04.02.2008/Sayı:171
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Özgün
Ekonomi
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Okur Mesajları

Okur Mesajları

Sayın Gökçe Fırat;

AKP Bizi Uçuracak Mı? Başbakan Erdoğan Padişah olmaya çalışıyor! Fakat Türkiye Cumhuriyeti Devleti laiktir, laik kalacaktır. Laikliğimizi ne üç beş serseri ne de üç beş Pejmurde kişi veya kişiler bozamaz. Türkiye’nin birçok problemi varken, PKK yüreklerimizi yakarken, Başbakan Erdoğan, milletin türbanı ile uğraşıyor. Laik temelimizi türban bozar. Yüce Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Türk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Yüce Atatürk’ün 85 yıl önce kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne Şeriat Anayasası getirilemez. Çünkü, biz karanlıktan aydınlığa Mustafa Kemal Atatürk’ün ışığı ile çıkmak isteyen devrim neferleriyiz. Atam izindeyiz.

Ne mutlu Türk’üm diyene!...

Yaşasın tam bağımsız Türkiye!...

Alaettin Gevrek, Afyon


Sayın Yunus Yılmaz;

Yazınıza samimiyetle katılıyor, daha geniş kitlelerce anlaşılmasını diliyorum. Epey zamandır Kürt sorunu üzerine yapılan televizyon programlarının da faydadan çok Türk Milletine ve geleceğine zarar verdiğini görüyor, üzülüyorum. Önümüzdeki süreçte yeniden yapılanma ihtiyacı görülüyor. Çalışmalarınızda başarılar dilerim...

Sıtkı Serbest, İzmir


Sayın Gökçe Fırat;

157. sayıdaki yazınızdan çok etkilendim. İnsanın kendi için değil de halkı için, gelecek için verdiği bu özgürlük ve dayanışma mücadelesi, benim gibi bir Yozgatlı bir sağ görüşlü insanı çok etkiledi. Gerçekten her şey bambaşka. Teşekkürler.

Erdem Canbolat, Ankara


Ben Türk gençliğinin sözcüsüyüm. Biz Türk gençliği olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı için, Türk Bayrağını Deniz’lerden devralmak için, Deniz Gezmiş’in doğum günü olan 27 Şubat’ta Ankara Tandoğan’da toplanmaya karar verdik. Toplanıp Anıtkabir’e yürümeyi düşünüyoruz. Bunu bizim gibi düşünen Atatürk gençliğine ulaştırmanız bize en büyük yardımdır. Sesimizi duyuralım. Desteğinizi esirgemeyeceğinizi ümit ederim. Saygılarımla.

Elif Gül, Ankara


Ben bir devrimci olarak sizinle gurur duyuyorum. İstanbul Küçük Çekmece’de oturuyorum. Yalnız bu bölgede gazetenizi bulamıyorum. Bana yardımcı olur musunuz? Teşekkürler.

Onur Doğan, İstanbul


Selam olsun TÜRKSOLU’na. Ben Kemalist bir ailenin Kemalist bir çocuğuyum ve 20 yaşındayım. Bilgisayar Teknisyeniyim ve bu yaşımda emeğimi satarak geçinmeye çalışıyorum. Kısmetse askerlik hizmetimi yerine getirmek için Mayısta gideceğim. Bu yolda bana ışık tutanlardan birisi Dedem oldu. Dedem, 68 ve 78 dönemini içten içe yaşayan ve o kavram olay karmaşalarının içerisinde saflığını yitirmeden kurtulmuş bir insandır. Ve onun sayesinde Atatürk’ün çizdiği yolu daha net gördüm ve sizleri tanıdım. Ülkemizde sol öcü gibi gösteriliyor. Ancak milliyetçi sol, yani Kemalizm, bu ülkenin kurtuluşudur. Turan Emeksiz’den Deniz’lere, Mahir’den Erdal’lara, sizlerden bizlere herkese şunu ifade etmek istiyorum ki ne ülkemizi, ne halkımızı, ne de dinimizi bu yobazlara bırakmayacağız. Bu kan gölünün ufkundan ışıldayan bir ayyıldız doğacak...

Emrah Altıngöller, İzmir


Kürt-Türk kardeşliğini kabul etmiyorum. Hatta adına kalleşlik bile denebilir. Yıllardır Türkiye’nin aleyhinde ne gerekiyorsa yapan Kürtlere nasıl kardeş diyebiliyorlar. Yurt dışında bile Türkiye Cumhuriyeti kimliği adı altında her türlü suçu işleyip işte Türkler dedirten bu insanlarla kardeşlik asla kabul edilemez. Herkes bilmelidir ki Türkler onurlu ve şerefli insanlardır. Kanımız da canımız da vatanımıza helal olsun. Ne mutlu Türk’üm diyene.

Gül Gök, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;

Düşünüp de yazamadıklarımı, anlatmak isteyip de anlatamadıklarımı okudum biraz önce ve mutlu oldum. Çok güzel bir değerlendirme yapmışsınız tebrik ederim. Gözleri kapalı insanlara sesimizi duyurmak için biraz daha güçlü nefes almalıyız galiba. Ne olursa olsun hala umudum var.

Burcu Çakırtaş, Ankara


Böyle bir girişimden yeni haberim oldu ve çok mutluyum. Böyle düşünen birilerinin varlığından haberdar olmak çok güzel. Sessizce beklemek insanın içini kemiriyor. Sonunda kendim gibi düşünen bir hareketin varlığı insanı ümitlendiriyor. Çok teşekkürler arkadaşlar. Yılmayalım çünkü “muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur”

Elvan Fındıkkıran, Adana


Sayın Kuzey Fırat;

Siz adını Şeriatçı Rejim koymuşsunuz, bana göre de “Yeşil Devrim” bu. Soros’çuların hazırladığı anayasa değişikliklerine müdahale edecek cumhurbaşkanı yok artık. O nedenle Başsavcı ve Yargıçlarımıza TSK desteğini en güçlü bir şekilde versin yada çıkarsın o üniformayı.

Recep Erdoğan, İstanbul


Sevgili TÜRKSOLU,

Bu sayıdaki baş yazınız gerçekten tüylerimi ürpertti. Gerçekten de Türkiye artık bir dönemecin eşiğinde. Dost bildiğimiz insanlar düşman, baş tacı ettiğimiz yazarlarımız, sanatçılarımız hain, güvendiğimiz siyasetçiler birer Amerikan maşası haline gelmişler. Kime güveneceğimizi şaşırmışız, ‘’Ordu göreve’’ pankartları birer temenni kartı olmuş çıkmış, ‘’şehitlik’’ makamı anlamını kaybetmeye yüz tutmuş. Bu sene üniversite sınavlarını kazanmam lazım lakin geleceğimi aydınlık ve net göremiyorum. Bir şeyler yapmak gerek, bir şeyler. Artık Türk, Türk gibi olmayacaksa yaşamın ne onuru kalır?

Özgün, Eskişehir


Sayın Gökçe Fırat;

Nerede olursa olsun kapitalist, faşist, emperyalist güçler daima vatansever, mert, davasına bağlı, devrimci insanların karşısına çıkacaktır. Ama bizim yaşamımızda zor olan bu güçlükleri, yaşamını bedel olarak ödemekten ve kendisini ülkesine, yeni çocuklara ve tüm insanlığa armağan edecek cesareti, ve bağımsızlık ve antiemperyalizmin zaferini, göstermekten geri durmayacak fikirdaşlarımız hiç ölmeyecektir. Ancak ve ancak amacı yaşamının üstünde olan, yaşamını bedel olarak ödeyen Deniz’ler, Che’ler gibi farklı bölgelerden nadir olarak dünya üzerine gönderilen insanlarla olur. Ülkesi, çehresi ayrı ama aynı amaçları taşıyan farklı bölgelerde farklı insanlar. Ama haksızlığa, zalimliğe karşı halkının, ezilenin yanında durarak ve bu güçle nice devrimler yaparak tek olan insanlardır. Dünya döndükçe, yer yüzü topağına en etkili adım atan insanlardır bunlar. Milyarlarca insanlar bir elin parmağı sayıda olan bu insanlardan başka kimseyi hatırlamayacaklardır. Ulusların kaderi Che gibi aslan yürekli, dik başlı ve emperyalizme karşı olabildiğince cüretkar ve asi insanların elindedir. Yaşansın halkların özgürlüğü, yaşasın devrimler. Kahrolsun kapitalist düşünceler, dünyayı saran halkların kanını emen emperyalistler, kahrolsun insanın emeğini, toprağını emerek rant sağlayan yarasalar. Kahrolsun insanları kendi ülkesinde kendi toprağında sefalete mahkum eden ülkeler, dünyanın kendisi için yaratıldığını zenneden devletler, beyinler. Yaşansın vatan, yaşasın bağımsızlık, yaşasın özgür halkım, yaşasın devrimler.

Ahmet Sarıaslan, Kayseri


Sayın Mürsel Köse,

Şeriat hevesinde olanlar ve ülke gündemini türbanla değiştirenler, padişahlık zamanında olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti başkentini İstanbul yapmaya çalışıyorlar. Toplum olarak uyanmalıyız. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” havasında olduğumuz için bunlar başımıza geliyor. Bu yaşananların çeyreği latin ülkelerinde olsa görürdük toplumların tepkisini.

Sadi Kor Güneş, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat,

Biz ne sustuk ne de sindik. Hâlâ buradayız. Bir yere de gitmedik. Kimse bunun aksini düşünmesin. Hele hele Şeriat özlemi duyanlar hiç düşünmesin. Üç beş çapulcu geldi diye memleketi terk edip başka yerlerde yaşamayı da düşünmüyoruz. Kısacası Mustafa Kemal’in ordusu hâlâ burda.

Senih Gökçel, İçel


Sayın Engin Alptekin;

Bu uygulamaların umarım insanlarımız üzerinde biraz olsun oy verirken aynı zamanda nereye ve kimlere verdiklerine dikkat etmeleri için iyi bir ibret tablosu olur. Kaleminize sağlık...

Rasim Taş, Yozgat


Ben de devrimci olmak istiyorum. Biliyorum devrimci olmak için yenilikler yapmak lazım ama onları da sizden öğrenmek istiyorum. Deniz’in, Yusuf’un, Hüseyin’in, Mahir’in ve yandaşlarının yolunda yürümek istiyorum.

Ömer Aytekin, Niğde


Ülkemizi işgal eden Amerika’ya, laik demokratik sistemin ipini çekmeye çalışanlara, cumhuriyetin içini boşaltıp türban takmayı özgürlük diye yutturmaya çalışanlara, ülkemizi parsel parsel satanlara, teröriste, faşistlere, Şeriatçıya, bölücüye, hortumcuya, rüşvetçiye ve ülkemizi her türlü ayrımla bölmeye çalışanlara karşı biz susmamaya karar verdik!!! Mustafa Kemal’e layık olduğumuzu göstermek istiyoruz!!! Zaman susma zamanı değil!!! Satıldık ey halkım uyanın!!

Murat Birol, Balıkesir


Bizim ülkemizde insanlar kuruluşlar bir yerin soytarısı adeta ona bağımlı yasadıkları için konunun içeriğine değil sadece anlamak istedikleri yönüne bakıyorlar. Ve ben de “Alışverişimi Türk’ten Yapıyorum, Param PKK’ya Kalıyor” rozetinden temin etmek istiyorum.

Özgen Kızıldağ, Gaziantep



Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe