03.03.2008/Sayı:176
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Özgün
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Celal İmren

İlhan Abi’nin terbiyeli Kürtçüleri

Üzülme de dur şimdi. İlhan Abi yine baltayı taşa vurdu. Öyle ki…

Türk Ordusu’nu, hayvan terbiyecilerinin yönetip yönlendirdiği bir ‘kurum’a indirgedi; Kürtçü partinin bir operasyonla terbiye edilebileceğini öne sürdü, bu bir.

İkincisi, eli kanlı katillerin, onların meclisteki temsilcisi olan partinin mensuplarının “terbiyevi dersleri almaya elverişli” masumlar (!) olabileceğini yazdı.

Bilindiği gibi, İlhan Abi, 22 Temmuz seçimlerinden önce MHP’nin milliyetçi özü(!)ne dönmekte olduğunu yazmış, Abbas Tuncay yolcu (bu da kim demeyin, bizzat kendi ifadesiyle Tuncay Özkan) ile birlikte ABD’nin B planı olan CHP-MHP koalisyonunu “hal çaresi”gibi göstermeye çalışmıştı.

İlhan Abi 22 Temmuz’dan sonraki ilk yanılgısını, MHP’nin milliyetçi değil İslamcı bir parti olduğunu görerek anlamış, şaşırmış gibi görünerek işi pişkinliğe vurmuştu.

Bir başka yanılgısı da CHP’nin düşlediği CHP olmadığını anlayınca ortaya çıkmıştı.

MHP-CHP tahlilindeki yanlışlarını TÜRKSOLU yazarları öncesi ve sonrasıyla yazarak İlhan Ağabey’i eleştirdiler. Esasen İlhan Abi de bu eleştirilerin ne denli haklı olduğunu “mahsun ve mahçup” özeleştirisiyle kanıtladı, özet olarak “vallahi şaştım kaldım” dedi.

Aradan uzunca zaman geçmemesine karşın İlhan Abi yazının başında yazdığımız gibi ikinci kez baltayı taşa vurdu.

Hem de ne vurma...

Cumhuriyet imzasını kullandığı “Güneş Harekâtı...” başlıklı başyazısında şunları yazmış:

“...Ancak son harekât, PKK terörü üzerinden Amerikan himayesinin kalktığına ilişkin göstergeyle birlikte, AB kesiminde de realitenin algılanacağını vurguluyor.”

Ne güzel…

Ve hatta…

Ne alâ memleket…

Amerika hidayete ediyor…

AB de, gerçeği algılama yeteneğini geliştiriyor.

Bu tez tersi oluyor; iki oyuna bir bilet…

Bir oyun da bedava…

Şaka bir yana, “Kırk yıllık Kani, oluveriyor Yani…”

İlhan Abi, Demirel’i sever ya, aynı onun gibi konuşuyor:

“Ben yaptım oldu…”

Oldurduğu şu:

ABD, PKK’ya tekme atıyor, Tayyip’in sırtını sıvazlıyor…

AB, gerçeği görüyor, Türk düşmanı tavrını en kısa sürede değiştirecek.

İlhan Abi’nin kitabında ABD-AKP Planı diye bir olgu yok!

PKK’nın “iyi PKK haline getirilerek” siyasallaştırılması diye bir proje hiç yok!

Devamında İlhan Abi, TSK’yı adeta kutsuyor. Şöyle diyor:

“İşin bu noktaya ulaşmasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin işlevi, sanıldığından büyüktür.”

ABD’yi hidayete erdiren, AB’yi hizaya getiren TSK oluyor ona göre.

Görülüyor ki, İlhan Abi, Ordu’nun ve Türkiye’nin nereye, nerelere gittiğinin farkında değil…

Oysa o ve ekibi “tehlikeyi fark etme” uzmanıydı daha düne kadar!

Cumhuriyet imzalı başyazısında İlhan Abi, Türkiye’nin kırmızı çizgilerini laiklik ve bölünmezlik olarak doğru tahlil ediyor ama ilerleyen bölümlerde ABD emperyalizminin kanatlarını yolup kuşa çeviriyor.

ABD’nin TSK’nin işlevinden etkilenip gerilediğini vehmediyor!

Bu en son ve en harikulade emperyalizm tahlili (!) olmalı…

Ne var ki, hidayete eren sadece ABD emperyalizmi değil, dağdaki eşkıyalar ve onların meclisteki temsilcileri de operasyondan akıllanarak hatta terbiye olarak çıkacaklardır İ. Selçuk’a göre. İnanmıyorsanız okuyun:

“…Son gelişmelerle birlikte terörün çıkar yol olmadığı bir kez daha kanıtlanırsa, operasyonun terbiyevi dersleri bu parti üzerinde de görülebilecektir…”

Oysa DTP terbiyeye gelmiyor. Aynı günlü Cumhuriyet gazetesinde “Operasyonlar durdurulmalı” başlıklı bir haber yayınlanıyor. Haberde, geçmişte gazetecileri Kürtçe çevirmen edinmeye çağıran DTP Van Milletvekili Özdal Uçar’ın Kürtlerin yaşadığı coğrafyayı Kürdistan olarak tanımladıktan sonra “Operasyonlar bir an önce durdurulmalıdır. Aksi takdirde, Kürt halkı; bu inkar ve imha politikalarına, savaş konsepti karşısında meşru tepkisini gösterecektir.” şeklinde konuştuğu yer alıyor.

Bir gün sonra tüm gazetelerde ve tabii ki Cumhuriyet’te de bir haber yayınlanıyor. Operasyonlar sınır ötesinde sürerken DTP’liler Diyarbakır’da bir yürüyüş yapmışlar, olaylar çıkmıştır. Olaylar bastırılabilir ama Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in şu sözlerinin altından nasıl kalkılır:

“Erdoğan ve Büyükanıt şunu görsün ki; bu sadece bir açıklama, Kürt halkının tepkisini daha görmediler…”

Ya Leyla Zana ne demiş:

“Artık kimse bizi kandırmasın, bizimle oynamasın. Bütün saldırılara karşı artık yeter diyoruz. Ya ölüm ya da onur, ya ölüm ya da özgürlük istiyoruz.”

Merdi Kıpti şecaat arzedersen, sirkatini söylüyor gibi…

“Bizi kandırdınız, aldattınız…”

Görüyor musunuz, Kürtçüler terbiye oluyor…

Hem de ne terbiye…

Mesaj vere vere…

ABD’ye…

AB’ye…

Tayyip’e…

Bugüne kadar oldu ama bundan sonra olmasın!

Yani…

“Bizi kandırmayın, bizimle oynamayın…”

Zana’nın tepkisi elbette ki, PKK’nın siyasallaşmasını esas alıyor!

Yani…

“PKK’yı, hangi isim altında olursa olsun kabullenin! Sonrası hallolur!” diyor Zana.

İlhan abi ise, “DTP uslanacak, terbiye olacak” diyor!

Balta da sende, taş da sende…

Vur İlhan abi, vur…

Yeminle, yakışıyor sana…


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe