03.03.2008/Sayı:176
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Özgün
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Okur Mesajları

Okur Mesajları

Sayın Gökçe Fırat;

22 Temmuz gecesi sabaha kadar uyuyamamış, ağlamıştım. Çünkü biliyordum ki bu adamlar bu milletin anasını ağlatacak. Öyle bir ağlatacak ki üstelik, benim gözyaşlarım bu selde bir su damlası kalacak. Şimdi biliyoruz ki ülkemiz işgal altında. Mustafa Kemal’in dediği gibi “içerde ve dışarıda hainler var.“ Bizler her daim uyanık olmak zorundayız. Çünkü biliyoruz ki, aydınlıklar hiçbir zaman karanlıkların karşısında boyun eğmemiştir ve hiçbir zaman ona mağlup olmamıştır. Elbette yüce milletimiz bundan önce kendine ihanet edenlerin canına okuduğu gibi bunların da canına okuyacaktır. Yüce milletimiz anlayacaktır bunların yaptığının ne Kuran’da ne de başka bir kitapta yeri vardır.

“Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” Biz yanmaktan korkmuyoruz. Yiğidiz, yürekliyiz, canımızdan, namusumuzdan, vatanımızdan kaybedecek bir şeyimiz yok. Canımızı veririz ama ne namusumuzu çiğnetiriz ne de vatanımızı emperyalist köpeklere Amerikan uşaklarına. Biz buradayız, bu ülkenin başındayız. Cumhuriyet kadınları ve cumhuriyet erkekleri, yan yana, omuz omuzayız. Başımız dik alnımız açık. Ne örtecek günahımız ne kapatacak kusurumuz var. Bilsinler ki bizim söyleyecek sözümüz var: “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Ne mutlu Türk’üm diyene!”

Elvan Fındıkkıran, Adana


Sayın Şükrü Aykutlu;

Yazılanlar etkileyici ve sürükleyici geldi. Uyanma zamanı, bir meydanda on binler olma zamanı. Geç kalınmamalı. Laik ve tam bağımsız Türkiye yaşamalı.

Çağdaş Coşkunoğlu, Tekirdağ


Yorumlar güzel, Gökçe Fırat’ı da beğeniyorum. Olaya bakış açısı mükemmel. “Kürt sorunu yok, Kürt istilası var”da her şey bütün çıplaklığıyla ortada.

Hazırlayanlara başarılarının devamını dilerim.

Fatoş Atsız, İstanbul

Ben aslında MHP’liydim. Hatta beni zorla da olsa ülkü ocağına soktular. Ama başka ilçeye taşınınca gitmedim. Gerçekten dediğiniz gibi ülkücülerin

milliyetçilikle hiç alakaları yok. İstiklal Marşımızı bile doğru düzgün okuyamıyorlar. Ben de artık ülkücü falan değil gerçek sosyalist milliyetçiyim. Çok sevdim bu siteyi, derneğinize de üye olacağım. Ben Erzurum’da otururken MHP’li çocuklar Atatürk’e hakarete varacak kadar küstahlaşıyorlardı ve MHP’liyim diyorlardı. Onlarınki milliyetçilik değil, olsa olsa ümmetçilik olur. Bu yüzden çok kavga ettiğim oldu. Neyse diyeceğim o ki, sitenizi çok sevdim.

Tek yol Devrim!

Oğuzhan Boşver, Ankara


Günümüzde ülkemizin sizler gibi aydınlatıcı ve cesaretli yazarlara ihtiyacı var. Sizler (gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya çıkaran cesaretli aydınlar) ve bizler (okuyan, araştıran dolayısıyla gerçekleri gören aydın insanlar) olduğumuz sürece bu ülkeyi bölmek isteyen tüm emperyalist güçlere tam yürek karşı koyabiliriz. Yeter ki yöntemimiz doğru olsun. Bir şeyler yapmak gerek. Parti kurulması fikrine katılıyorum. Var olan muhalefet yüzünden iktidar AKP’dir. Ülkemizi faşist güçlerin işbirliği ve desteğiyle bölmeye çalışan bu insanların daha fazla kökleşmelerine izin vermemeliyiz.

Bir şeyler yapmalıyız ve biz biliyoruz ki muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

Duygu Can, Gaziantep


Sayın Celal İmren;

Haklısınız, ne denir doğru söze. Ben CHP Çorum İl Gençlik Kolları Başkanıyım. Şimdi bizim merkez ilçede seçilen yeni başkan, yani eski başkan, bir akşam oturdu ne kadar yandaşı varsa hepsini delege yazdı. Baykal’a muhalif olmayan genel merkez delegelerini de seçti ve seçime gitti. Doğal olarak seçimi kazandı. Hele hele bir milletvekilimiz var çok yoğun herhalde. Seçildi seçileli Çorum’a üç beş kere anca geldi. Bunu da genel merkez atadı. Ben ne CHP yönetimlerine ne de bu orduya güveniyorum. Yapılacak tek şey yeni gençlik örgütleri kurmak ve yeni kurulacak partiye destek vermektir. Deniz Baykal’ın değil bizim geleceğimiz kayboluyor. Sizleri selamlıyorum.

Tuncay Değirmenci, Çorum


Kadının erkeklerle eşit haklara sahip olma yolunda verdiği mücadeleyi önceden gören Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk, “gelişme yolunda kadın ve erkeğin birbirinden ayrılamayacağı” çağdaş bir toplum olmak için, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması gerektiği düşüncesinden hareketle, kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkinin verilmesini sağladı. Ve çoğu Avrupa ülkesinde bile olmayan öncü bir adıma imza attı. Bunun bir sonucu olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1935 yılı seçimleriyle ilk defa kadın milletvekilleriyle tanışmış oldu.

Dünya Kadınlar Günü, tüm ulusların eşitlik, barış ve gelişim alanlarındaki çabalarında kadınların nereye geldiklerini gözden geçirmek için bir vesiledir. Kadınların nitelikli insan gücü olarak iş ve toplum hayatında daha fazla yer alacak şekilde desteklenmesi hem toplum yararınadır, hem de insani bir zorunluluktur. Bu anlayıştan hareketle, sağlıklı toplumun ve kalkınmanın ancak kadınların sosyal ve siyasi hayata daha fazla aktif katılımıyla mümkün olacağını düşünüyorum.

Öte yandan, Dünya Kadınlar Günü kutlamalarının geçmişte olduğu gibi bu yıl da yasadışı örgüt ve

yandaşlarının istismarına vasıta olması beklenilen bir durumdur. Bu nedenle, toplumun vazgeçilmez bir parçası olan kadınlarımızı bir kez daha uyarmanın ve haklarını savunmanın yolunun yasal süreçler içerisinde olduğunu hatırlatmanın kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum.

Kadına saygı insanlığa saygının başta gelen koşuludur. Hayatımızın her anında varlıklarıyla onurlandığımız fedakâr kadınlarımızın 8 Mart Dünya kadınlar Günü’nü kutluyorum.

Zeynep Özgür, İstanbul


Ben eski ülkücülerdenim. Gazi Üniversitesi’nin bir kampusunda teşkilatta reislik yapan bir kişiyim. Her zaman MHP’ye çalıştım ve MHP’ye ve onun ocaklarına gerçek anlamda hizmetlerim oldu. Ben yaptığım hataların farkına vardım. Ülkücü değilmişim meğer. Bunu ise son zamanlarda anladım. MHP’nin türbanda AKP’ye çanak tutması beni çok derinden etkiledi. Tabiî ki MHP, ezelden beri türbanın savunucusuydu. Ama ben bunun bu şekilde olabileceğini düşünmedim. Ve bunun gerçek anlamda olabileceğini tahmin etmemiştim.

Şu an başka bir okulda okumaktayım.

Ve burada teşkilatla hiçbir alakam kalmamıştır.

Tüm Türkiye’den yaptığım hatalardan ve kırdığım arkadaşlarımdan özür dilerim.

Gerçek milliyetçiler, vatanını ve rejimini gerçekten savunan laik insanlardır. Bu gibi insanlar bu ülkede çok az kalmıştır. Bu fikirlerim gerçek anlamda ve sonsuza kadar devam edecektir.

Genelde ülkü ocaklarındaki insanlar geniş düşünemeyen ve emre tabi insanlardır.

Buradan tüm hata yapan arkadaşlara sesleniyorum. Gurur önemli değildir.

Önemli olan hatadan ders almak ve geniş düşünebilmektir.

Yusuf Kalkan, Trabzon


Sayın Yunus Yılmaz;

Muhteşem bir yazı. Tıpkı benim görüşlerim gibi. Bize de hep Kürt-Türk kardeştir diye öğretildi ama artık uyandık. MHP’nin gerçek yüzünü de görmüş oldum.

Teşekkürler.

Fatih Ünlü, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;

Söyleyecek çok şeyim var ve hiçbir şeyim yok. Şu anda 21 yaşımdayım ve sanırım bundan on yıl öncesinden beri içimde Ernesto Che Guevara aşkıyla yaşıyorum. Evet, hangimiz olmak istemezdik onun gibi. Ama şunu söylemeliyim ki ona benzemeye

çalışmak, onun bize bıraktığı değerleri sürdürmek, gerçek olabilir ama gelmiş, geçmiş ve gelecek tüm insanoğlunda Che’nin bir eşine rastlanmamıştır ve rastlanmayacaktır. Ben bundan eminim. Yazınız gayet güzel ve etkileyici. Sanırım üst üste birkaç defa okudum ve yıllardır hissettiğim gibi yine çok fazla şey barındırdım içimde. Deniz’lerin, Mahir’lerin ve Che’nin o bitmeyecek olan sevdası, imrendiren devrimleri ve acısı hep içimde olacak. Bu yazıyı yazanın ellerine sağlık. Hiç bir zaman fikirlerimizden vazgeçmemek dileklerimle, hoşçakalın.

Merve Deniz Demir, İstanbul


Sayın Özgür Erdem;

Babamım doğum yeri Kosova, kanım Türk, vatanım herşeyim. Kosovalılara yapılan zulümlerin binde biri Kürtlere yapılmış olsa idi ne yaparlardı. Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı oluyorlar yine de hainlik yapıyorlar. Kosova’nın bayrağındaki yıldızdan utansınlar.

Size de katılıyor, yazınız için teşekkür ediyorum.

Ahmet Yılgın, Muğla


Sayın Eser Özaltındere;

MHP, AKP’nin arka bahçesidir zaten... Mustafa Kemal yürüyüşlerinde, devrimcilere saldıranlardan, Maraş’ta yüzlerce vatandaşımızı katleden, Çorum olaylarında başı çekenlerden ne beklenir ki zaten...

Görkem Akkuş, İstanbul


 


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe