Daha nice yıllara Barak’cığım
İsraillerin AKP iktidar olduktan sonra çat kapı Türkiye’ye gelmeleri artık kanıksadığımız bir olay haline geldi. Sanki kapı komşuları birbirlerini ziyaret ediyorlarmış gibi kah bir gün İsrailliler Türkiye’ye geliyor, kah bir gün AKP’liler İsrail’e gidiyor.
Geçtiğimiz günlerde yine böyle bir ziyaret kapsamında İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak iki günlüğüne Türkiye’ye geldi. Ehud Barak daha resmi temaslarına başlamadan ilk olarak İhsan Doğramacı’nın onuruna verdiği bir yemek için Bilkent Üniversitesi’ne gitti. Kendisine sürpriz bir doğum günü partisinin hazırlandığı bu yemekte onur konuklarından biri de Milli Savunma Bakanımız Vecdi Gönül’dü. Uzun süren istihbarat çabalarımızın ardından, şampanyanın su gibi aktığı bu doğum günü kutlamasında konuşulanları ele geçirdik.
Barak: Valla gerçekten sürpriz oldu benim için. Çok duygulandırdınız beni. Pasta da amma büyükmüş doğrusu.
Doğramacı: Eee, ne de olsa asıl sürpriz pastanın içinde gizli.
Barak: Sürpriz mi? Yoksa pastanın içinden dansöz mü çıkacak?
Gönül: Ne, dansöz mü? Aman Sayın Barak, beni böyle görüntülemesinler? Dansöz biliyorsunuz bize ters.
Barak: Yapma yahu! Peki bizim Arap şeyhleri nasıl dansöz oynatıyorlar o zaman? Neyse, gerekirse başörtüsü takarız olur biter.
Gönül: Hımmm! Bilmem ki! Olur mu acaba?
Barak: Neyse Gönül’cüğüm. Doğum gününün neşesini kaçırmayalım o zaman. Ben gerekli koordinatları vereyim bizimkilere, anında bir suikastla durumu halletsinler. Bilyorsun bu konuda üstümüze yok. Daha geçen gün Hizbullah’ın askeri komutanlarından İmad Mugniye’yi Şam’da... Neyse, sen anlat. Türkiye’de durum nasıl?
Gönül: Sormayın... Bir türban tartışmasıdır aldı başını gidiyor. Biz üniversiteleri özgürleştireceğiz diyoruz, laikler tutturmuş türban kadını Ortaçağ’a götürür diye. Anlayacağınız başımız laiklerle fena halde dertte.
Barak: Aman tahtaya vuralım. Hiç bilmez olur muyum? Bizim de başımız laiklerle dertte. Yaser Arafat’tan, George Habaş’tan az çekmedik zamanında. Adamlar tutturmuşlar bağımsız Filistin diye, İsrail yok edilecek diye. Amma uğraştırdılar bu laikler bizi yahu! Allaha şükür ki sonunda ikisinden de kurtulduk.
Gönül: Valla Habaş’ın cenaze törenini ben de gördüm. Adam sosyalistim diyor ama sanırsın tüm Filistin halkı adamın cenaze törenine katılmış. Herkes yas tutuyor. Bir kalabalık, bir kalabalık ki... Sanırsın adam ömrü boyunca 5 vakit namazı hiç kaçırmamış. Oysa Müslüman bile değil adam! Hamas bu kadar kalabalık toplayabilse öpüp başına koyar valla!
Barak: Haklısın be Vecdi. Neyse ki artık onların yerine Hamas geldi. İktidara Hamas gibi Şeriatçı bir hareket geldiğinden beri değmeyin keyfimize. Adamların neyse ki bağımsız bir Filistin ya da Arap Birliği gibi dertleri yok. Gül gibi geçinip gidiyoruz anlayacağın. Gül demişken aklıma geldi. Bizim ADL’ye söyleyeyim de Tayyip’e verdikleri gibi Gül’e de bir Üstün Hizmet Madalyası versinler. Madalya şık olur di mi?
Gönül: Çok teveccüh edersiniz efendim. Lakin Tayyip Bey duymasın. Ekonomi iyi gidiyor diye nutuklar atıyoruz ama bütçeyi doğrultmak için Tayyip Bey’e verdiğiniz madalyayı satmak zorunda kaldık. Ne de olsa elimizde satacak KİT de kalmadı. Ama neyse ki koleksiyoncular da iyi para verdiler hani. İlk başlarda Yahudiliğe üstün hizmet gösterilenlere verilen bu madalyanın Tayyip Bey’e verildiğine inanmadılar ama fotoğrafları görünce ikna oldular. Başka hiçbir Müslüman bu madalyayı almaya hak kazanamadığından çok ender bulunan bir parçaymış, koleksiyon açısından değeri çok fazlaymış. Ama dediğim gibi Tayyip Bey duymasın; çok kızar bize sonra.
Barak: Takma böyle şeyleri kafana canım! Şunun şurasında ortak değil miyiz? Siz icraatlarınıza aynen bu şekilde devam edin, daha çok bu madalyadan alırsınız. Ya bu arada bizi Casus Uydu Projesi’nden elemişsiniz, hayırdır? Ayran içtik ayrı mı düştük?
Gönül: Sizinkiler uydu İsrail üzerine gelince 2 metreden aşağıyı tespit etmeme şartı koymuşlardı ya...
Barak: Haa haa haa! Güldürdün beni, Allah da seni güldürsün. İlahi Vecdi, bugün gerçekten bir yaşıma daha girdim. Ne o? Yoksa bizi de mi düşman olarak görüyorsunuz artık?
Gönül: Estağfurullah! Kalbimi kırdınız şimdi. Biz değil miydik İsrail’i kınayan bir karar tasarısının TBMM’den geçmesini engelleyen. O gün canla başla çalıştığımızı ne çabuk unuttunuz. Bizim aklımıza öyle şeyler gelmez. Ama TSK çok diretiyor bu konuda. Ulusal güvenlik miymiş neymiş!
Barak: Tamam, tamam. Şaka yaptık yahu, hemen alınma. Bize karşı olan dostluğunuzu bilmez olur muyuz hiç! Yalnız TSK kepenkleri kapattığını söylememiş miydi?
Gönül: Ara sıra böyle çıkışlar yapıyorlar işte. Siz de biliyorsunuz ki her şey zamanla olur. Merak etmeyin, zamanla onlar da alışır.
Barak: Neyse, umarım haklısındır. Ama yine de bu projeden elenmemiz hiç hoş olmadı. Bizimkiler bu rahatsızlığı iletmemi istediler benden. Bilmem bu durumu nasıl düzelteceksiniz? Suriye mi olur, İran mı olur?
Gönül: O konuda hiç kuşkunuz olmasın Sayın Barak. Kamuoyunu şimdiden o konuda hazırlamaya başladık. Gazetelerimiz gece gündüz İran’ın bizim için ne büyük tehlike olduğunu yazıyor. Üstelik bu konuda yalnız size değil, ABD’ye de mahcup durumdayız. Hele siz bir İran’a girin, biz gereğini yaparız.
Barak: Bu konuda kuşkum olmadığını sen de biliyorsun. Tayyip zaten Irak’ın işgali sırasında Wall Street Journal’a verdiği “Kahraman genç kadın ve erkek Amerikan askerlerinin, olabilecek en az kayıpla evlerine dönmeleri için dua ediyorum” demeciyle bunu bize kanıtlamıştı. Herhalde bir kez daha oğullarını seve seve ölüme...
Doğramacı: Efendim, lafınızı kesiyorum ama geçen gün Sayın Çelik üniversitelere 300 milyon daha gönderdiğini söylemişti. Bizim üniversiteye bu para henüz ulaşmadı da! Bir zahmet bununla da ilgilenseniz!
Gönül: Tamam, o konuyu da halledilmiş bilin. Neyse iyi ki anımsattın. Mikrofonlar falan açık kalmış olabilir, bir kez daha faka basmayalım.
Barak: Tamam Gönül’cüğüm. Daha sonra kaldığımız yerden devam ederiz. Haydi kadehlerimizi kaldıralım.
Gönül: Bilerek mi yapıyorsunuz? Benim içki içmediğimi bilmiyor musunuz?
Barak: Bir şey içmesen de bardak kaldır, “çin çin” de. Ne bileyim yap bişi işte. Ne de olsa görgü kuralı diye bir şey var. Bak senin başbakanın dış gezilere gittiği zaman oruç tutuyor mu?
Gönül: Haklısınız da, yakında bizde de yerel seçimler var Sayın Barak. Oy meselesi falan anlayacağınız...
|