| Umut Yalım |
...Ve hançer ...Ve gül ...Ve cinayet Merhaba Sağdıç, nasılsın? Gelen kutumu istila etmeye başlayan iletiler rahatsız etmeye başladı beni. Durdurmanın yolu da yok. Öylece geliyorlar. Sil komutuna basmak da çare değil çünkü basmaktan, işaret parmağım uyuşmaya başladı. Zaten kişioğlunun merakını gıdıklayan bir olay bu: Belirsiz yerlerden gelen bu tür iletiler. Sankiyse beni içrelerine çekiyorlar saat ve saat. Velhasıl, konuşmamız gerek... Yoksa yine okumamız mı? ... 26 Ocak 2008, 16:19 Merhaba, .... nasılsın? Bir önceki iletinde dedğin gibi, seni öyle salaşçana bir teselli niyetim yok. Gerçekten de, içremden gelenleri aktarıyordum sana. Sanırsam, pek yararlı olmadılar, olamadılar. Tek demek istediğim, geçer bunlar. Nüfüsun çoğu böyle duygularla hemhal oluyor ancak ölmüyor. Yoksa nasıl 70 milyonluk olabilirdik, değil mi? Neyse, bunları demek istedim. Güç günler yaşıyoruz. Sence ve toplumca. Her şeyleri atlatırız Kral, meraklanma. Görüşmek üzre... ... 26 Ocak 2008, 16:19 Merhaba, Bacanak nasılsın? Yazını gönderdiğin anda bir çırpıda okudum. Zaten bizim aramızda bunların lafı bile olmaz. Meraklanma... 70 milyon bunları nasıl yaşıyor bilmiyorum ancak ben nasıl yaşadığımı biliyorum: Kan ve revan. Bundan sonra, birini nasıl seveceğimi bilmiyorum? Hep O’nun yüzünden. O, seveceğim bütün kadınları öldürdü. Onlar sevseler bile, ben sevilmeyeceğim. Çünkü hepsi artık ölüler. Cesetler tarafından sevilmek istemiyorum. Ancak bir de şu var: Beni yaşarken sevmeyenler, belkiyse, cesetken sevebilirler. Bacanak, ne yapsam? Bir akıl ver... ... 26 Ocak 2008, 16:21 Merhaba, Bacanak nasılsın? O kadar zaman oldu, hâlâ yanıt vermedin. Hemen bekliyorum. Sağol... Haydi hayırlısı... ... 26 Ocak 2008, 22:34 Merhaba, Bacanak nasılsın? Yahu kaç saat oldu. Hadi... ... 27 Ocak 2008, 03:11 Merhaba, Bacanak nasılsın? Ben yatıyorum... ... 27 Ocak 2008, 7:43 Merhaba, Bacanak nasılsın? Uyku tutmadı. Kalkar kalkmaz bekliyorum haberlerini... Haydi hayırlısı... ... 27 Ocak 2008, 14:59 Merhaba, Bacanak nasılsın? Uzattın ama ha..... Nerdesin yahu? Öldürüyorsun beni meraktan. Cebin de kapalı. Hadi... hadi.... ... 27 Ocak 2008, 23:27 Merhaba, Bacanak nasılsın? Cidden endişelenmeye başladım. Annenleri aramak istemiyorum. Meraklanmasınlar diye. Hemen ara... ... 28 Ocak 2008, 02:33 28 Ocak 2008, 02:34 Merhaba, Bacanak nasılsın? Deminki iletiyi boş göndermişim. Ben de gitgide boşalıyorum zaten. Yakında kalmayacağım. Hala yanıtın yok. Bekliyorum... ... 28 Ocak 2008, 17:13 Merhaba, Nasılsın Kral? Amma göndermişin de göndermişin. Yanıt veremedim, kusura bakma. Ancak hayırlı bir olay oldu. Ve de çok hızlı oldu. Zaten yanıt veremememin de nedeni bu. Bir kızla tanıştım, adı: .a... ve şimdi beraberiz. Çok mutluyum Kral, hem de çok. inşallah sen de mutlu olursun... ... 28 Ocak 2008, 17:14 Merhaba Nasılsın Bacanak? Yahu ne ara oldu bunlar? Emin misin kızdan? Ulan, bir de o kadar şeyler yazdık. Bir de onlara yanıt ver. Ayrıntıları bekliyorum. Hemen... ... 28 Ocak 2008, 18:02 Yahu hadi ama!!! ... 28 Ocak 2008, 22:54 Merhaba, Nasılsın? Cidden amma sabırsız olmuşun. Yazacağım ve hatta yazıyorum:Yahu neler demişin be Kral? Öyle cesetler mesetler falan. Tamam, kız seni sevmedi. Ne yapacaksın, öldürcek misin? Kız seni sevmedi diye, kadın düşmanı olma sakın! Daha sevecek ve sevileceksin... Haydi hayırlısı... ... 28 Ocak 2008, 23:07 Merhaba Nasılsın Bacanak? Yahu senden bir yanıt bekliyorum, konuşalım diyorum. Verdiğin yanıt:Kadın düşmanı olma. Onlar benim düşmanım bile olamazlar artık. Onlar benim artık hiçbir şeylerim. Hani Attila İlhan’ın şiiri var ya, işte öyle. En kısa zamanda yaz. Seni çok özledim. Kızdan bize zaman ayır... ... 29 Ocak 2008, 00:43 Sanırım zaman ayıramayacaksın pek... ... 29 Ocak 2008, 15:19 Merhaba, Nasılsın Kral? Gördüğün gibi ayırıyorum. Sen Attilâ İlhan’la birlikte, bir de Reşat Nuri’yi oku istersen. Hani vardır ya Bir Kadın Düşmanı, işte onu oku. Hani İskender vardır. Bir de sevdiği karısı Zeynep. Zeynep, İskender’i zengin Mesut’la aldatır. İskender bu duruma yıkılır ve Zeynep’den nefret olur, artık bütün kadınları Zeynep olarak görür ve sonuç olarak da hepsinden nefret eder. Sonra da, hani Belgin’i sever, Belgin de İskender’i sever ancak Zeynep karanlığından kurtulamadığı için, Belgin’e kötü davranır ve roman böyle devam eder. Aman ha! Kendini bu tür durumlardan koru. Biri seni sevmediği için, diğerlerini sevmemezlik yapma. Bak bize. Nasıl mutluyuz? Senin de yakındır mutluluğun. İskender’in Zeynep karanlığını yırtmaya çalıştığı gibi, sen de yırtmaya çalış o karanlığı... Bu ara da, .a... senle tanışmak istiyor. Bir gün buluşalım. Hatta yarın. İçer, kafaları çekeriz. Mutlaka çok seveceksin .a...’i, O da seni sever herhal. Yalnız şu karamsarlıktan kurtul. Yarın görüşürüz... ... 29 Ocak 2008, 15:24 Merhaba, Bacanak nasılsın? Tamam. Yarın uygunum ben. Her zamanki yerde, saat 8’de buluşuruz. Camlı yeri ayarlarım ben. Özledim seni... ... 30 Ocak 2008, 09:21 Merhaba Bacanak nasılsın? Nasıldı ama dün gece. Epey eğlendik. Hele ben çok. haberin beklerim hemen. kolay gele... Haydi hayırlısı... ... 30 Ocak 2008, 14:02 Merhaba Nasılsın? Özünde sen nasılsından öte, ben nasılım? Dünkü haraketlerin neydi o öyle? Kıza ne kadar kötü davrandın? Sankiyse yokmuş, yaşamıyormuş gibi. Ne kadar üzdün, ne kadar üzüldü .a...; anlatamam. Haberin var mı?.. ... 30 Ocak 2008, 15:43 Merhaba, Bacanak nasılsın? Kendi adıma kötü davrandığımı sanmıyorum. Kendim gibi davrandım. Ayrıca dostumsun diye, sevdiğin kıza da iyi davranmak zorunda değilim. Ne bileyim, ben kızı çok tutmadım işin açıkçası. Kibirli biraz. Sen benim ‘kötü’ davranmamı bırak da, kızın sana kötü davranmasına bak. Kız apaçık seni sömürüyor, be Bacanak. İlişki başı böyleyse, gidişatta nasıl olur kimbilir? Ben tahmin ediyorum da, bir de sen tahmin et... İnsan olan yaşarken sever. Ben sana ne dedim? Bunlar insan değil dedim. Bunlar anca ölünce sevebilirler. Ayrıca bırak beni, kız seni sevsin; yeter. Buna da şükür. Ancak yine diyorum, bunlar sevemez. Ancak sahip olmak isterler. Buldu .a... senin gibi uranyumu, bırakmaz, sahip olur tabii. Bak bugün haberlerde okudum, Rusya’da bir köyde hiç erkek nüfus kalmamış, neden acaba? Eeeeeeee, kalmaz tabi. İnsan, insanla yaşar anca; kadınla yaşayamaz. Bak adamların soyu kurumuş... Neyse, dediğim gibi boş geç. Sen kendi işine bak. Kolay ve rastgele... Haydi hayırlısı... ... 31 Ocak 2008, 00:04 Merhaba, Nasılsın? İşime bakayım da, sen niye iyi olmayasın ki .a...’le? Senin de onu sevmeni istiyorum. İyi kız. Çok özgün bir kız. Bazı davranışları o yüzden ters gelmiş olabilir. Kendine özgü haraketleri var. Cidden iyi kız ancak. Biraz zaman geçirin, kesin seversiniz birbirinizi. Onu sevmeni istiyorum... ... 31 Ocak 2008, 13:48 Merhaba Bacanak nasılsın? Sevmeme gerek yok, .a...’i. Zaten artık hiç sevmeyeceğim. Bırak beni Bacanak. Beni kendimle bırak. Konuşmak istemiyorum artık bu konuları. Dediğim gibi, bunlar yaşarken sevemez, anca ölünce. O’nun beni sevmesine gerek yok... ... 1 Şubat 2008, 11:38 Merhaba, Bacanak nasılsın? Yine açtın arayı biraz. Haberin bekliyorum... ... 1 Şubat 2008, 23:49 Merhaba, Bacanak nasılsın? Hâlâ yanıtın yok. Meraktayım... ... 1 Şubat 2008, 23:51 Merhaba, Bacanak nasılsın? Cebini çaldırıyorum, açmıyorsun. Ne oldu? Ne oldu? Haberin ver hemen. meraktayım... ... 2 Şubat 2008, 11:56 Merhaba, Bacanak nasılsın? Uzattın ama haaaaaaaaaaaaaaaaaa... ... 2 Şubat 2008, 17:47 Merhaba, Bacanak nasılsın? Evini aradım, kimseler açmadı. Dayanamadım evine gittim. Yoktun. Yan komşuyu çaldım, karakolda olduğunu söyledi. Ne yaptın, Bacanak? Ne oldu?.. ... 2 Şubat 2008, 22:38 Merhaba, Bacanak nasılsın? Hala yoksun, nerde kaldın. Neden karakoldasın? Yoksa birini mi öldürdün? Neden yoksun? Çıldırtma beni... ... 3 Şubat 2008, 22:51 Bir şey yazamayacağım. Çok kısa söylüyorum: .a...’i öldürmüşler. İnan yazamayacağım. Yazamayacağım. Belkiyse, yaşayamayacağım... ... “İşte, Sağdıç. Son ileti de böyle idi. Ben de anlamıyorum durumu. Ne oluyor, ne bitiyor? Bilmiyorum.” “Ben de pek bir şey anlamadım.” “Okuduk beraber, sence ne olur?” “Hiç bilmiyoruuuuum... da... senin elindeki o kan lekesi nereden çıktı yahu?” “Ne kanı be!” “Baksana. Bileğine doğru. Ben de şimdi görüyorum.” “Ne bileyim, bir yerlere sürtündüm herhal.” “Allah, Allah!?!” Neyse, Sağdıç. Sözü daha fazla süründürmeyelim. Sözü kısa, özü uzun tutalım. Seni, umut ve muhabbetle gözlerinden öperim. Kolay ve rastgele, Sağdıç. İyi akşamlar, iyi yaşamlar... Haydi hayırlısı...
|