktan bulmuşlar. Bu açıklamalara birkaç cılız cevap verilir, sonra her şey normalleştirilir. Kimin umrundadır 27 yılda 30 bin vatan evladının şehit oluşu? Hain saldırıların her geçen gün arttığı, bölücü isyanın salgın hastalık gibi yayıldığı... Zaten Wilson yüz yıl öncesinden yazmıştır prensiplerini: Türkiye parçalanmalıdır, Büyük Kürdistan kurulmalıdır. Türkiye’nin PKK teröristleriyle yapacağı mücadele ABD’nin emperyal hedeflerine zarar verecektir. PKK Amerika için gereklidir. Yakın zamanda gerçekleşmesi muhtemel İran operasyonunda PKK-PEJAK kullanılacaktır. Bu da olayın başka bir boyutudur. En kısa zamanda uzlaşma gereklidir. Zaman kısalmaktadır. İşin başka komik tarafı ise ABD ve Türkiye stratejik ortaklık yapmışlardır. Kuzey Irak’ta PKK vurulmuştur. Sınırlı bir kara harekâtı yapılmıştır. Aslında iki tarafa da tatbikat yaptırılmıştır. Ama bunun böyle olmadığı; “Üniformamı çıkarırım” ifadesiyle sürmektedir. Son günlerde bu tür iddialı açıklamalar gündemdeki yerini koruyor. Fenerbahçe’mizin Sevilla ile oynayacağı Şampiyonlar Ligi eleme maçı öncesi Sayın Ahmet Çakar hocamızın; “Fener Sevilla’yı elesin bikini giyerim” şeklindeki iddialı açıklamasının başına ne işler getirdiğini hep beraber gördük. Şimdi Ahmet Çakar hocamızdan gerekeni yapmasını bekliyoruz. Yapılan bu açıklamalara, bakalım cılız da olsa bir şeyler söylenecek mi? Örneğin akıllarına gelip de laf ebesi Amerikalı generallere şunlar sorulabilecek mi: “Peki, biz PKK teröristleri ile uzlaşalım. Masaya oturalım. O zaman siz de Afganistan’da ‘Taliban’ ile uzlaşın. Yıllardır orda hem de işgalci olarak mücadele ediyorsunuz. Terörist Taliban’la siz de masaya oturun.” Olmadı mı? O zaman şunu diyelim: “İsrail’e dur deyin. Çoluk çocuk demeden Filistin’de katliamlar yapıyor. Hamas militanlarını yakalamak için her türlü saldırıyı meşru sayıyor Onlarla da uzlaşsın. Uzun dönemde bütün sorunlar çözüme kavuşsun.” Ne dersiniz? Veya “savaşmayalım, sevişelim” değil mi sayın generallerim? Dile kolay, 80 yıldır bitmeyen bu mücadele bitecek gibi değil. Türklüğü Anadolu topraklarından atmak için her türlü oyunu planlayan emperyalizm, önümüze yeni seçenekler sunmaya çalışıyor. Afganistan’da, Filistin’de, Afrika’da üç maymunu oynayan ABD, Türkiye Cumhuriyeti’ne uzlaşın çağrısı yapıyor. Hem de eli kanlı PKK’lı terörist sürüsü ile! Tarih tekerrürden ibarettir derler. 80 yıl önce de “Uzlaşın, Sevr’i kabul edin” çağrıları ve zorlaması yapılmıştı. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk gereken cevabı Anadolu topraklarında Türk halkının şehit kanlarıyla vermişti. Geldikleri gibi gitmişlerdi. Dünya devrim tarihini yazarken son noktayı şu cümlelerle koymuştu: “Şarktan şimdi doğacak olan güneşe bakınız! Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün şark milletlerinin de uyanışlarını öyle görüyorum. İstiklal ve hürriyetine kavuşacak olan çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşu şüphesiz ki terakkiye ve refaha müteveccih olacaktır. Bu milletler bütün güçlüklere ve bütün engellere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen geleceğe ulaşacaklardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı egemen olacaktır.” Emperyalizmle uzlaşma olmaz...
|